Devlet Bahçeli : "MHP AK Partiden Kurtulmak İçin PKK'ya Yanaşmaz"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Detaylar ve çok daha fazlası kamu haber merkezinde.

Devlet Bahçeli : "MHP AK Partiden Kurtulmak İçin PKK'ya Yanaşmaz"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Detaylar ve çok daha fazlası kamu haber merkezinde.

24 Mayıs 2016 Salı 13:48
Devlet Bahçeli : "MHP AK Partiden Kurtulmak İçin PKK'ya Yanaşmaz"
  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Kırmızı plaka uğruna kırmızı çizgilerimizi silemeyiz. AKP'den kurtulmak hesabına PKK'ya yanaşamaz, ihaneti temize çıkarmak için kökümüzden kopamayız." dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konuları değerlendirdi. 

TBMM'nin geçen hafta tarihi bir oylamaya sahne olduğunu ve girdiği sınavdan yüz akıyla çıktığını belirten Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin 40 değerli milletvekili oylamalara eksiksiz ve tam katılım sağlayarak, milli vicdanın beklentisini harfiyen yerine getirmiştir. Şahsımın da fezlekesi bulunmasına rağmen, halkın ve Hakk'ın safında durmaktan dolayı bahtiyarım, kıvançlıyım. Çünkü bizim korkacak, saklanacak, yüzümüzü kızartacak hiçbir suçumuz yoktur. Çünkü bizim kararlarımıza ipotek koyacak, başımızı öne eğecek, ayağımıza dolanacak yanlışımız, ihanetimiz hamd olsun olmamış, olmayacaktır." diye konuştu.

Diyarbakır Dürümlü’de tonlarca bombaya kurban giden vatandaşların hesabını sormak için dokunulmazlık zırhının delinmesinin şart olduğunu kaydeden Bahçeli, şunları söyledi: 

"20 Temmuz’dan bu yana 550 şehidimizin kanına giren katillerin sırtını sıvazlayan, terörist tabutlarını omuzlayan, otomobillerinin bagajlarında silah taşıyıp şerefsizlere övgüler yağdıran bölücüleri adalete teslim etmek için dokunulmazlık bariyerini yıkmak elzemdi. Gazi Meclis bunu yapmış, bunu başarmıştır. Teröre bulaşmış, teröriste yardım ve yataklık yapmış kim varsa şimdi derdini hakime anlatacaktır. 

Özellikle ilk tur oylamada CHP ile HDP'nin aynı çizgide buluşması ibretlik bir sonuçtur. CHP Genel Başkanı, milletvekili dokunulmazlığının bir defaya mahsus kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişiklik teklifine 'evet' diyeceklerini daha önceden açıklamasına rağmen, bunun tam tersini yapmıştır. İkinci tur da zor oyunu bozmuş, bir kısım CHP milletvekili doğruyu görmüştür."

- "MHP'yi Kandil'in yanına çekmek istiyorlardı"-

Partisinin Kandil'in yanına çekilmek istendiğini vurgulayan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"7 Haziran Milletvekili Genel Seçimi sonrası yüzde 60'lık bloktan bahsediyorlar, iktidarın bu bloğun hakkı olduğunu söylüyorlardı. Milliyetçi Hareket Partisi'ni Kandil'in yanına çekmek istiyorlardı. Akıllarınca şahsıma başbakanlık öneriyorlardı. Yüzsüzce Milliyetçi Hareket Partisi'ni İmralı'nın vesayetine teslim etmeyi planlıyorlardı. Utanmadan Milliyetçi Hareket Partisi'ni tarihi rotasından çıkarıp bir iktidar uğruna PKK ile yan yana getirmeyi projelendiriyorlardı. Çok şükür başaramadılar, bugün olsa yine başaramazlar. Mehmetçiğin kanını döken hainleri kucaklayanlarla bir hükümet çatısı altında buluşmak bizim yok oluşumuz, 47 yıllık mirası inkar etmemizdir. 

Biz gerekirse bit için dam yakarız, yine de Türk düşmanlarıyla bir araya gelmeyiz. Senaryosu Türkiye hazımsızı çevrelerce yazılmış her tezgahı, her kumpası elimizin tersiyle iter, milli ülkülerimizden asla vazgeçmeyiz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Kırmızı plaka uğruna kırmızı çizgilerimizi silemeyiz, AKP'den kurtulmak hesabına PKK'ya yanaşamaz, ihaneti temize çıkarmak için kökümüzden kopamayız."

-Kıbrıs sorunu-

MHP Genel Başkanı Bahçeli, doğalgaz rezervleri dolayısıyla Kıbrıs sorununun yeniden ele alındığını ve adada bulunan Türklerin, düzenlenecek nüfus ayarlaması ile tekrar Türkiye'ye gönderilmesinin planladığını belirtti.

KKTC'de Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı'nın, çözümün bu dönem elde edilmediği takdirde, gelecekte bu şansın yakalanmasının zor olduğunu ifade ettiğini anımsatan Bahçeli, şunları söyledi: 

"Bu tutum Güney Kıbrıs Rum Kesimi tarafından makul karşılanmış ve BM gözetiminde yeni dönem müzakereler başlamıştı. BM'nin ilkesel olarak müzakerelere dair benimsediği yeni dönem stratejisinde öncelikle adada bulunan iki kesimin gerekli olan tüm konuları müzakere etme metodu kararlaştırılmıştı. Bu süreçte garantör ülkelerin uzak tutulacağı, ancak güvenlik ve güvence konularının ele alınacağı son aşamada konuya dahil edileceği anlaşılmaktadır.

Görüldüğü kadarıyla, Doğu Akdeniz'de keşfedilen zengin doğalgaz ve petrol yatakları adada kalıcı barışın sağlanması yönündeki ivmenin birincil nedenleri arasındadır. Özellikle ABD yönetiminin Kıbrıs'a olan ilgisinin arka planında yatan gerekçelerin başında da bu gelmektedir. ABD'nin Kıbrıs sorununa yaklaşımı, Doğu Akdeniz'den çıkarılacak doğalgaz kaynaklarının Kıbrıs üzerinden Avrupa Birliği'ne taşınması temelinde şekillenmektedir. 

- Annan Planı ile aynı-

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şimdiye kadar yürütülen müzakerelerin "İki toplumlu, iki bölgeli federasyon" çerçevesinde gerçekleştirilmiş olsa da konuşulan meselelerin geçmişte masaya konulan ve "Büyük ölçüde sıkıntıları bulunan Annan Planı ile aynı ölçüde" olduğunu bildirdi.

Bahçeli, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Anlaşılacağı üzere masada bulunan planın öncekilerden bir farkı yoktur. Aradaki fark sadece müzakerelerin metodu ve yine geçmişe göre daha mahrem düzeyde seyretmesidir ki buradaki amaç da plana karşı oluşabilecek tarafların ve ilgili toplumların tepkisini mümkün olan en düşük seviyede tutabilmektir. Mülkiyet meselesi müzakerelerin en sıkıntılı alanı olma durumunu geçmişte olduğu gibi bugün de sürdürmektedir. Adada bulunan pek çok Türk’ün düzenlenecek nüfus ayarlaması ile tekrar Türkiye'ye gönderilmesi bahsi plan dahilindedir. Yine mülkiyet başlığı altında Rumlara verilecek son derece ağır tazminatlar müzakere edilen konular arasındadır. 

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın tutumuna bakıldığında bu anlamda Türk tarafının neticeyi kabul ettiği, fakat bunun için başta ABD olmak üzere diğer taraflardan destek görmeyi arzu ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla müzakerelerde ele alınan konuların sonuçları hem Türkiye hem de adada bulunan Kıbrıs Türklüğü için büyük sıkıntılar doğuracaktır. Türkiye'nin bu kritik ve bunalımlı döneminde Kıbrıs Türklüğünün kaderine terk edilmemesi milli şereftir. Zira Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün yurdudur ve Türk kalacaktır." 

- "Türkiye lütuf cumhuriyeti değildir" -

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin önünde sosyolojik parçalanma, stratejik dağılma ve çözülme ile milli güvenlik ve asayiş sorunları bulunduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

"65. Cumhuriyet Hükümeti'ni, bu sorunlara kafa yorması, tedbir geliştirmesi ve direnmesi halinde tek başına bırakmayacağımızı, sağlam bir şekilde destek çıkacağımızı peşinen ifade etmeliyim. Büyük Türk milletinin kaderi üzerinde kumar oynayanların maksadı, Türkiye'yi ayrışma, ayrıştırma ve çatışma ortamına yönlendirmektir. İhtiyacımız olan, Türkiye’nin karşısına çıkartılan bu zorlu süreci yönetebilecek ve bu çok yönlü tehditleri bertaraf edecek vizyona, inanca, stratejiye, bağımsız karar mekanizmaları ve iktidar gücüne sahip olmaktır. Türkiye'nin, başka devletlerin izni ve müsamahası ile kurulmuş bir lütuf cumhuriyeti ve sömürge artığı olmadığı bir gerçektir." 

Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletini, ortak bir tarihin sunduğu zemin üzerinde, birlikte yaşama arzu ve iradesini ortaya koyan, tarihi süreçte ortak bir kaderi paylaşma duygusunu ve gelecek ülküsünü taşıyan, milletler camiasında kendine has vasıf ve kimliğe sahip olduğuna inanan sosyal, tarihi ve kültürel bir bütün olarak mütalaa etmektedir. Bu itibarla, büyük Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene' sözünde anlamını bulan millet gerçeği, Türkiyemizin bağımsız, güçlü ve demokratik bir ülke olarak ilelebet var olmasının da temeli ve olmazsa olmaz ön şartıdır. " diye konuştu.

"Önümüzdeki dönem, önemli siyasi ve sosyal gelişmelere açık, gerilimlerle dolu yeni bir çatışma alanının yaklaştığına işaret etmektedir." ifadelerini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geren ve gerilen arasındaki ince çizgi kopma noktasına gelmeden gösterilecek hassasiyete büyük gereklilik vardır. Bölücü emelleri için Türkiye'yi karanlık bir tünele zorla itmek isteyenlerin hesaplarını boşa çıkarmak da hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır. İnanıyorum ki Türk milleti, böylesi bir ülkü birliğiyle, sağduyu, irfan ve basireti gösterecek ve ne derece vahim olursa olsun her felaketi aşacak güce sahip olduğunu dosta ve düşmana bir kez daha ispat edecektir."

-Tabloyu Yıldırım'a gönderdi-

Devlet Bahçeli'ye konuşmasının ardından, Diyarbakır Sur'da 5 Aralık 2015-10 Mart 2016 arasında şehit düşen 52 asker, 12 polis ve 1 korucu anısına eski MHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Teyar Karakoç'un hazırladığı bir tablo hediye edildi.

Bahçeli de 65 şehidin fotoğrafının yer aldığı tabloyu, Başbakan Binali Yıldırım'a hediye ettiğini belirterek, 65. hükümet olarak gereğini yapmasını istedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye ayrıca Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can tarafından da Nusret Mayın Gemisi ile Süleyman Şah biblosundan oluşan hediye paketi takdim edildi.

Son Güncelleme: 24.05.2016 13:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.