Alexa
18 Kasım 2018 Pazar 18:45
Üniversite Tercihi Yapmayan Adaylar İş Kaygısına Büründü
Kamu Personeli

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, 180 olan lisans puan barajını geçmiş olmasına rağmen tercihte bulunmayan üniversite adayı öğrencilerin tercih süreciyle ilgili görüş, beklenti ve eğilimlerinin belirlenmesine yönelik geliştirilen anket, 27 Ekim-5 Kasım'da uygulandı.

Anket, kayıtlarda adresi bulunan öğrencilere e-posta yoluyla, bulunmayan öğrencilere ise SMS yoluyla iletildi ve 31 binden fazla aday, anketi kimlik numaralarını kullanarak doldurdu.

- Ankete katılanların yarısı sınava ilk kez girdi

Lisans programlarını tercih edebilmek için gerekli olan baraj puanını aşmasına rağmen, tercih yapmayan adaylardan anket çalışmasına katılanların yüzde 51'i sınava ilk defa girerken, yüzde 24'ü ikinci defa, yüzde 25'i ise üçüncü defa girdi.

Adayların yüzde 69'u 2018-YKS'ye üniversiteye yerleşme hedefi ile yüzde 31'i ise kendini denemek için girdiğini belirtti.

- Tercih sürecinde yararlanılan kaynaklar

Adayların, YKS sürecinde öğretmenler, rehber öğretmenler, aile, sosyal medya, arkadaşlarının görüşleri, YÖK-Atlas uygulaması, üniversitelerin web sayfaları gibi birden fazla kaynaktan yararlandıkları anlaşıldı.

Adaylar, tercih yapmamış olsalar bile bu süreçte, en çok öğretmenler ve rehber öğretmenlerin görüşlerinden yararlandı.

Yararlandıkları kaynaklarda ikinci sırayı ailelerinin görüşleri, üçüncü sırayı ise sosyal medya aldı. Diğer taraftan bu süreçte adayların YÖK-Atlas'tan da faydalanmaları memnuniyet verici olduğu ifade edildi.

- Üniversite ve bölüm tercihlerinde belirleyici faktörler

Ankete katılan adaylar için üniversite ve bölüm tercihi aşamasında belirleyici olan en önemli faktör, tercih edeceği bölümden mezuniyet sonrası iş bulma (istihdam) imkanı oldu.

Bu durum, tercih sürecinde, mezuniyet sonrası iş bulma ve istihdam edilme durumunun, adaylar için önemini vurguladı.

Adayların yüzde 26'sı tercih edeceği bölümün istihdam imkanını, yüzde 18'i üniversitenin bulunduğu ili, yüzde 16'sı ise ilgili bölümün taban puanını göz önünde bulundurarak tercihlerini planladı. Bu sonucun, her ne kadar tercihte bulunan adaylar ile sınırlı olmakla birlikte muhatap aday kitlesinin geneli için de bir fikir verdiği belirtildi.

Ankete katılan adaylardan yüzde 94'ü devlet üniversitelerini, yüzde 6'sı vakıf üniversitelerini tercih edebileceklerini kaydetti.

Ankete katılan ve puanları lisans tercih edebilecek barajın üstünde olan adaylardan yüzde 92'si lisans, yüzde 8'i ise önlisans programlarını tercih edebileceklerini bildirdi.

- Devlet ve vakıf üniversitelerinin tercih edilmememe nedenleri

Adayların devlet üniversitesini tercih etmeme nedenlerini belirleyen faktörler arasında ilk sırayı yüzde 46,28 oranla "istediğim bölümler için puanımın yeterli olmaması", ikinci sırayı yüzde 21,48 oranla "kazanma şansımın olduğu bölümleri bitirince iş bulamayacağım kaygısı", üçüncü sırayı ise yüzde 11,48 oranla "istediğim bölümün taban puanını tahmin edemeyişim" faktörü aldı.

Ankete katılan adayların yüzde 42,69'u "öğrenim ücretlerinin yüksek olması", yüzde 24,08'i "istediği bölümler için puanının yeterli olmaması", yüzde 10,78'i "kazanma şansının olduğu bölümleri bitirince iş bulamayacağı kaygısı" nedeniyle vakıf üniversitelerini tercih etmedi.

Adayların büyük kısmı vakıf üniversitelerindeki öğrenim ücretlerini yüksek bulmaları nedeniyle bu üniversitelerdeki programları tercih etmedi.

- KKTC üniversitelerini tercih etmeme nedenleri

Tercih kullanmayan adayların yüzde 34,32'si "KKTC'ye ulaşım ve KKTC'de yaşam giderlerinin fazla olması", yüzde 31,48'i "öğrenim ücretlerinin yüksek olması", yüzde 10,49'u "Tercih yapabileceğim KKTC üniversitelerindeki eğitimin kalitesiyle ilgili kaygılar" nedeniyle KKTC üniversitelerini tercih etmedi.

Adayların, gerek devlet, gerek vakıf ve gerekse KKTC üniversitelerini tercih etmemelerinin başlıca nedenleri arasında yüzde 10 civarında bir oranla, eğitimin kalitesiyle ilgili kaygıları yer aldı.

- AÖF tercihleri

Adayların, Açıköğretim Fakültesi (AÖF) bölümlerini tercih etmeme nedenlerine etki eden ilk üç faktör arasında sırasıyla "AÖF bölümleri arasında ilgi duyduğum bir programın yer almaması", "mezun olduktan sonra iş bulma imkanının kısıtlı olması", "AÖF programına yerleşmemin ardından bir sonraki yıl OBP'nin düşecek olması" oldu.

- Adayların istedikleri program için yeterlilik düzeyi

Tercih kullanmayan adayların yüzde 70'i lise eğitiminin öğrenim görmek istediği programla ilgili temel bilgiler kazandırdığına inanmadığını, yüzde 30'u ise lise eğitiminin öğrenim görmek istediği programla ilgili temel bilgiler kazandırdığına inandıklarını anlattı.

Tercih hakkını kullanmayan adayların ise eğitiminin yeterliliğine inanmıyor olmalarının, konunun diğer paydaşları ile birlikte ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olduğuna işaret edildi.

- Yükseköğretime erişim

"Yükseköğretime erişimin ülkemizde hala bir sorun olduğuna ve kontenjanların artması gerektiğine inanıyor musunuz?" sorusuna adayların yüzde 66,97'si "Evet, inanıyorum", yüzde 33'ü ise "Hayır, inanmıyorum" cevabını verdi.

Diğer taraftan adaylar, yükseköğretime erişimin ülkemizde halen bir sorun olduğunu düşünmekle birlikte boş kalan kontenjanlar kapsamında bir tercih yapıp bir önlisans veya lisans programına yerleşebilecekken bu haklarını kullanmadığına değinilen raporda, şu ifadeler yer aldı:

"Bu durum aslında bir çelişki olmayıp program seçme temayülünün bir yansımasıdır. Artık bireyler için üniversite okumak başlıca amaç olmaktan çıkmış, bunun yerini belli sonuçlar üreten bir programda okumak almıştır. Bu durum, YÖK'ün son yıllarda bazı yükseköğretim programlarında kontenjanların azaltılması, bazılarında ise kontenjanların arttırılması yönündeki hamlelerinin rasyonel bir çerçevede artarak devam etmesi gerektiğine işaret etmektedir. Zira, bazı alanlarda kontenjan sayıları yüksek olmakla birlikte, diğer bir ifade ile yıllık belirlenen kontenjan/arz ile ilgili yıl, liseden mezun olan öğrenci mezun sayısı/talep arasında bir uçurum bulunmamakla birlikte tercih kullanmayan adayların hatırı sayılır bir kısmı için bu alanlardan mezun olunduktan sonra iş bulma konusunda ciddi kaygılar ve sorunlar söz konusudur."

- Adaylar, YKS'ye yeniden girecek mi?

Adayların yüzde 77'si gelecek sene YKS'ye yeniden gireceğini, yüzde 8'i girmeyeceğini, yüzde 15'i ise kararsız olduğunu beyan etti.

