GÜNÜN MANŞETLERİ

İbrahim Kalın: "FETÖ'nün İadesi Elbette Gündeme Gelecek!"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çin'de yapılacak G20 Zirvesi'nde , ABD Başkanı ile yapılacak görüşmede FETÖ ....

- Bu haber 109 kez okundu.

İbrahim Kalın: "FETÖ'nün İadesi Elbette Gündeme Gelecek!"
 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Çin'de yapılacak G20 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama'nın gerçekleştireceği görüşmeye ilişkin, "Uzun bir gündemimiz var. FETÖ'nün iadesi meselesi de elbette gündeme gelecek." dedi. 
Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.

G20 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Obama ile gerçekleştireceği görüşmede, Fetullah Gülen'in iadesi ile konunun da gündeme getirilip getirilmeyeceği sorulan Kalın, Erdoğan-Obama görüşmesinde bu konunun da gündeme geleceğini ama görüşmede aynı zamanda uzun bir konular listesinin de bulunduğunu bildirdi. 

Kalın, "Uzun bir gündemimiz var. FETÖ'nün iadesi meselesi de elbette gündeme gelecek. Geçen hafta burada bulunan ABD Başkan Yardımcısı Sayın Biden'la yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bu konuyu elbette biz tekrar gündeme getireceğiz. Tabii ki Sayın Biden, konuyu, buradaki görüşmeleri, bizim bakış açımızı, kendisine sunduğumuz hususları Başkan Obama ile paylaşmıştır. O da belli bir hazırlıkla mutlaka gelecektir." diye konuştu. 

Türkiye'nin beklentisinin Gülen'in iadesi olduğunu vurgulayan Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"İade edilme süreci yaşanırken de gene suçluların iadesi anlaşması çerçevesinde öncelikle gözaltı yapılmasıdır. Bu da anlaşmada bulunan bir husustur. Mahkeme kararını verene kadar da ABD'nin atabileceği bir takım adımlar var çünkü bu terör örgütü şu anda orada elini kolunu sallayarak kendisinin bu suç imparatorluğunu yönetmeye devam ediyor. Basın, finans, okullar vesaire üzerinden bu faaliyetlere devam ediyor. Tabii ki buna göz yumulması kabul edilebilir bir durum değil. Bunları gene Sayın Obama ile yapacağımız görüşmede dikkatlerine getireceğiz." 

- "Terörle mücadelede kararlılığımız tamdır" 

Kalın, Wall Street Journal Gazetesi'nde yer alan "DAEŞ operasyonları ve DAEŞ'le mücadele konusunda Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğinin çöktüğü ve Türkiye'nin habersiz bir şekilde Fırat Kalkanı Harekatı öncesi tetiğe bastığı" iddialarına yönelik soruya, harekatla ilgili ABD'ye, Rusya'ya ve uluslararası koalisyona gerekli bilgilendirmelerin zamanında yapıldığını belirtti.

Kalın, şöyle devam etti:

"Bu bilgilendirmeler üzerine ilgili taraflar, ne zaman ne şekilde adım atmıştır, atmamıştır, bunu nasıl değerlendirmiştir bu onların bileceği bir şeydir. Biz önceliklerimiz çerçevesinde, koyduğumuz hedefler bağlamında ve şeffaf bir şekilde bu operasyonu yürüttüğümüzü zaten ifade ettik. Bu konuda bilgi paylaşımı da yaptık. Daha öncesinde de hem buradaki yetkililer hem diğer kanallar üzerinden bizzat bizim yürüttüğümüz kanallar üzerinden de bu bilgilendirmeler yapıldı. DAEŞ'le mücadele, terörle mücadele konusunda bizim kararlılığımız tamdır. Tabii ki aynı kararlılığı biz muhataplarımızdan da beklemek durumundayız." 

Kalın, bir gazetecinin "PYD'nin tavrına göre, Türkiye'nin yürüttüğü operasyonların şekli ve kapsamında bir değişiklik gündeme gelebilir mi? Örneğin, Afrin'e yönelinebileceği yönünde bir yorum yapıldı. Türkiye'nin böyle bir gündemi olabilir mi?" şeklindeki sorusuna karşılık ise 90 kilometrelik hat üzerinde, çeşitli noktalarda DAEŞ unsurlarının bulunduğunu bildiklerini ve önceliğin bu hattı temizlemek olduğunu dile getirdi. 

- "400 küsür kilometrekarelik alan başarılı bir şekilde temizlendi" 

Suriye ile Türkiye'nin uzun bir sınırı olduğuna dikkati çeken Kalın, daha sonra ise oluşabilecek terör tehditlerine karşı gerekli tedbirleri almaya devam edildiğini bildirdi. 

