banner731

Yerli Tohum ve Fide Yasağı! Türkiye'nin bilinmeyen tarım politikaları

Köylüye yerli tohum ve yerli fide yasağı tartışmaları tekrar gündeme geldi!.. Türkiye'nin az bilinen tarım politikaları incelendiğinde, 25 ilde patates ekiminin yasak olduğu, yerli tohum üretimi yerine hiprit tohuma (İsrail tohumu) teşvik verildiği, Türkiye'de tohum üretiminin tekelleştirilmesine kadar, birçok korkunç sayılabilecek gerçeklerle karşılaşıyoruz. İşte 2019 Türkiye'nin tarım politikaları...

EKONOMİ 21.05.2019, 21:58 21.05.2019, 22:54
Yerli Tohum ve Fide Yasağı! Türkiye'nin bilinmeyen tarım politikaları

Türkiye son günlerde hayat pahalılığı ile karşı karşıya.. Geçtiğimiz dönemlerde pahalı kırmızı etin fiyatlarını düşürmek için hükümet çözümü ithal ette aramış ve Sırbistan'dan, Rusya ve daha bir çok ülkeden canlı ve cansız et ithal etmiştik. Fakat yapılan ithal etin büyüklüğü her ne kadar çok olursa olsun, yinede kırmızı etin fiyatını düşürmeye yetmedi. İthal edilmezden evvel ortalama 50 liraya satılan kırmızı etin kilosu şu günlerde ortalama 60 liranın üzerinde çıkmış durumda. 

7 ülkeden ithal ettiğimiz soğan ve patatesler, pazarın fiyatlarını düşürmeye yetmedi. Daha bir çok ürünün fiyatını düşürmek için hükümet ithale başvurdu ama bulunan çözüm kısa süreli oldu. 

Peki bir zamanlar herşeyin bol olduğu tarım ülkemizde neler olduda, neler değişti de saman, et, soğan ithaline muhtaç hale geldik..

İşte sizler için yaptığımız araştırmalar...

TÜRKİYE'NİN AZ BİLİNEN VEYA HİÇ BİLİNMEYEN TARIM POLİTİKALARI

Gıda zincirinin ilk halkası olan tohum, biyolojik ve kültürel çeşitliliğin temelini oluşturur. Kaliteli tohumun verimliliğin ve üretimin artırılmasında, üretim maliyetinin düşürülmesinde çok önemli bir rolü vardır.

Kaliteli tohumluğun verimi artırmadaki payı hububat ve baklagiller gibi kendine döllenen bitkilerde yüzde 20-30 düzeyinde, mısır ve ayçiçeği gibi yabancı döllenen bitkilerde ise yüzde 100’lerin üzerindedir.

Küresel tohum piyasası yaklaşık 41 milyar dolarlık bir değere sahiptir. Ticari tohum pazarında yüzde 26’lık (10,7 milyar $) paya sahip olan monsanto en büyük şirkettir. Onu yüzde 21’lik (8,6 milyar $) pazar payı ile dupont pioneer ve yüzde 8 (3,3 milyar $) ile syngenta izlemektedir. Dow yüzde 4 (1,6 milyar $) ve bayer ise yüzde 3 (1,2 milyar $) paya sahiptirler. En büyük yedi arasında yer alan diğer şirketler limagrain (yüzde 5) ve kws’dir (yüzde 4). 2016 Yılında alman kimya ve ilaç devi bayer, tohum ve tarım ilaçları üreticisi amerikan monsanto firmasını 66 milyar dolara satın aldı. Bayer’in dünya tohum piyasasındaki payı yüzde 29’a yükseldi. Böylelikle bayer dünyanın en büyük tohum ve tarım ilacı üreticisi haline geldi.

Öte yandan amerikalı kimya devleri dupont ile dow chemical 130 milyar dolar karşılığında birleşme kararı aldılar. Dev birleşme sonucunda şirketin küresel tohum piyasasındaki payı yüzde 25’e yükseldi.

1980'DE ÖZEL SEKTÖRÜN KONTROLÜNE GEÇTİ
Türkiye’de, 1980’li yılların başlarında tohumculuk sektörüne ilişkin politikalarda önemli değişiklikler yapılarak, kamuya dayalı bir tohum tedarik sisteminden özel girişime dayalı bir tohum endüstrisi modeline geçilmiştir.

