Sıfır Faizli 50 Bin Lira Krediye 770 Bin Başvuru Geldi

Bakan Özlü: 'KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerimize sıfır faizli 50 bin lira kredi vermeye başladık. Gerekli şartları sağlayan bütün KOBİ’lerimizin peyderpey bu krediden yararlanmalarını sağlayacağız.'

EKONOMİ 06.03.2017, 16:58
Sıfır Faizli 50 Bin Lira Krediye 770 Bin Başvuru Geldi

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "KOBİ’lerimize sıfır faizli 50 bin lira kredi vermeye başladık. Bu krediye 770 bin başvuru geldi. Gerekli şartları sağlayan bütün KOBİ’lerimizin peyderpey bu krediden yararlanmalarını sağlayacağız." dedi.

Bakan Özlü 2016 yılının ülkemiz ve dünya için zorlu bir yıl olduğunu fakat tüm zorluklara rağmen yılın son çeyreğinde ciddi bir toparlanmaya gidildiğini söyleyerek hem iç pazar payının genişlediğini hem de ihracat payının arttığını söyledi.

Özlü; "Bu dönemde, iç talebi artırmak ve KOBİ’lerin uygun şartlarda finansmana erişimini sağlamak için birbirinden önemli adımlar attık. Mesela KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerimize sıfır faizli 50 bin lira kredi vermeye başladık. Bu krediye 770 bin başvuru geldi. Gerekli şartları sağlayan bütün KOBİ’lerimizin peyderpey bu krediden yararlanmalarını sağlayacağız. Böylece piyasalara toplamda 10 milyar lirayı aşan bir nakit akışı sağlamış olacağız. Bu dönemde attığımız en önemli adımlardan birisi de istihdam seferberliği oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı bu projeyi çok önemsiyoruz. Devlet olarak, bu yıl ilave olarak istihdam ettiğiniz kişiler için 773 liraya denk gelen sigorta, fon ve vergi ödemelerini sizlerden almıyoruz. Yani bu sene işe aldığınız kişiler için sadece onların maaşını ödeyeceksiniz. Bu da asgari ücretli çalışanların maliyetinde yüzde 35’e varan bir indirim anlamına geliyor." sözlerini ifade etti.

Yüksek teknoloji payını artırmanın önemli olduğunu vurgulayan Özlü, Ar-Ge'ye yönelik mekanizmaların karşılığının alındığını söyledi. '' Ar-Ge harcamalarımız, Ar-Ge personelimiz, patent başvurularımız arttı. Üretim ve ihracatımız içinde, düşük teknolojili ürünlerin payı yüzde 10 civarında azalırken, orta teknolojili ürünlerin payı da benzer oranda artış gösterdi. Ancak bu yeterli değil. Şimdi sırada yüksek teknolojinin payını artırmak var. Bu amaçla geçtiğimiz yıl, Ar-Ge Reform Paketi’ni hayata geçirdik. Bu paketle, özellikle Ar-Ge merkezi kurulmasını kolaylaştırdık." şeklinde konuştu.

Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası ziyaretinde, Bilecikli sanayicilerin Ar-Ge Reform Paketinden daha fazla yararlanmasını istediğini de belirten Bakan Özlü;Tübitak'ı da yeniden yapılandırma çalışmalarında olduklarını şu sözleriyle belirtti: "Bilecik teşvik sisteminde 3’üncü bölgede yer alıyor. Ancak yüksek teknolojili ürünlerde yapılacak yatırımlar 5’inci bölge gibi destekleniyor. Yine OSB’lerde yapılan yatırımlar ile orta-yüksek teknolojili bazı sektörlerde yapılacak yatırımlar da 4’üncü bölgedeymiş gibi destekleniyor. Sizlerden bu imkanları değerlendirmenizi istiyoruz. Bilecik’in lojistik konumuyla bu alanlarda önemli yatırımlar çekme potansiyeli taşıdığına inanıyoruz. Son dönemde gerçekleştirdiğimiz bir diğer önemli çalışma da Sınai Mülkiyet Kanunu yasalaştırmak oldu. Patent, marka ve tasarım başvurusu yapmak, bunları tescil ettirmek ve korumak artık daha kolay. Dolayısıyla Ar-Ge merkezlerinde ve tasarım ofislerinde gerçekleşen projeleri sınai mülkiyet hakkına dönüştürmek ve ticarileştirmek artık çok daha mümkün hale geldi. Şu anda TÜBİTAK’ı yeniden yapılandırmak içinde bir çalışma yürütüyoruz. Böylece bilim ve teknolojide bugün olduğundan bile daha iyi bir seviyeyi yakalayacağız. İşin Ar-Ge kısmında bunları yaparken üretim kısmıyla ilgili de elbette çalışıyoruz. Üretim Reform Paketiyle birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu paketle, büyük sanayi alanları oluşturacağız. Bakanlık olarak, büyük sanayi yatırım alanlarının belirlenmesi ve planlanmasında daha aktif rol oynayacağız."

Bakan Özlü  üretim reform paketinin öneminden bahsederek; "Ekonomi, istikrarı sever. Siyasi istikrar, güçlü ekonominin temel şartıdır. İstikrarlı bir politik yapı, ekonomik kalkınmaya devamlı surette olumlu yansıyacaktır. Türkiye’de şu anda istikrar var. Ancak bu yarın da olacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bugünkü istikrar sistemin kendisinden değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın uyumlarından kaynaklanıyor. Bunu değiştirmeliyiz. Sistemi, istikrarın kaynağı haline getirmeliyiz. Kişilerden bağımsız olarak, sistem üzerinden siyasi istikrarı teminat altına almalıyız. Seçimlerle ve hükümetlerle ilgili belirsizliklere son vermeliyiz. Yürütmedeki iki başlılığı muhakkak ama muhakkak bir surette ortadan kaldırmalıyız. Türkiye’yi daha hızlı karar alabilen ve aynı zamanda bu kararların etkin bir şekilde denetlenebildiği bir ülke haline getirmeliyiz. Bütün bunlar, ekonomi için, yatırımcılar için çok önemlidir. En fazla teşvik veren ülke de olsak, hatta vergileri tamamen de kaldırsak, siyasi istikrar olmazsa, ülkeye yeteri kadar yatırım çekemeyiz." dedi.

Kamupersoneli.net

Yorumlar (0)