GÜNÜN MANŞETLERİ

Fethi Yaşar: " Mülakat demek, kendi adamımı alacağım demektir "

Yenimahalle Belediye Başkanı Sayın Fethi Yaşar' ı ziyaret ederek, gerçekleştirilmekte olan mülakat sistemi ve gündeme dair tüm konularda düşüncelerini aldık.

- Bu haber 40248 kez okundu.

Fethi Yaşar: " Mülakat demek, kendi adamımı alacağım demektir "
Kamupersoneli.net sitesi olarak, sizler için gündemin nabzını tutmaya devam ediyoruz. Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile, gündeme dair tüm konularda yaptığımız bu çok çarpıcı röportajı sizlerin dikkatine sunuyoruz.

-Öncelikle bizleri kabul ettiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Bizler; Yenimahalle Belediyesi’ nin ileriye dönük projelerini ve istihdama yönelik çalışmalarını, personel alımlarının nasıl gerçekleştirildiğini ve personel alımlarının neye göre yürütüldüğünü merak ediyoruz.


Fethi Yaşar: " Yenimahalle Belediyesi metropol bir ilçe belediyesi. Belirli bir ekonomik gücü, yetkisi, çalışma alanları var. Biz göreve geldiğimizde 1400 küsür personeli vardı. Şuanda 3260 personeli var. 7 yıllık sürede % 100 üzerinde bir artış söz konusu. Bunu bir başka şekilde, Yenimahallenin biz göreve geldiğimizde alanının üçte birini de en önemli ekonomik bölgesi Çayyolu bölgesi bizden ayrılmıştı. Yani istihdam da artış sağladık. Ama bu artışı sağlarken, şuna dikkat ettik: Belediyeye yük getirmemesi lazım. "

-Peki bunu nasıl sağladınız?


Fethi Yaşar: " Belediye yük getirmeden; belediyede çalışmayana maaş verme dönemi yok bizde. Kamu malına zarar veren hiçbir personel çalışmaz. Tüm personel sendikalı. DİSK’e bağlı.

İkincisi tüm personel, göreve geldiğimden beri asgari ücretin üstünde maaş alıyor. Yani ilk aldığımızda da asgari ücretin üstünde alıyordu. Şuanda en az maaş alan, ikramiyeleri de kattığımızda eline net maaş olarak 2100 lira gibi bir para geçiyor.
Biz bütün hizmetlerimizi, temizlik hariç, belediye işçileriyle yapıyoruz. Asfaltı belediye işçileri, kaldırımları belediye işçileri, parkları belediye işçileri, yeni parkları belediye işçileri yapıyor, boya-badana her şeyimizi belediye işçileri yapıyor. Ekiplerimiz sağlam, bu konuda deneyimli insanları aldık.


Park Bahçeler Müdürlüğümüzde demir atölyemiz, kaynak atölyemiz, makine ikmal müdürlüğümüz; tüm her şeyi belediye işçilerimiz yapıyor. Belediyemizde, kreşlerimiz, çocuk bakım evlerimiz var. Ben geldiğimde bir taneydi, şimdi 5 tane var. Bunları 8 e çıkaracağız. Belediyeyi buradan yönetmiyoruz. Çünkü Yenimahalle semt belediyelerinden oluşuyor. Şentepe’ de Karşıyaka’ da,Batıken’ te; yani çalıştırıyoruz. Böylelikle hem şirketimiz güçlü hale geldi, hem de belediye. Çünkü ileride bir şey olursa taşeron değil bunlar. Taşeron gibi görünse de taşeron değil.


-Bu çalışanlar sözleşmeli olarak mı, kadrolu olarak mı çalışıyorlar?


Sözleşmeli, kadrolu değiller. Kadro yok. Kadro ayrı. Memurluk ama belediye şirketinin işçileridir. Şimdi ben bir şirkete iş veririm belediye adına, onlar taşeron işçisi. Ama bunlar belediyenin işçileri. Şuanda böyle bir çalışma sistemi yürütüyoruz. Göreve geldiğimden beri bu ay 94. maaşı ödeyeceğiz. İkinci gün maaş, muhtasar, sigorta ödemedik. Yenimahalle Belediyesi namuslu bir tüccar gibi, işletme gibi çalışıyor.




-KPSS ile sınava girmeler ve merkezi atamalardaki alım sayılarının düşmesi konusunda, belediyenin bir çalışması var mı?


Bizim o kadar yoğun bir personelimiz var ki, o yönde bir ihtiyacımız yok. Zaten onları sözleşmeli olarak alıyoruz, sonra kadroya geçtiler. Şimdi kadrolu devlet memuru oldular. Şimdi yine 30-35 kişi çalışıyor, sözleşmeli. Bizim belediye hizmetlerinde sokakta çalışacak adama ihtiyacımız var. Asfaltı dökecek, parkları temiz tutacak adamlara ihtiyacımız var. Belediyeler hamallık yapıyorlar. O yüzden de kadroları tam olarak kullanıyoruz. Lüzumsuz kadrolar var. Alsak da bir işe yaramayacak. Alsak da bunları, diğer vatandaşların maaşını ödeyemeyeceğiz. Şişirmekte doğru değil. Ancak istihdamı büyütmek de her belediyenin görevi. Şuraya 100 kişi alsam günlük, 80 kişi iş istiyor. Biz belediyeyi boşa almadık, istihdamı artırdık. Yeni şeyler yapıyoruz. Sosyal alanlar, kreşler, gençlik merkezleri yapıyoruz. Bunlara da personel alıyoruz.


-Peki, buralara personel alımı nasıl yapılıyor?


Buralara da yine şirket üstünden aldık.


-Gençler de tam olarak bu noktada bir yardım bekliyorlar. İtfaiye eri, zabıta memuru, temizlik görevlisi gibi noktalara yönelik alımların gerçekleşmesini bekliyorlar.


Zabıta memuru astsubay, subay; geçiş yapıyorlar ya bunlardan aldık 30’a yakın. Şimdi önemli olan gençler, ziraat mühendisi gibi meslekleri seçenler masa da oturmak istiyorlar. Sen o mesleği seçtiysen, sahada olacaksın. Mimar masada oturur, o da sahaya çıkar. Mühendis masada oturur, o da sahaya çıkar. Ekonomist masada oturur. Ama büyük çoğunluk belediyede ve özel işletmelerde sahada olacak. Gerektiği yerde fidanı alacak toprağa dikecek. Kendini yenileyecek, Dünya’ yı takip edecek, fayda sağlayacak. 


Şimdi almışlar benden önce, Ziraat Mühendisleri. Geliyor, gidiyor. Sahada değil. Dışarıdan almışlar. Kısacası çalıştırmadığımız adama maaş. Eğer o maaşı verirsek, bu ülkeye zarar. Gençlere şunu öğretelim; kesinlikle sevmedikleri branşı okumasınlar. Diploma almak için değil, öğrenmek için okusunlar. Varsa master, yüksek lisans yapsınlar. Ama en iyisi olmak için uğraşsınlar. O zaman özel sektörde de kamuda da aradığı işi bulabilir. Bazı branşlar ve üniversitelerde, belediye değil; devletle dahi alakası yok.

Niye okutuyoruz bunları? Kalkması lazım, üretimi artıracak, fayda sağlayacak, bilgili bireyler yetiştirmek lazım. Bu durumu da Türkiye, meslek liseleriyle aşabilir. Dünya ülkelerinde olduğu gibi. Artık çıraklık, ahilik kavramı kalmadı. Güzellik uzmanı, tezgahtarını kasiyerini, boyacısını, kaportacısını her şeyini meslek liseleri okutuyor. Bunları okutarak, gençleri işsiz bırakmamanın yollarını aramak lazım.Ara imtihanlar var doktor, mühendis olacaklarsa; bunu yapabilirlerse kamu sektörüne ve özel sektörüne güzel yetişmiş elemanlar yetişir.  Hiç olmazsa üretime katkı yaparlar. Ben akşam bu belediyeye başkan olarak, devletin kesesinden bir maaş ödeniyor. Ben o parayı kazandım mı, devletin bana ödediği parayı kazandım mı ruhunu; bu bireylerin beynine yerleştirmemiz lazım. O parayı alırsam, hakkını vereceğim. Halka bir şey vereceğiz. Bunu yapamıyoruz. Özel sektörde daha iyi şartlara iş buluyorum, yok diyor. Belediye şirketin alsan diyor. Çünkü çalışmamaya geliyor. Tabi bu durumu tamamına nüksetmek de yanlış. Bizler de bunları eliyoruz. Çalışmayanları. Çalışacağız, hepimiz çalışacağız. Çalışmak için sizde buradasınız, biz de.


-Güncel bir konu üzerinden soru sormak istiyoruz. 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında kamudan el çektirmeler, ihraçlar gibi eylemler oldu. Yenimahalle Belediyesi’nde böyle bir durum oldu mu?


Biliyorsunuz, bizim bir istihbarat servisimiz yok. Biz saat 5’ e kadar buradayız. Saat 5’ ten sonra da çalışanlar ne yapar, nereye gideri bilemiyoruz. Bizde bugüne kadar herhangi bir eylem olmadı, yani böyle bir cemaate ait, ya da başka bir cemaate ait, gruplaşma şeklinde bir bilgi gelmedi. Ama tabii ki onlara da meyil edenler, birlikte olan insanlar olmuştur. Bunu biz bilemeyiz. Bu olaylara karşı da bir komisyon kurduk, bunlara militanca maddi manevi destek verenlerle alakamız olmamıştır. Hiçbir metrekare yer vermemişizdir.

Bizim yetki sınırımız içerisinde olmadı. Bizden 5 arkadaş hakkında, Valilikten yazı geldi, açığa alın dediler. Aldık. Daha sonra demin dediğimiz komisyon vasıtasıyla, değerlendirdik. Yirmi yıllık arkadaşlarına, yanında çalışanlarına sorduk. Tek alma gerekçeleri, BankAsya ve Kimse Yok Mu derneklerine yardımdı. Biz bunları daha sonra araştırdık, eğer bulursanız alın aynı gün içeri dedik. Ama açığa olmak doğru değil. Sizinle ortağız, aynı ihaleye giriyoruz. Bankadan teminat mektubu alacaksınız. Bu diyor ki Halk Bankası’ ndan teklif alıyorlar, bir de Bank Asya’ ya soralım daha ucuza veriyormuş. Kıytırık bir devlet ihalesi, gidiyorlar, 3800 TL daha ucuz fiyat veriyor. Üç gün sonra da ihaleyi alamıyorlar, mektubu iade ediyorlar. Senin hiç alakan yok, bu söylüyor. Sen söylesen de senin hanımı içeri alıyoruz, açığa alıyoruz bundan dolayı. Bunlarla alakası yoktur şeklinde komisyondan gerekli ifadeleri vs. aldık. Valiliğe yolladık, göreve başladılar. Ama şuan için Yenimahalle Belediyesi’nden bir şey yok.

Ama olamaz mı olabilir. Bunların kimden oldukları belli, CHP ile soğuktular. Soğuk davrandılar. Yıllardır Fetullahçı arkadaşlarımız, hepimizin var çevremizde, senin yokmu? Ama cemaatler biraz dini açıdan, CHP sanki dine karşı bir politika izliyormuş gibi soğuk görüyorlar. Elhamdülillah Müslümanız, vecibelerini yerine getiriyoruz. Birey olarak borcumuz, ama benden önce de yeralan belediye başkanları da öyle olduğu için; bizde azdır. Çünkü onların zamanında da çok girememişlerdir diye düşünüyorum. Varsa da, bizim bilmediğimiz, bunu çıkartacak devletin istihbarat örgütleridir, gözlerinin yaşına bakmayız. Gereğini yaparız. Bu ülke, bir daha 15 Temmuz’ları yaşamasın. Ülke ekonomisine de prestijine de zarar verdi. 15 Temmuz’ un da bir daha yaşanmaması için yönetici, birey olarak herkesin ders çıkartması gerekiyor.




-Bu da liyakat oluyor.

Liyakat. Taş ustası alıyoruz. Bakıyoruz, nerede çalışmış, ne yapmış. Her şeyi, bizim işimize yarayacak şekilde, nasıl özel sektör liyakata alıyorsa, bizde alıyoruz. Ama özel sektör gibi mi alıyorsunuz yüzde yüz derseniz, hayır. Siyasetin bazı kuralları var maalesef, o kuralları aşamıyoruz.


-Efendim son dönemlerde merkezi alımların dışında tüm bakanlıklar, mülakata yöneldi. Biliyorsunuz, öğretmenlerin serzenişi var bu konuda en son Sağlık Bakanlığı' da mülakatla personel alacağız dedi, siz neler düşünüyorsunuz mülakat sistemi hakkında?


Mülakatın anlamı, kendi adamımı alacağım demektir. Türkçesi bu. Mülakatın anlamı bu. Esas yazılıda, herkesin eşit girdiği yazıda… Mülakatta fiziki olarak bakarsınız, bu işi yapmasına engeli var mı, ne sorulacak? Öyle gazetelerde çıkanlar falan olmaz. O zaman halkın devlete, devletin halka olan güvenini sarsarsınız. Nitekim öyle de oldu.


Dün, FETÖ’ cülerin soruyu çalarken, soruyu çalarak kendilerini kendi adamlarını yerleştirmeleriyle mülakatta fanatik sorular sorarak, adam yerleştirmenin arasında ne fark var?


Fanatik sorular sorarak, adam yerleştirmenin arasında ne fark var, söyleyin? Hiçbir fark yok. Biz, verdiği puan sırasına göre işe girmeli diyoruz. Düzgün yapacaz, adaletli yapacaz. Soruyu bilmiştir, yüksek puan almıştır. Engeli vardır, onu başka yere aktarabiliriz. Yapacak gücü yoktur gibi... Ya da koy oraya, tecrübe şartı koy. 10-5 yıl bir yerde çalışmış olma şartı koy, liyakatı artırmak istiyorsan. Bunun yolları mülakat değildir.


İleriye dönük projeleriniz nelerdir? Engelli personeller, evsiz vatandaşlar, işsizler gibi. Bunlara yönelik çalışmalarınız var mı?


Biz kentsel dönüşümde epey yol aldık. Yenimahalle, Ankaralıların tercihlerinde en yüksek sırada yer alan bir ilçe. Bu konu da bize düşen bazı şeyler oldu. Kat karşılığı verdiğimiz daireler oldu. İhtiyacı olanlara verdik, uygun fiyatlardan. Ama biz, kenti güzelleştirmek, kentteki yapıları güzelleştirmek, işte yalıtımlı binalar yaptık, depreme dayanıklı binalar yapmak için bu yola çıktık. Bu konuda da hızlı yol aldık. Bugün Yenimahalle de göründüğü üzere çok büyük bir değişime uğradı.

İkincisi, yeni imar planlarını yapma yetkisi Büyükşehirde. Büyükşehir açarsa bize, bizlerde açıyoruz. Kentsel dönüşümler bazı bölgelerde devam ediyor. Burada birçok çalışmayı yürütüyoruz. Yani, Yenimahalle’ de bugün bizim belediye olarak yaptığımız projeler dışında, Yenimahallenin iki tane Fifa Ko-Kartlı semt sahası var. Bu hiçbir ilçede yok. Şimdi kapalı bir büyük arenaya ihtiyacımız var. Onun da ihalesini yaptık.


Karşıyaka Pazar yerlerini biz sosyal alanlara çeviriyoruz. Demetevlerde, hem gençlik merkezleri hem de kreş binalarımız var. Şentepe’ de yeni bir pazar yeri, sosyal tesisleri, dükkanlar, sağlık merkezleri devam ediyor. Yine Şentepe’ de düğün salonu, yüzme havuzları, çok büyük bir proje devam ediyor. Üç mahallemizde sağlık ocakları, Batıkentte devam ediyor. Yenimahallenin her tarafı şuan şantiye gibi.

Yaptıklarımızın dışında projelerle devam ediyor. Gençler ve kadınlar için kültür merkezleri ihaleye hazırlanıyor. Bunları da yaptığımız zaman Yenimahalle daha da iyi yer alacak. Ben geldiğimde bu binayla bir kreş vardı. Bugün Yenimahalle Belediyesi, alt yapı ve üst yapı çalışmaları açısından en güçlü belediye haline geldi. Makine fabrikası gibi yüzün üzerinde araçla, Yenimahalle' ye hizmet ediyoruz. Makine İkmal Müdürlüğümüzü yeniledik, Nazım Hikmet Kültür Merkezini hizmete açtık. 40 küsür trilyon sadece buraya harcadık. Yüzme havuzlarını sıfırdan yeniledik. Makineler kilitli taş, bordro taşların üretimini yapıyoruz. Kendimiz üretiyoruz, kendimiz döşüyoruz. Park ve Bahçeler Müdürlüğünü, Yakacık’ ta yeniledik, sıfırdan yaptık. Buraya şimdi bir yemekhane yaptık, yakında bitiyor. Yani Yenimahalle her yönünde bir çalışma yürütüyor. Parklar; 200 küsür park yaptık. Halkın beğenisinde olan noktalar bunlar, okullar, camiler, yurtlar, sağlık ocakları, taksi durakları… Yani Yenimahalle farklı bir şeye büründü.

