GÜNÜN MANŞETLERİ

Başbakan Binali Yıldırım: " Bırakalım Türkiye'yi Mi İşgal Etsinler?"

Başbakan Binali Yıldırım, Habertürk, Show Tv ve Blomberg HT canlı yayınında gündeme ilişkin çok önemli açıklamalarda bulunurken, Cerablus operasyonu hakkında HDP ve MHP'nin tutumuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

- Bu haber 388 kez okundu.

Başbakan Binali Yıldırım: " Bırakalım Türkiye'yi Mi İşgal Etsinler?"
Başbakan Binali Yıldırım, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani'yi kabulüne ilişkin, "Barzani ile özellikle ikili ilişkilerin yanı sıra terörle mücadelede etkin iş birliği yapmamız gerektiği kanaatine vardık. Özellikle sınır geçişlerindeki sorunun çözümünde, oradaki güvenliğin, açılacak gümrük kapılarındaki güvenliğin sağlanmasında gerekli desteği verecekler. Bu arada, Amerika'nın da önderliğinde Barzani ve diğer Bağdat yönetiminin Musul'u DEAŞ'tan geri alma yönünde büyük bir gayreti var. Bunu biz de destekliyoruz." dedi. 

Yıldırım, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Başbakan Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'nin, üyesi olduğu NATO'yla ilgili hayal kırıklığının devam edip etmediği yönündeki soru üzerine, "Daha iyi, gittikçe daha iyiye gidiyor, NATO'nun biz hemen hemen en eski üyelerinden biriyiz, NATO kurulduktan kısa süre sonra Türkiye dahil oldu, bizden önce 10 tane filan üyesi vardı, dolayısıyla Türkiye'siz NATO düşünülemez, NATO, Türkiye ile ancak güçlü hale gelir. Dünyanın 3. büyük ordusu, silahlı gücü olan Türkiye, NATO için bir teminattır. O bakımdan ilişkileri bozacak bir neden de yok NATO'yla, yani bu darbeye NATO'nun olur vermesini mi bekleyeceğiz, böyle bir şey düşünülebilir mi? NATO'nun görevi hem üye ülkelerin güvenliğini korumak hem de ülkelerdeki demokratik rejime karşı herhangi bir kalkışma olduğu zaman gerekli duruşu göstermek." diye konuştu. 

Yıldırım, IKBY Başkanı Barzani'nin Türkiye ziyaretinin Fırat Kalkanı Operasyonu'yla ilgisi olup olmadığı, bundan sonra hem PKK hem de DAEŞ ile mücadelede ortak politikalar üretilip üretilmeyeceğine ilişkin soruyu ise şu şekilde yanıtladı:

"Hayır, operasyonla ilgili değil ama Barzani'nin gelişi... Biliyorsunuz, Kuzey Irak'ta federal yapı var, orada Barzani, kendi hükümeti var, kendi bölgesi var, biraz onun güneydoğusunda KYB var, orada da Talabani, Goran Hareketi, onlar etkili Süleymaniye tarafında. Bu bölgede de Barzani yönetimi hakim, Barzani ile bizim ilişkilerimiz son yıllarda oldukça gelişti çünkü PKK konusunda Barzani de bizimle aynı endişeleri duyuyor ve PKK'nın PYD ile birleşerek alan genişletmesi yine Barzani'nin, Kuzey Irak'ın en büyük sorunlarından biri. Bu gelişinin sebebi, bölgede biraz daha ekonomik sıkıntı yaşıyorlar maalesef, hem ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, enerji başta olmak üzere, diğer yandan da biz Habur'un doğusunda muhtemelen Üzümlü, Esendere kapılarını da tekrar açacağız, orada yaşayan vatandaşlarımızı rahatlatacağız çünkü oralarda kapı olmayınca kaçak yollardan geçiş yapılıyor, teröristle sivilleri ayırt etmek zor oluyor, bunun önüne geçmemiz lazım.

Bölgedeki insanların sıkıntılarını çözeceğiz, malum bir çukur siyasetiyle karşı karşıya kaldık ve orada PKK şehirleri, ilçeleri işgal etmeye kalktı, hayatı oradaki insanlara zehir etti, evlerini başlarına yıktılar. İnsanları tercihe zorladılar, nasıl bir tercihe zorladılar? 'Ya bizden yana olacaksın ya devletten yana olacaksın.' dediler. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız da 'Sizden yana olmuyoruz.' dedi. 'Devletimizden yana oluyoruz.' dediler, terk ettiler, bizden yana oldular. Şimdi biz bu vatandaşlarımızın ne ihtiyaçları varsa halledeceğiz, yıkılan evler yeniden yapılacak, kapanan iş yerleri yeniden açılacak, gençlerimize her türlü iş, eğitim imkanları eksiksiz sağlanacak. Değil mi ki terör örgütüne pabuç bırakmadılar, bayrağa sahip çıktılar ve 'Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmesine karşıyız, terör örgütü aramızdan çıksın.' diye seslerini yükselttiler. Onun için biz şükran duyuyoruz." 