Neoliberal ekonomiye geçilmesi ile birlikte tohumluk dış ticaretindeki kısıtlamalar kaldırılarak özel sektör yatırımlarının önü açılmış, yerli veya yabancı pek çok tohumculuk şirketi ya doğrudan veya ortaklıklar yoluyla sektöre girmiştir.

KAMUNUN FAALİYETİ SINIRLI
Türkiye tohum tedarik sistemi içerisinde kamu tohumculuk kuruluşları buğday, arpa ve bazı yem bitkileri gibi kendine döllenen bitkilerle sınırlı bir üretim ve dağıtım faaliyeti içerisindedir. Özel tohumculuk şirketleri son yıllarda bu türlerde de pazar paylarını önemli ölçüde arttırmaya başlamışlardır.

TOHUM İTHALATI 200 MİLYON DOLAR
Türkiye’nin 2002 yılında tohum ithalatı 55 milyon dolar iken 2016 yılında 202 milyon dolara ulaşmıştır. 2016 Yılı tohum ithalat değerinin en önemli kalemini yüzde 55 ile sebze tohumları oluştururken, bunu patates (yüzde 10), hibrit mısır (yüzde 9), ayçiçeği (yüzde 7), yem bitkileri (yüzde 5) izlemektedir.

TÜRKİYE'NİN İHRACATI 150 MİLYON DOLAR
2002 Yılında 17 milyon dolar olan tohum ihracatı 2016 yılında 154 milyon dolara yükselmiştir. 2016 Yılı tohum ihracat değerinin en önemli kalemini yüzde 48 ile ayçiçeği tohumu oluştururken, bunu hibrit mısır (yüzde 25), sebze tohumları (yüzde 15) oluşturmaktadır.

ÖNEMLİ OLAN KİMİN ÜRETTİĞİ
2002 Yılında 145 bin ton olan tohum üretimi 2016 yılında 958 bin tona yükselmiştir. Yani son 15 yılda tohum üretimi yaklaşık 7 kat artmıştır. Ama önemli olan tohumu kimlerin ürettiğidir.

Türkiye’de toplam 791 tohum şirketi bulunuyor. Bunların 739’u yerli, 30’u yabancı, 22’si ise yerli ve yabancı ortaklı şirketler. Nicelik olarak her ne kadar yerli sayısı fazla gözükse de önemli olan şirketlerin niteliği. Başka bir deyişle az sayıdaki yabancı ve yabancı ortaklı şirketin toplam pazardan aldıkları pay.

YABANCI ŞİRKETLERİN PAYI %90'A ULAŞIYOR
Örneğin yabancı şirketlerin mısır, şeker pancarı ve ayçiçeği tohumunda pazar payları yüzde 90’a ulaşıyor. Sebze tohumunda ise yüzde 40 civarında.

Mısır tohumluğu pazarında en büyük pazar payına sahip olan şirket pioneer (yüzde 34). Onu sırasıyla yüzde 31’lik pazar payı ile monsanto, yüzde 11’lik pazar payı ile kws izledi.

Yağlık ayçiçeği tohumluğu pazarında yüzde 38’lik oranla en yüksek payı limagrain aldı. Limagrain’i yüzde 27’lik pazar payı ile pioneer ve yüzde 16’lık pazar payı ile syngenta izledi.

KÖYLÜNÜN YERLİ TOHUM VE FİDE SATMASI YASAK!
2006 Tarihli ve 5553 sayılı tohumculuk kanunu ile çokuluslu şirketlerin hakimiyetine açık bir döneme girilmiştir. Bu kanunla köylülerin kendi tohumluklarını ve bunlardan üretilen fideleri satmaları yasaklanmış; çiftçi çokuluslu şirketlerin üzerinde patent koyarak tekel kurduğu hibrit tohumlara mahkûm edilmiştir.

