GÜNÜN MANŞETLERİ

Başbakan Binali Yıldırım Ekonomide Orta Vadeli Programı Açıklıyor

Başbakan Binali Yıldırım Ekonomide Orta Vadeli Programı Açıklıyor...

- Bu haber 2379 kez okundu.

Başbakan Binali Yıldırım Ekonomide Orta Vadeli Programı Açıklıyor
 Başbakan Binali Yıldırım Çankaya Köşkünde basın toplantısı düzenliyor.

Binali Yıldırım: " Gelişmekte olan ülkeler dünya bünyesindeki yavaşlamaya rağmen büyümelerini arttırmaya devam ettirdi. Türkiye 2009 hariç 27 çeyrek boyunca sürekli büyüdü. Bu senede aynı şekilde büyümeye devam ediyoruz. Bu sene bile Çin ve Hindistan'ı ayrı tutarsak, dünya ortalamasının iki katı bir büyümeyi yakalamış durumda. Bu bizim için yeterli mi? değil 3,4 bandında bir büyüme bizim hedeflediğimiz büyüme değildir. Elle gelen düğün bayram derler bizim memlekette, küresel olumsuzluklar, bizi de der demez etkiliyor. Avrupada eksi düzeylere ya da 0 düzeylerine giderken biz 3 'ün üzerinde bir büyümeyi 2006 'da yakaladık. Neye rağmen, 2016 'yı bir hatırlayalım. 2016'da turizm ve ihracatla ilgili çok ciddi olumsuzluklar yaşadık, terörle mücadelede çok yoğun bir yıl üstüne üstlük bide 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi, tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman geçtiğimiz 9 ay boyunca hemen hemen hiç boş durmadık.

DARBE BİLE DİNLEMEDİK REFORMLARA DEVAM ETTİK


Mutlaka sürekli bir olayla karşı karşıya bir krizle karşı karşıya kaldık. Ve bu krizlere önlem almak gibi bir durumla karşı karşıya kaldık. Buna rağmen darbe bile dinlemedik yapısal reformlara devam ettik. Haziran-Ağustos arası meclisten iş alemimizi, çalışanlarımızı, emeklilerimizi tüm toplum kesimlerini ilgilendiren çokca kanun çıkardık. Bu kanunların her biri her bir vatandaşımızın hayatına dokunan hayatlarını kolaylaştıran, geleceklerine yönelik bir takım faydalar sağlayan kanunlar.

REFORMLARLA EKONOMİYE CAN VERİLDİ


Şimdi bunların semeresini görmeye başladık. Prim affından tutun, vergilerin yeniden yapılandırmasına, varlık fonunun kurulması, şehitlerimize , gazilerimize ilave imkanlar araç alımında sağlanması, esnafa ÖTV muafiyeti sağlanması, teşviklerin sipariş usulü yapılması ( Yani sıradan teşvik değil, özellik arz eden katma değeri yüksek mallar için sipariş usulü teşvik modelinin geliştirilmesi) İhracatın arttırılmasına yönelik tedbirler alınması ( Yerlileştirme, millileştirme var , Firmalar ihracat artışı yapmayı tahahhüt ederlerse onlara ilave teşvikler sağlanacak) Bugünkü konumuz 3 yıllık orta vadeli programda biz hangi esaslarda ilerlemeyi düşünüyoruz. Bunları vatandaşlarımızla paylaşmak istiyorum. 2017 -2019 dönemlerinde büyüme oranlarını arttıracağız. Bu bir kere vazgeçilmez bir hedefimiz. Çünkü 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla giderken, düşük oranlar bize yaramıyor. 


SİYASİ İSTİKRARDAN YANA SIKINTIMIZ YOK

Bu oran %5'in altında olmayacak. Diğer bir konu orta vadeli programın 5 tane temel amacı var ; Bunlardan bir tanesi istikrar ( Siyasi istikrar, Ekonomik İstikrar) Siyasi istikrar var mı? var ALLAH(c.c)'a şükür milletimizin tam desteği var. Millet 15 Temmuz'da parti rozetini bir yana bırakarak ay yıldızlı bayrağını alarak meydanlara indi ve terör unsurlarına dersi verdi. Milletimizin desteği olduktan sonra istikrarı sürdürmek bizim görevimiz. Demek ki bu haliyle istikrar olunca kapsayıcı bir büyümeyi de gerçekleştireceğiz. Büyümenin kalitesinden bahsediyoruz. Saman alevi gibi büyüyorsunuz, tüketime ve ürün bazlı büyüme kalıcı olmaz. Katma değer üreten , fark oluşturan bir büyüme alt yapısını oluşturmak. Büyümenin çeşitliliğini arttırmak kalitesini arttırmak.