-Peki bu kadar büyük bir gelişim gösteren belediye haliyle göç alıyor ki, Yenimahalle büyük bir göç alıyor, dolayısıyla burada bazı noktalar gün yüzüne çıkıyor. Büyükşehirle irtibat halinde misiniz? Vatandaşlardan ulaşımda, vagon eksikliğinde, EGo seferlerinde, trafik problemleri noktasında yoğun tepki var. Bu konu hakkında neler yapıyorsunuz?

Bu konu hakkında Büyükşehir Belediyesi ile irtibat halinde olduğumuzu söylemek; yanlış olur. Sayın Melih Gökçek’ in kendine göre bir düzeni var. Ben 8 yıldır Belediye Başkanıyım. Büyükşehir Belediye Başkanı ben olsam, bütün belediye başkanlarıyla her ay bir toplantı, kahvaltı, bir yemekte buluşur, düşüncelerini alırdım. Daha çok saydam bir idareyi sergilerdim, ama o kendi bizi özel bir konu olursa ya da ben arıyorsam, açıyoruz konuşuyoruz. Öyle yapıyoruz.

Şuanda alacaklarımız da var, ciddi alacağımız var. Onlarda da sıkıntı var ödenmeyen. Yenimahalle Belediyesi olarak ciddi bir alacağımız bulunuyor. Diğer belediyeler ne durumda bilmiyorum. Ama bizim ASKİ’ nin işlerine ulaşım işlerine karışma yetkimiz yok. Meclis üyesiyim ben. Üye arkadaşlar soru sorarlar, bizlerde halka iletiriz.


-Efendim son olarak eklemek istedikleriniz var mı ?


Çok kötü günler geçirdik,bakın her gün şehitler geliyor. Bu ülkeye sahip çıkmalıyız, inançlarımız ırkımız mezheplerimiz farklı olsa da. Bu ülke, güzel bir ülke. Bu ülkede hepimiz cumhuriyetin kardeşçe, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, demokratik laik cumhuriyetimizi kuranların bize gösterdiği hedefe ulaşmak için hepimizin çalışması lazım. Birbirimizi sevmemiz lazım, farklılıklarımızı zenginlik saymamız lazım. Bu terör olayının da, yeni FETÖ’ ler CETÖ’ ler çıkmaması için de, demokrasinin bir uzlaşı kültürü olduğunu unutmadan, gelecek kuşaklara daha iyi, daha yaşanacak bir Türkiye bırakmamız lazım. Benim tek gayem, insanlara hep söylemek istediğim bu.

 Özel Haber
NOT: Kamupersoneli.net tarafından hazırlanan bu haber  “www.kamupersoneli.net” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Sinan YILMAZ 2 ay önce

Habercilik budur, tebrik ederim. Gördüğüm en güzel spesifik haber sitesi sizsiniz...

Misafir Avatar
Metin 2 ay önce

Haber için çok teşekkür ediyoruz mulakatlar konusunda sayın başkanımıza katılıyorum ağzına sağlık başkanım

Misafir Avatar
Batuhan Temel 2 ay önce

Bir kez daha habercilik alanında ve takipçilerinizin gözünde bir numara olduğunuzu kanıtladınız.

Misafir Avatar
Caner 2 ay önce

Melih bey duymasin aman benim borcum yoktur derse gorursunuz

Misafir Avatar
seyfullah 2 ay önce

başkan doğru söylemiş ağzına sağlık

Misafir Avatar
Ferhat 2 ay önce

Gündeme dair önemli açıklama

Misafir Avatar
selda 2 ay önce

ben bir ziraat mühendisiyim sadece kağıt üstünde 2010 kpss mağduruyum atanamadım neden mi bu sistem yüzünden devlet bizi görmüyor işe yaramayacak masa başında oturacakları atıyor benim gibi canla başla çalışmak isteyenleri görmüyor.evet mülakat demek torpil demek şuanda mülakatla yapılan alımlarda herkes torpil arıyor geçen hafta yapılan mülakatlarda olduğu gibi çevremde herkes dayı arıyor

Misafir Avatar
Burak 2 ay önce

Güzel bir ropörtaj olmuş. Emeğinize sağlık.