GÜNÜN MANŞETLERİ

YÖK Başkanı Açıkladı ! Ziraat , Orman ve Su Ürünleri Programlarına Destek Verilecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 3. Büyük Buluşması'nda YÖK çalışmalarına dair önemli açıklamalarda bulundu.

- Bu haber 90 kez okundu.

YÖK Başkanı Açıkladı ! Ziraat , Orman ve Su Ürünleri Programlarına Destek Verilecek
 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "Danışsal bir istişari kurum olan UNESCO Türk Milli Komitesinin (UTMK) akademik dünya ile adeta iç içe olması, bize daha güvence vermekte ve bundan da mutluluk duymaktayız." dedi.
UTMK tarafından, Kundu Turizm Merkezi'ndeki bir otelde düzenlenen "UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 3. Büyük Buluşması" başladı.

YÖK Başkanı Saraç, açılışta yaptığı konuşmada, büyük buluşmanın ana teması olan "sürdürülebilir kalkınma" kavramının, insanoğlunun tabiatı kavrama sürecinde yeryüzündeki yaşama farklı bir bakış açısı önerdiğini söyledi.

Sürdürülebilir kalkınmada ulaşmak istedikleri hedeflerin, almak istedikleri önlemlerin ve koruma çalışmalarının insan merkezli olması gerektiğini anlatan Saraç, sürdürülebilir kalkınmanın küresel ve yerel çıkarlar arasında bir denge sağlamaya çalışarak ulusal, yerel ve bölgesel şartları da dikkate almasının önemine işaret etti.

Yükseköğretimde hedeflerinin, yetiştirilen bireylerin dünyanın değişen koşullarına uyum sağlayabilecek bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatılması olduğunu ifade eden Saraç, ayrıca, bu bireylerin, insan hakları ve demokrasi, çevresel-kültürel ve estetik değerler konularında duyarlı, aktif vatandaşlar olmasını istediklerini dile getirdi.

- Kalkınma Bakanlığı ile çalışma

Saraç, YÖK olarak bölgesel kalkınmada üniversitelerin rolünü daha görünür ve etkin hale getirmek amacıyla Kalkınma Bakanlığı ile bir çalışma yürüttüklerini anlattı. Türkiye'nin ihtiyacı olan alanlarda 5 üniversiteye "misyon farklılaşması" temelinde ayrı bir rol belirlediklerinin altını çizen Saraç, böylece bölgesel gelişme ve belirli bir alanda o üniversitenin öne çıkmasını, ülke ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlamasını amaçladıklarını bildirdi.

Saraç, Türkiye'nin en çok ihtiyacı olan temel bilimler alanlarının son yıllarda öğrenciler açısından neredeyse hiç tercih edilmeyen programlar haline geldiğini ifade ederek "Onlarca değerli öğretim üyemizin bulunduğu bu bölümler neredeyse kapanma noktasına gelmişti. Bu programları tercih eden ilk 25 bindeki öğrencilere burs verilmesi ve rasyonel kontenjan politikası ile bu sorunlar çözümlendi ve bugün temel bilimlerimiz yeniden üniversitelerin yapısında canılılık kazandı ve ülke kalkınmasına katkı sağlamaya başladı." dedi.

- Ziraat, orman ve su ürünleri programlarına destek

Türkiye açısından stratejik önem taşıyan ziraat, orman ve su ürünleri programlarının da üniversitelerde değer kaybeden bölümler arasında yer aldığına işaret eden Saraç, şöyle konuştu:

"Yükseköğretimde bu fakültelerin yöneticileri, öğretim üyeleri ve sektörle bir dizi çalışma gerçekleştirdik. Devlet üniversitelerinde bu programları tercih ederek yerleşen ilk üç sıradaki öğrencilere eğitim süreçleri boyunca YÖK tarihinde genel olarak ilk defa burs verildi. Bu yıl bu programları tercih eden öğrencilerimiz önemli bir kısmı mühendislik programları yerine bu programlara girdi. Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmalarımız başlatıldı. Eğitim fakülteleri için aynı şekilde daha da ileri noktalara götürecek şekilde onların da girdi esaslı öğrenci niteliğini yükseltici bir çalışmada da inşallah nihayete erecek ve önümüzdeki yıla yetişecek."