Başbakan Yıldırım, "Bütün 79 milyona şükran duyuyoruz, neden? Çünkü 15 Temmuz'da destan yazdı bu millet, sadece İstanbul'da değil, sadece Ankara'da, İzmir'de, Edirne'de değil, Diyarbakır'da da Şırnak'ta da Hakkari'de de Iğdır'da da Kars'ta da 81 vilayetimizin her köşesinde millet destan yazdı, bayrağa sahip çıktı, ülkesine sahip çıktı." ifadelerini kullandı. 

- Musul'un durumu

Başbakan Binali Yıldırım, "Barzani ile özellikle ikili ilişkilerin yanı sıra terörle mücadelede etkin iş birliği yapmamız gerektiği kanaatine vardık. Özellikle sınır geçişlerindeki sorunun çözümünde, oradaki güvenliğin, açılacak gümrük kapılarındaki güvenliğin sağlanmasında gerekli desteği verecekler. Bu arada, Amerika'nın da önderliğinde Barzani ve diğer Bağdat yönetiminin Musul'u DEAŞ'tan geri alma yönünde büyük bir gayreti var. Bunu biz de destekliyoruz. Musul'un tekrar geri alınması ancak geri alındıktan sonra oradaki demografik yapının değiştirilmemesi lazım, yeni bir sorunu ortaya çıkarmamak lazım. Bu konuda tabii ki Bağdat yönetimi çok büyük gayretler gösteriyor, bu konuda da biz Bağdat yönetimiyle de birlikte çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

Gaziantep ve Elazığ'daki terör saldırıları ile özellikle FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bu tür saldırıların artmasını neye bağladığına ilişkin soru üzerine Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"İç politika terör, PKK terörü, bizim en büyük başağrımızdan bir tanesidir, bunu biliyorsunuz 1984'ten beri kaç yıl, 40 yılı aşan bir süredir terörle mücadele ediyoruz. Zaman zaman azalıyor, zaman zaman çoğalıyor ama hep gündemimizde olmaya devam ediyor, şimdi özellikle terör örgütünün bu çukur siyasetiyle birlikte vatandaş, bu terör örgütünün gerçek yüzünü gördü. Bunların Kürtler diye bir derdi yok, sorunu yok, olsa olsa Kürtlerin PKK gibi bir sorunu var.

Dolayısıyla bu sorunu bölgede yaşayan vatandaşlarımızla el birliği yaparak, güç birliği yaparak Türkiye'nin gündeminden çıkarmamız lazım, bunun için de çalışıyoruz. Şimdi kırsalda mücadeleyi daha da sıklaştırdık, kaçtıkları yere kadar kovalayacağız."

- Terörle mücadele

Terörle mücadelede işi sıkı tuttuklarını vurgulayan Başbakan Yıldırım, "Bu mücadele çok etkin bir şekilde yapıldığı için yavaş yavaş ses getirecek şehirlerdeki eylemleri planlıyorlar, Elazığ bir ilk. Evet, Gaziantep'te daha önce de olmuştu ama Elazığ'da ilk defa oldu, yani maalesef orada böyle bir bomba yüklü aracın geçtiği fark edilmesine rağmen patlama oldu. Biz tabii burada bir yandan terörle mücadele ederken bir yandan da polis içerisindeki, asker içerisindeki FETÖ'cüleri temizlemekle meşgulüz. Yani şundan emin olamayız, şu an için burdada hainlik yapanlar maalesef olayların önlenmesinden ziyade olaylara kayıtsız kalanlar olabilir, bunu da gözden ırak tutmuyoruz, bu ihtimali de değerlendiriyoruz. Dolayısıyla iki mücadeleyi birden yapıyoruz." görüşünü paylaştı. 

Elazığ'daki terör saldırısında güvenlik güçlerinin ihmali olup olmadığına yönelik soru üzerine Yıldırım, "Gayet tabii, gayet tabii. Bunun için soruşturma başladı, soruşturma devam ediyor. Artık sonuç ne çıkacak, göreceğiz. Yani ne yapmaya çalışırsa çalışsınlar, kararlılığımız hiçbir zaman olmadığı kadar var, mutlaka ve mutlaka bu terör yuvalarına gireceğiz ve milletimizi bu beladan kurtaracağız. Biraz canımız yanacak. Şehitlerimiz oluyor, yüreğimiz yanıyor ama bu ülkenin istikbalinin, istiklalinin bedeli var, bu ülkeyi bize bırakan cumhuriyetin kurucuları Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları, bize bıraktıkları zaman bize bir de hedef koydular. Hedef neydi? Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak." şeklinde konuştu. 

 Yıldırım, terörle mücadelede kararlılık mesajı vererek, "İşte Türkiye, son 15 yılda yaptıklarıyla muasır medeniyetler seviyesine çıkmanın gayreti içerisinde. Bu hedefleri yavaşlatmak, engellemek için maalesef bazı üst akılların, dış güçlerin de desteğiyle terör örgütleri, bizim hızımızı kestemeye çalışıyor. DAEŞ'le de aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz, PKK'yla da DHKP-C ile de bilumum terör örgütleri bizim birinci derecede hedefimizdir." ifadelerini kullandı. 

- Çözüm süreci

Çözüm sürecinin tekrar gündeme gelip gelmeyeceğine yönelik soru üzerine Başbakan Yıldırım, "Çözüm süreci diye bir şey yok, böyle bir şey yok, çözüm milletle, vatandaşlarımızla çözüm, terör örgütüyle çözüm olmaz." dedi.

Bundan sonra İmralı ile temas kurulup kurulmayacağına ilişkin soruya da Yıldırım, "Katiyen, bizim muhatabımız millet, yani insanları acımasızca öldüren, toplu olarak katleden, bombalar patlatan, yol kesen, askeri şehit eden, polisi şehit eden canilerle neyi çözeceksiniz? Böyle bir şey olmaz, kiminle çözeceksiniz? Yani bugün terör örgütünün sultasından, terör örgütünün baskısından kurtulamayan partiyle mi çözeceksiniz? Onlar da bölgeyi temsil etmiyorlar, yani oranın oylarıyla seçildiler ama bugün o vatandaşların büyük bir hayal kırıklığı var." yanıtını verdi.

Başbakan Yıldırım, "Bakın, biz ülkemizi, sınırlarımızı korumak için efendim, Cerablus'a, oraya girdik, operasyon başlattık, herkes, Amerikası, diğerleri, MHP, 'Bu işi sonuna kadar destekliyoruz.' diyor. HDP ne diyor? HDP, 'Bu, bir işgaldir' diyor, ne işgali kardeşim, yani bırakalım Türkiye'yi mi işgal etsinler? Dolayısıyla HDP safını belirlemiş gözüküyor, terör örgütlerinin yanında durmayı tercih ediyor, varsın, tercih etsin. Millet bize yeter." diye konuştu. 

"Defalarca bunu gözümüz gibi koruyacağız." sözleri hatırlatılan, AK Parti ile iki muhalefet partisi arasındaki uzlaşma ve birçok konuda ortak adımlar atılmasına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Yıldırım, "Bizim gücümüzü Türkiye'nin büyümesine, Türkiye'nin gelişmesine, milletimizin birbiriyle kucaklaşmasına, kardeş olmasına ayırmamız lazım. Ana konular başta olmak üzere ülke menfaatini ilgilendiren her alanda biz iktidar sorumluluğuyla hareket edeceğiz ve ana muhalefet partisiyle, MHP'yle her türlü iş birliğini sürdürmeye kararlıyız çünkü bunun Türkiye'nin geleceği olduğunu biliyoruz, vatandaşlarımız da bu tutumdan gayet memnunlar." görüşünü paylaştı. 

"Yenikapı ruhu' diye yeni bir süreç başladı." diyen Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şimdi, bizim darbe konusunda kafaları karışanlar bir şeyi gördüler. Dediler ki 'Bu darbe, işte Recep Tayyip Erdoğan, biraz daha konumunu güçlendirmek istiyor, onun için bunu tezgahladı' filan diyenler oldu. Bunu da onlara söyleten terör örgütünün başı, suçunu örtmek için böyle bir yola başvurdu ve bunu ciddiye alıp telaffuz edenler oldu ama ne oldu? Milleti gördüler, millet kenetlendi, o gün meydanlarda Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla beraber MHP'lisi de vardı, CHP'lisi de vardı, başka partiler de vardı, herkes bir oldu, beraber oldu, kenetlendi, siyasi ayrışmayı, siyasi çatışmayı bir kenara bıraktık ve bu 7 Ağustos'ta Yenikapı'ya kadar taşındı. 'Yenikapı ruhu' diye yeni bir süreç başladı." 

AA
KAMUPERSONELİ.NET - ANKARA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.