Gündem

Emsal Karar: Ölen kişinin arkasından sakın bunu söylemeyin!

Ölen kişinin arkasından konuşmak ile ilgili flaş bir karara imza atıldı. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi sosyal medya üzerinden ölen bir kişinin arkasından konuşan vatandaş için kararını verdi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, söz konusu kişinin manevi tazminat cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar son zamanlarda dava konusu olmaya devam ediyor. Son olarak ise Türkiye’deki herkesi ilgilendiren emsal niteliğinde bir dava görüldüğü öğrenildi. devlet memuru olarak çalışan N.A. trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti. A.A. isimli bir vatandaş ise ölen kişinin arkasından konuştu. Sosyal medya hesabı üzerinden N.A.’yı kastederek, “Cenabı Allah’ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbette çıkar. Sıra öbür mikroplarda” ifadesini kullanan vatandaş için N.A.’nın eşi S.A. ile çocukları E.A. ve M.A., A.A.’nın ağır ifadeler kullanarak manevi değerlerine saldırdığını, onarılmaz ve tarif edilmez derecede incindiklerini, psikolojilerinin davalının söylemlerini öğrenmekle bir kez daha alt üst olduğunu, acılarının daha da sarsıcı bir hal aldığını iddia  ettiler.

7 Bin TL manevi tazminat talep edildi

İHA muhabirinin İçtihat Bülteni’nden edindiği bilgiye göre, 7 bin manevi tazminat talep eden ortaya koyabilecek somut verilerin sunulmadığını, merhuma karşı bir husumeti bulunmadığı gibi merhumun sağlığında kendisine husumetinin devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulüne hükmetti. Kararı davalı temyiz edince devreye giren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ‘mikrop’ ifadesine verilen manevi tazminat cezasını ağır bularak, mahkemenin yakışıksız sözler sebebiyle ‘kınama’ ile yetinmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise şeref ve haysiyete yönelik saldırıların kişinin ölümü sonrasında gerçekleşirse ölenin kişilik hakkının ihlal edildiğinin söylenemeyeceğini, ancak ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırıların onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğini ifade etti.

Emsal niteliğindeki kararda ise şu ifadeler kullanıldı:

“Mürisin (miras bırakanın) trafik kazası sonucu ölümünden iki gün sonra davalının ‘Cenab-ı Allah’ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbet çıkar, daha temizlendi, sıra öbür mikroplarda’ şeklinde paylaşımda bulunduğu hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacılar mürisinin ölümü sonrasında davalı tarafça internet ortamında paylaşılan bu sözlerin özellikle kullanılan ‘mikrop’ kelimesi dikkate alındığında küçük düşürücü ve incitici olduğu kuşkusuz olduğu gibi; olayın oluş şekli, söylenen sözlerin içeriği ve tarafların durumu birlikte değerlendirildiğinde bu sözlerin nezakete aykırı sözler olarak kabulü mümkün görülmediğinden kınama ile yetinilmesi uygun düşmeyecektir. O halde ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırılar onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğinden, bu tür saldırılar karşısında ölenin yakınları, kendi kişilik haklarının ihlaline dayanarak Türk Medeni Kanununun 25. maddesinde belirtilen davaları açabileceğinden, mahkemece davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi isabetlidir. Hal böyle olunca; mahalli mahkemece yukarıda açılanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usül ve yasaya uygun olup, yerindedir. Ne var ki, özel dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın özel daireye gönderilmesi gerekir. Davalı vekilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığına yönelik temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer temyiz itirazlarının reddi ile direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir