Alexa

Toplum olarak beklentilerimizi sürekli yüksek tutuyoruz. Bu  durum, çoğu zaman gerek kendimizin , gerekse de çocuklarımızın başarısızlığının  asıl nedeni  oluyor. Kendi  gerçekleştiremediğimiz hayallerimizi çocuklarımız nazarında gerçekleştirmeye çalışıyor, isteklerimize ulaşamayınca kendimizi ve  ailemizi mutsuz ediyoruz. Oysa her birey ayrı bir kişiliktir. Her insanın bilgi birikimi ayrı olduğu gibi, yetenekleri de farklıdır. Zamanında doktor olma  isteğimizi gerçekleştirememiş olmamız, evladımızı hiç istemediği bir alana yönlendirmemize sebep olabiliyor. Toplumumuzda her bireyin en iyi olma gibi aşırı bir hırsı var. Her şeyde olduğu gibi başarıya yönelik aşırı hırs , bireyde aceleci davranmayı ve beraberinde başarısızlığı ve hayal kırıklığıyla birlikte mutsuzluğu getiriyor.

Her birey kendini gerçekleştirme çabası içerisindedir. Toplumumuzda bu çaba, ne yazık ki kendi gerçeklerinden uzak bir çaba olarak ortaya çıkmakta. Maaşının üç katı tutarında cep telefonu kullanmak, ortaokulu çok da iyi olmayan notla bitirip, sınavdan yeterli puanı alamadığı halde, iyi bir Anadolu lisesine yerleşmeyi istemek,  kendi gerçeklerinin farkında olmayan bir düşüncenin ürünüdür.

Onlarında bizim gibi etten ve kemikten yaratılmış insan olduklarını unutarak, evlatlarımızdan ve yöneticilerimizden hep büyük beklentiler içerisinde oluyoruz. Yılların sorunlarının bir anda çözülmesini  istiyor, yıllarca ders çalışmamış çocuğumuzdan bir anda matematik dehası olmasını  bekliyoruz. Bu beklentilerin sonucu da çoğu zaman hayal kırıklığından öteye geçmiyor. Oysa biz, ibresinde 200 km yazan bir araçtan 300 km hıza ulaşmasını bekliyoruz. Fark etmiyoruz…

Yeni Eğitim Öğretim yılı sorunlar ve çözümlere dair büyük beklentilerle başladı. Ne sorunların bir anda çözüme kavuşturulması  mümkün, ne de velilerin çoğunun isteği; her öğrencinin mühendis avukat doktor olabilmesi…

İnsan kendi şarkısının bestekarıdır. Yaşam döngümüz bestemizin notaları gibi  farklı seslerimizden, çabalarımızdan oluşur. Yolculuğumuzda zaman zaman ses düşüşleri mutlaka olacaktır. Böyle zamanlarda bizi ayakta tutan şey; hedeflerimize olan inancımızdır.  Hedeflerimize ulaşabilmemiz, bu uğurda göstereceğimiz çabalara bağlıdır. Çaba sarf etmeden sadece istemek yetmeyecektir.  Aynı şekilde başkalarının gösterdiği hedeflere ulaşmak için gösterilen çaba insanı mutlu etmeyecek, mutluluk gayretiyle taçlandırılmamış çalışmalar sonuçsuz kalacaktır. Kişi kendini gerçekleştirmeye çalışırken , zamana ve kendi gerçeklerinin farkındalığına ihtiyaç duyar. Çünkü zaman ve farkındalık değişimin  en önemli öğesidir. İnsan bir anda her şeyi değiştiremeyeceği gibi, farkında olmadığı bir davranışı da değiştiremez. İnsanın kendine yapacağı en büyük iyilik, kendi gerçeklerinin farkına varmasıdır. Kendi gerçeklerinin ve isteklerinin farkında olan bireyler, hedeflerini ve bu hedefleri gerçekleştirmek için zamanlarını doğru belirler.

Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde  uyumak , yemek gibi fizyolojik ihtiyaçlar ilk  sırayı alır. Sonrasına güvenlik ihtiyacı, sevgi saygı ve ait olma ihtiyacı, saygınlık, takdir edilme gibi ihtiyaçlar gelir. Piramidin en tepesinde kendini gerçekleştirme , yani ideallerine ulaşma  ihtiyacı vardır. Piramidin en  tepesinin   mutluluğu, piramidin temelinin sağlamlığına bağlıdır. Bu bağlamda temel ihtiyaçları yeterince karşılanmamış bireyin kendini gerçekleştirme çabaları sonuçsuz kalacaktır.

Yeni eğitim ve öğretim  dönemiyle birlikte ,ailelerimiz de çocuklarıyla okula başlamış oldu. Yeni dönem yeni stresleri yeni beklentileri de beraberinde getirdi. Beklenti düzeyinin fazlalığı ya da azlığı çocukta aşırı kaygıyı beraberinde getirir. Kaygı düzeyi yüksekliği de başarısızlığın en büyük sebebidir. Oysa ebeveynleri olarak yapmamız gereken çocuklarımıza  kendilerini tanıma  fırsatı  vermemizdir.  Gelin bu eğitim ve öğretim yılında çocuklarımızın başarısı ve mutluğu için evlatlarımızdan beklentilerimizi onların bilgi ve yetenekleri düzeyinde tutalım.

Unutmayalım! çocuklarımız geleceğimizdir.  Yarınlarımız  birliğimiz  ve dirliğimizle daim kılacağımız Türkiye’mizdir.

Sevgi, saygı ve çalışmamız daim olsun. Farkındalığımızın bütünü şifa olması dileklerimle. Selametle...

Yazar Rıza CEYLAN /  NLP Master Practitioner / Eğitim Koçu    

rizaceylan@kamupersoneli.net

KAMUPERSONELİ.NET - ÖZEL

NOT: BU HABERİN/MAKALENİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.