Alexa

Geçen hafta yapılan  LGS sınavı , matematik sorularının zorluğu başta olmak üzere   uzunca bir süre konuşulacak gibi görünüyor. Ayları geçtim yıllarca hazırlıkların yapıldığı, okulun yanı sıra kurslarla özel derslerle hazırlanılıp, yinede psikolojik yıkıntıların sebebi sınavlar...Peki liselere geçiş sınavı, üniversite sınavı , KPSS  ya da ne bileyim her türlü iş ve okul sınavı   hayatta mutluluğun ölçüsü müdür?

Hayattan beklentiler insanın mutluluğunu belirleyen en önemli etmenlerdir. Kişinin  sadece kendisini değil, onunla birlikte ailesini  ve çevresindeki insanları da etkiler. Herkes için kendi çocuğu biriciktir ve önemlidir. Her anne baba  çocuğunun en başarılı kişi olmasını ister. Hayatta, ölçütleri insandan insana değişen,  başarı ve başarısızlık kavramı nedir? Hepsi birkaç saate sığdırılmış sınavlarda soruları yeterince cevaplayamamak mıdır  başarısızlık? Ya da karnede birkaç kırık not almak mı? Notlarının komşunun çocuğundan daha düşük olması mıdır?  İyi bir  lise iyi bir üniversite midir başarı? 

LGS sınavı sonrası , daha sınav evrakları  görevlilere teslim edilmeden, sarı ışıkta bekleyen arabalar misali sınav kitapçıklarını almak isteyen velilere bakınca sınava çocuklar mı yoksa anne babalar mı girdi şaşırmamak imkansızdı? Nedir bu hırs bu neyin yarışı? Çocuklarımız birer yarışçı mı?  Bu bir yarışsa, yarışta geride kalanın mutlu olmaya sevilmeye hakkı yok mu? 

Çocukların meslek seçimiyle ilgili bir toplantıda anne babalara çok basit bir soru sordum; çocuğunuzu ne kadar tanıyorsunuz? Cevap gelmeyince sorumu açmak istedim; Çocuğunuzun ismini cismini değil, onun hayallerini, hedeflerini, nelerden hoşlandığını, kendine kimi örnek aldığını,  hangi müziği sevdiğini, ona ders kitabı dışında bir kitap alsanız, nasıl bir kitap alacağınızı, çocuğunuzun  başını en son ne zaman okşayıp sevdiğinizi  ve güvendiğinizi söylediğinizi , birlikte güldüğünüz zamanları  bizlerle paylaşabilir  misiniz? dediğimde, birkaç cılız konuşma dışında  tahmin edersiniz ki sorum cevaplandırılamadı. Anne babaların evlatlarıyla ilgili farkındalıkları  az ve  çocuklarını yeterince tanımıyorlardı?  Yeterince tanımadığınız evladımız için hangi doğru seçeneği, hangi okulu , hangi mesleği yanılgısız  seçebileceğiz? Çocuğumuzun  ilgi ve yeteneklerini bilmeden ona nasıl yol gösterici olabiliriz?     

Anne babalar olarak hırslarımız, bazen bütün düşüncelerimizin önüne geçebiliyor. Kadranın da en son 220 yazan bir otomobilden  250 kilometre hıza ulaşmasını ister gibi,  evlatlarımızdan hiç de yeteneği ve ilgisi olmayan bir alanda üstün başarı bekleyebiliyoruz. Eğitimcilerin doğru yönlendirmelerini de  kabul edemeyebiliyoruz? Çünkü gerçekleştiremediğimiz  hayallerimiz, çocuklarımızın hayal ve hedeflerinin önüne geçiyor.

Hayatı kendimiz ve çocuklarımız için o kadar hızlı yaşıyoruz ki mutluluğa zaman kalmıyor. Her gün sabahın erken saatlerinden akşama kadar okul kurs ikileminde koşturup duran, spora, sinemaya , aile gezmelerine, arkadaş sohbetlerine fırsat bulamayan çocuklarımız...Sınavları anlamlandırmakta zorluk çekip, bizim kendilerini anlamadığımız, elimizdeki cep telefonundan kafamızı kaldırıp,  yüzlerine bakarak okula ve yaşama dair sohbet edip günlerinin nasıl geçtiğini sormadığımız çocuklarımız...

Sizce bir karne, kaç mutlu çocuk eder? Ya da hangi sınavın başarı sıralaması bir öğrencinin gözyaşından daha değerlidir? Karnedeki güzel notları takdir ederek, kötü karne notlarını yargılamadan, evlatlarımızın aile ortamında ait olma bilinciyle saygı ve sevgisini çoğaltmalıyız. Onlara her şeyden önce sorumluluk duygusunu aşılamalı, daha fazla sohbet etmeli,  bir yerlere yetişir gibi değil, sevgiyi anıları çoğaltırcasına , birlikte daha çok vakit geçirmeliyiz. Yüreğimizdeki koşulsuz sevgi, sözlerimizden ve bedenimizden  dünyaya yayılmalı. Karne ve sınavlar, hayatta her şeyden çok değerli değildir. Hele ki çocuklarımızdan...

Güzellikleri öyle bekleyin  ki, hayat size hep yeşil ışık yaksın.

Farkındalığımız  bütüne şifa olsun. Yürekten saygı ve muhabbetlerimle...

Eğitimci Yazar Rıza CEYLAN
Lider Eğitimci Yazarlar Derneği Denetleme Kurulu Üyesi
NLP Master Practitioner
ceylanriza@hotmail.com

KAMUPERSONELİ.NET - ÖZEL 

NOT: BU HABERİN/MAKALENİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bir anne 2018-06-08 11:33:41

çocuğunuzu bir karne notuna göre değerlendirmeyin her zaman sevin her zaman dinleyin sefkat duyun, Allah eskikliklerini vermesin,

Avatar
Sevgi ile .... 2018-06-08 13:52:53

Guzellikleri oyle bekleyin ki hayat size hep yesil isik yaksin. .. eşiniz ile, sevdikleriniz ile, aileniz ile birlikte.çocuklarımiz için paylasimlariniz çok güzel umarım yaşar ve yasatiriz.Lakin önce bireyler olarak önce kendimize sonra hayatı paylastiklarimiza yesil isik yakmak gerekir diye dusunuyorum.paylaşmak
istedim.kaleminize yüreğinize saglik

Avatar
hayat 2018-06-08 13:57:32

yazılarlar gibi yaşadığımızda herşey çok daha güzel olur dünyamızda

Avatar
Ebru 2018-06-08 14:22:09

Önce ben. Kendini tanimakla baslar hersey. Ani yasamakla. Çünkü hayat bir an. Mutlu olmalıyım ki benden olanlara mutluluk aşılayayım. Yüreğinize sağlık.

banner631