Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur İttifakı, Oy Kaybına Fırsat Vermeden Sandıkları Patlatacak

İstiklal Savaşımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ve Gazi Meclis’imizin her biri birer İstiklal Kahramanı olan ilk mebuslarını selamlıyorum. Ankara’dan İzmir’e yürüyen kurtuluşun mücahitlerini gençlerimizi selamlıyorum. 15 Temmuz destanının baş şehri olan Ankaramızın bütün ilçelerini köylerini selamlıyorum.

Buradan MHP Genel Başkanı sayın Bahçeli’yi, MHP’ye gönül vermiş tüm kardeşlerimi, Cumhur İttifakı’na destek olan bütün kardeşlerimi selamlıyorum. Buradan hangi partiye mensup olursa olsun, ülkesinin bekası için yanımızda yer alan tüm kardeşlerimi selamlıyorum. Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine yürekten inanmış herkesi selamlıyorum. Ankara’daki şu güzel gönül birliğinin dalga dalga, ışık ışık Türkiye’ye yayıldığına inanıyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi korusun diyorum.

Sordum, şu anda hipodromda ne kadar insan var dedim… Emniyetin verdiği rakamı söylüyorum. 450 bin.

Bu bir şeyi gösteriyor. Ne diyor Ankara? Biz 31 Mart’a hazırız diyor. Son virajdayız. İnşallah 31 Mart’ın akşamında Ankara’yı sizler taçlandıracaksınız. Cumhur İttifakı, oy kaybına fırsat vermeden sandıkları patlatacak. Rabbim ülkemizin tökezlemesini bekleyenlere fırsat vermesin diyorum. Rabbim Orta Asya’dan Afrika’ya Kafkasya’dan Balkanlar’a kadar koskoca coğrafyanın ümidi olan ülkemizi muzaffer eylesin diyorum.

Milletimize bölmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Vatanımızı parçalamak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Bizi ekonomimizi çökerterek, işimizle aşımızla tehdit edenlere fırsat vermeyeceğiz. Bunun için 31 Mart’ta sandıkta irademize sahip çıkacağız. 31 Mart sandıklarda hesaplaşma değil, geleceğimizi tayin etme haline dönüşecektir. Bunun için 31 Mart’ta demokrasi ve kalkınma yolunda durmak yok… Bunun için terör örgütlerinin emrindeki yapıların desteğiyle karşımıza çıkanların yüzlerindeki maskeyi düşüreceğiz.

Bunun için 31 Mart’ta, dünyanın öteki ucundan bizi tehdit edenlere, şöyle sağlamından bir cevap vereceğiz. Hem de öyle bir cevap vereceğiz ki bir daha kimse bu millete parmak sallama cesareti bulamayacak.

Eskiden Ankara’nın iki farklı yüzü vardı. Ankara sıhhiye köprüsünün üstü ve köprünün altı olarak ikiye ayrılırdı. Şehrin bir yüzü seçkinleri, bürokratları temsil ederdi. Diğer yüzü ise Anadolu’nun değişik şehirlerinden helal rızk için burayı yurt yapan insanlarımızı ifade ederdi. Eski Ankara’da devlet erişilmez bir yerdeydi. Memleketten bir günde buraya gelip, işini halledemediği için haftalarca geri dönemeyen vatandaşlarımız çok iyi hatırlar.

Tek parti döneminde bir vali vardı. Bu kişi Anadolu insanını aşağıladıktan sonra şöyle diyor: “Sizin milliyetçilikle komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik gerekiyorsa biz yaparız. Komünizm gerekiyorsa onu da biz yaparız. Sizin iki vazifeniz var. birincisi çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi askere gelmek” Ankara işte böyle bir zihniyetin elinde yıllarca örselendi. İşte bu tek parti dönemiydi, CHP zihniyetiydi. Milletine tepeden bakan ideolojinin esiri oldu Ankara… Bu şehir nice darbeciler, nice durumdan vazife çıkaranları gördü.

TBMM’nin bulunduğu, ülkemizin başkenti olan Ankara senelerce yasaklarla, baskılarla anıldı. Bu güzel şehir yıllarca bağrında kara bir leke ile yaşanmaya mahkum edildi. Biz Ankara’yı her şeyden önce işte bu ayıplardan kurtardık. İnşallah Ankara bir daha tek tipçilerle, darbecilerle, elitlerle anılan bir şehir olmayacak.

Tabi Ankara ile ilgili başka hesabı olanlar yok değil. Ankara’yı önü arkası belli olmayan bir ittifak vasıtasıyla yeniden eski karanlık günlerine döndürmenin hesabını yapanlar var. her gün bölücü örgütün emrindeki partinin yöneticisi Ankara’yı alacağız diye posta koyuyor. Hatta bazıları hızını alamayıp, “Onlara en büyük tokadı İstanbul’da Ankara’da atacağız” diyor. Her gün dozu artan bu küstahlıklara CHP’den tepki geldiğini gördünüz mü? Tehdit diline ittifakın diğer ortaklarından itiraz yükseldiğini duydunuz mu? İttifakın adaylarından itiraz işittiniz mi? Seslerini dahi çıkaramazlar, çünkü bunlara “bizim oyumuzla seçildiğinizi bileceksiniz” diyerek ültimatom peşinen verildi.

Bu adam var ya Kürt değil ha. Ne idüğü belirsiz birisi. Ama adam Kürtler üzerinden geçiniyor. Benim Kürt kardeşlerimi de istismar ediyor.

Soyadı Yavaş olan var ya… Hani sahte senetle iş gören var ya; bu adamı CHP düşünün Ankara’yı belediye başkan adayı yapıyor. Ya bu adam Ankara’nın başına gelirse ne tür sahte senetler düzenleyeceğini hatırlayın. Onun için bunlara dersi çok büyük vermek lazım. Ne diyor? “Yavaş, HDP’nin oylarıyla seçildiğini bilecek” diyor. Bak bunu ben söylemiyorum. Temeli olmayan Sezai söylüyor. Bu oyunu 31 Mart’ta bozuyor muyuz? Buna hazır mıyız? İşte sizlere delilimi ortaya koydum. Aynı şekilde İstanbul’da İmamoğlu bilecek ki diyor, ben 3 milyon Kürdün oylarıyla seçildim… Bu ne demek biliyor musunuz? Hem Kürt kardeşlerime hakaret ediyor, hem de tüm seçmenlere hakaret ediyor. İstanbul’da bunlara gereken dersi verecek inanıyorum.

Ardından ne diyor? Türkiye’de Kürdistan var mı? Ha sen Kürdistan da mı yaşamak istiyorsun? Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var, defol git orada yaşa. Seninle gelecek olanlar varsa onları da al yanına… Ama Türkiye’yi biz sizlere böldürtmeyiz, böldürtmeyeceğiz.

Şimdi sizlere bir hikaye anlatacağım. 100 koyunu olan celepçi bunlar için çoban tutmuş. Koyunları götüren çoban, ertesi gün bir deriyle çıka gelmiş. Ne oldu diye soran celepçiye “Yağmur yağarken gök çatladı, 72’sinin de ödü patladı, 20’sini verdim kasaba. Birini de canavar yedi, işte bu da onun derisi. Bu duruma sinirlenen celepçi, yoğurt çömleğini çobanın başından aşağı boca eder. Ağzı yüzü yoğurda batan çoban ise Allah’a şükür bu işten de yüzümün akıyla çıktım” Bunların işi böyle, her türlü yalanı söylüyorlar. Bu işten de yüzümüzün akıyla çıktık diyorlar. Üstelik milletimiz bunlara hak ettikleri cevabı sandıkta vermesine rağmen yarabbi şükür deyip yollarına devam ediyorlar.

Bundan Biz dünya beşten büyük diyoruz, onlar çıldırıyor. Evet dünya beşten büyük.

Ankapark’ın açılışını üç gün önce gerçekleştirdik. 360 bin kişi şu ana kadar Ankapark’ı ziyaret etti. Şehit yakınları için de biliyorsunuz ücretsiz. Kurulu alanı bir milyon 300 bin metrekare olan parkımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Engellilerimize, yaşlılarımıza 4,5 katrilyonluk destek verdik. Toplam 141 sağlık tesisimizi şehrimize kazandırdık. 3 bin 704 olan Bilkent Şehir Hastanemizin açılışını 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptık. Etlik Şehir Hastanesini de inşallah yıl sonunda hizmete sunuyoruz. Böylece 7 bin 281 yataklı sağlık tesislerini Ankara’ya kazandırmış oluyoruz.

İmar barışı ile 447 bin başkentlinin sıkıntısını çözdük.
17 yılda ne yaptınız diyorsun… Bin hızlı trene de ne yaptığımızı gör. Ha duydum ki hızlı trenden de korkarmış. Ankara’ya YHT garını kazandırdık. Şehrimizi doğudan batıya kat eden Başkentray’ı hizmetinize sunduk. Bay Kemal bunu gördün mü? Ne yaptınız diyorsun. İşte bunları yaptık.

Bay Kemal’in de bunlardan haberi yok. Dünyanın en büyük 100 sanayi firmasından dördü başkentimizdedir. Geçtiğimiz yıl 2 milyar doların üzerinde ihracat rakamına ulaşan savunma sanayisinin yüzde 50’si Ankara’nın emeğidir.

Uzay Ajansımızı kurduk ve Ankara’ya uzay sistemleri entegrasyon ve test merkezini kazandırdık. Ankara’daki yatırımcılarımıza son 17 yılda toplam 45,5 katrilyon liralık yatırım teşviki sağlayarak ilave 121 bin kişilik istihdam oluşturduk.

Bay Kemal’in yalanları bitmiyor. Hatay’a 7 baraj yaptık diyorum. Ertesi gün açıklama yapıyor. “Gerçekten 7 baraj yapıldı mı” Belediye Başkanı da “burada baraj yok ki” demiş… Senin belediye başkanlarının kılavuzu karga ya. Baraj nedir diye sorsan, gölet nedir diye sorsan bilmezler.

Mehmet Özhaseki’nin çok ciddi projeleri var. 12 kilometrelik bir kültür rotası kazandırıyoruz. Cami, müze, tarihi eser, anıt gibi 411 eserimizi yeni baştan ele alarak Ankara’nın kültür alanına sunacağız. Ulus meydanını yayalaştırıyoruz. Ulus Meydanı sinema, konser, milli bayram etkinlikleri, tiyatro gibi etkinliklerin merkezi haline gelecek. Kültür merkezini, kapalı otopark, dolmuş duraklarıyla bir arada başkentlilerin hizmetine sunacağız.

Ankara’nın iki önemli değeri olan Hacı Bayram Veli Camii ile Ankara Kalesi arasında bir teleferik kuracağız. Ulus bölgesi ve Ankara Kalesi çevresine ulaşım kolayca sağlanacak. Tarihi bölgenin sokaklarını da ele alarak kültür projemize uygun hale getireceğiz. Roma tiyatrosunu aslına uygun restore ederek arkeo park olarak düzenleyeceğiz.

Ankara’ya toplam 13 millet bahçesi, 20 adet kamp karavan alanı yapıyoruz. Sadece çocuklara özel çocuk kötü kuruyoruz. Mehmet Özhaseki’nin tüm projelerini saymaya kalksak saatler yetmez. Bu kardeşiniz 4,5 yıl cumhurbaşkanı… Cumhurbaşkanı olarak şahsım, belediye başkanı olarak Özhaseki ve Cumhur İttifakı olarak ilçe başkanlarımız… El ele vereceğiz, Başkentimiz Ankara’yı çok daha farklı bir yere taşıyacağız.

Bu sahte senetlerle meydanlarda dolaşan bu şahıstan, Ankara’ya bir bela vermeyelim. Buna da hazır mıyız? Bazı işler vardır ki, yanlış tercihte bulunulduğunda ya telafisi mümkün değil yoksa telafisi çok uzun zaman alır. İşte seçimler de böyle. Sandıkta atılacak yanlış bir adımın telafisi, bir şehrin, bir ülkenin sadece beş yıllık bir dönemine değil çok daha uzun zamanına mal olur. Zira yıkmak, bozmak kolaydır. Yapmak inşa etmek hele hele düzeltmek ise çok zordur. İnşallah Ankara tercihini yıkımdan yana değil, kalkınmadan ve özgürlükten yana kullanacaktır.

31 Mart’ta büyükşehirlerde ve ilçelerde, yüreği bu aşkla atan belediye başkan adaylarıyla yoluna devam edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir