GÜNÜN MANŞETLERİ

Bakanlar Kurulu Toplantısı Sonrası Numan Kurtulmuş Açıklamalarda Bulundu

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar kurulu toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 27 Haziran 2016 bakanlar kurulu toplantısı kararları...

- Bu haber 637 kez okundu.

Bakanlar Kurulu Toplantısı Sonrası Numan Kurtulmuş Açıklamalarda Bulundu
 Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş AB ile yürütülen müzakereler konusunda "Herkesin bu yapılan müzakereler ve dostluk çerçevesinde Türkiye'nin geri kabul anlaşmasındaki titizliğini bir kere daha gözden geçirmesini, bunun sonucu olarak Türkiye'nin çoktan vizesiz Avrupa hakkını, serbest dolaşım hakkını, bu anlamda vizesiz dolaşım hakkını hak ettiğini görmelerini isteriz." dedi.

Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı sürerken Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Basın yayın organlarında yer alan, bazı il merkezlerinin değiştirileceğine yönelik haberlerin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, "Böyle bir konu Bakanlar Kurulumuzun bugünkü toplantısında ya da başka bir toplantısında gündeme gelmiş değildir. Biz herhangi bir gazetedeki açıklamayı esas alarak onun üzerinden fikir beyan edemeyiz. Devleti, ülkeyi yönetiyoruz, ciddi bir iş yapıyoruz. Ciddi olarak konuştuğumuz, etkilerinin, sonuçlarının ne olacağını tartıştığımız, kararlaştırdığımız konuları kamuoyu ile paylaşıyoruz. Dolayısıyla böyle bir konu gündeme gelmemiştir." ifadesini kullandı.

Paralel yapı ile mücadele kapsamında Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapılabileceğine yönelik açıklamalar hatırlatılarak, gelinen aşamanın sorulması üzerine Kurtulmuş, konunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla ilgili olduğunu belirtti. 

Bunun özellikle paralel yapı ile mücadele konusunda da önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye'de öteden beri tartışılan devlet memurluğunun, kamu görevliliğinin daha aktif hale getirilmesiyle ilgili tartışmanın bir parçasıdır. Mevcut devlet memurlarımızın hiçbirinin kazanılmış haklarında bir kayba neden olmadan bu nasıl çalışılır, Çalışma Bakanlığı bu müzakereleri, görüşmeleri yapıyor. Olgunlaştığı zaman da Bakanlar Kuruluna gelir, kamuoyuyla paylaşırız." ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin vize serbestisi konusunda haziran sonunun öngörüldüğünü hatırlatarak bu kapsamda gelinen aşamayı sorması üzerine Kurtulmuş, konuyu 2013'te anlaşılan sürecin parçası olarak nitelendirdi.

Mart ayında, 64. Hükümet döneminde müzakerelerin hızlandırıldığını, haziran başında bunun hayata geçirilmesi için defaatle masaya oturulduğunu anımsatan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Bir takvim, program oluşturuldu. Bunun karşılığında ise ortaya çıkan 72 maddelik yol haritası gerçekleşti." dedi.

Kurtulmuş, bununla ilgili yasaların, Bakanlar Kurulu kararlarının hızla çıkarıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunan adalarına gidenler Türkiye'ye geldi. Onun karşılığında da Yunan adasından kim gelirse gelsin mülteci olarak, anlaşmanın gereği buydu, onun karşılığı olarak AB ile görüşmelerde anlaştığımız listedeki Suriyeli mültecilerden Avrupa'ya iade edilecekti. Bunları da yaptık mı? Bunlar da fiilen uygulandı. Artık buradan, Türkiye'den kaçak yollarla geçenlerin Yunan adalarında tutunamayacağı anlaşıldıkça Avrupa'nın başına gerçekten büyük bir sıkıntı olarak gelen bu kontrolsüz mülteci akınında da ciddi duraklama oldu. Bu, Türkiye'nin başarısı ve dikkatinin sonucudur. Bunu bir kere herkes altını çizmek, bu hakkı tespit etmek durumunda. Türkiye oyun bozanlık, mızıkçılık yapmadı. 'Siz bize vize serbestisi vermiyorsanız, biz de geri kabul anlaşmasında sözlerimizi geri alırız' demedi, hakkı olmasına rağmen. Türkiye bu kadar titizlikle verdiği sözleri yerine getirirken, bu anlamda da geri kabul anlaşmasını zorunlu olarak, Türkiye yapmak zorunda olduğu adımları atarken Avrupa son anda 'Efendim  sizinle anlaşmıştık ama şu terörle mücadeleden vazgeçin' dedi. Türkiye'nin beka meselesi olan, Türkiye'de güvenlik güçlerimizin büyük bir koordinasyon ve titizlikle oradaki sivil vatandaşlarımızın ölmemesi için olağanüstü gayret göstererek sürdürdüğü bu mücadele 'Avrupa Birliği istiyor' diye akamete uğratılamaz, bunu bir kere herkesin bilmesi lazım."

