Ekonomi

Yumurta, süt, zeytin, peynir, çay ve yağa zam!

Sağlık uzmanları özellikle yumurta, süt, peynir ve zeytini tüketmemizi öneriyor ama gelen zamlar vatandaşın kahvaltı alışkanlıklarını değiştirmesine neden oluyor. Geçen yıla göre yumurtaya yüzde 54, zeytine yüzde 15, süte yüzde 22, peynire yüzde 20, yağa yüzde 100 ve çaya yüzde 7 zam geldi. Kırmızı ve beyaz ete gelen zamlar ise mangalı unutturacak cinstten…

TÜİK’in enflasyon oranları ile çarşı pazarda ki enflasyon oranlarını karşılaştıran vatandaş, gıda ürünlerine gelen zam kadar maaşlara zam yapılsa yeterli diyor. Fiyat artışlarına isyan eden vatandaş ”Yumurtaya da, peynire de, yağa da, süte de zam geldi ama bize gelmedi. Bize yapılan zam onun iki kat aşağısı. Herkes her şeyi yemek ister dimi? Ama olmadığı zamanda mecburen kesiyoruz” diyor.

Peki, gıda fiyatlarına neden zam geliyor? Türkiye’nin bu kadar tarım toprağı olmasına rağmen neden her geçen gün zam yağmuru yağıyor?

Süte yüzde 22 zam yapıldı

Süte gelen yüzde 22 zam oranı üreticiyi kurtaracak, kar ettirecek cinsten bir artış değil… Sadece hayvan yemine son 3 ayda gelen zam oranı yüzde 50 seviyelerinde… 80-85 TL’ye alınan bir torba yem fiyatı bugün 130 liraya çıkmış durumda… Ama hayvan üreticilerini zora sokan sadece yem fiyatarına gelen zamlar değil… Hayvan ilaç fiyatları artan dolar kuru karşısında 2 katı fiyatına çıkmış durumda… Bu artan yük maliyetlerine elektrik, su, ısınma, akaryakıt maliyetlerini de kattığımız zaman süt üreticileri işi bırakma noktasına geldi ve süt veren inekleri kesime göndermek zorunda kalıyor… Hal böyle olunca da çiğ süt fiyatlarına gelen zamlar önümüzde ki günlerde devam edeceğe benziyor. Bu döngü içerisinde yumurta ve et fiyatlarıda haliyle zamlanıyor.

Yağa yüzde 100 zam

Yağ fiyatları geçtiğimiz yıla göre yüzde 100 zamlandı. Geçtiğimiz yıl Ocak-Şubat aylarında 5 litresini 42 liraya altığımız ayçiçek yağı bugün 85 TL’den satılıyor. Yine yağa yapılan bu yüksek oranda ki zam, yine çiftçinin artan maliyeti ile ilgili… Sadece gübre fiyatlarına yüzde 300 zam geldi ve bu konu mecliste tartışmalara neden oldu. Artan ilaç masrafları yine artan yakıt, su, elektrik masrafları tarım üreticini çıkmaza sokan en büyük etken…

Çiftçilere verilen teşvikler ise maliyetlere gelen zamları zaten karşılayamıyor. Haliylede ayçiçek yağına geldiği gibi diğer tüm gıda fiyatlarına zam yapılıyor.

Ulaşım ücreti

Gıda fiyatlarının artışına en büyük sebeplerden bir taneside ulaşım ücretleri. Nakliye ücretlerine birde fahiş oranlarda olan yol-köprü ücretleri eklendi. Daha önceden İstanbul Boğaz Köprüsü veya FSM’yi kullanan kamyonlar çok cüzi bir miktar geçiş ücreti öderken şimdi 3. Körüden geçmek zorunda kalıyor ve bunun karşılığında fayiş ücretler ödüyor.

Örneğin bir otomobil 1. ve 2. körüde geçiş ücreti olarak 13,5 TL öderken Yap işlet devret modeliyle yapılan ve dolar üzerinden araç garantisi verilen projelerden Osmangazi Köprüsü’nde 147,50 TL ödüyor. Kamyonlar ise tek geçiş ücreti olarak 371,50 TL, TIR’lar ise 468,50 TL ödüyor. Gidiş geliş olarak hesaplandığında 938 lirayı bulan ek bir masraf çıkıyor ortaya.. Haliyle buda dolaylı olarak vatandaşın cebinden çıkıyor…

Çaya Zam

ÇAYKUR’un depolarında tonlarca çay bulunmasına rağmen Azerbaycan’dan çay ithal ettiğimiz ortaya çıktı. Üstelik daha büyük bir maliyetle… Çay üreticisine aktarılması gereken maddi destekler maalesef yapılan ithal çay masraflarına gidiyor. Çay gibi buğdayda aynı şekilde. TMO yerli üreticiden buğdayı 1.650TL’ye alırken, yurdışından getirdiği ithal buğdaya 2.250 TL ödedi… Madem yurdışından getirdiğin buğdaya 2. bin 250 TL ödüyorsan aynı parayı yerli çiftçine öde… Bu kısır döngüler sadece çay ve buğday ürünleri için geçerli değil… Başta pamuk olmak üzere, şeker, tütün, mercimek, nohut, prinç ve daha birçok gıda ürünleri içinde geçerli…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir