Gündem

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yapılan sosyal yardımları açıkladı!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul genelinde yaptıkları sosyal yardımlar hakkında bazı bilgiler verdi. İBB’nin bağış toplaması ile ilgili bazı açıklamalarda da bulunan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu İstanbul Vakfı’nı kullanmak için Valiliğe başvuru yaptıklarını açıkladı.

500 BİN YARDIM KOLİSİ DAĞITILACAK

İmamoğlu İBB’nin, vatandaşlara yaptığı sosyal yardımlar hakkında da yürütülen çalışmaları anlattı. Canlı yayın olarak 500 bin yardım kolisi alımı ihalesini gerçekleştirdiklerini ve bu kolilerin şimdiden 10 binini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdıklarını duyuran İBB Başkanı İmamoğlu, her gün binlerce aileye sosyal yardım dağıtımı yaptıklarını belirtti.

230 BİN KİŞİYE SOSYAL YARDIM KARTLARI

Bu bazen kart oluyor, bazen koli oluyor. Aynı zamanda bizim rutin 230 bin insana sosyal yardım yaptığımız kartlarımız var. Onları etkin bir şekilde insanlarımızla paylaşıyoruz” diyen Ekrem İmamoğlu sözü, bağış kampanyaları için açılan hesaplara bloke konuşmasına getirdi ve ‘’ hiç kimse bizim bu yardımlaşma hızımızı kesemez’’ dedi.

İmamoğlu, Koronavirüs salgını kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı bazı çalışmalar hakkında da bilgi verdi. İmamoğlu konu ile ilgili yaptığı açıklamalarda şunları söyledi;

“SADECE BİR PARTİ TEMSİLCİ VERMEDİ”

Tüm siyasi partileri Yenikapı’da kurulan Koordinasyon ve Yardımlaşma Merkezi’ne davet ettiklerini söyleyen İmamoğlu, “Onlara ulaşan, bize ulaşamayan insanlar vardır. Onların listelerini alıyoruz. Onlarla süreci yönetiyoruz. Sadece bir parti temsilci vermedi. Dayanışma içinde, uzlaşma içinde süreci yönetme çabası içindeyiz. Buna kimse engel olamaz. O zaman güven duyulan bir kurum olursunuz. Biz, iletişime açığız. Bizi, bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız her zaman arayabilir. İnsanlarımızın vicdanını, yardımlaşma duygusunu en şeffaf yönetecek kurum, İstanbul’da, İBB’dir” dedi.

“EN AZ 2 HAFTA TECRİT GEREKİYOR”

İstanbul’da ilçe ilçe karantinayla bir çözüme ulaşılamayacağını belirten İmamoğlu şöyle konuştu:

“İstanbul’un mutlak, ben adına karantina demeyeyim, sokağa çıkma yasağı diyeyim. Sıkı bir tecrit diyeyim. Sürekli dinlediğimiz Bilim Kurulu var İBB’de. İlin, valilik düzeyinde yaptığı Pandemi Kurulu’nda da genel kanaat, İstanbul’a derhal en az 2-3 hafta karantina, sokağa çıkma yasağı ya da bir tecrit sürecinin yaşatılması yönünde. Bunu yaşatmak şart. Dünya genelinde de bizim çağımızdaki kentlere baktığımızda, hatta daha küçük ölçekteki kentlere baktığımızda, konuştuğumuz herkes bu feryadı söylüyor. “Keşke daha önce sıkı tedbirler alsaydık” yönünde de bizi uyarıyorlar”

“KÖTÜ YÖNETİLMİŞ İBB DEVRALDIK”

İmamoğlu, kötü yönetilmiş bir İstanbul devraldıklarını kaydederek şöyle konuştu:

“Son 5+5 yılı kötü yönetilmiş bir İstanbul devraldık. Özellikle son 5 yılı, ekonomik anlamda bir tasarım olmaksızın, yatırımlara dair yapılan yanlış hamleler, girişilen birçok iş, taahhüt… Bütün bunlar aslında kentin ekonomisine sıkıntı yarattı. Basit bir örnek vereyim. “Başakşehir’de hastanenin yolunu Büyükşehir yapamıyor, Bakanlık olarak biz yapıyoruz; yaşasın!” Sanki belediye, Patagonya’nın belediyesi, merkezi hükümet de başka bir ülkenin merkezi hükümeti! Böyle bir tavır olabilir mi? Kaldı ki; gelen Sayın Bakan, İBB’den giden bir bürokrat. Acı olanı hatırlatayım: 2017’nin Mart ayında ihaleyi yapan kendileri. 2017’nin Kasım’ın da -metroya geçtim şimdi- Başakşehir metro hattını durduran kendileri. Geldiğimizde, durmuş bir metro hattı devralan biziz. Hastane yoluna baktığımızda; başlatan kendileri, 2018’de durduran kendileri. Oradaki firmayı, “Hadi bakalım sen Dolmabahçe’deki tüneli başlat” diye oraya aktaran kendileri. İki sene de yapamadıklarını, “4-5 ayda Ekrem İmamoğlu niye bitirmedi!” Böyle; ekonomiyle, para yönetimiyle, ihale süreçleriyle ters orantılı tarifler üzerinden, suçlama psikolojisi üzerinden süreç yönetimi çabası.”

“İBB’NİN SON 1 AYDAKİ GELİR KAYBI 1 MİLYAR LİRA”

İBB’nin borçlu bir ekonomisi olduğunu yineleyen İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Ama ona rağmen bir bütçe dengesi, bir ödeme dengesi ürettiğimizi düşünüyorum. Haksızlığı, hukuksuzluğu ortadan kaldıran, eşitlikçi bir biçimde, insanlara ödeme yapma hususunda da adımlar atan bir yapımız var. Ama şu gerçekliği söyleyelim: Türkiye’nin ve dünyanın ekonomik süreçleri ve parametrelerinin yeniden yorumlanacağı bir döneme gireceğimizi ben öngörüyorum. Bu kadar sıkışık bir döneme girerken de reel bir ortamı söyleyeyim size. İBB’nin, iştirakleri ve kendi bütçesiyle beraber, şu geçtiğimiz 1 ay içindeki gelir kaybı, 1 milyarı aştı. Bu gelir kaybında, Hazine’nin bize ayırdığı paydan bahsetmiyorum. O paydaki kaybımız ne olacak; onu da göreceğiz. Niye kaybımız var? Çünkü metromuz, otobüslerimi, sosyal tesislerimiz çalışmıyor; bize yatacak olan birtakım vergiler, şunlar, bunlar yatmıyor; yatmayacak. Su faturası toplayamıyoruz. Toplayamayız da muhtemelen bir süre daha. Geçen ayki faturalar yüzde 35 azaldı. Nisan’da, yüzde 55-60’a varan azalmalar yaşayacak diye öngörüyoruz. Buna rağmen, süreci yönetme çabası içindeyiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir