GÜNÜN MANŞETLERİ

AB PKK'yı Siyasi Bir Örgüt Gibi Görüyor

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oruç çeşitli açıklamalar yaparak " Avrupa Birliği PKK'yı siyasi bir örgüt gibi görüyor " dedi.

- Bu haber 510 kez okundu.

AB PKK'yı Siyasi Bir Örgüt Gibi Görüyor
 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, "Geçtiğimiz hafta Avrupa İlerleme raporu açıklandı. Tek tek maddelere baktım, terör ile ilgili tek bir madde yok. Avrupa Birliği ülkeleri yani Batı, Türkiye'nin nasıl bir terörle karşı karşıya olduğuyla ilgilenmeden tamamen bir araç olarak kullandığı için PKK'yı neredeyse terör örgütü olarak AB listesinde bulunuyor ama 'siyasi mücadele veren örgüt' gibi bir eğilimi var" dedi.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen "Avrupa'da PKK Faaliyetleri" panelinde konuşan Oruç, PKK'nın Avrupa'daki örgütlenmesi ve kaynakları hakkında açıklamalarda bulundu.

Çok uzun süre Fransa'da gazetecilik yaptığını belirten Oruç,  Avrupa'da çalışan bir gazetecinin belki en önemli dosyasının PKK ve terör olduğunu vurgulayarak, "PKK ilk olarak Avrupa macerasına 1985 yılında ERNK adıyla Atina'da başlıyor. 2001 yılında adını YDK olarak değiştiriyor ve en sonunda 2013 yılında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) şeklinde bir isim alıyor. "Kürdistan" diye ifade ettikleri yapı eğer Türkiye, Suriye, İran, Irak diye dört parçadan oluşuyorsa, beşinci parça olarak Avrupa’da örgütlenmelerini görüyorlar. Avrupa’daki örgütlenme de ise Almanya ve Almanya dışındaki ülkeler dış saha olarak algılanıyor. Almanya’yı da kendi içinde 30 bölgeye ayırıyorlar." ifadelerini kullandı.

Terör örgütü PKK'nın Avrupa'da çok ciddi lobi ve propaganda çalışmaları yürüttüğünü, bunun yanında eğitim kamplarından da çok sayıda insan devşirdiğini söyleyen Oruç, şöyle konuştu:

"Bütün Avrupa Birliği kurumlarında, Avrupa Konseyinde, Avrupa Birliği Komisyonunda neredeyse bir temsilcilik gibi yasal görünüm adı altında mutlaka bir temsilcileri var. Oranın dilini iyi konuşan, tercihen orada yaşayan kişiler bunlar. Eleman temini açısında Avrupa çok ciddi bir odak olarak görülüyor PKK açısından. Avrupa’ya giden Türkler ve göçmenler açısından düşündüğünüzde adeta saatleri Türkiye’de bıraktıkları gibidir. Yani oraya entegre olma ya da başka bir şey yerine oradaki faaliyetleri devam eder dolayısıyla burada da Türkiye’deki PKK sempatizanlarına göre belki daha radikal bir grup var ve Avrupa’da PKK’ya hatırı sayılı kişiler gittiğini biliyoruz. Eğitim kampları oluyor. Örgüte katılanların örgütün eğitim kamplarında eğitildiğini belirtelim. Finansman temini oldukça önemli bir konu. Burada insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi yollar ama aynı zamanda haraç kesme, her yıl kampanyalar düzenleme gibi faaliyetleri var. PKK Avrupa’da kampanyalarla yıllık ortalama 20 milyon avro gibi bir rakam ele geçiriyor deniliyor. Bu resmi kaynaklardan gelen bir bilgi ama konuştuğumuz diğer yetkililere baktığımızda bu rakamın çok çok üstünde olduğu söyleniyor."

Geçtiğimiz hafta Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan 2016 İlerleme Raporu'nu eleştiren Oruç, şunları kaydetti:

"Avrupa İlerleme Raporu açıklandı. Tek tek maddelere baktım, terör ile ilgili tek bir madde yok. Avrupa Birliği ülkeleri yani Batı, Türkiye'nin nasıl bir terörle karşı karşıya olduğuyla ilgilenmeden tamamen bir araç olarak kullandığı için PKK'yı neredeyse -terör örgütü olarak AB listesinde bulunuyor ama - 'siyasi mücadele veren örgüt' gibi bir eğilimi var. En son Belçika’da alınan bir mahkeme kararı vardı "PKK terörist örgüt değil, silahlı mücadele eden bir örgüt olduğu" şeklinde. Ama bu emsal olabilir mi? PKK, AB'nin terör listesinden çıkarılabilir mi? Sorusu geldiği zaman buna pek olası vermiyor konuyu izleyenler. Ama şu bir gerçek ki çok rahat bir şekilde kendilerine bir alan bulabiliyorlar. Türkiye defalarca iade talebinde bulunduğu halde, AB ülkeleri örgüt mensuplarını iade etmiyor. Örneğin bunu Adalet Bakanlığımıza sordum, hiçbir şekilde bir PKK’lıların iade edilmediğini söyledi. Bahaneleri ise özellikle Fransa, ‘işte iade dosyaları prosedüre uygun değil’. Kısacası ellerindeki anahtarı vermek istemiyorlar."

Gazeteci-akademisyen Bora Bayraktar ise, Öcalan'ın yakalanması öncesinde Şam'dan sonra Avrupa başkentlerinde ikamet ettiğini hatırlatarak, "Avrupa Birliği, PKK sebebiyle müzakereleri yavaşlatıyor ve bunu siyasi bir araç olarak kullanıyor. PKK'nın Avrupa'daki asıl fonksiyonu Türkiye'yi bölgede ve uluslararası camiada zor durumda bırakmak." dedi.

SETA'dan Yrd. Doç. Dr. Enes Bayraklı da, Avrupa Birliği ve Avrupa ülkelerinin, PKK'yı Türkiye'nin iç siyasetine müdahale etmek için kullandığını ifade ederek, "Avrupa ülkelerinin istihbarat birimleri, PKK faaliyetlerini izlemekle yetiniyor. PKK, Avrupa genelinde terör saldırıları düzenlemesine rağmen müdahale edilmiyor. PKK ile ilgili Avrupa'daki en önemli sorun örgütün 'siyasi bir hareket' olarak görülmesinden kaynaklanıyor. PKK, Avrupa'nın genelinde şiddet eylemlerine başladı. PKK'nın Avrupa'daki saldırıları, Almanya'da ve Birleşik Krallık'ta yoğunlaşmış durumda. PKK'ya ait Avrupa'daki dernek ve vakıf sayısı 500 civarında. PKK'nın Avrupa'daki gelir kaynakları arasında uyuşturucu ticareti, haraç, rüşvet, bağış ve insan kaçakçılığı yer alıyor." şeklinde konuştu.

Kamupersoneli.net / AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.