14 Mayıs 2020 Perşembe 15:51
Koronavirüs aşısının ilk test iznini alan Türk doktor Şahin müjdeyi verdi

Türk doktor Prof. Dr. Uğur Şahin koronavirüs salgının önemli gelişmelerinin yaşandığı müjdesini duyurdu.

"ilk 8 haftada aşının 500 kişi üzerinde daha sonraki klinik deneylerde ise on binlerce insan üzerinde denenecek" diyen Türk doktor Prof. Dr. Uğur Şahin, " Türkiye ile de temas halindeyiz.TUBİTAK ve TÜSEB ile görüşüyoruz. Görüşmeler olumlu geçmesi durumunda 2 ay içerisinde Türkiye’de klinik deneylere başlayabiliriz" ifadelerini kullandı.

İlk klinik deneylere 23 Nisan’da Almanya’nın izin vermesi sonrasında başladıklarını açıklayan Prof. Dr. Uğur Şahin, “Biz klinik deneylere 23 Nisan’da başladık. Şimdi değişik aşı dozlarında çalışıyoruz. Her gün 5-10 kişiye bu aşıyı veriyoruz. ABD’de de aşı deneylerine başladık. ABD’de iki ayrı şehirde bu çalışmalarımız devam ediyor. Gelecek 6-8 hafta içerisinde kullandığımız aşıların yan etki yapıp yapmadığını, dozunu ve bağışıklık sistemindeki verdiği reaksiyonları öğreneceğiz. Aşı yaptığımız insanlarda virüsü yok edip etmediğini kontrol edeceğiz” dedi.

2020 SONUNDA KORONAVİRÜS AŞISI ÇIKARILACAK

Ayrıca Şahin, “Bu aşı çalışmaları küresel bir problemdir. Bunu ancak beraber çalışarak çözebiliriz." diyerek, "Bunu anlayarak biz iki büyük şirketle beraber çalışmaya başladık. Birisi Çin'deki , Çin’de deneyler yapmak için diğeri ise Pfizer şirketi. Biliyorsunuz Pfizer şirketi dünya çapında aşı deneyleri yapıyor ve Pfizer ile beraber çalışarak bu klinik deneyleri çok çabuk yaparak bitirmek istiyoruz. Sene sonuna kadar aşımızı piyasaya çıkarmak için yeterince kişiye aşıyı vermek istiyoruz. Deneyler pozitif çıkarsa eğer bunu sene sonunda inşallah piyasaya çıkartabiliriz.” müjdesini verdi.

KLİNİK DENEYLERE BAŞLANACAK

"Türkiye’de TUBİTAK ve TÜSEB ile beraber görüşmelere başladık. Bu görüşmelerde ‘Türkiye’de klinik deneyleri yapalım mı?’, ‘Ne zaman yapabiliriz?’ bunları konuştuk. Bu konuşmalar henüz sonuç vermedi ama klinik enstitü bulursak ve Türkiye’de zamanlı bir şekilde aşı deneylerine başlayabilirsek bunu düşünüyoruz. Görüşmelerimiz iyi giderse Türkiye’de 2 ay içerisinde klinik deneylere başlayabiliriz” diyen Şahin'in açıklamalarının devamı şöyle:

Bizim şirketimizde 1300 kişi çalışıyor ve bu 1300 kişiden 400’ü aşı araştırmasıyla ve aşıyı üretme konusunda çalışıyor. Çin’de 120 kişi kadar çalışıyor. Pfizer’da ise 500 ila 700 kişi arasında insan çalışıyor. Klinik deneylerde binlerce insan çalışacak. Bu yüzden bu deneyleri hızlı şekilde yapabileceğimizi düşünüyoruz.

Şimdi şu anda aşıların dozunu bilmiyoruz. Bu aşıyı milyarlarca insana ulaştırmaya çalışıyoruz. Yaptığımız aşı genetik aşı. Teknoloji yenilikleri kullanıyoruz. Birkaç hafta içinde milyonlarca doz aşı üretebiliyoruz. Üretme kapasitesini ise hem Pfizer ile beraber çalışarak hem de Almanya’da büyütmek istiyoruz. Bunun için çok fazla masraf yapıyoruz. Bu aşı için yapılan tüm çalışmalar için 1,5 milyar dolar gerekecek. Bugüne kadar da 100 milyon dolardan fazla harcadık. Bu masraflı bir olay. Ancak en nihayetinde bu en mühim ilaçlardan birisi” dedi.

Covid-19 bize gösteriyor ki yeni salgınlara hazır olmamız gerekiyor. Dünyada bazı devletler güzel bir şekilde hazırlandı. Türkiye’de de hazırlık ve planlar vardı. Yeni bir salgın çıkarsa daha hızlı bir şekilde hareket etmemiz lazım. Bunu yapmamız için aşı üretimlerini daha önceden hazırlamamız lazım. Klinik çalışmalara daha hızlı başlamamız lazım. Uluslararası şekilde çalışma planları gerekiyor ve bunu şimdi görüyoruz ki bazı devletler kendi planlarını yapıyor, kendi yollarınız çiziyor. Ancak bunu küresel bir şekilde çözmemiz lazım. Bunun için de plan uygulamamız lazım. Tüm ülkelerin birlikte çalışmaları lazım. Hem bilimde hem de klinik bakımdan birlikte çalışmak lazım. Tabi ki bizim çalışmalarımızda en başta en mühim olan ilaç otoriteleriyle görüşüyoruz. Alman otoritesi var, Avrupa var, Amerika da var. Oradan tabi ki bize yardım geliyor. Bu aşı denemelerini klinik düzeye nasıl getirebiliriz bu konuda yardımcı oldular. Politikadan hem ABD’den hem Avrupa’dan bizi aradılar. Yardım teklifinde bulundular. Avrupa Birliği’nden de bize yardım teklifleri geldi. Masraflar bakımından ya da başka şekillerde yardımcı olabilir miyiz diye sordular” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’NİN KORONAVİRÜSLE MÜCADELESİ ÇOK İYİ’

Şahin, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesinin nasıl olduğuna ilişkin soruya ise, “Türkiye’deki oranları uzaktan görüyorum tabi ki. Başka ülkelere göre Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesi çok iyi. Hasta sayıları az ve kontrolü çok güzel gerçekleştiriyorlar. Geçen hafta ABD’nin CNN kanalında Türkiye’de nasıl PCR testleri yapıldığını gördüm ve çok mutlu oldum. Türkiye bu performansı verdiği için, insanların sabırlı ve disiplinli bir şekilde bu virüse karşı tepki gösterdikleri için çok mutluyum” yanıtını verdi. Dr. Şahin, “Türkiye’nin performansını uzaktan bakarak çok beğeniyorum. İnsanların sabırlı olduklarını ve dikkatli şekilde, disiplinli şekilde hareket ettiğini görüyorum. En önemli şey sabırlı olmamız gerekiyor. Bu virüs birkaç hafta içinde kaybolacak değil, bizimle kalacak. En azından 1,5-2 sene, herkese aşı gelene kadar bu virüsle mücadele etmemiz lazım. Disiplinli devam etmemiz lazım. Yavaş yavaş tabi ekonomiyi çalıştırmaya başlamamız lazım. İşimize dönmemiz lazım ama kuralları uygulamamız lazım. Sabırlı olursak bunu başarabiliriz” diye konuştu.

PROF. UĞUR ŞAHİN KİMDİR?

Prof. Dr. Uğur Şahin, 19 Eylül 1965 İskenderun doğumlu. 4 yaşında ailesiyle Almanya'ya geldi. Ailesi Köln'de Ford fabrikasında çalışıyordu. Prof. Şahin, daha genç yaşlarda bilimsel araştırmalara ve deneylere duyduğu ilgiyle dikkati çekti. Kanser üzerine Alman televizyonunda hazırlanan ‘Ölümsüzlük Öldürücüdür' programını izleyen Uğur Şahin, 19'uncu yüzyılda modern bağışıklık sistemini bulan ve kansere karşı ilk kez kemoterapiyi geliştiren Paul Ehrlich'i kendisine örnek alarak tıp okumaya karar verdi. Köln Üniversitesi'nde okudu. Profesörünün teklifi üzerine Homburg Saar'daki üniversitede çalışmaya başladı. Kansere karşı araştırmalarla adını duyuran Prof. Uğur Şahin, kanserli hücreyle sağlıklı hücreyi birbirinden ayırıp, kanserli hücreyi yok eden bir aşı geliştirdi. Göğüs, kalınbağırsak, akciğer, pankreas ve prostat kanserinde hastalıklı hücrelere karşı savunmaya geçen antikorlar üzerinde çalışma yürüten Prof. Şahin, eşi Dr. Özlem Türeci ile birlikte melanom adı verilen cild kanserine karşı bir aşı üzerinde çalışma yürütüyordu. Prof. Şahin, koronavirüsün yayılması üzerine bu alana yöneldi. Prof. Şahin, 1996'da Nobel Tıp Ödülü alan İsviçreli bilim insanı Rolf Zinkernagel ile birlikte çalıştıktan 2008'de BioNTech şirketini kurdu. BioNTech'de bugün 80 civarında bilim insanı kanser üzerine araştırmalar yapıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.