- Terörle mücadele

Operasyonlarla ilgili büyük titizlik gösterildiğini, vatandaşın burnunun dahi kanamaması için gayret gösterildiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye'nin böyle bir mücadele verdiği ortamda kimse Türkiye'nin terörle mücadeleden vazgeçmesini isteyemez." dedi.

Bugün Türkiye'de karşı karşıya kalınan terörün sadece Türkiye'yle ilgili olmadığını ifade eden Kurtulmuş, "DAEŞ'inden PKK'sına kadar 50 bin tane terör örgütünün hepsinin ortak hedefi Türkiye'yi maalesef terörle meşgul etmek, Türkiye'nin vaktini çalmaktır. Hem DHKP-C'nin hem DAEŞ'in hem PKK'nın sadece şehirlerde, birtakım ilçelerde verdikleri bu mücadele değil, İstanbul'da, Ankara'da canlı bombalarla nasıl büyük zaiyatlar verdiğini dünya da biliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtulmuş, canlı bomba tehditleriyle her yerde terör tehdidiyle karşı karşıya kalan Avrupa'nın terörle mücadelesinde en az Türkiye kadar hassas olması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkiye'de terörle mücadelede hassasiyetle ve gayretle mücadelenin sürdürülmemesi halinde PKK ya da DAEŞ terörünün uzantılarının Avrupa ülkelerini de etki altına alarak kötü emellerini gerçekleştirmek için adımlar atabileceklerine dikkati çekti.

Meselenin bir başka yüzünün de narko terör olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bütün dünya ülkelerinin de küresel terör örgütlerinin narkotizme karşı büyük bir destek sağladığını, uyuşturucu baronlarıya terör baronlarının kol kola hareket ettiğini bildiklerini söyledi. Kurtulmuş, Türkiye'deki PKK örneklerinden de bunun bilindiğini ifade etti.

- "Yükümlülükleri yerine getirdik, şimdi sıra Avrupa'dadır"

Europol ve Birleşmiş Milletler'in raporlarında, Türkiye'deki PKK örgütünün birtakım yöneticilerinin uluslararası eroin ve esrar kaçakçılığının bir parçası olduğunu Avrupalı meslektaşlarının da bildiğini dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem terörün kendisi hem de terörün en önemli araçlarından birisi haline dönmüş olan narko terörü önlemek için herkes Türkiye'de PKK'yla mücadelede işbirliği yapmak durumundadır, DAEŞ'le mücadelede işbirliği yapmak durumundadır, başka terör örgütleriyle mücadelemizde işbirliği yapmak durumundadır. Ama şunu derlerse 'siz falanca örgütle mücadele ederken biz bu mücadeleyi destekleriz de şu falanca örgütle mücadele ederseniz bizim onlarla siyasi ilişkilerimiz birtakım lojistik, istihbari ilişkilerimiz var, bunların sırtını sıvazlıyor, bu bölgede etkin bir örgüt olmasını istiyoruz.' Bu dostluğa sığmaz, yapılan müzakerelere sığmaz. Dolayısıyla herkesin bu yapılan müzakereler ve dostluk çerçevesinde Türkiye'nin geri kabul anlaşmasındaki titizliğini bir kere daha gözden geçirmesini, bunun sonucu olarak Türkiye'nin çoktan vizesiz Avrupa hakkını, serbest dolaşım hakkını bu anlamda vizesiz dolaşım hakkını hak ettiğini görmelerini isteriz. Dostluk, müttefiklik bunu gerektirir. Biz üstümüzdeki yükümlülükleri yerine getirdik, şimdi sıra Avrupa'dadır. Hiç top dolaştırmaya, lafı evirip çevirmeye gerek yoktur. Türkiye 2013'te varılan anlaşmanın gereği Mart 2016'da varılan anlaşmaların gereği olarak Türkiye vize serbestisini hak etmiştir. Bundan sonrası Avrupa Birliği'nin bileceği iştir."

Kurtulmuş, "Alman Savunma Bakanı'nın İncirlik üssünü ziyaret edeceği yönünde haberler var. Bu konuda başvuru oldu mu? Siyasilerin İncirlik üssüne ziyaretine ilişkin Türkiye'nin tavrı ne olur" sorusuna, "Geçen hafta Sayın Dışişleri Bakanımız bu konuyla ilgili bir açıklama yapmıştı. Bu tabii ki bize, Dışişleri Bakanlığına intikal etmiş bir konu değildir. Eğer böyle bir siyasi ziyaret yapılmak isteniyorsa bu da Dışişleri Bakanlığımızın müzaheretlerinde (desteklerinde) gerçekleştirilmesi gereken bir konudur." yanıtını verdi.

AA
Kamupersoneli.net
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.