Toplu Mezar İddiaları

"Dersim olayları"'nda öldürülen kişilere ait olduğu iddia edilen ve savcılık talimatıyla 2015 yılında yapılan kazı çalışmasında çıkarılan kemikler, DNA testi işlemlerinin ardından törenle defnedildi

Toplu Mezar İddiaları

"Dersim olayları"'nda öldürülen kişilere ait olduğu iddia edilen ve savcılık talimatıyla 2015 yılında yapılan kazı çalışmasında çıkarılan kemikler, DNA testi işlemlerinin ardından törenle defnedildi

04 Mayıs 2016 Çarşamba 15:45
Toplu Mezar İddiaları

Tunceli'nin Hozat ilçesinde "Dersim olayları" sırasında öldürüldüğü iddia edilen kişilere ait toplu mezar bulunduğu iddiaları üzerine 2015 yılında yapılan kazı çalışmasında çıkarılan ve DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilen kemikler, işlemlerin tamamlanmasının ardından törenle tekrar defnedildi.

Hozat'a bağlı Karabakır köyü Sekesure mevkisinde düzenlenen defin töreni, Dersim olaylarında yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Yapılan konuşmaların ardından aile adına hukuki süreci anlatan avukat Cihan Söylemez, Haziran 2014'te söz konusu alanda anıt mezar yapmak için çalışma yürüten aile bireylerinin, insan kemiklerine rastlamaları üzerine Hozat Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduklarını anımsattı.

Başvuru sonrasında Hozat Cumhuriyet Başsavcılığının 14-15 Nisan 2015 tarihlerinde adli tıp uzmanları eşliğinde yapılan kazı çalışmasında çıkarılan çıkan kemik ve kişisel eşyaların incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp kurumuna gönderildiğini belirten Söylemez, şunları ekledi:

"2014 yılında başlayan hukuki mücadelenin sonunda, ilk defa Dersim Tertelesi ile ilgili resmi makamlar tarafından 2015 yılında adli tıp kazısı yapılmış ve adli tıp kazısı sırasında çıkan naaşlar üzerinde İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından incelemeler başlatılmıştı. Sekesure'deki adli tıp kazısında şu sonuçlar çıkmıştır. Toplu mezardan naaşları çıkan canlarımızın 2'sinin 13-14 yaşlarında, 2'sinin 9-10 yaşlarında, birinin 4-5 yaşlarında, birinin 5-6 yaşlarında, birinin ise 6-7 yaşlarında olduğu, dolayısıyla da 7'si çocuk olmak üzere 11 farklı kişiye ait naaşların tespit olunduğu, olay tarihinin 50 yıldan daha fazla olarak tespiti ve kazı alanında katledilenlerin isimlerinin bulunduğu mühürlerin çıkması bir arada değerlendirildiğinde olay tarihinin 1938 yılı olduğundan şüphe kalmadığı, kazı alanında çok sayıda mermi çekirdeği ve boş kovan kapsülünün bulunduğu, bulunan bu kapsüllerin toplu tabancalarda kullanılan ordu mühimmatı olduğu nazara alındığında, canlarımız sadece yakılarak değil aynı zamanda kurşunlanarak da öldürüldüklerine ilişkin olay öyküsünün hakikat olduğu bizlere kanıtlanmıştır."

Adlı tıp raporunun ardından olayda yaşamını yitirenlerle eşleştiği değerlendirilen 10 kişinin isimlerini okuyan Söylemez, "2015 Nisan ayı içinde yapılan adli tıp kazı çalışmaları sonrası bir başka sonuç daha ortaya çıkmıştır. Bu sonuç Baran ve Canan ailesine mensup fertlerin iki ayrı yerde öldürüldükleri gerçeğidir. Zira toplu mezar kazı sahasında sadece 13 canımıza ait kafatasının bulunmuş olması 11 aile ferdinin, bu mezranın farklı bir yerinde öldürüldüğünü ve ikinci bir toplu mezarın olduğunu bizlere anlatmaktadır. İkinci bir toplu mezarın açılması için de yakın zamanda yeni bir hukuki sürecin başlaması gerektiği aşikardır." dedi.

Konuşmaların ardından bir tabuta konulan kemikler omuzlarda taşınarak adli tıp kazısı yapılan alanın yanı başına tek mezarda defnedildi.

Törene, Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Ali Bul, Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak, çeşitli siyasi parti temsilcileri, yurt dışından ve yurt içinden bazı akademisyenler, aile fertleri ve vatandaşlar katıldı.

Olayın geçmişi

Hüseyin Baran ve akrabaları, 1937-1938 yıllarında Dersim olayları sırasında yaşamını yitiren aile bireylerine Hozat ilçesine bağlı Karabakır köyü Sekesure mevkisinde anıt mezar yapmak için yürütülen çalışmalar sırasında insan kemiklerine rastlanması üzerine Hozat Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığınca 14-15 Nisan 2015'te bölgede, cumhuriyet savcısı, olay yeri inceleme ekipleri ve adli tıp kurumu uzmanları nezaretinde kazı çalışmaları başlatılmıştı.

Kazı çalışmasında bütünlük arz eden 13 kafatası, çok sayıda kemik parçası, boş mermi kovanları, cep aynaları, üzerinde "Hasan" ve "Halil" yazılı 2 mühür bulunmuştu. Kemikler, DNA tespiti ve incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. İstanbul Adli Tıp Kurumunda işlemleri tamamlanan kişisel eşyalar ve kemikler, 13 Nisan 2016 tarihinde aileye teslim edilmişti.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.