Alexa
03 Kasım 2018 Cumartesi 16:06
ÖTV ve KDV İndirimlerinin Ekonomiye Beklenen Etkileri
Kamu Personeli

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçtiğimiz günlerde çeşitli sektörlerde ÖTV ve KDV indirimlerini kapsayan yeni bir ekonomik paket açıkladı. Bu paket genel olarak mobilya sektöründe 10 puanlık bir KDV indirimi, beyaz eşyada ÖTV’nin sıfırlanması, taşıt araçları satışlarında yüzde 15 puan ÖTV indirimi, konut satışlarında 10 puanlık KDV indirimi ve tapu harçlarında 1 puanlık indirimden oluşmaktadır.

Dolayısıyla, önlem alınan sektörler kısaca mobilya, beyaz eşya, taşıt ve konut sektörlerini kapsamaktadır. Sözü geçen düzenlemeler yalnızca Kasım ve Aralık ayları için uygulanmaya başlandı. Alınan tedbirlerin amacının daralan sektörleri canlandırmak, istihdamdaki güçlü duruşun devamını sağlamak ve enflasyonla mücadele etmek olduğu basın toplantısından anlaşılmaktadır. Peki gerçekten açıklanan paket bu amaçlara yarar sağlayacak mı? Her bir amaç için kısa bir analiz yapalım.

1) ÖTV ve KDV indirimlerinin iç piyasa satışlarına etkisi

Seçilen sektörlerde son dönemde önemli daralmalar gözlenmeye başlanmıştı. Tablo 1’den de görülebileceği gibi otomobil satışları Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında sırasıyla yüzde 52,6, yüzde 67,7 ve yüzde 76,5 oranında daraldı. Otomobil satışları kadar olmasa da konut ve beyaz eşya satışlarında da önemli gerilemeler gözledik. Mobilya sektörüne ilişkin iç satış verileri olmadığı için karşılaştırma amaçlı sektörün TÜİK tarafından açıklanan üretim endeksi değişimine yer verdim. Mobilya üretimine dair en güncel veri olan Ağustos ayı üretim verisi de yıllık bazda yüzde 23,4 oranında bir gerilemeye işaret etmektedir. Ayrıca, mobilya sektörü üretimi 2018 yılı genelinde olumsuz bir performans sergilemektedir.

Mobilya üretiminde, Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10’luk bir daralma söz konusu. Bu rakamlara baktığımızda tedbir alınan sektörlerin doğru seçildiğini söyleyebiliriz. Ancak, alınan önlemler yeterli mi, aşağı yönlü eğilimi tersine çevirmeye yetecek mi? 2009 yılında da benzer indirimlere gidilmiş ve iç satışlarda önemli artışlar gözlenmişti. Yine benzer artışlar görebiliriz. Ancak, bu artışlar ekonominin genelinde bir toparlanma olmadığı sürece kalıcı olmayacaktır. Bu demek oluyor ki, tek başına bu indirimler ilgili sektörlere yalnızca geçici bir rahatlama sağlayacaktır.  

2) ÖTV ve KDV indirimlerinin istihdam ve üretime etkileri

Uygulanan indirimlerin istihdama pozitif anlamda katkı sağlayabilmesi için sektörel anlamda yatırımları ve üretimi artırması gerekmektedir. Yapılan indirimlerin birincil etkisi fiyat düşüşleri nedeniyle sektörlere yönelik tüketici talebini artırması olacaktır. Talep artışlarının kalıcı olması halinde firmalar talebe cevap verebilmek için üretimi arttırırlar. Bu anlamda, firmalar ya mevcut istihdam düzeyini korur veya yeni istihdam sağlarlar. Hükümetin açıkladığı tedbirler ise tüketici talebinde kalıcı bir artış sağlamayacaktır çünkü indirimler yalnızca iki aylık dönemi kapsamaktadır. Geçici talep artışı büyük ihtimalle firmaların son dönemde talep azlığı nedeniyle biriken stoklarından karşılanacaktır. Bu yüzden, indirimlerin istihdam ve üretim üzerindeki etkisinin oldukça kısıtlı olacağını düşünmekteyim. 

3) ÖTV ve KDV indirimlerinin enflasyona etkisi

İndirimler doğrudan tüketicileri ilgilendirdiği için TÜFE enflasyonunda ilgili sektörlerde Kasım ve Aralık aylarında bir iyileşmeye neden olacaktır. Bahsi geçen sektörleri kapsayan enflasyon harcama gruplarının TÜFE ağırlıklarına bakacak olursak, konut, ev eşyası ve ulaştırma kalemlerinin ağırlıkları sırasıyla yüzde 14,85, yüzde 7,66 ve yüzde 27,47’dir. Bu üç harcama grubu TÜFE’nin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Bu nedenle, yıl sonu enflasyon oranında önceki piyasa tahminlerinin altında bir gerçekleşme olacağı kanısındayım. Öte yandan, düzenleme girdi maliyetlerine ilişkin bir etkiye sahip olmadığı için üretici fiyat endeksine olumlu bir etkide bulunmayacaktır. Üretici fiyatlarında bir iyileşme olmayacağından, indirimler sona erdiğinde tüketici fiyatları da eski seviyesine gelecektir. Başka bir deyişle, yıl sonu enflasyonundaki beklediğim iyileşme geçici olacaktır. Tabii ki bu enflasyon farkı zammı bekleyen memur ve emekliler için kötü bir haber sayılabilir zira zam oranı yıl sonu enflasyon oranına göre belirlenmektedir. 

Özetle, tedbirlerin enflasyon ve sektörel bazda iç piyasa satışları üzerinde olumlu ama geçici bir etkisi olacaktır. Kalıcı etkiler için yapısal reformlara ihtiyacımız var.

Kağan Taşlamaz / Kamupersoneli.net - Özel Haber 

Bu yazıya ait tüm haklar Kamupersoneli.net’e aittir. “kamupersoneli.net” şeklinde aktif link verilmesi kaydıyla içerik kullanılabilir. Link vermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.©

KamuPersoneli.net

Not: Aktif kaynak linki kullanarak haberlerimizden alıntı yapabilirsiniz

Son Güncelleme: 04.11.2018 21:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fikret 2018-11-03 18:52:35

Oldukca gercekci ve objektif bir analiz olmus.

Avatar
Aydin Bozkurt 2018-11-03 17:11:04

Analiz cok guzel ve gercekci olmus tebrik ederim herkesin gorupte soyleyemedigi dogrulari yazamadigi bir donemde objektif degerlendirmeler icin tesekkurler

Avatar
Gkhn 2018-11-03 16:53:39

Bankalarda konut faiz oranlarına bi el atsanız , faizler uçuşda,Bi konut kredisi çekmeye yüzde 150 ye katlıyor faiz.

Avatar
Çapanoğlu 2018-11-03 16:41:04

Çok güzel analiz etmişsiniz Kağan Hocam ama bu tedbirler süreklilik arz eder ve geçici değilde kalıcı olur umarım