Genel

PKK’nın Gara saldırısı yurt dışında çifte standardı da ortaya çıkardı!

13 Türk askerinin hayatını kaybettiği en son güvenlik operasyonu, PKK'nın kana susamış yapısını bir kez daha göstermekle kalmadı, aynı zamanda yurtiçi ve yurtdışındaki terör saldırılarının kınanmasına uygulanan dayanılmaz çifte standardı da ortaya çıkardı.

Türkiye’nin kırk yıldır savaştığı ve Batılı müttefiklerinin sözde terör örgütü olarak gördüğü PKK’nın Suriye kolu YPG’nin terör örgütü IŞİD’le savaştığı için yüceltilmiş olması zaten yakışıksızdı. Türkiye savunma bakanının resmi açıklamasını reddetmek ve PKK’nın son katliamını şartlı olarak kınamak yeni bir düşüşü temsil ediyordu.

Terörle mücadelenin altın kuralı, teröristleri birbirinden ayırmamaktır. Yani IŞİD, YPG ve Gülenci Terör Grubu (FETÖ) arasında bir fark yok.

Türkiye-ABD konuları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın sivillere yönelik geçmiş saldırılarının ayrıntılı bir özetini, “onları iyi tanımaya” çağırdığı ABD Başkanı Joe Biden’e verdi. Türk liderin zorunlu tebrik mektubu dışında Amerikalı mevkidaşına verdiği ilk mesajın PKK ile ilgili olması ve FETÖ’nün tesadüf olmaması.

Biden yönetimine YPG yanlısı figürlerin dahil edilmesi Ankara’da endişe yaratıyor. Türk siyasetçiler, halihazırda S-400 sorunu, yaptırımlar, Halkbank davası ve F-35 anlaşmazlığından dolayı gergin olan ikili ilişkilerin daha da kötüye gitmesini istemiyor.

Sonuçta, PKK ve YPG ile mücadeleye sarsılmaz bir bağlılık, Türkiye’nin ulusal güvenlik ve dış politika gündeminin başında geliyor. Erdoğan ile Biden arasındaki ilk telefon görüşmesinin çok önemli olacağının altını çizmek gerekiyor. Her iki taraftaki diplomatlar bu görüşmeye yeterince hazırlanmalıdır.

Türkiye’nin Teröristlerle Mücadelesi

Basında çıkan haberlere göre, Biden dünya liderlerine karşı dürüst olmakla ünlü. IŞİD ve PKK gibi terörist gruplarla mücadeleye ilişkin ortak bir bakış açısı, Türkiye ve ABD’nin gerilimi her yerde kontrol altında tutmasına yardımcı olacaktır. “Demokrasi” gündeminin ilk maddesi sivilleri öldüren terör örgütleriyle mücadele olmalıdır. Aksine, bir “tren kazası” zaten karmaşık olan bir ilişkiyi daha da zorlayabilir.

Terörle mücadelede kararlılık

Türkiye’nin sınır ötesi güvenlik operasyonları, Irak’la teröristleri Sincar’dan uzaklaştırma anlaşması ve Gara’daki son gelişmeler, Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta PKK ve YPG’ye karşı faaliyetlerinde bir artışı yansıtıyor.

Erdoğan’ın açıklamaları özellikle önemliydi: “Artık hiçbir ülke, kuruluş, kurum veya kişi Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki operasyonlarını sorgulayamaz, eleştiremez veya karşı çıkamaz. Zira bu katliamın failleri, Türkiye’nin düşmanlarını körü körüne destekleyenler tarafından güçlendiriliyor ve cesaretlendiriliyor. ”

Ankara, Kandil ile Şengal arasındaki ve Şengal ile Suriye’nin YPG kontrolündeki bölgeleri arasındaki ikmal hatlarının kesilmesinde ısrar ediyor. Türkler, Irak’ta askeri üsler kurarak Suriye topraklarına uzanan terör koridorunu parçalamaya ve teröristleri geri kalan bölümlerinden çıkarmaya çalışıyor.

Türkiye, sert havaya rağmen PKK ile mücadelesini sürdürüyor, ancak teröristler arasında da hareketlilik artıyor. Her şeyden önce, Suriye’nin kuzeyindeki güvenli bölgelere yönelik terör saldırılarının sayısında kayda değer bir artış var. Aynı zamanda Batı medyası da IŞİD’in yeniden toplandığı ve Türkiye’den lojistik destek aldığı iddiasını yayıyor.

Türkiye’nin Irak’taki operasyonlarına karşı çıkan İran destekli milis Haşdi Şaabi de daha aktif hale geldi. Nujaba milisleri zaten Türkiye’yi tehdit ederek Ankara’yı “işgalcilerin kaderinden dersler çıkarmaya” çağırdı.

Son olarak Rusya’nın cesaretlendirdiği Esad rejimi, YPG ile müzakerelerde ilerleme kaydediyor.

Tüm bu gelişmeler, ilgili taraflarca Biden yönetiminin Suriye ve YPG politikasına hazırlanmaya yönelik bir girişim olarak görülebilir.

Bu arada Türkiye’de Gara katliamı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) üzerinde kaçınılmaz olarak demokratik baskı oluşturacak gibi görünüyor.

Hareketin en son sınır ötesi güvenlik operasyonlarını “Kürt sorununun barışçıl çözümünden uzaklaşmak” olarak tanımlaması, yanılgı ve vatana ihanet anlamına geliyor. HDP, isteyerek veya istemeyerek kendisini PKK’nın boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir