GÜNÜN MANŞETLERİ

Havalimanındaki Terör Saldırısına Güvenlik Uzmanlarının Yorumları

Güvenlik uzmanları ve araştırmacılar, Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısının büyük ihtimalle "DAEŞ operasyonu" olduğuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

- Bu haber 78 kez okundu.

Havalimanındaki Terör Saldırısına Güvenlik Uzmanlarının Yorumları
  Güvenlik uzmanları ve araştırmacılar, Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısının büyük ihtimalle "DAEŞ operasyonu" olduğuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

 El Cezire Araştırmalar Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Galip Dalay, operasyonun büyük ihtimalle "bir DAEŞ operasyonu" gibi gözüktüğünü söyledi.

DAEŞ'in son bir yıldaki operasyonlarına bakıldığı zaman, devlet-güvenlik elemanlarından ziyade, genellikle uluslararası mekanları ve turistleri hedef aldığını belirten Dalay, örgütün intikam eylemleri gerçekleştirdiğini ifade etti.

Dalay, bu eylemlerin her geçen gün sistematik bir hal almaya başladığını kaydederek, "DAEŞ'in Türkiye'ye karşı eylemleri artık 'ara sıra, bir tane, intikam' şeklinde değil, daha sistematik ve düzenli bir şekilde gerçekleşmeye başladı. DAEŞ, eylem yerlerini seçerken, uluslararası medyayı en fazla çekebildiği yerlerden seçiyor. Havaalanı bu açıdan da önemli. Bir anda tekrardan DAEŞ meselesini, 'global bir fenomen' olarak konuşmaya başladık." diye konuştu.

Öte yandan Türkiye'nin, İsrail ile bir anlaşma imzaladığını ve Rusya ile ilişkilerini geliştirmeye çalıştığına değinen Dalay, "Bu, DAEŞ'in Türkiye'ye karşı yapacağı bir eylemi, söylemsel meşruiyet kazandırabilir nitelikte." dedi. 

Galip Dalay, DAEŞ'in saldırıyla "Ben hala efektif bir gücüm, hala ciddi operasyonlar yapabilecek bir gücüm" mesajını vermeye çalıştığı görüşünü de dile getirdi.

- "Olay yerinde bir güvenlik zafiyeti olma ihtimali çok zayıf"

Güvenlik uzmanı Mete Yarar, Türkiye'nin, İsrail ve Rusya ile ilişkileri dolayısıyla DAEŞ'in böyle bir saldırı yaptığını düşünmediğini belirtti.

Yaklaşık 15 günden beri ve ondan önceki dönemde engellenen bombalı ve intihar bombası eylemlerine bakıldığında, o dönemde "İsrail ile uzlaşma" ya da "Rusya ile yakınlaşma" gibi bir kavramın bulunmadığına dikkati çeken Yarar, şöyle devam etti:

"Hatta bu eylemler çok daha önce yapılacaktı, eğer engellenmemiş olsaydı. Açıkçası ben, bu eylemin yalnızca tek bir amaçlı bir eylem olduğunu düşünmüyorum. Çok uzun zamandan beri Türkiye'ye açılmış bir cephe var, bu cephenin içerisindeki bir süreç eylemleri bunlar. O yüzden tek bir olaya bakarak, 'IŞİD'in hedefi budur' demek, çok doğru değil. Bunlar süreç ve süreli eylemler."

Yarar, "saldırıda Atatürk Havalimanı'nda güvenlik zafiyetinin yaşanıp yaşanmadığına" ilişkin ise "Olay yerinde bir güvenlik zafiyeti olma ihtimali çok zayıf. Çünkü polisler zaten erken fark ediyor. Güvenlik zafiyeti sıkıntısı olmayabilir, oradaki polisler erken fark etmiş olabilir, çünkü onların görevi içeri girerken bu aramaları yapmak, onu başarmışlar. Ama istihbarat anlamında oraya gelinceye kadar teröristlerin takibinde bir sıkıntı olduğu çok net ortada." değerlendirmesinde bulundu.

- "Son derece vahim ve kritik bir saldırıdır"

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, planlamanın daha önceden stratejik şekilde yapıldığını, Türk ekonomisini, ulaşımını, turizmini hedef alan planlı bir silahlı saldırı eylemi olduğunu söyledi.

Eylemin ana mesajının turistlerin Türkiye'ye gitmemesini sağlamak olduğunu belirten Caşın, "Özellikle de hem Türk hem dünya kamuoyunda korku ve panik yaratarak, Türkiye'nin güvenli ülke olmadığı imajının yaratılması amaçlanmıştır. Son derece vahim ve kritik bir saldırıdır." dedi.

Ramazan Bayramı dolayısıyla Türk vatandaşlarının da tatil için hareket halinde olduğunu ve daha çok hava yolunu tercih ettiğini, eylemin Türk vatandaşlarını da korkutmayı amaçladığını ifade eden Caşın, şu görüşleri dile getirdi:

 "Türkiye'nin İsrail ile istihbarat ve ekonomik alandaki iş birliği ve ilişkilerin normalleşmesi için mutabakatın imzalanması, burada PKK terör örgütü ve IŞİD'le ortak bir cephe açılacağı yolunda bir kanaatin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Aynı şekilde Rusya ile de normalleşme... Bunun üçüncü bacağı Mısır ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin düzeltilmesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının bir şekilde Türkiye üzerinden giderilmesiydi." 

Caşın, uluslararası terör örgütünü maşa olarak kullanan büyük güçlerin, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi olarak son 6 ayda PKK terörüyle mücadelesinin kırılmasını, Türkiye'de demokrasi ve insan haklarının olmadığı bir ülke konumunda kara propaganda yürütülmesini amaçladığını kaydetti.

Saldırıya ilişkin Caşın, "İki emniyet bariyeri var burada, bunu bildikleri için içeriye girememişlerdir. Bu sebeple dışarıdan ağır silahlar ve bombalarla içeriye girmişlerdir. Teknik donatımı yüksek bir eğitim aldıklarını ve DAEŞ terör örgütü olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

- "Korkuya ve kaosa sebebiyet verilmek isteniyor"

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar da eylemle çok daha ağır bir bilanço hedeflendiğini belirterek, zaiyatın temel sebebinin uzun namlulu silahların etkisi olduğunu söyledi.

Canlı bombaların üzerindeki patlayıcıların, amacına ulaşamadığını ifade eden Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar dışarıda patladı, içeriye girmiş olsalardı Türkiye açısından tarihindeki en zor günlerden birini yaşardı. Eylemin oluş biçimi, yapılış tarzı, geçmişteki yaptıkları eylemlerle benzerliği, IŞİD'in ramazandan önce yaptığı açıklamalar ve iddialar, ABD'nin olay günü içerisinde kendi vatandaşlarına 'Türkiye'ye seyahat etmeyin' uyarısında bulunması böyle bir eylemle ilgili istihbarat verisinin elinde olduğuna dair bir işaret üretiyor. Çok kuvvetli ihtimalle eylemin radikal dinci terör örgütü IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz."

Türkiye'nin İsraille anlaşma yapmasından memnun olmayan bir iradenin bu işi yapmış olabileceğine dikkati çeken Ağar, DAEŞ'in tabanının bu durumdan rahatsız olup eyleme imza attığı görüşünü kaydetti.

AA | Kamupersoneli.net
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.