Gündem

28 gün tam kapamalı sokağa çıkma yasağı açıklaması!

Türkiye’de vaka sayıları alarm veriyor. 60 bine merdiven dayayan vaka sayıları yoğun bakımlarını da dolma noktasına getirdi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre dün itibari ile yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66,6’ya ulaşmış durumda… Yani, yoğum bakım ünitelerinin dolmasına sadece yüzde 0,4 kadar bir rakam kaldı. Çünkü yoğun bakımların yüzde 30’u normal hastalara, yüzde 70’i ise Covid hastalarına ayrılmış durumda… Hal böyle olunca, sağlık sisteminin işlevsiz hale gelmemesi ve büyük bir kaosun oluşmaması için bilim uzmanlarından en az 28 gün tam kapamalı sokağa çıkma yasağı çağrıları yükselmeye başladı. Peki, Tam kapamalı sokağa çıkma kısıtlaması olur mu olursa hangi şartlarda olur? Salgının Türkiye’de bitmesi için atılması gereken en önemli şartlar nelerdir?  Okullar kapatılmalı mı? Güney Afrika mutant virüsüne aşının etki etmediği doğru mu? Tüm bu sorulara, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhan Habertürk ekranlarında canlı yayında yanıtladı.

Dün itibari ile 276 vatandaşımızı daha Kovid belası yüzünden hayatını kaybetti. Türkiye vaka sayılarında Dünya sıralamalarında birinci sıraya yükseldi. Yoğun bakımlar birkaç güne kadar dolacağı öngörülüyor. Demek ki bugüne kadar alınan önlemler yeterli olmuyor. Ya da yanlış sağlık politikaları uygulanıyor. Peki, o zaman çare nedir? Çare aynen Çin gibi yaparak ülkeyi tam kapatmalı sokağa çıkma yasağı uygulamak mı? İşte, Mehmet Ceyhan’dan flaş açıklamalar…

28 GÜN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Tam kapama çok etkili bir yöntem. Ama aynı zamanda çok zor bir yöntem. Bu tam kapamalı sokağa çıkma yasağını bir tek Çin uygulayabildi. Bu çok ciddi ekonomik kayıplara neden olabilecek bir yöntem. Normalde 28 gün tam kapanmanız lazım ve bu 28 gün boyunca çok acil yerler hariç hiç bir yerin açık olmaması lazım. Ama, bu süre içerisinde herkesi aşılamanız gerekiyor. Eğer aşılamadan 29’uncu gün açarsanız vaka artışları yeniden başlayacak. Daha sonra bir iki hafta içerisinde yine eski halimize döneceğiz. O yüzden ben Türkiye’nin tam kapamalı 28 gün sokağa çıkma yasağı uygulayabileceğini hiç düşünmüyorum. Yani buna en başta ekonomimiz el vermiyor.

NE YAPILMASI GEREKİYOR?

Geçen sene ilkbaharda vaka sayıları 5 bin 300’lerden, alınan tedbirlerle binli rakamlara inmiştik. Binli rakamlara geldiğimizde gevşemeye başladık. Alınan bütün önlemleri kaldırınca vaka sayıları bu şekilde 55 bin seviyesine geldi. Şu anda ben bakıyorum –Ramazan ayında uygulanacağı açıklanan, tedbirleri de katıyorum içine- hafta sonları sokağa çıkma yasağı, restoranların kapanması var falan filan… Esas bulaşıcılığın olduğu noktaları sıralayacak olursa evler birinci sırada… İkinci sırada toplu taşıma araçları ve üçüncü sırada işyerleri geliyor. Yani, aldığınız ve Ramazan’da alacağınız tedbirlerin hiç biri buralara dokunmuyor…

Gene insanlar o kalabalık toplu taşıma araçlarına binerek işyerlerine gidecek. Sonra o kalabalığın içerisinde kapması muhtemel virüsü evine getirerek ve hafta sonları 2 gün boyunca bir arada kalmaya mecbur ettiğiniz ev halkına bulaştıracak. Yani, şuanda alınan önlemleri geçen sene Nisan ayında alınan önlemlerle kıyasladığınızda, 10’de 1’i biri kadar bile önlem alınmıyor. Bakın hatırlayın!..

ŞEHİRLERARASI SEYAHAT YASAĞI

Şehirlerarası seyahat kısıtlaması vardı ama şu anda serbest. İsteyen istediği yere gidebiliyor. Üstelik şu anda mutasyonlu virüs var ve bu virüs çok daha uzun bir mesafeden bulaşabiliyor. Ve daha da kötüsü, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamıştı. Şu anda, çok daha ölümcül, çok daha bulaşıcı olan Güney Afrika varyantı Türkiye’de görüldü. Daha önce 9 olarak açıkladığı sayıyı bugün 169 olarak güncelledi. Ve hemen bu virüs hakkında bir uyarıda bulunayım. Bu virüse Sinovac aşısı etki etmiyor. Dolayısı ile, bu virüsünde Türkiye’ye yayılmaması için acilen şehirlerarası seyahat yasağının getirilmesi gerekiyor.

ÖNCEKİ TEDBİRLER KALDIRILDI

Geçen yıl Mayıs ayına göre çok daha dezavantajlıyız. 10 kat daha fazla vaka sayımız var, mutant virüs var ve buna rağmen okullar açık… Geçen sene bu durumlar yokken okullar kapalıydı. Yurt dışından gelenleri öğrenci yurtlarında karantina altına alıyorduk. Ama şimdi, o dönem alınan tedbirlerin hiç biri yok. Kaldırılırmış durumda. Yani, tedbir almadan bu virüse karşı çıkamayız.

OKULLARIN KAPANMASI

Bir defam şu okulların meselesini çözmek lazım. Okullar riskli değildir diyenlerin hiçbir bilimsel dayanağı yok. Okullar en büyük riskti ve bu mutant virüsle iyice riskli duruma girdi. Avrupa’da her öğrenciye her hafta test yapılıyor. Bizim bunu yapmaya gücümüz yetmeyebilir. Ama yapabileceğiniz oranı belirleyip bunu nüfusa oranlayın… Her hafta belli bir sayıda öğrenciye test yapın… Eğer pozitif sayısı yüzde 1’in altındaysa okulları açarsınız yoksa da okulları kapatırsınız. Yani bunu bu kadar tartışmanın bir anlamı yok. Şu anda okullar çok riskli ve hemen yüz yüze eğitime ara verilerek okulların kapanması gerekiyor.

Eğer okulları açık tutacaksanız; bakın bu mutant virüste bazı değişiklikler var.
1- çok daha uzak bir mesafeden bulaşıyor. O yüzden artık bir metre mesafe artık güvenli değil.
2 –Daha uzun bulaşıcılığını devam ettiğine dair yayınlar çıkıyor….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir