Eğitim

Ders Çalışırken Zaman Yönetimi Nasıl Sağlanır?

Her insan, çocukluğundan ve ilk öğrencilik yıllarından itibaren, kendisine hedefler koyar ve bu hedeflere ulaşmak için çaba gösterir. Kimileri bu hedeflere ulaşmak konusunda çok daha hırslıdır ve önüne çıkan engellerin onu durdurmasına izin vermez. Kimisi ise zaman zaman motivasyonunda düşüşler yaşar, hedeflerini küçültür veya hepten vazgeçer. Peki, özellikle öğrencileri bu süreçte motive eden ve motivasyonunu kıran faktörler nelerdir?

Öncelikle bizleri hedefe ulaştıran faktörün, çok sıkı bir programda, saatlerce aralıksız ders çalışmak ya da fazlasıyla rahat ve serbest bir ders çalışma programına sahip olmak olmadığını unutmamalıyız. Burada önemli olan, az veya çok değil, etkili ve verimli ders çalışmaktır. Peki, etkili ve verimli ders çalışmak nasıl olur? Verimli ders çalıştığımızı nereden anlarız? 

Verimli Ders Çalışma İçin Neler Yapılmalıdır?

Verimli ders çalışmak için, öncelikle yapılması gereken, zaman yönetimini iyi bilmektir. Gün içerisinde ne zaman, nasıl ve hangi derslere çalışacağımızı bilmiyorsak; ne zaman dinleneceğimizi, dinlenme saatlerini nasıl geçireceğimizi planlamamışsak, ders çalışmaktan beklediğimiz verimi almamız da pek mümkün olmaz. Ancak bir kronometre veya zamanlayıcı yardımı ile bunların takibi oldukça kolaydır.

Sabahtan akşama kadar birçok işe koşturup, yine de hiçbirinden sonuç alamıyorsak, gün boyu ne yaptığımızı anlamadan akşam oluveriyorsa veya kayda değer bir iş yapmadan günü bitiriyorsak; tüm bunlar zaman yönetimini iyi yapamadığımızı gösterir. Öğrencilerde ise bu durum, ders çalışmaya ve sınav başarısına etkisinden dolayı, ayrıca önem arz etmektedir. 

Bir sınava aylar öncesinden çalışmaya başlamanıza rağmen, konuları yetiştiremediğiniz ve istediğiniz sonucu alamadığınız olmuştur. Tam aksine, kısa zamanda çok fazla konuya çalışıp, çok iyi sonuçlar alanlarınız da mutlaka vardır. İşte bu fark, verimli çalışmak ve zamanı doğru yönetmekten kaynaklanır.

Zaman Yönetimi Teknikleri

Başarısız olan insanların, en sık başvurdukları bahane, “zaman bulamadım”dır. Eğer bir gün 30 saat olsaydı, çok daha farklı sonuç elde edeceklerini iddia ederler. Ancak, aşağıda sizler için listelediğimiz teknikleri uyguladığınızda, bir gün 30 saat olmadan da bir güne 30 saatlik çalışmayı sığdırabileceğinizi göreceksiniz. 

1. Pomodoro Tekniği

Francesco Cirillo tarafından 1980’lerde geliştirilen bu yöntemde, çalışma saatlerinin eşit parçalara ayrılması ve eşit süreli molalarla desteklenmesi esastır. Örneğin 25 dakika ders çalışıp 5 dakika mola verdikten sonra tekrar 25 dakika ders çalışılması ve 5 dakika mola verilmesi şeklinde uygulabilir. Gün içerisinde bu çalışma periodlarının 4 kez tekrarlanmasının akabinde, 15-20 dakikalık daha uzun molaların veirilmesi de söz konusu olabilir. Bu tekniğin en önemli avantajı, sık molalar verip kendimizi sıkmayarak, enerjimizi ve motivasuonumuzu sağlam tutmaktır. Molaların kısa olması sebebiyle de sosyal medya, televizyon gibi zaman tuzaklarına düşmeden dinlenmek veya kısa bir el-göz egzersiziyle molalarımızı daha da verimli kılmak mümkündür. Pomodoro Tekniğini denediğinizde, kendinizi daha zinde ve yeni şeyler öğrenmeye daha açık hissedeceksiniz.

2. O Kurbağayı Ye (Zor İşin Üstesinden Gelmek)

Bu yöntem, Brian Tracy tarafından, Mark Twain’in “Sabah ilk iş olarak canlı bir kurbağayı yiyin ve günün geri kalan kısmında başınıza daha kötü bir şey gelmez” söyleminden yola çıkarak geliştirilmiştir. Sabah ilk iş olarak hiç yapmayı istemediğiniz ama yapmanız gereken, sürekli ertelediğiniz o işi yaparak güne başlamak, bu yöntemin temel prensibidir. Burada kurbağayı, çalışmayı hiç sevmediğiniz ama en çok zorlandığınız ders olarak düşünebilirsiniz. Günün ilk saatlerinde bu dersi çalışarak programa başlayıp,  bitirdikten sonra gelecek olan rahatlama ile sonradan çalışacağınız derslerdeki verimliliğinizi artırmanız mümkün olacaktır. 

3. 168 Saat Tekniği

Laura Vanderkam tarafından geliştirilen bu teknik adını, bir haftanın toplam 168 saat olmasından almaktadır. Bir haftanın toplam 168 saat olduğunu bilmek kişiye, aslında düşündüğünden daha fazla zamanı olduğunu ve bir haftanın birçok saat diliminden oluştuğunu gösterir. Böylece bir hafta boyunca yapmanız gerekenleri önceliklerine göre bir sıralamaya koymanıza yardımcı olur. Vaktim yok, yetiştiremiyorum gibi bahaneler üretmek yerine 168 saati, tamamlamanız gereken çalışmalara bölerek günü ve haftayı daha verimli geçirmiş olursunuz.

Sınavlara hazılık süreçlerinin ne kadar meşakkatli olduğunun, hepimiz farkındayız. Ancak bu süreç ile ulaşmak istenilen hedefler de, bir o kadar güzeldir. Hedeflerinize giden yolun sizler için nasıl daha kolay ve bu yoldaki çabalarınızın nasıl daha etkili olabileceğini, yukarıda bahsettiğimiz teknikler sayesinde öğrenip uygulamanızı temenni eder, iyi çalışmalar ve başarılar dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir