Editörün SeçtikleriEkonomiGündem

EYT’de son dakika gelişmesi: Bakan Bilgin açıkladı! O kişiler dahil edilmeyecek

Milyonlarca vatandaş EYT’de son dakika gelişmelerini yakından takip ediyor. Az önce flaş bir gelişme yaşandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, EYT kapsamında olmayan 2 grubu açıkladı. EYT düzenlemesi için gözler aralık ayına çevrilirken, Bakan, çalışmaların tamamlandıktan sonra düzenlemeden kaç kişinin yararlanacağının açıklanacağını belirtti.

Milyonlarca vatandaş EYT’nin ne zaman belli olacağını merak ediyor. EYT’den kaç kişi yararlanacak? Bakan Vedat Bilgin, merak edilenleri açıkladı. İşte o detaylar..

Bakan Bilgin’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

‘KORKU FİLMİ GİBİ’

Pandemiden bahsediyorum, büyük bir salgın. Dünyada böyle bir salgın krizi daha önce görülmemiştir. Korku filmi gibi. Salgın öncesi 20-25 yıl sonra ortaya çıkabilir dediğimiz her şey ortaya çıktı. Salgın bir anda bütün uygulamaları hayata geçirdi. Eğitimin uzaktan olacağını tahmin edebilir miydik? Daha birçok şey sayılabilir. Bu salgın uzaktan sistemi hayata geçirdi.

ENFLASYON NEDEN ARTIYOR?

Salgın sürecinden sonra ortaya çıkan olağanüstü bir ekonomik dalgalanma oldu. Sorunların yoğun olarak yaşanması enflasyonla hiç karşılaşmamış ülkelerde bile sorun getirdi. Bu ülkeler hangileri? Milli gelirleri oldukça yüksek olan ülkeler. Almanya üretici fiyatları enflasyonu geçtiğimiz ay yüzde 37’ye kadar ulaştı. Bütün Avrupa’da benzeri olaylar var. Bunun Türkiye’ye de yansımaları var. Neden Türkiye’ye bu kadar yansıyor? Türkiye bütün bu süreçlerde iki temel olayla karşı karşıya kaldı. Biri enerji fiyatlarının artması, diğeri döviz fiyatındaki artış. Enerji maliyetlerinin bize maliyeti yaklaşık 40 milyar dolar civarında. Bu sene sonu itibarıyla 107 milyar dolar. Türkiye’de dünyadaki ekonomik dalgalanmanın yansıması, döviz ve enerji fiyatları nedeniyle enflasyonda artış oluyor.

Bütün çalışanları, emeklileri korumak zorundayız. Enflasyona karşı emekçileri korumak için çalışıyoruz. Asgari ücrette ocakta yapılan düzenleme, tarihsel nitelikte bir adımdı. Kamu çalışanlarının emeklilikleri bilhassa ek göstergeyle belirleniyor. Onlarla ilgili köklü bir düzenleme yaptık. 6 milyon insanın emeklilik döneminde rahatlaması için bir düzenleme yaptık.

EYT, STAJ VE ÇIRAKLIK KONUSU

99’da Türkiye’de reform denilen bir uygulama yapılmış. Anlamı şu, o tarihten önce işe başlayanlarla sonra başlayanlar arasında bir düzenleme yapılmış. 99 öncesi işe başlayanların emeklilik şartları 99 sonrası değişmiş. Tabi emeklilik sisteminde prim ödemesinin süresi, prim gün sayısının artması, primlerin yüksekliği çok önemli. Yaş da burada çok önemli. 38-40 yaşındaki adamı emekli ettiğiniz zaman onun ortalama hayat süresini 80 sayarsak, emeklilik sisteminin onu finanse edebilir olması lazım. Bunun ölçüsü dünyada şu; 3 çalışanın 1 emekliyi finanse edecek bir sistemin olması lazım. Bizim emeklilik sisteminde bu denge bozulmuş, şu anda da çok iyi durumda değil. Bunu bir şekilde düzeltmemiz lazım. Türkiye nüfusu hızlı bir şekilde yaşlanıyor.

‘EYT KAPSAMINDA DEĞİLLER’

Biz burada 99 öncesi işe girmiş olanların emeklilikte karşılaştıkları yaş sorununun çözümüne dönük hazırlık içerisindeyiz. Tek tip bir düzenleme. Bizde bütün çalışanların tam verileri elimizde. Biz gerçek veriler üzerinde çalışıyoruz. Aralıkta Meclis’e intikal ettireceğimizi kamuoyuna açıkladık. Staj ve çıraklık sigortası olanlar farklı. Onlar EYT kapsamında değil. Sigorta girişi olanlarda bir sorun yok. Stajerlik sigorta girişi değil, onların sağlık sigortası var. Sağlık sigortasını korumak için geliştirilmiş bir sistem. Bu EYT kapsamında olanlar farklı. EYT’nin kaç kişiyi kapsayacağını çalışma tamamlandığında kamuoyuyla paylaşacağız.

‘TÜRKİYE’NİN ENFLASYONU AŞMASI LAZIM’

Ben Türkiye’nin öncelikli meselesinin enflasyon olduğunu söylüyorum. Türkiye’nin enflasyonu aşması lazım. Nasıl çözülecek? Türkiye ekonomide büyüyerek çözecek. Büyümenin dışında çözerim demek, küçülerek çözerim demek. Batı gibi. Uluslararası kurumlar bu yaklaşımın yanlış olduğunun altını çiziyorlar. Küçülme daha az üretim, daha az gelir demek.

‘TARİHİMİZDE İLK DEFA İSTİHDAM ORANINI 31 MİLYON EŞİĞİNE GETİRDİK’

Enflasyon ortamında büyümeden vazgeçersek bunun ilk sorunu işsizliktir. Türkiye işsizliği tek rakamlı bir sayıya indirmek mecburiyetindedir. Tarihimizde ilk defa istihdam oranını 31 milyon eşiğine getirdik. Müthiş bir şey. Bu Türkiye’nin büyümesinin sonucudur.

TAŞERON İŞÇİLER KONUSU

Taşeron işçilerin kadrolu işçi olması için hükümetimiz çok önemli bir adım attı ve vatandaşlarımıza kadro verildi. Yaklaşık o zamanki sayı 90 bin küsür işçimiz bu haktan istifade edemedi. Kasım ayı içinde bu işçilerimiz için olan çalışmalarımızı sonlandırırız. Geçici işçi için ise durum farklı. Onlar 10 ay 29 gün çalışıyorlar. Onu biz bir yıla çıkaracağız. O işçilerimizin hukukunu düzenleyecek bir çalışma yapıyoruz ve onların bu statülerini değiştireceğiz.

KAMUDA SÖZLEŞMELİ ÇALIŞANLAR

Kamuda sözleşmeli meselesi, kamuda 657’yle çalışan devlet memurları var. Biz bunları ıslah etmek istiyoruz, bir reform yapmaya ihtiyacımız var. Bu kadar sözleşme türü olmaması lazım. Çok özel bir durum olabilir. Nükleer enerji Türkiye’de yoktu. Nükleer santral tarihte ilk defa kuruluyor. Fakat bunların ayrı bir piyasası var. Daha önce biz tecrübe etmemişiz. Dolayısıyla biz bunları özel bir sözleşmeyle yeni bir çalışma ilişkisiyle başlatabiliriz. Yazılımcılar, yeni çalışma ilişkileri içerisinde uzmanlar var. Bunları da özel tutabiliriz. Bunun dışındaki bütün sözleşme türlerini tek tipe indireceğiz. Kamu görevlilerinin bütün haklarını onlara tahsis edeceğiz. Bunların sayısı yaklaşık 550 bin civarında.

‘TÜRKİYE’NİN HER ALANDA İYİ YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜ VAR’

Bir defa her şeyden önce Türkiye’nin gençleri, Türkiye’nin gücüne inanmalı. Türkiye bundan 20-30 yıl önce üreten bir ülke değildi. Türkiye her şeyi satıyor. Yaklaşık 250 milyar dolar ihracat yapan bir ülkeyiz. Türkiye’nin potansiyeli bunu üzerine çıkabilir. Türkiye’nin her alanda çok iyi yetişmiş insan gücü var. Türkiye artık teknolojinin diliyle konuşan insanlara sahip olan bir ülke. Bizim esas yükselişimizin bu yeni insan gücünün üzerinde olacağına inanmamız lazım.