GÜNÜN MANŞETLERİ

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ :" Usame Bin Ladin Neyse Fetullah Gülen Odur"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TRT haberde katıldığı canlı yayında gündemdeki konulara ve bakanlığın çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

- Bu haber 51 kez okundu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ :" Usame Bin Ladin Neyse Fetullah Gülen Odur"
 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ortadoğu'da, Irak'ta ve Suriye'de enerji kaynakları üzerinde hedeflenen planların tahakkuku için DEAŞ'ın bir araç olarak kullanıldığını söyledi.

Bozdağ, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, İstanbul'da bugün başlayan Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi hakkında bilgi verdi.

Bakan Bozdağ, kongreye, 48 ülkeden 18 adalet bakanı, 13 anayasa mahkemesi başkanı, 12 yargıtay başkanı, Türkiye'deki yargıtay cumhuriyet başsavcısı muadili başsavcılar, adalet akademisi muadili 12 ayrı ülkenin adalet akademisi başkanları, ülkelerin HSYK muadili kurulları, başkanları, temsilcileri, adalet bakan yardımcıları başta olmak üzere 183 yabancı saygın ve seçkin misafirin katıldığını belirtti.

Yurt içinden de pek çok saygın ve seçkin hukukçu ile yargı mensubunun yer aldığı programın, Türkiye'de yapılan ilk uluslararası nitelikte hukuk kongresi olduğunu ifade eden Bozdağ, "Bu kongrenin amacı, sadece Türkiye'nin değil bütün hukuk devletlerinin yaşadığı hukuksal sorunlara ortak çözümler aramak." dedi.

Kongrede, alanında uzman hukukçuların, yargı mensuplarının tebliğler sunacağını, müzakereler yapılacağını, eleştiriler ve önerilerin ele alınacağını aktaran Bozdağ, bunun sonucunda son derece önemli materyaller ortaya çıkacağını dile getirdi.

Bakan Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, himayelerinde gerçekleştirilen kongrede açılış konuşması yapmasının kendilerini onurlandırdığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesi üzerine bundan sonra Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi'ni her yıl düzenlemeye, konseptini daha da geliştirerek uluslararası alanda da kongrenin bir yer almasını ve pek çok hukuk alanında referans olacak görüşün ortaya çıktığı yer olmasını sağlamaya devam edeceklerini aktaran Bozdağ, "Bunu onun için ilk kongre kabul ediyoruz. Devamı artık 2017 ve sonraki yıllarda gelecek." diye konuştu.

Bozdağ, bugün ve yarın yurt dışından gelen bazı adalet bakanları ve yüksek mahkeme başkanlarıyla görüşmeleri olacağını, ülkeler arasındaki hukuki ve adli iş birliğini geliştirme konusunda birbirlerinden istifade edeceklerin aktardı.

- "Mülteciler konusunda hukuksal yapı güçlendirilmeli"

Bakan Bozdağ, sığınmacılar konusunun sadece Türkiye'nin sorunu değil bütün dünya ülkelerinin sorunu olduğunu belirterek, "Her ülke vatandaşları arasında başka ülkede mülteci olduğu gibi Türkiye'nin yaşadığı gibi yanı başında yaşanan sıcak çatışmalardan, savaşlardan kaçanların geldiği mülteciler var. Bir de bu mültecilerin gitmek istediği yerler var. Kaynak ülkeler, geçiş noktası olan ülkeler, bütün bunların doğurduğu insani dramlar ve sorunlar var. Uluslararası toplumun mülteciler konusuna eğilmesi ve bu konudaki hukuksal yapının güçlendirilmesi son derece önemli."

Adalet Bakanı Bozdağ, şu anda dünyada bir mülteciler hukuku olduğunu ama bu hukukun tam olarak uygulanmadığını, nihayetinde siyasetin mültecilerle ilgili karar verici olduğunu aktardı.

Ülkelerin çıkarlarına göre hareket ettiğini, hukukun ve hakkaniyetin gereklerinin göz ardı edildiğini dile getiren Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"3 milyon sadece Türkiye'de Suriye kaynaklı mülteci var. Başka ülkelerde de bunun yansımaları var. Başka ülkelerde de mülteciler var. Eğer uluslararası toplum elindeki maddi imkanlarla ve diğer imkanlarla bu mültecilere sahip çıkmış olsa dünya daha iyi olurdu. Ölümler, dramlar, Aylan bebekler, başka sıkıntılar yaşanmazdı. Ama maalesef Batı'da bakıyorsunuz mültecilere kucak açma yerine ülkelerini korumak için duvarlar örüyorlar, dikenli tel örgüler oluşturuyorlar, refahları paylaşmıyorlar. '100 kişi, 200 kişi alayım mı, almayayım mı' diye günlerce, aylarca tartışmalar yapıyorlar. Bu, insanlığın öldüğü noktayı gösteriyor. Öte yandan da Türkiye gibi mültecilere kucak açmış, yaklaşık 15 milyar dolar cebinden harcamış, sivil toplum örgütleriyle 25-30 milyar dolar harcama yapmış ülkeyi de takdir etmiyorlar. Bir yandan kendileri insan olmanın gereklerini yapmıyorlar, öte yandan da yapan ülkeyi yeteri kadar takdir edip desteklemiyorlar. O da ayrı bir ayıp."

- Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu

Bakan Bozdağ, Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonuna ilişkin soru üzerine de DEAŞ terör örgütünün, uluslararası proje bir terör örgütü olduğunu söyledi. 

Örgütü 66 ülkenin havadan bombaladığına, örgütle mücadele için bir koalisyon oluşturulduğuna ancak DEAŞ'ın varlığını devam ettirdiğine dikkati çeken Bozdağ, şöyle devam etti:

"Dünyanın bütün devleri bir araya gelmiş, bir terör örgütüyle mücadele ediliyor ve bu mücadele 3 senedir devam ediyor. Hala bitmemiş, ne zaman biteceği de kestirilemiyor, bilinemiyor. Bu örgüte dünyanın yaklaşık 150 ülkesinden yabancı savaşçılar gelip katılıyor. Herkesin burada şunu sorması lazım, Avustralya'dan, Amerika'dan, Avrupa'dan, Asya'dan, Ortadoğu'dan, Afrika'dan, bu kadar dili, kültürü, dini, mezhebi farklı insanları kimler ikna edip de Suriye'ye, Irak'a ölmek ve öldürmek üzere gönderiyor veya getiriyor? Bir terör örgütü 3 sene içerisinde bu kadar ülkenin dilini ne zaman teröristlerine öğretti. Bu ağı nasıl kurdu, o insanları nasıl getirdi, çok açık. Bu kadar herkesin düşman olduğu bir terör örgütü silahlarını kimden alıyor ve nasıl kullanıyor. Bakıldığı zaman bu çok net bir şekilde Ortadoğu'da, Irak'ta ve Suriye'de enerji kaynakları üzerinde hedeflenen planların tahakkuku için DEAŞ bir araç olarak kullanılıyor ve onun üzerinden başka hesaplar görülüyor. Bunu Türkiye çok net ifade etti her zaman. Hem DEAŞ'a karşı en etkin mücadeleyi, en kararlı mücadeleyi Türkiye verdi hem de bunun gerçek yapısını ortaya koydu."

Bekir Bozdağ, FETÖ, PKK, PYD ve YPG'nin her defasında Türkiye'yi DEAŞ terör örgütüne yardım eden bir ülke olarak göstermek için büyük iftira kampanyaları düzenlediklerini ve bunu algı operasyonlarıyla gerçekleştirmeye çalıştıklarını anlattı.

Türkiye'nin Suriye'de DEAŞ'la en etkin ve en kararlı mücadeleyi yaptığını, DEAŞ'ın da Türkiye'de pek çok eylem gerçekleştirdiğini ifade eden Bozdağ, "Nasıl oluyor? Bir yandan bu kadar etkili operasyonları Türkiye her gün yapacak, Türkiye'de DEAŞ canlı bomba eylemleri yapacak, bir yandan da Türkiye buna destek verecek. Akıl alır bir iş mi? Değil. Türkiye bugüne kadar 4 bin civarında yabancı savaşçıyı ülkelerine geri göndermiş. 52 bin civarında yabancı savaşçı veya böyle olma ihtimali olanlar için Türkiye giriş yasağı koymuş. Ama başka ülkeler kendi ülkelerini terk edip DEAŞ'a katılmak üzere gitmek isteyenlere bir yasak koymuyorlar. Çok ilginçtir bu." şeklinde konuştu. 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye'nin Irak'ta da Suriye'de de barış ve huzur istediğini vurguladı. Irak ve Suriye'deki her yangının, her hadisenin Türkiye'yi etkilediğini, bu ülkelerdeki olayların Türkiye'nin ulusal güvenliğiyle doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Amerika geliyor, öte yandan Rusya geliyor, İran geliyor hiçbirinin sınırı yok, başka Avrupa ülkeleri geliyor, hiçbirinin sınırı yok. Onlar orada söz sahibi, adım atacak ama sizin yanı başınızda, komşularınız, akrabalarınız, tarihi bağlarınız olan insanlarla ilgili söyleyecek sözünüz olmayacak. Bu kabul edilebilir bir durum mu? Değil. Ayrıca Türkiye'ye hem Suriye'den hem Irak'tan terör ihraç ediliyor. Terörist Türkiye'ye geliyor ve Türkiye'nin güvenliğini tehdit ediyor. Musul'da da Suriye'de de ayrıca bir mezhep çatışması çıkarmak için sinsi çatışmalar olduğunu her defasında söylüyoruz. Türkiye bölgede bir mezhep çatışması çıkarılmasına karşıdır ve bu projenin hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engeldir."

Bakan Bozdağ, Türkiye'nin terör ihracını engellemek, DEAŞ'la Irak üzerinde etkin ve kararlı bir mücadele bakımından Başika'da olması gerektiğini söyledi.

Musul'da devam eden operasyonun başarılı olmasının, Türkiye'nin tezlerinin dikkate alınmasıyla da doğrudan ilgili olduğunu dile getiren Bozdağ, "Türkiye'nin bugüne kadar Irak ve Suriye konusundaki ikazları ve önerileri dikkate alınmış olsaydı, ben eminim ki bu meseleler çoktan halledilmiş olurdu. Umarız, bundan sonra alınır. Türkiye, Irak ve Suriye'deki sorunun çözümünde en etkin şekilde yer almaya devam edecektir." dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, 25 Ekim'de ABD'ye yapacağı ziyaret ve FETÖ elebaşısının iadesine ilişkin soru üzerine de şunları anlattı:

"Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında adli yardımlaşma ve suçluların iadesine dair bir anlaşma var. Bizim beklentimiz, bu anlaşma hükümlerinin amasız, fakatsız, lakinsiz, objektif bir şekilde uygulanmasıdır. Biz ABD'den bunu talep ediyoruz. Türkiye olarak ABD'nin Türkiye'den talep ettiği adli yardım konularında veya suçluların iadesi konusunda biz bu sözleşmenin gereklerini bugüne kadar hep yerine getirdik. Bizden 10 kişinin yakalanmasını, tutuklanmasını talep etmişler, biz 10'u hakkında da yakalama kararı çıkarmışız, 9'unu yakalayıp tutuklamışız, bir tanesi de bulunamadığı için tutuklanamamış. Ama biz şimdi Fetullah Gülen'in yakalanması ve tutuklanması için talepte bulunduk, ABD bu talebimize henüz olumlu yanıt vermiş değil ve birtakım bilgiler isteyerek süreç uzatılıyor ve zamana yayılıyor, bunu da herkes görüyor, biz de görüyoruz.'

Bakan Bozdağ, ABD'ye gönderdikleri dosyada, darbe teşebbüsü ve bunun Fetullah Gülen'in emir ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği konusunda yeterinden fazla delil olduğunu aktardı. Bu delillerle ABD'nin Fetullah Gülen'in iadesine karar vermesi gerektiğini vurgulayan Bozdağ, şunları anlattı:

"Dosyanın içerisindeki deliller o kadar sabit ve net. Bu tartışmadan da uzak. Siz iade etmek istemezseniz, tartışacak çok yön de bulabilirsiniz. Ama iade etmek isteyenler için yeterli ve sağlıklı deliller dosyanın içerisinde bulunmaktadır. ABD'nin Başkanı Sayın Obama'ya ve ailesine suikast teşebbüsünde bulunulsa, Beyaz Saray bombalansa, kongre bombalansa, 241 ABD vatandaşı öldürülse, 2 bin 194 ABD vatandaşı yaralansa ve ABD ordusunun uçakları, helikopterleri, tankları, silahları, ABD ordusu içerisindeki darbeciler tarafından kullanılarak bütün bunlar gerçekleştirilse ve bunları yapan askerlerin talimat aldığı kişi de Türkiye'de olsa, onun sevk ve idaresinde bunu yapmış olsa ABD bizden ne ister? Onun iadesini ister. Biz işi zamana yayıp, işte şu eksik, bu eksik, şuraya da bakalım, buraya da bakalım dediğimiz zaman bundan hoşnut olur mu, hoşnut olmaz. Neden? Ülkesinde bu kadar kanlı eylemlerde eli olan bir teröristbaşının iadesini istemek hakkıdır. İade istenen devletin de bunu yerine getirmesi lazım. Şu anda bizim istediğimiz tam da budur."

 "Usame bin Ladin ABD için ne ise Fetullah Gülen de Türkiye için odur. ABD, Usame bin Ladin'i uluslararası planda takip ederken, isterken hangi hukuku uyguladı, o ülkelerden neleri istedi, o ülkeler onlardan ne istedi, biz de aynı şeyi söylüyoruz." diyen Bozdağ, şunları kaydetti:

"Ülkemizi kana bulayan, devletimize, milletimize, demokrasimize bunca zarar veren bir teröristi biz sizden istiyoruz. Siz de o zaman bir terörist kendinize iadesinde hangi usul uygulanıyorsa, aynı usulu Türkiye ile ilgili de uygulayın diyoruz. Bundan sonraki süreçte eğer Fetullah Gülen Türkiye'ye iade edilmezse, Türkiye de ABD'nin iade taleplerine, ABD'nin Türkiye'ye bakışı nasılsa, Türkiye'nin de ABD'ye bakışı aynı olacaktır. Onlar bizden hangi bilgileri, belgeleri istiyorsa, biz de o dosyaların hepsinde aynı bilgileri, aynı belgeleri aynı şekilde isteyeceğiz. Hatta belki kelime kelime bize yazdıkları mektupları biz onlara yazacağız. 'Siz de şunları tamamlayın, biz de ona bir bakalım' diyeceğiz. Çünkü bu dost ve müttefik olan bir ülkenin kendi dostuna, müttefikine yapacağı bir şey değil."

KAMUPERSONELİ.NET - AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.