Gelecek yıl YKS'ye yeniden girildiğinde tercih edilebilecek programlardan ilk sırayı yüzde 23 ile mühendislik programları, ikinci sırayı yüzde 20 ile "tıp, diş, eczacılık" programları, üçüncü sırayı ise yüzde17 ile "sosyal bilimler" programları aldı.

Adaylar, ilk sırada mühendislik programlarını tercih edeceklerini açıkladı.

Diğer taraftan, mühendislik programlarındaki mevcut boş kontenjanlar dikkate alındığında bazı üniversite ve yerleşkeler, tercih edilmedi.

Ayrıca adayların tercihlerinde "tıp, diş, eczacılık" programlarına öncelik verdikleri de tespit edildi. Bu durum, bir sonraki yıl için adayların bilinçli bir tercih yapacak olmaları bakımından önemli bir gösterge olarak dikkati çekti.

Adayların çoğunluğunun sağlık programlarına yöneldikleri görüldü. Ayrıca öğretmenlik programları ile diğer bütün sosyal bilimler programları arasında çok az bir fark olması, öğretmenlik programlarında istihdam daralmasına rağmen bu programların hala adaylar için muteber olduğunu gösterdi.

- Taban başarı şartını sağladığı halde neden tercihte bulunmadı

Eşit Ağırlık (EA) puan türünde adayların taban başarı sırası şartını sağladığı halde "hukuk" programlarını terci etmeme nedenleri, sırasıyla yüzde 46 ile "hukuk alanının ilgimi çekmemesi", ikinci sırayı yüzde 20 ile "öğrenim görmek istediğim hukuk programına puanımın yetmemesi", üçüncü sırayı ise yüzde 16 ile "vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerinin yüksek olması" olarak belirlendi.

Sayısal (SAY) puan türünde adayların taban başarı sırası şartını (300 bin) sağladığı halde, mühendislik programlarını tercih etmeme nedenleri, sırasıyla yüzde 32 ile "mühendislik alanının ilgimi çekmemesi", ikinci sırayı yüzde 27 ile "öğrenim görmek istediğim mühendislik programına puanımın yetmemesi", üçüncü sırayı ise yüzde 25 ile "bu alanda mezun olduktan sonra iş bulma imkanının kısıtlı olması" faktörü oldu.

SAY puan türünde adayların taban başarı sırası şartını (250 bin) sağladığı halde, "mimarlık" programlarını tercih etmeme nedenleri, yüzde 48 ile "mimarlık alanının ilgimi çekmemesi", ikinci sırayı yüzde 20 ile "bu alanda mezun olduktan sonra iş bulma imkanının kısıtlı olması", üçüncü sırayı ise yüzde 17 ile "öğrenim görmek istediğim üniversitenin mimarlık programına puanımın yetmemesi" olarak sıralandı.

SAY puan türünde adayların taban başarı sırası şartını (50 bin) sağladığı halde "tıp" fakültelerini tercih etmeme nedenlerine etki eden faktörler, yüzde 46 ile "öğrenim görmek istediğim üniversitenin tıp fakültesine puanımın yetmemesi", ikinci sırayı yüzde 25 ile "tıp alanının ilgimi çekmemesi", üçüncü sırayı ise yüzde 22 ile "vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerinin yüksek olması" oldu.

İlgili puan türlerinde adayların taban başarı sırası şartını (300 bin) sağladığı halde "öğretmenlik" programlarını tercih etmeme nedenlerinde ilk sırayı yüzde 48 ile "öğretmenlik alanının ilgimi çekmemesi", ikinci sırayı yüzde 31 ile "bu alandan mezun olduktan sonra iş bulma imkanının kısıtlı olması", üçüncü sırayı ise yüzde 8 ile "öğrenim görmek istediğim üniversitenin öğretmenlik programına puanımın yetmemesi" faktörü aldı.

Bu kapsamda, başarı sırası şartını sağladığı halde bu programları tercih etmeme sebeplerinin sıralamasında tıp alanı farklılık kazandı.

KamuPersoneli.net

Not: Aktif kaynak linki kullanarak haberlerimizden alıntı yapabilirsiniz

Son Güncelleme: 18.11.2018 18:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.