HERKESİN YAPTIĞINI YAPMAYACAĞIZ


Dolayısıyla rekabet gücümüzü geliştirmek. Herkesin yaptığı işi yaparsanız , oradan fazla bir şey öğrenemezsiniz Çok az kişinin yaptığı işi yaparsanız bir adım öne geçersiniz. Kimsenin yapmadığı işi yaparsanız piyasanın lideri siz olursunuz. Onun için Türkiye mutlaka Katma değeri yüksek teknolojik ürünlerde söz sahibi olması lazım. İleri teknoloji , savunma sanayi, uzay ve havacılık, ilaç sektörü, kimyasallarda bunları başarabiliriz. Bunlar ana sektörler bunlara daha fazla yoğunlaşacağız, buralarda millileştirmeyi arttıracak tedbirleri arttıracağız. Diğer bir konu enflasyonu düşürmek. İkinci temel amacımız enflasyonu düşürmek. Bu sene planladığımız öngördüğümüz şekilde büyük bir farklılık olmazsa, %7.5 seviyesinde bir enflasyonla sezonu kapatmış oluyoruz. Seneye hedef daha düşük. Seneye enflasyon oranı %6.5 , devam eden senede %5 seviyesine gerilemiş oluyor. Görüyorsunuz kademe kademe enflasyonu düşürmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Buradaki oranlar belki küçük görülebilir, şöyle bir 15 yıl öncesine gidelim %30, %50'lileri , ben yeni işe başlamıştım %35'i gördüm, 70'lerin sonu 80'lerin başıydı. Parayı alan dövizcilere koşuyordu. 

ENFLASYONU MUTLAKA DÜŞÜK BİR ORANA ÇEKECEĞİZ


Bu aşağı doğru eğilim bizim kararlılığımızı gösteriyor. Bu konuda kararlıyız, enflasyonu mutlaka, sürdürülebilir düşük bir orana çekeceğiz. Bu büyüme için çok önemli, sağlıklı büyüme için çok önemli. Diğer amaç cari açık! cari açık nedir? Sattıklarınızla aldıklarınız arasındaki fark. Dışardan mal alıp satıyoruz, döviz açığımız, borç açığımız, tüm bunlar teknik tabirler farklı olabilir. Ben vatandaş lisanı ile konuşuyorum, 'şu kadar paramız var şu kadar aldık, sattık, masrafı karşılamıyor. Demekki açık var. ' üretimi arttıracağız, daha çok satacağız. Satarken azimli alırken nazlı olacağız. İçeride yaptığımız şey varsa fuzuli yere dışardan almayalım. Fiyatlarını rekabetçi seviyeye düşürelim. Pahalı pahalı milletin almasına gönlümüz razı olmaz. İçeride yapılan şey dışardakiyle aynı fiyatta olmalı ki vatandaş içeriden alsın. İhracatı diyelim 1 milyon dolar ihracat yapıyorsun, ben 200 bn dolar daha fazla ihracat yapacağım dersen sana destek vereceğiz. Zaten 1 milyon elde arttıracağın miktar için destek verilecek. Bunun için Eximbankın destek bütçesini arttırıyoruz. Böylece cari açığı azaltma yönünde kararlı bir programımız olacak. Diğer bir eksen ! Dördüncü madde ekonomimizin verimliliğini arttıracağız. 


REKABET GÜCÜ ARTMAYINCA...


Rekabet gücü artmayınca, sürdürülebilir bir kalkınma, büyüme mümkün hale gelmiyor. Üretim herkes yapıyor, herkes şimdi ihracatcı oldu. Eskiden belirli ülkeler yapıyordu. Şimdi herkes çantasını eline aldı satmaya çalışıyor. O halde farklı ürünler yapmak lazım, fark oluşturmak lazım. Teknoloji ve yenilikçiye yatırım yapacağız.

ÇİN NASIL YAPIYOR?

