25 Mart 2020 Çarşamba 23:30
1 milyar 500 milyon fide ekilmezse asıl felaket o zaman olacak!

Türkiye'de sayıları her geçen gün artan Koronavirüs vakaları ve Covid-19’a bağlı ölümler, toplumsal hayatı derinden etkilemeye devam ediyor. 65 yaş ve üzeri vatandaşlara getirilen sokağa çıkma yasağının ardından, giderek daha fazla aile eve kapanıyor. İnsanlar bir yandan da temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak için marketlere hücum ediyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe salgın nedeniyle yaşanabilecek üretim kesintileri ise gıda tedariği açısından tehlike yaratıyor.

Bugün konu ile ilgili ilk açıklama Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)’dan geldi. ZMO tarafından yapılan açıklamalarda, önlem alınmadığı taktirde oluşabilecek kıtlığın, Korona virüsünden daha tehlikeli olabileceği vurgusu yapıldı. ZMO, 1,5 milyar fidenin ekimi beklediğini, ekimi yapılmadığı takdirde Türkiye’de bir kıtlık olabileceği dile getirildi. Konu hakkında Tarım Bakanlığı yetkililerine çağrıda bulunan ZMO, bir an önce 3 ve 6 aylık, 1 yıllık tarım politikalarının belirlenerek çözüm oluşturulması gerektiğini söyledi.

Diğer bir açıklama ise, tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’dan geldi. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Yıldırım, ‘’hükümet bir an önce tarım ve hayvancılığa özel destekleri devreye sokmazsa, birkaç ay içinde kıtlık baş gösterebilir’’ dedi.

"TARIM VE HAYVANCILIĞA DESTEK AÇIKLANMADI"

Koronavirüs ile birlikte tarım ve gıdanın öneminin bir kez daha anlaşıldığını dile getiren Ali Ekber Yıldırım, son yıllarda giderek artan miktarda gıda ithalatı yapan Türkiye açısından ise kendi kendine yetmenin kritik hale geldiğini söylüyor. Ancak korona virüse yönelik olarak açıklanan önlemler içerisinde tarım ve hayvancılığa neredeyse hiç yer verilmediğine dikkat çeken Yıldırım, "Tarım ve hayvancılığı destekleyen, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak bir önlem ne yazık ki açıklanmadı. Fakat tarımsal üretimin de hayvancılığın da devam etmesi gerekiyor" diyor.

Bugün vatandaşların marketlere gidip istediği ürünü bulmasının, tarımsal üretimin devamı ile mümkün olduğunu kaydeden Yıldırım, "Yarın üretimden vazgeçilirse, raflarda ürün bulamayabiliriz. Bu dönemde gıda sorunu, açlık sorunu yaşamamak için, kıtlığı görmemek için tarımsal üretimin mutlaka devam etmesi gerekiyor" diye konuşuyor.

"KIRSALDA ÜRETİM DURURSA, ŞEHİRDE SORUN BÜYÜR"

Yıldırım’a göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın en kısa zamanda bilimsel bir komite oluşturması ve ilçe bazında, köy köy üretimin nasıl sürdürüleceğini planlaması gerekiyor. Şehirlerde 65 yaş ve üzeri için çıkarılan sokağa çıkma yasağının kırsalda yaşayan aileler için uygulanmasının doğru olmadığını dile getiren Yıldırım, "Kırsalda eğer vatandaş dışarı çıkmazsa, tarlasına, ahırına gitmezse tarımsal üretim yapılamaz ve şehirler için ciddi bir gıda sorunu ortaya çıkabilir" diyor.

Salgın boyunca tarımsal üretim ve hayvancılığın sürdürülebilmesinin sadece köyde yaşayanların sorunu olmadığının altını çizen Yıldırım, "Kırsalda üretim durursa, bu en çok şehirlerde yaşayanların sorunu olacak" diye konuşuyor.

"MEVSİMLİK İŞÇİLER İÇİN ÖNLEM ALINMALI"

İçinden geçtiğimiz dönemin Türkiye'de sebze ekiminin ve dikimin yapıldığı dönem olduğuna işaret eden Yıldırım, gıda üretiminin devamı için mevsimlik işçi hareketlerinin önemine de dikkat çekiyor. Yıldırım, "Üreticinin tarlaya girmesi, ürünü toprakla buluşturması gerekiyor. Bunun için de mevsimlik işçilerin çalıştırılması zorunlu. Mevsimlik işçilerin taşınmasından tutun da sağlık ve barınma sorunlarının çözülmesi gerekiyor" şeklinde konuşuyor.

Yıldırım’a göre, hükümet bu dönemde boş olan köy okullarını mevsimlik işçilerin barınması için kullanmalı ve işçilerin sağlıklarını çok yakından takibe almalı.

"RAFLARDA ÜRÜN BULAMAYABİLİRİZ"

Zaman kaybedilmeden tarımsal üretimin devamının garanti altına alınması için ayrı bir önlem paketine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Aksi takdirde markete gittiğinizde raflarda ürün bulamayacaksınız. Bu bir ay sonra olur, iki ay sonra olur… Ama üretim olmazsa raflar boş kalır ve bu sefer açlıkla karşı karşıya kalabiliriz" uyarısında bulunuyor.

"SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ TEHLİKEDE"

Yıldırım’ın bu dönemde özellikle dikkat çektiği gıda ürünü ise süt.

Salgına rağmen üreticilerin günde en az iki kez ineğini sağmak zorunda olduğuna işaret eden Yıldırım, şunları söylüyor:

"Fabrikaları kapatabilirsiniz, AVM’leri kapatabilirsiniz ama ineğin memesini kapatamazsınız. Üretici mutlaka sağdığı sütü ya kooperatife ya alıcıya teslim ederek soğuk zincire katmak zorunda. Dolayısıyla kırsalda özellikle 65 yaş üzerindekiler için sütünü satabilecek ortamın sağlanması gerekiyor. Eğer bu başarılamazsa, marketlerde süt ile birlikte sütten imal edilen peynir, tereyağ, yoğurt, ayran gibi ürünleri göremeyeceğiz. Türkiye tarımsal üretimin devamını sağlayabilirse yalnızca kendisi için değil, ihtiyacı olan diğer ülkeler için bile üretim yapabilir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.