- "Göç merkezli çalışmalar oluşturmaya başladık"

Göç ile ilgili çalışmalarda da bulunduklarını anlatan Saraç, 10'a yakın üniversitede göç ile ilgili merkezler kuruduklarını ve bu yıl alanlara bağlı seçtikleri doktora konuları arasında göç çalışmalarının da yer almaya başladığını vurguladı.

Saraç, çevreye duyarlı ve enerji tasarrufu sağlayan yatırımların, sürdürülebilir ekonomi uygulamalarına yer verilmesinin bölgesel kalkınma açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Bu fırsattan yararlanabilmek için çalışma başlattıklarına dikkati çeken Saraç, şunları söyledi:

"Biraz önce ifade ettiğim alanlara bağlı doktora konuları ve bursların seçiminde enerji mühendisliği bilim dalı da önemli bir yer alıyor. Yani yetiştirdiğimiz gelecek nesillerde özellikle doktora alanları konularında, alan seçimlerinde ülkemizin 21. yüzyıl gereklerini önde tutmaya başladık. Doktoralarda, devlet fonlamalarında bu kavram önceliklerimiz arasında yer aldı. Türkiye'de yine ilk defa türünde 102 bin doktora burs programı projesini de hayata geçiriyoruz önümüzdeki ay itibarıyla."

- "Beşeri sermaye, en güçlü dinamik"

Bir ülkenin beşeri sermayesinin, o ülkenin var olabilmesinin en güçlü dinamiği olduğunu bildiren Saraç, üniversite ve yükseköğretim olgusunun eskisinden daha da önem kazandığını vurguladı. Beşeri sermayenin, sayısal verilerden ziyade, keyfiyet ve nitelikle bir anlam kazandığının altını çizen Saraç, bununda nitelikli bilgi ve insan gücünün önemini ortaya çıkardığını kaydetti.

Kalite kavramının da önemine değinen Saraç, şöyle devam etti:

"Bu nedenle yeni YÖK olarak eğitim-öğretimin niteliğini yükseltecek faaliyetler çerçevesinde yükseköğretimde kalite güvencesi sistemini kuruyoruz. Kalite Kurulu, yoğun bir şekilde yükseköğretim bünyesinde karar alma mekanizmalarında tamamen bizden bağımsız bir şekilde çalışıyor. Kalite kavramını, Türk yükseköğretimine yerleştirmeye iki yıldan beri çalışıyoruz ve artık yerleşmeye başladığını, kabullenildiğini, içselleştirilme aşamasında olduğunda mutluluk duyuyoruz."

- UNESCO'nun hedefleri

UNESCO'nun stratejik hedefleri ile yükseköğretim hedeflerinin birçok noktada örtüştüğüne dikkati çeken Saraç, 1949'da kurulan UNESCO Türk Milli Komitesinin şimdiye kadarki 7 başkanının tamamen yüksek donanımlı akademisyenlerden, halen 15 yönetim kurulu üyesinin büyük çoğunluğunun da öğretim üyesi olduğunu, 12 ihtisas komitesinin yarısının akademisyenlerden oluştuğunu bildirdi.

"Danışsal bir istişare kurum olan UNESCO Türk Milli Komitesinin akademik dünya ile adeta iç içe olması bize daha güvence vermekte ve bundan da mutluluk duymaktayız. Bu anlamda UNESCO, bir sivil toplum örgütü olmaktan öte, akademik bir düşünce anlayışı ve işleyişiyle hareket eden bir kuruluş özelliğini taşımakta." diyen Saraç, üniversitelerdeki "Üniversite Eşleştirme ve Ağ Programı"nın 2012 yılında 3 iken, kısa sürede 11'e ulaştığını kaydetti.

KAMUPERSONELİ.NET - AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.