Verimliliği arttıracağız. Çin nasıl yapıyor? istemediğin kadar üretiyor, dolayısıyla düşük fiyatla satıyor. Daha çok üreteceğiz, daha çok ürettiğimiz zaman daha makul fiyatlarla satma imkanına kavuşacağız. Mali disiplin vazgeçilmez, 2003 'den beri hep uyguluyoruz. Mali disiplin demek, savurganlık hovardalık yok. Nereye ne para lazımsa onu vereceğiz. Hesabımızı kitabımızı düzgün yapacağız. Eldeki parayla ihtiyaçları karşılayacağız. Hepimiz biliyoruz iktisatın en bilinen kuralı ihtiyaçlar sınırsız kaynaklar sınırlı. Sınırsız ihtiyaçlarda öncelikler belirlememiz lazım, kaynaklarla da bu ihtiyaçları karşılamamız lazım bu da mali disiplinle olacak.Biz 10 seçim kazanmış bir partiyiz. Seçim var diye ipin ucunu bıraksaydık bugünlere gelmezdik. Seçim gelir geçer ama geçim ömür boyu lazım. Seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünen bir iktidar AK Parti iktidarıdır. Bu konuda ilk günkü gibi kararlılığımız devam edecek. Büyüme de 5 stratejimiz olacak. İnsan kaynak kapasitemizi geliştireceğiz, insanlarımız daha iyi eğitim alacak, mesleki konularda sadece okulda verilenlerle yetinmeyeceğiz, iş hayatında da iş öğrenmeye mesleğini geliştirmeye devam edecek. Bizim petrolümüz yok, bizim mutlak üstünlüğümüz yok, mukayeseli üstünlüğümüz var o da genç nüfusumuz.

ALT YAPI OLMAZSA ÜST YAPI OLMAZ

Alt yapı olmazsa, üst yapı olmaz. Alt yapı olmazsa gelişme olmaz. İstediğiniz kadar üretin, taşıyamazsanız , kullanıcıya ulaştıramazsanız bir faydası yok. Tarlada çürür tarım ürünüyse, sanayii ürünüyse taşıma maliyeti üretim maliyetinin üzerine çıkar kimsede almaz. Kurumsal kalitemizi iyileştireceğiz, Bu da devletin iş yapma alışkanlıklarını, milletin beklentilerine uygun hale getirilmesi. Emreden talimat veren devlet değil, milletin önünü açan işini kolaylaştıran, işini geliştirmesine destek olan bir kamu yönetimi, bir devlet anlayışını ortaya koyacağız. Orta vadeli program bu 3 yıllık program içerisinde, özet yapıyoruz neyi hedefliyoruz büyümenin artarak devam etmesi.

KİŞİ BAŞINA GELİR VE İSTİHDAM ARTACAK


Tekrarda fayda var , kişi başına gelirin artması, yeni iş aş alanları oluşturulması. Yani istihdam okuldan mezun olan gençlerimiz  var, çalışma yaşına gelen vatandaşlarımız için sürekli yatırım yapmamız lazım. Doğu ve Güneydoğu Anadolu destek ve kalkınma hamlesinin ana maksatlarından bir tanesi bu. Bölgenin istihdam ve kalkınmasını yapmakla beraber, Türkiye'nin genel kalkınmasına da ciddi bir kaldıraç etkisi yapacak. Bunları yaparken, enflasyonu düşüreceğiz, düşmesi için mücadele edeceğiz. Cari işlemler açığını azaltacağız. Tüm bunların anahtarı mali disiplinden asla vazgeçmeyeceğiz. Yani şimdi ikisi bir biriyle bütün , mali disiplinle diğerleri birbiriyle çelişkili gibi görülebilir. Öyle değil bunu geçtiğimiz 14 yılda gösterdik. 

CARİ AÇIK İÇİN ÖNLEM ALINACAK

Türkiye'nin geçmişine bakın borcu milli gelirinin %70'ini üzerindeydi şimdi %32'inin altında. Cari açığımızı azaltmış, büyümeyi sürdürmüş, enflasyonu kontrol altına almışız. Dolayısıyla tüm bunlar afaki değil, bu söylenenler geçmişte başarılan ancak önümüzdeki dönemde küresel şartların, daha da olumsuza gitmesine rağmen, Türkiye'nin etrafındaki olaylara rağmen hususlardır. Önümüzdeki 3 yıl ile 2004-2007 arasını kıyaslarsak, bu 3 yıl dünya şartları bakımından, bölgesel şartlar bakımından 2004-2007 'e rağmen çok çok kötü. Ona rağmen göstergeleri muhafaza etmeye başardık .  

