29 Haziran 2020 Pazartesi 11:28
Milyonlarca Çalışana Kötü Haber Yargıtay'dan Geldi

Bir üniversitenin tıp fakültesi yemekhanesinde taşeron firma bünyesinde çalışan şef garson, yemek ihalesini yeni bir taşeron firmanın almasıyla işten çıkarıldı. İşçi bunun ardından mahkemenin yolunu tuttu. İşçi işine herhangi bir sebep bildirilmeksizin ve ihbar öneline uyulmaksızın son verildiğini, sözlü alarak yemek hizmeti ihalesini yeni bir şirketin aldığını ve bu şirketin kendisiyle çalışmak istemediğini söylediklerini ifade etti. 

Bunun ardından yeni şirketin eski şirkete ait tüm mutfak ve servis malzemelerini devir aldığını, bu durumun bu iki şirketin aslında birlikte hareket eden ve birbirinin devamı olan, aralarında organik bir bağ olan şirketler olduğunu gösterdiğini iddia etti. Davacı işçi bu iki şirket üzerinde asıl işveren statüsünde davalı üniversitenin olduğunu ifade etti.

ÜCRETLERİN TAHSİLİNİ İSTEDİ

İşçi Fazla mesai ve haftalık izin günlerinde çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, dini ve milli bayramlarda kesintisiz olarak çalıştırılan davacının bu çalışmalarının ücretini de alamadığını, yıllık izin kullandırılmadığını ve karşılığının ödenmediğini iddia etti. Ayrıca işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalılardan tahsilini istedi ancak rektörlük ve yemek firmaları, davanın reddini istedi.

FAZLA MESAİ HANGİ ŞARTLARDA GERÇEKLEŞİR?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bir karar verildi. Bu karar kapsamında fazla mesai konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğuna dikakt çekilerek Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla mesainin hangi şartlarda gerçekleşeceği şu şekilde belirtildi:

Bir işçinin günde en fazla fiilen 14 saat çalışabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda bir hafta 3 gün diğer hafta ise 4 gün çalışma yapılacağından, yasa hükmü gereğince, haftalık normal çalışma süresi dolmamış olsa dahi günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılmaktadır.

Bu çalışma sisteminde işçi ilk bir hafta (3x3=) 9 saat takip eden hafta ise (4x3=) 12 saat fazla çalışma yapmış sayılmalıdır. Çalışma şeklinin 24 saat mesai 48 saat dinlenme şeklinde olduğu durumlarda ise, işçi birinci hafta 3 gün ikinci ve üçüncü haftalar 2 gün dördüncü hafta yine 3 gün çalışacağından, ilk hafta (3x3=) 9 saat, ikinci ve üçüncü haftalarda (2x3=) 6 saat, dördüncü hafta ise yine (3x3=) 9 saat fazla çalışmış sayılacaktır.

1475 sayılı önceki İş Yasasında günlük 11 saati aşan çalışmaların fazla çalışma sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, söz konusu Yasanın yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşen, 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, haftalık 45 saatlik normal çalışma süresinden fazla çalışma yapılması mümkün olmadığından, işçinin fazla çalışma yaptığının kabulü mümkün değildir.

Ancak değinilen yasa döneminde gerçekleşen 24 saat mesai 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, 4 gün çalışılan haftalarda (4x14=) 56 saat çalışma yapılacağından, sadece bu haftalarda işçinin haftalık (56-45=) 11 saat fazla çalışma yaptığının kabulü gerekir.

EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bu konu hakkında emsal nitelikte bir karar verildi. Bu karar bazında fazla mesai ücretlerinin çalışmanın gerçekleştirildiği dönemde işçiye verilen ücretler üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulandı. Emsal niteliğindeki bu karar ise şöyle oldu:

4857 sayılı İş Kanununun 41'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir. Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır.

Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir.

"OY BİRLİĞİ İLE KARAR VERİLDİ"

Ancak işçinin iş yerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, dosyada yer alan imzasız ücret bordrolarında geçen fazla mesai tahakkuklarının bankaya ödenip ödenmediği araştırılmadan ve ödenmişse mahsup hususu düşünülmeksizin karar verilmesi hatalıdır. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.