Çocuk Okula Neden İsteksiz Bir Şekilde Gider

2019 - 2020 Eğitim ve öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi başladı. Bugün milyonlarca öğrenci ders başı yaptı. Öğrenciler kadar veliler de bir o kadar heyecanlı. Bazı çocuklar okulunu çok severken bazıları ise okula gitmekte isteksiz davranır. İşte bazı öğrencilerin okula gitmekte isteksiz davranmasının nedenleri...

EĞİTİM 09.09.2019, 10:52
Çocuk Okula Neden İsteksiz Bir Şekilde Gider

Çocuk eğitiminde ve terbiyesinde okulun yeri yadsınamaz. Bu anlamda her çocuk mutlaka eğitim almak için okula gitmesi gerekir. Okula gitme konusunda her çocuğun ayrı bir tavrı vardır. Kimi çocuk okula güle oynaya giderken kimi çocuk okula gitmekten kaçar. Bu durumun temel nedenleri her yıl birçok veli tarafından sorgulanır. Bir eğitimci olarak bu durumun nedenlerini şu şekilde sıralayabilirim.

Çocuk okulu sevmiyordur. Bu durumun birçok sebebi olabilir.

· Öğretmenine alışamamış olabilir. Arkadaşları ile ilişkiler konusunda uyum sorunu yaşayabilir.

· Çocuk okulda sıkılmaktadır. Burada öğretmenin öğrenciyi okula alıştırması gerekir. Okulda eğlenceli vakit geçirmeyen çocuk okula gitmek istemez. Okulda hoş vakit geçiren eğlenen çocuk okula koşa koşa gider.

· Dersler öğrenciye zor geliyordur. Özgüveni düşük olan öğrencilerde başaramama korkusu olur. Öğrenciniz başarısız olma korkusu yaşadığı için okula gitmek istemiyor olabilir.

· Öğrenci okulda her gün birisi tarafından rahatsız edilip, tehdit ediliyor ve dövülüyorsa okula gitmek istemeyebilir. Bazı çocuklar çok pısırık olduğu için birileri kendisini rahatsız etse de söyleyemez.

· Okulda iyi bir arkadaş çevresi edinemeyen öğrencinin okul hayatı hep sıkıntılı geçer. Çünkü okul ona hapishane gibi gelir. Okuldan eve gelirken sanki hapishaneden çıkmış özgürlüğüne kavuşmuş birisi gibi koşarak eve gelir.

Okula isteksiz giden çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

Okula gitme konusunda her çocuk farklı duygular içinde olabiliyor. Kimi isteksizliğini en başından gösterirken, kimi ilk günkü heyecanını sonraki günlere taşıyamayabiliyor. Hatta bu isteksizliğini “okula gitmek istememe” olarak belirtmek yerine, ayakkabılarının sıkmasından, karın ağrısına kadar farklı mazeretler üreterek gösterebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yaşanan bu kaygı durumunun ebeveynler tarafından doğru algılanıp yönetilmesi gerektiğini söylüyor. Çoğunlukla 5 ve11-12 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerde görülen bu durumun, zorluklarla baş edememenin getirdiği sonuçlar olduğunun unutulmaması gerekiyor. Peki, bu çocukları okuldan soğutmadan sorunun üstesinden gelmek mümkün mü? Uzman Klinik Psikolog Merve Öz okullar başlamadan önce ebeveynlere yol gösterecek önerilerini sıraladı…

Okul alışverişini birlikte yapın

Birlikte yapacağınız okul alışverişi çocukların motivasyonunun artmasında yarar sağlıyor. Kendi zevkine göre alınmış okul malzemelerini kullanacak olmak, okula gitme isteğinin artmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, çanta ve kıyafetini çocuğunuzla birlikte hazırlamanız, onun hem motivasyonunun artmasını, hem de sorumluluk kazanmasını sağlıyor.

Daha kolay uyum sağlaması için ilk gün yanında olmaya çalışın

Tatil sonrası gündelik yaşama uyumda zorluk gibi çocukların da okula uyumda güçlük çekmesinin son derece normal olduğunu unutmamak gerekiyor. İlk gün onun yanında olarak sınıf arkadaşları ve öğretmenleriyle tanışmasını, eski adaşlarıyla tekrar bir arada olmasını sağlayarak uyum sürecine yardımcı olabilirsiniz. Bu sayede kendini çok daha rahat hissetmesini sağlayabilirsiniz.

Ancak, okulda birkaç günden fazla zaman geçirmenizin okula uyum sürecine zarar vereceğini de unutmayın. Bu nedenle çocuğunuza, öğretmeni ile sürekli iletişimde olduğunuzu ve herhangi bir sorunda hemen okula gelebileceğinizi söyleyerek güven oluşturabilirsiniz.

Endişelerini, duygularını ifade etmesine izin verin

Çocuklarınızın yaşadığı deneyimleri anlatmaları için ortam yaratın. Hatta neler hissettiklerini, korkularını, endişelerini dile getirmelerine yardımcı olun. Kaygı, korku gibi kelimeleri kullanmalarından endişe etmeyin. Bunların nedenlerini kırıcı olmadan sorgulamaya çalışın. Yaşadıkları korkularla ilgili onları rahatlatmaya çalışın.

Öğretmenlerinden yardım alın

Çocuklarınızın yaşadıkları korku ve endişenin nedenini öğrendiyseniz mutlaka bu konudan öğretmenlerine bahsedin. Adaptasyon süreci boyunca da mutlaka çocuğunuzun öğretmeni ile iletişimi sürdürün.

Okulda keyif aldığı aktiviteleri anlatmasını sağlayın

Eğlenceli tatil günlerinin ardından erken yatılıp, erken kalkılan, yeni bir beslenme düzeni oluşturulan üstelik derslerin stresinin eklendiği okul günleri elbette başlarda sıkıcı gelebilir. Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, ebeveynlerin çocuklarının okuldaki günlük rutinlerini öğrenmelerinin yarar sağlayacağını belirterek, “Onlarla gün içinde keyif aldıkları aktiviteler hakkında konuşabilirsiniz. Oyunlarını, yeni arkadaşlarını, derslerdeki eğlenceli aktivitelerini anlatmalarını isteyin. “dersler nasıl geçti” gibi cevabını alamadığınız sorular yerine “beden eğitimi dersinde ne oynadınız?” gibi anlatmaktan keyif alacağı sorular sorun. Böylece okulun eğlenceli yönlerini görmesini sağlayabilirsiniz” diyor.

Bir sorun olduğu düşündüğünüzde uzman desteği almaktan çekinmeyin

Her çocuk bu dönemi farklı şekilde ve farklı hızda geçirdiği için yapılmaması gerekenlerin başında ebeveynlerin çocuklarını diğer çocuklarda kıyaslamaması geliyor. Genel olarak sorunların birkaç hafta içinde yavaş yavaş ortadan kalkması gerekiyor. Ancak herhangi bir gelişme yaşanmadı ve çocuğunuz sabah kalkmıyor, okula gitmemek için bahaneler üretiyorsa, yemek yeme sorunu, aşırı hırçınlık/saldırganlık ya da içine kapanıklık gibi sorunlar yaşıyorsa bir uzman desteğine başvurmak için de geç kalmamak önem taşıyor.

“Mükemmel çocuk” notları çok iyi olan çocuk değildir!

Kendini değerli hisseden, sevgi dolu ve özgüvenli bir çocuk yetiştirmenin yolunun, çocuğu dinlemekten geçtiğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yapılması gerekenleri şöyle listeliyor:

•Çocuğunuz okuldan geldiğinde gününün nasıl geçtiğini sorun.
•Tüm sorularına sıkılmadan cevap verin.
•Bazı konularda O’na fikirlerini sorun.
•Çocuğunuzla iş birliği yapın.
•Sorumluluk vermeyi ihmal etmeyin.
•Çocuklarınıza güvenin.
•Sözlü olarak ya da hareketlerinizle ona değerli olduğunu hissettirin.

Yorumlar (0)