GÜNÜN MANŞETLERİ

CHP' den Flaş Hareket! Türkiye Geneli Miting Düzenleniyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), MYK toplantısı çerçevesinde önemli kararlara imza attı. Bu toplantı sonrasında basına yansıyan önemli gelişmelerden bir tanesi de düzenlenecek olan Türkiye geneli mitinglerdi. İşte o detaylar...

- Bu haber 1545 kez okundu.

CHP' den Flaş Hareket! Türkiye Geneli Miting Düzenleniyor!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin, "İktidar partisinin bu yolda adım atmasını kolaylaştıran üçüncü muhalefet partisi yetkililerine şu soruyu sormak gerekiyor: 'Başından beri başkanlık sistemine karşı çıkan bu muhalefet partisi ne oldu da tabanlarının çok duyarlı olduğunu bildiğimiz, Türkiye'nin bekasının tartışıldığı bir pozisyona sürüklendiler siyaseten? Ne oldu?' Bu soruyu sormak siyaseten hakkımız." dedi. 

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. 

MYK'ya ilişkin bilgilendirmeyi Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke'nin yurt dışında görevde olması sebebiyle CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç yaptı.

Koç, ağırlık olarak siyasetin anayasa tartışmalarına kilitlendiğini belirtti. İktidar yetkililerinin Türkiye'yi bugün getirdikleri noktada sorumluluklarını unutturmak için adeta "Kandırıldık ey halkım bizi unutma" tarzında, kamu spotları gibi sürekli açıklama yaptıklarını ifade eden Koç, açıklamalarının çoğunun akla ziyan olduğunu savundu. 

Türkiye'nin 15 Temmuz sonrasında değişik bir atmosfere büründüğünü dile getiren Koç, şöyle devam etti:

"Şunu baştan söyleyim ki demagoji yapılmasın, iktidar yetkilileri olayı saptırmasın. Darbe girişiminin sorumluluları kimse, bunlar yakalanıp hukuk devleti kuralları içerisinde mutlaka yargılanmalı. Bunda hiç şüphe yok. Fakat bizim sorduğumuz şu: '15 Temmuz'a Türkiye nasıl geldi? Bu yolun taşları nasıl, hangi ortaklıklarla döşendi? Kimlerin siyasi çıkar beklentileriyle döşendi?' Biz bunları soruyoruz. Sorduk mu çıt yok. Sorular çok açık, Türkiye 15 Temmuz'a nasıl geldi? Bir korku toplumu oluşturuldu 15 Temmuz'dan sonra. İnsanlar düşüncelerini ifade edemez duruma getirildi. Toplumun her alanında baskı kuruldu. İnsanların üzerine öyle bir karanlık çöktü, kişiler taraf olduklarını beyan etmeye başladılar. İktidarı bu da doyurmadı, 'Yetmez, benim projeme herkes yandaş olacak' demeye başladı."

Böyle bir toplumda Türkiye'nin geleceğine yön verecek bir anayasanın tartışıldığını belirten Koç, "Açık söyleyeyim, Türkiye'yi bölünmeye götürebilecek bir anayasa tartışmasından söz ediyoruz. Hangi ortamda? OHAL ortamında, demokrasinin kısıtlandığı ortamda, haksız tutuklamaların, gözaltıların, düzmece kurgu davaların gündeme getirilip insanların hapsedildikleri ortamda...." diye konuştu.

- "Üçüncü muhalefet partisi" 

Böyle bir ortamda Türkiye'nin bekasının tartışıldığını yineleyen Koç, hala 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılmadığını ifade etti. Sordukları sorular yanıtsızken iktidar yetkililerinin "Başkanlık da başkanlık" dediğini savunan Koç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar tartışılıp, demokrasi güçlendirilmeye çalışılacakken birden bu başkanlık tartışmaları üçüncü muhalefet partisinin sürpriz çıkışıyla gündeme taşındı. İktidar, heveslisi olduğu bu süreci, bu sürpriz çıkış üzerine kullanmaya başladı. Türkiye'nin beka sorununun tartışılacağı bir süreç işlemeye başladı. Mevcut Cumhurbaşkanının eylem ve fiillerinin anayasal sınırların içine çekilmesi gerekiyor değil mi?"

Türkiye'nin, cumhurbaşkanlığı seçiminden itibaren bu durumu yaşadığını dile getiren Koç, "Birden bire olay bu üçüncü muhalefet partisinin sürpriz destek çıkışının ardından, 'Anayasa, mevcut Cumhurbaşkanının eylem ve fiilleriyle istek, arzu ve beklentilerine göre nasıl oluşturulabilir?' Olay tersine döndü. Yani, mevcut Cumhurbaşkanının fiil ve eylemleri anayasal sınırları içine çekilmesi gerekirken, tam tersine 'Bu fiil, eylemlere, nasıl hukuki anayasal süreç kazandırabiliriz', tartışma buna evrildi."

CHP'nin geçen hafta bir anayasa çalıştayı yaptığını hatırlatan Haluk Koç, bu çalıştayla CHP'nin anayasal vizyonunun bir kere daha kamuoyuyla paylaşıldığını aktardı.

Koç, "Çalıştayla, parlamenter demokrat sistemi tahkim eden, güçler ayrılığı ilkesini kurumsallaştıran, demokrasiyi Cumhuriyet'in üzerinde geliştiren tüm kavramları, demokratik, özgürlükçü, sivil, katılımcı kuruluş ilkelerini koruyan bir anayasa çerçevesinin ele alındığı ifade edildi." dedi.

- "Yasama, yürütme, yargı tek kişide toplanacak"

Türkiye'nin bir dönemece geldiğini, bir kavşak noktasında bulunduğunu işaret eden Koç, şöyle konuştu:

"Getirilmek istenen sistemde cumhurbaşkanı bir ya da iki yardımcıyla seçilecek. Bu kişi aynı anda yasama organını oluşturacak olan milletvekilleri seçimleriyle birlikte seçilecek. Partisinin de başında o kişi. Dolayısıyla aynı gün kendisi seçildiği gibi, kendisinin listeye koyduğu yasama organını oluşturan üyeler de seçilecek. Bir ayrı güç var mı burda? Yok. Bu yasama organı içerisinden yürütme seçilecek. Üçte biri böyle, üçte ikisi dışarıdan. Dışarıdan atanan zaten tam biat eden kadrolardan olacak. Üçte biri de Mecliste seçilenlerden olduğu için, seçilenleri de o kişi yazdığı için biat kadrosu devam ediyor. Yasama, yürütme tek kişide.

Yüksek yargı organlarının seçiminde, yarısını cumhurbaşkanı atayacak, yarısını Meclis belli bir turdan sonra, belli bir çoğunlukla seçecek. Bu ne demek? Yasama organını sen oluşturdun, içinden çıkan yürütmeyi sen oluşturdun, yargı organlarının yarısını sen atadın. Meclisin seçmesi gerekenler de senin seçtiğin adamlar tarafından senin önerdiklerinden seçilecek. Yasama, yürütme, yargı tek kişide toplanmış olacak."

"Sonuç, tek kişi idaresi, baskı, topyekün macera, bilinmezlik, yaşadığımız coğrafyada eğilip bükülmelerle bölünmeye, federatif yapıya gidecek bir Türkiye, Türkiye'nin bekasının tartışılacağı bir siyasi sonuç." diyen Koç, CHP'nin kurucu değerlere bağlı, özgürlükçü, güçlü sosyal devlet öngören, parlamenter sistemi esas alan, güçler ayrılığına dayalı, tek kişinin idaresinde olmayan bir yapıyı, denge ve denetleme mekanizmaları olan güçlü ve bağımsız yargıyı kuran, özerk kuruluşlarını güçlendiren bir anayasa çatısını istediğini söyledi.

Koç, parti olarak, böylece güçlerin tek elde toplanmadığı, paylaşıldığı bir sistemi önerdiklerini vurgulayarak, CHP'nin tezinin etkin ve güçlü yasama, denetlenebilir bir yürütme ve bağımsız yargı, güçlerin uyumlu çalıştığı bir parlamenter demokratik sistem olduğunu dile getirdi.

- "Elinizi vicdanınıza koyun"

Koç, "Tek kişinin hezeyanlarına, hırslarına, isteklerine, tatminsizliklerine teslim edilecek bir Türkiye. Nerede? 2010'lu, 2020'li yıllarda dünyanın en nazik coğrafyasında varlık savaşı verecek bir Türkiye'nin tek kişiye teslimi..." diyerek, yurttaşların, yurtseverlerin, birlikteliği, kardeşliği, bütünlüğü savunan, "Türkiye'nin bekası olmazsa olmazımız" diyen siyaset erbabının elini vicdanına koymasını istedi. 

