GÜNÜN MANŞETLERİ

Konya Dünya Müslüman Alimler Birliği’ne Ev sahipliği Yapıyor

İslam Dünyası Turizm Başkenti Konya, 25 ülkeden 63 alimin katılacağı Dünya Müslüman Alimler Birliği Toplantısı’na ev sahipliği yapıyor.

- Bu haber 61 kez okundu.

Konya Dünya Müslüman Alimler Birliği’ne Ev sahipliği Yapıyor
Konya'da 25 ülkeden 63 alimin katıldığı Dünya Müslüman Alimler Birliği Toplantısına ev sahipliği yapıyor. Toplandı 6 Ağustos'da sona erecek.

- Sudan Müftüsü Beşir:
- "İslam dünyasında tek bir merkez yerine, Kudüs, Bağdat, Medine, Horasan ve Konya gibi birçok merkez bulunmaktadır. Bu durum bizim medeniyetimizi ve kültürümüzü geliştirmiş ve olumlu etkilemiştir"
- Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı İkrime Said el-Sabri:
- "Tüm engellemelere rağmen halk, Kudüs'ü savunmaya devam ediyor. Bu mücadelemizde Türkiye bize nefes vermektedir"
- Suudi Arabistanlı din adamı Selman bin Fahd el-Adve:
- "Türkiye, milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan ve onları kurtaran bir gemidir"
- Sudan Müftüsü İsam El-Beşir, "İslam dünyasında tek bir merkez yerine, Kudüs, Bağdat, Medine, Horasan ve Konya gibi birçok merkez bulunmaktadır. 

Bu durum bizim medeniyetimizi ve kültürümüzü geliştirmiş ve olumlu etkilemiştir." dedi.

Konya'da bir otelde düzenlenen Dünya Müslüman Alimler Birliği Toplantısı kapsamında, "İslam Dünyasının Kadim Şehirleri: Medine, Kudüs, Konya" başlıklı panel gerçekleştirildi.

Beşir, yaptığı konuşmada, başarısız darbe girişimine karşı Türkiye halkını direnişinden dolayı kutladı.

Üç kutsal kenti konuşmak için bir araya gelindiğini anlatan Beşir, "İslam dünyasında tek bir merkez yerine, Kudüs, Bağdat, Medine, Horasan ve Konya gibi birçok merkez bulunmaktadır. Bu durum bizim medeniyetimizi ve kültürümüzü geliştirmiş ve olumlu etkilemiştir. 

Atalarımızın bıraktığı bu ortak mirası daha ileriye götürmemiz gerekmektedir. Kendini geliştirmeyen yok olmaya mahkum olur." diye konuştu.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Kutlu da panel boyunca tüm dünyaya güçlü mesajların verileceğini, Konya, Kudüs ve Medine'nin Müslümanların ortak tarihini ve medeniyetini oluşturan şehirler olduğunu vurguladı. 

- "Türkiye bize nefes vermektedir"

Kudüs Yüksek İslami Heyeti Başkanı İkrime Said El-Sabri de darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan Türk halkını ve Cumhurbaşkanını kutladığını söyledi.

Türk halkının liderinin arkasında sapasağlam durup darbeyi önlediğine işaret eden Sabri, "Kudüs, dünyanın en eski şehridir. Müslümanlara Kudüs şehrini unutturmaya çalışıyorlar. Tüm engellemelere rağmen halk, Kudüs'ü savunmaya devam ediyor. Bu mücadelemizde Türkiye bize nefes vermektedir. Türkiye’nin Kudüs ile ilişkisi çok eskiye dayanmaktadır." dedi.

- ''Türkiye, milyonlarca mülteciyi kurtaran bir gemidir''

Suudi Arabistanlı din adamı Selman bin Fahd El-Adve, ise darbe başarılı olsaydı Türkiye'nin de Suriye gibi olabileceğini belirtti.

"Türkiye milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan ve onları kurtaran bir gemidir" diyen Adve, dünyanın her yerindeki Müslümanların darbeye karşı halkın tutumunu çok iyi gördüğünü, Türk halkının darbeye karşı tavrının her Müslümana ilham verdiğini bildirdi.

- "Devletler ekonomi üzerine oluşmaktadır" 

Panelin ardından Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Muhyiddin Ali Karadaği tarafından "İslam Ekonomisi" konulu konferans verildi.

Ekonomi alanının politikadan uzak olmadığını belirten Karadaği, politika ve ekonominin 25 yıl önce bir paranın iki yüzünü teşkil ettiğinin bilindiğini fakat daha sonra bu politikanın değiştiğini aktardı.

Şimdi ekonominin politikadan daha önce geldiğine işaret eden Karadaği, "Ekonomi çok önemli bir husustur. Devletler ekonomi üzerine oluşmaktadır. 

İslam ümmeti ve gayrimüslimler inanç ve imandan sonra ancak parayla ayakta durabiliyor. Çünkü gerçekten kalkınma, ilerleme ekonomiyle gerçekleşmektedir. 

Bundan dolayı da ekonomik sermaye çok önemlidir. Sermaye ve ekonomi bir ümmetin kalkınması için araç oluyorsa iman ve inançtan sonra geliyorsa bu ilim çok önemlidir. İşte bu ilime de ekonomi adı verilmektedir." diye konuştu. 

Geleneksel ve katılım bankacılığından da bahseden Karadaği, şöyle devam etti:

"Her şeyden önce şirketlerin kuruluş amaçlarına bakmak lazım. Mesela geleneksel bankaların amaçlarına bakarsak kredilerden, faizlerden oluştuğunu görürüz. İşler faiz ve kredi üzerine kurulur. Sanayi bankası, tarımsal banka diye bankacılıklar da var. Sanayi sanayicilere, tarım da çiftçilere kredi veriyor ancak İslami bankalar şeriatın hükümlerine dayalı bankacılıktır. Yani aslında İslami bankacıları övüyor anlamında söylemiyorum. Şu anki katılım bankalarının eksikleri var. İki bankacılık arasında çok fark var. İslami bankacılık görüş alır. Geleneksek bankalar 450 yıldır dünyada vardır. Anlayış faiz bakımından hiç değişmedi. Krediyi faizle alıp, faizle başkasına veriyor. Adı sıfır faiz olsun, faiz faizdir."

Karadaği, İslam bankacılığının kar payı üzerinden işlem yaptığını, bunun da şeri olduğunu söyledi.

Bu iki banka arasında söylenenlerin bir takım spekülasyonlara sebep olduğunu aktaran Karadaği, "İslam bankası bir kişiye para verdiğinde 50 sözleşme söz konusu oluyor. Faiz bankacılığı 1 tek sözleşmeye bağlıdır. İslam bankacılığında kar elde etme, pazarlık, katılımcılık gibi birçok sözleşme vardır. Dolayısıyla bu benzetme, aslında komplonun bir parçasıdır. Batılıların her alanda Müslümanları umutsuzluğa bırakması devam etmektedir." ifadelerini kullandı.


Kamupersoneli.net | AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.