Yıldırım :" İstikrar olunca kapsayıcı büyümeyi de geçireceğiz."


2017 Yılının bütçesini yaptık, 17 Ekim'de meclise sunacağız. Bu bütçe yapım çalışmaları sırasında tüm bakanlarımız, tüm bakanlıktaki yöneticilerimiz , çalışanlarımız çok yoğun bir gayret gösterdiler. Ciddi katkılar sağladılar tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. 2017 Yılında , bütçe açığını %2'nin altında tamamlamış olacağız. Bu ne anlama geliyor? diye vatandaşlar merak edebilir, Şöyle söyleyeyim, bakın turizm gelirlerimiz %40 azaldı sonra biraz topladı. Bir darbe geçti, terörle mücadele ve 1 Kasım seçimlerinde vatandaşa , çalışanlarımıza verdiğimiz vaatler vardı 1 Ocak'tan itibaren asgari ücret, vergi kolaylıkları, gençlere teşvikler ciddi anlamda bir kaynak aktarımı söz konusu oldu. Tarımda da kurak bir yol geçirdik. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bütçe açığını %1.6 düzeyinde tutmayı başardık. Bu çok büyük bir başarı, Bunun için Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere katkısı olan tüm bakanlarımıza teşekkür ediyorum.

DARBECİLER BİR AN ÖNCE YARGILANACAK

Şimdi FETÖ örgütüne bulaşmış binlerce insanın ismi var, ama bunların hepsi darbeye karışmış değil. Darbeye karışanlar belli, kim oldukları belli hepsi tutuklu veya gözaltı. Süratle doğrudan darbeye karışmış olanların, belgeleri bilgileri herşeyi ortada bunları bekletmeye lüzum yok. Darbeciler davaları uzatmak için başkalarının isimlerini veriyor. İşi sulandırmaya çalışıyorlar. Böyle bir oyuna gelmeyeceğiz. Darbecilerin yargılanması süratle yapılacak. Milletin yüreğine su serpilmesi lazım, şehit yakınlarının bu işin sorumlarının hesabının görüldüğünü bir an önce görülmesi lazım. Yargılama sürelerinin kısaltmanın yolu var, iktisas mahkemeleri kurulacak, uzlaşma mekanizması getiriyoruz. Mahkemeye gitmeden bir rekabette de olur, diğer alanlarda da olur burada bazı konularda, mahkemeye gitmeden bir sistem kurulacak, orada uzlaşacaklar. Dolayısıyla mahkemeler lüzumsuz yere meşgul edilmeyecek.


EĞİTİMDE YENİ MODEL - ÖĞRENCİLER TÜM GÜN OKULA GİDECEK

Uzun vadeli büyümenin esası olan insana yatırımdır. Bunun içinde 2019'a kadar ikili öğretime son vereceğiz, Tekli öğretim olacak. Öğrencilere kötü haber , yarım gün okuyacaklardı tam gün okuyacaklar. Daha çok şey öğrenecekler, daha fazla hayata hazır hale gelecekler. Dolayısıyla ikili öğretim 2019 sonuna kadar tarihe karışacak. Okul öncesi eğitim , şu anda zorunlu değil ama ciddi bir orana ulaştık %50'leri geçti, önümüzdeki dönem içerisinde okul öncesi eğitimi zorunlu hale getireceğiz.

İNGİLİZCE EĞİTİM MECBURİ HALE GELECEK


Daha da önemli bir şey söyleyeceğim, Türkiye'de millet zannediyor ki yabancı dil oranı yüksek, hiç de öyle değil. Biz yıllardan beri bunu söylüyoruz, yabancı dil bilme oranımız civar ülkelere göre istediğimiz düzeyde değil. Onun için 4+4+4 sistemindeki ilk 4'den sonra yabancı dil eğitimi mecburi hale gelecek.  Önceden mecburi değil yine olacak ama, o yıl 5'inci sınıflarda mecburi hale gelecek.

DETAYLAR GELİYOR
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.