Kalın, "Öncelikli konu Cerablus'tan başlamak üzere bu bölgenin temizlenmesidir ki şu an itibariyle zaten 400 küsür kilometrekarelik alan gayet başarılı bir şekilde temizlendi. Bunun devam etmesi, elbette bizim önceliklerimiz çerçevesinde 90 kilometrelik hat üzerinde gerçekleştirilecektir. Tabii ki sahadaki gelişmeleri de çok yakından takip ettiğimizi tekrar ifade etmek isterim." dedi. 

Bir başka gazetecinin "Türkiye'nin Suriye'de son dönemdeki başarılar konusundaki değerlendirmesi nedir, özellikle ABD'den ve Avrupalı müttefiklerinden gelen son açıklamalar çerçevesinde şu anda hangi stratejik hedefler izleniyor?" sorusunu da yanıtlayan Kalın, Türkiye'nin öncelikli hedefinin Suriye sınırında DAEŞ, YPG ve benzeri terörist yapılanmanın ortadan kaldırılması olduğunu vurguladı. 

Kalın, şunları ifade etti:

"Biz hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bunu farklı şekillerde yansıtmaya çalışan birtakım açıklamaların yapıldığını daha önce de ifade ettim. Buradaki birinci amacımız, DAİŞ terör örgütü ve diğer terör unsurlarına karşı gerekli adımları atmaktır. Bunu özellikle Kürtlere karşı yapılan bir hareket gibi göstermeye çalışmak, tamamen terör örgütü PKK'nın ve onun Suriye uzantısının propagandasından ibarettir." 

"Batı'nın terör örgütü DAEŞ'e karşı muhatap olarak PYD'yi kabul ettiği hatırlatılarak, Türkiye'nin Özgür Suriye Ordusu'nun muhatap olarak kabul edilmesi gerektiği mesajını verip vermeyeceği ve PYD'ye ABD'nin sağladığı lojistik desteğin sürüp sürmediği" sorusuna Kalın, PYD ve YPG'ye verilen destek konusunda Türkiye'nin tavrının hep net olduğu cevabını verdi. 

Kalın, bir terör örgütünün bir başka terör örgütüyle alt edilemeyeceğini belirterek, Suriye topraklarında da bu gerçeği artık herkesin net bir şekilde görmesi gerektiğini ifade etti. 

Suriye muhalefeti içerisinde desteklenmeyi hak eden, desteklendiği zaman sahada netice alabilecek grupların olduğunun aslında baştan beri belli olduğunu vurgulayan Kalın, "Hatta biraz daha geriye gidelim Suriye muhalefeti hem Suriye Ulusal Konseyi siyasi kanadı hem de Özgür Suriye Ordusu askeri kanadı olmak üzere bu yapılanma aslında 2012-2013 yıllarında gene uluslararası koalisyonların istişareleri sonucunda ortaya çıkartılmış bir yapıydı. Maalesef daha sonra ilgili ülkelerin politikalarındaki ani, beklenmedik ve bizim de anlamakta zorlandığımız değişiklikler neticesinde Suriye muhalefetinin birlik ve beraberliği akamete uğradı." değerlendirmesinde bulundu. 

Kalın, şimdi tekrar bir toparlama dönemine girildiğini belirterek, "Bizim görüşümüz, 2011 senesinde, 2012'nin başında 100'den fazla ülkenin Suriye Halkına Destek Platformu çerçevesinde tanıdığı, Suriye halkının temsilcisi olarak tanıdığı muhalefete destek vermesidir. Bunlar neden unutuldu? Bu planlar neden bir kenara bırakıldı, geriye doğru tabii ki sorgulamak lazım." diye konuştu. 

- "Türkiye'nin güvenliği, bölgenin güvenliğidir" 

Bu süreçte Türkiye'ye yönelik de "DAEŞ'e karşı mücadele etmiyor, yabancı terör savaşçılarının geçişine izin veriyor." gibi birçok haksız suçlamanın yönetildiğine işaret eden Kalın, DAEŞ'e karşı etkin ve başarılı bir mücadele yürütüldüğü, bu süreçte ise bunu lekelemeye yönelik açıklamaların, yayınların yapıldığını ve ister istemez bu açıklamaların arkasında yatan düşünceyi sorgulamaya başladıklarını belirtti. 

Kalın, Türkiye'nin terörün her türlüsüne karşı olduğunu, DAEŞ, PKK, YPG, DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütlerine karşı verdiği mücadelenin çok açık bir şekilde ortada olduğuna değindi. Türk halkının bunu anladığını ama dünyanın da bunu anlamasını umduklarını belirten Kalın, Türkiye'nin şu anda üç terör örgütüne karşı mücadele verdiğini vurguladı. 

Bunlardan ilkinin terör örgütü PKK olduğunu, bu örgüte karşı verilen mücadelede herhangi bir geri adımın söz konusu olmadığını bildiren Kalın, "İkincisi DAİŞ ya da IŞİD'dir. Bazen bu da çok tartışılıyor, 'Niye IŞİD demiyorsunuz?' diye. Hayır, DAİŞ de onun Arapçasının kısaltılışı ama özellikle içinde İslam kelimesi geçtiği için bu elbette bizi rahatsız eden bir durumdur. İslam'la şiddeti, kafa kesmeyi, terörü bir araya getiren bir zihniyet olduğu için biz buna şiddetle karşı çıkıyoruz. O yüzden de DAİŞ diyoruz." dedi.

Kalın, Türkiye'nin üçüncü olarak da FETÖ ile mücadele ettiğini vurgulayarak, "Aynı anda üç terör örgütüne karşı mücadele eden bir ülkenin bu samimi gayretlerini başka yerlere çekmeye çalışmak tabii ki ne dostluk ilişkileri ile ne de anlamlı ve doğru bir güvenlik konseptiyle bağdaşabilir. Türkiye'nin güvenliği, bölgenin güvenliğidir. Bölgenin güvenliği aynı zamanda Avrupa'nın güvenliğidir, başka bölgelerin güvenliğidir. Türkiye'yi zaafa uğratarak kendilerine siyasi çıkar elde etmeye çalışanlar aslında bu konseptlerini, bu bakış açılarını artık ciddi bir şekilde gözden geçirmek durumundadırlar." ifadesini kullandı. 

- "Terörle mücadeleden vazgeçecek değiliz" 

Kalın, bir gazetecinin "Amerika, koalisyon güçleri, Türkiye'nin terör örgütleri DAEŞ, YPG ile mücadelesinde Türkiye'yi yalnız mı bırakmak istiyor?" sorusuna karşılık, "Yani onlar yanımızda olur, olmaz. Terörle mücadele Türkiye'nin bir önceliğidir ve kendi belirlediği öncelikler ve hedefler çerçevesinde bu mücadeleyi sürdürecektir." diye konuştu. 

Terörizmin küresel bir sorun olduğuna dikkati çeken Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hiçbir ülke terörle tek başına mücadele edemez. Bunun son 3 senede örneklerini defalarca gördük. Bağdat'ta, İslamabad'da, Lahor'da, Paris'te, Brüksel'de, Nijerya'da, İstanbul'da, Diyarbakır'da, Ankara'da dünyanın her yerinde gördük. Dolayısıyla böyle bir küresel sorunla mücadele, ancak küresel bir işbirliği ile mümkün olabilir. Bizim bu konuda elbette işbirliği ve ortaklık beklentimiz vardır. Bu da meşru bir taleptir ama birileri bize destek vermiyor diye biz de terörle mücadeleden vazgeçecek ya da geri adım atacak değiliz. Türkiye'ye terörle mücadelesinde destek vermek aslında o ülkelerin de menfaatinedir. Umarım bu gerçeği kendileri de en kısa zamanda görürler."  

- Adil Öksüz'ün yakalanmasına yönelik çalışmalar 

Kalın, FETÖ'nün "hava kuvvetleri imamı" olduğu öne sürülen Adil Öksüz'ün hala neden yakalanamadığı ve korunduğuna yönelik bugün bir gazetede yer alan köşe yazısı hatırlatılarak Öksüz'ün yakalanmasına yönelik çalışmaların ne aşamada olduğu sorusu üzerine ise "Bu kişinin darbenin kilit isimlerinden biri olduğu konusunda en ufak bir tereddüt yok. Şu ana kadar çıkan bilgiler, belgeler, görüntüler, bağlantılar ve verilen ifadeler de zaten bunu teyit ediyor. Şu anda çok kapsamlı bir arama çalışması devam ediyor. Ben eninde sonunda adaletin önüne çıkartılacağından eminim." dedi. 

Kalın, Öksüz'ün yakalanması ile ilgili güvenlik, istihbarat, dış misyonlar, diplomatik kanalların tamamının harekete geçtiğine işaret ederek, "Onun gibi başka bu işin içerisinde olan isimler vesaire de çıkabilir. Bununla ilgili en kısa sürede derdest edilmek suretiyle adaletin önüne çıkartılacak. Böylece milletimiz ve dünya da bu terör örgütünün, bu kült hareketinin gerçek yüzünü bu vesileyle görmüş olacaklar." ifadesini kullandı.
Anahtar Kelimeler:
FetöFetö Iadesi
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.