İki seçenekten birinde macera ve bilinmezliklerin bulunduğunu ileri süren Koç, diğer tarafta ise birbirini denetleyen, kişisel hak ve özgürlüklerin kurumsallaştırıldığı, demokratik, özgürlükçü, kurucu değerlerine bağlı, iç içe geçmiş güçlü demokratik parlamenter bir sistemin öngörüldüğünü söyledi. 

Vatandaşlardan tavır almalarını isteyen Koç, "Demokrasiye ve Cumhuriyet'e inanan tüm yurttaşlarımız, Türkiye'nin bekasına, birlik ve beraberliğine zarar gelmesini istemeyen tüm yurtsever insanlarımız, faşist ve otoriter yönetim anlayışının ülkeyi giderek yalnızlaştırmasına tepki gösterecek tüm demokratları, hukuk devletinin yok edilerek adaletin birkaç kişinin iki dudağı arasında hapsedilmesinin toplumu çökerteceğini gören tüm duyarlı insanlarımızı bu konuda tavır almaya çağırıyoruz." diye konuştu.

Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, üzerimize düşen siyasi mücadeleyi yapacağız Parlamentoda, ne pahasına olursa olsun yapacağız. Tavır alın, susmayın, korkmayın. Bu ülke, rejim, beka sorunu. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri en kritik tartışma noktalarından birine geldi. Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Başkanlık ve tek kişi yönetimi arzusu değil sorun, sorun Türkiye'nin bekası sorunudur. Sorun, Türkiye'nin çözülmemesi sorunudur. Sorun, Türkiye'de rejimi değiştirmek ve Cumhuriyet'i sonlandırmak isteyenlerin atacağı son adıma karşı direnme sorunudur.

Bu aşamada iktidar partisinin bu yolda adım atmasını kolaylaştıran üçüncü muhalefet partisi yetkililerine şu soruyu sormak gerekiyor: 'Başından beri başkanlık sistemine karşı çıkan bu muhalefet partisi ne oldu da tabanlarının çok duyarlı olduğunu bildiğimiz, Türkiye'nin bekasının tartışıldığı bir pozisyona sürüklendiler siyaseten? Ne oldu?' Bu soruyu sormak siyaseten hakkımız. 'Efendim hukuki durumu, fiili duruma uyduralım'. Unutmayalım, esas siyasi tavır, fiili durumları hukuk içine çekme mücadelesidir. Esas mücadele alanı burasıdır. Günlük parti içi siyaset ihtiyaçlarınızı, ülkenin bekasının tartışmaya açılacağı siyaset arayışlarını ve tavırlarını, uzun vadede haklı ve kazançlı çıkarmayacağını bilmeniz gerekiyor. Kendi işinizi, kendi içinizde görün. Ülkenin bekasını tartışır pozisyona, kendi iç sorunlarınızı taşımayın."

- "Açık bir itirafta bulunuyor"

CHP, Parlamento içinde mücadelesine devam ederken, OHAL'in tüm kısıtlamalarına rağmen sokakta da siyasi görevini sürdüreceğini belirten Koç, 3 Aralık'ta Adana'da "Türkiye'yi Böldürtmeyeceğiz" mitinglerinin ilkini yapacaklarını duyurdu. 

Koç, açıklamasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay 'Kandırıldık' dedi. Dün de bir açıklama yaptı ve 'Çok da kandırılmadık.' ifadesini kullandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Koç, "Akla ziyan açıklamaları izlemekten ben yoruldum. Arkadaşımız önce bir karar versin kandırıldı mı, kandırılmadı mı? Eğer kandırılmadıysa, bilinçli yaptıysa çok daha büyük bir suç. Suçun, iş birliğinin, Türkiye'yi darbe ortamına sürükleyenlere kol kanat germenin, yataklık yapmanın, Fetullahçı Terör Örgütü ile yan yana durmanın, onların devlet içerisinde yerleşiminin kolaylaştırılmasının ifşasıdır. Açık bir itirafta bulunuyor." yanıtını verdi.

"CHP'ye hem Başbakan Binali Yıldırım'dan hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den çağrı var yeni anayasa konusunda. Bu çağrıları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Koç, "İstediklerimizi, istemediklerimizi söyledik. Türkiye'nin bekası, birliği ve bütünülüğü açısından söyledik. Nasıl bir anayasa istediğimizi ifade ettik, öz Türkçe konuştuk, anlaşılabilir konuştuk, şifreli, dolambaçlı konuşmadık. Ne getirmek istediklerini anlayabilecek kadar akıllıyız." dedi.

Kamupersoneli.net | AA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.