TOHUM, ÇOKULUSLU ŞİRKETLERİN ELİNDE
Tohumculuk kanunu’nun “yetki devri'' başlıklı 15 inci maddesi ile tohumlukların üretim izni, sertifikasyonu, ticaret izni ve piyasa denetiminin türkiye tohumcular birliği’ne (dolayısıyla çokuluslu şirketler veya onların yerli ortaklarına) devredebileceği hükmü getirilmiştir. Nitekim 3 nisan 2012 tarihinde çıkarılan tohumculuk hizmetlerinde yetki devri yönetmeliği’nin 18/a maddesiyle piyasa denetim yetkisi birliğe devredilmiştir.

Önceki tarım bakanı faruk çelik “2018 yılından itibaren tüm tohumların sertifikalı hale getirilmesine ilişkin karar alındığını, 2018’de sertifikalı tohum kullanmayan çiftçilerin destek alamayacağını'' duyurdu. Ardından türkiye tohumcular birliği bu kararla “çiftçinin, tarımın ve ekonominin kazanacağını'' açıkladı. “Çiftçi''den kasıt endüstriyel üretim yapan büyük işletmeler. “Tarım'' denilen ise birçoğu çokuluslu şirketlerden oluşan kendi üyeleri. “Ekonomi'' ise büyük marketlere ürün satan tedarik zincirleri.

Geçimlik tarım yapan küçük aile işletmelerinin elbette bu işten bir kazancı olmayacak. Atalarından kalma yerel tohumlarla yetiştirdiği ürünlerini pazarlamaya çalışan küçük çiftçiler bu düzenlemeden sonra suçlu muamelesi görecekler.

AMAÇ YAREL TOHUMUN YAYILMASINI ÖNLEMEK
Bu politika yerel tohumların yayılmasını engelleme amacını taşımaktadır. Oysa yerel tohumlar gerek hastalık ve zararlılara dirençli olmaları nedeniyle tarım zehirlerinin daha az kullanılması, gerekse gıda içeriklerinin zenginliği ile büyük avantajlara sahiptirler. Daha da önemlisi bu tohumlar kuraklığa daha dayanıklıdır.

Dünyadaki toplam 570 milyon tarım işletmesinin yüzde 90’ından çoğu 20 dekarın altında toprağa sahip küçük aile işletmeleri olup, bunlar dünyada gıda ihtiyacının büyük kısmını karşılamaktadır.

ENGELLENEMEZ

Uluslararası bitki genetik kaynakları anlaşması’nın 9’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasına göre çiftçilerin tohum veya fidelerini satmaları engellenemez.

Yerel tohumların kökünü kazımaya yönelik çabalar durdurulmalı; sertifikalı tohumlar yerine yerel tohumların ıslahına ağırlık verilmeli; çiftçiler bilgi ve parasal desteklerle yerel tohum üretimi için teşvik edilmelidir.

Doğa ve insan dostu üretim modelleri olan sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Bizim köylülüğe dayanan teknolojilere ihtiyacımız bulunmaktadır, şirket biyoteknolojilerine değil.

25 İLDE PATATES EKİM YASAĞI

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, son günlerde fiyatları artan sebzeler arasında yerini alan patatesin, 25 ildeki toplam 141 bin 650 dekar alanda üretiminin yasaklanmasını TBMM Gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanlığı imzasıyla karar çıkan 'Patates üretimi yasağı' ile ilgili Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli'ye soru yönelten Şahin, 25 ilde patates ekim yasağı neden getirildi? dedi... 

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, topraktaki hastalıklar nedeniyle ekim ve dikim yapılamayan bölgeler ile hayvan hastalığı nedeniyle riskli alan ilan edilen bölgelerle birlikte 25 ilde patates ekiminin yasaklanmasını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sordu.

 Şahin verdiği soru önergesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yazılı bir soru önergesine verilen yanıtta, aralarında Türkiye’nin en çok patates üretiminin yapıldığı illerin de bulunduğu toplam 25 ilde dikim yasağı uygulandığı ortaya çıktığını belirten Şahin, yasağın gerekçesinin, patates siğili hastalığı, patates ve domateste bakteriyel solgunluk, patates kahverengi çürüklüğü, patates halka çürüklüğü ve patates kist nematodlan olduğunun söylendiğini, ancak söz konusu yanıtta dikim yasağının uygulandığı illerden birisi olarak geçen Hatay’da, İl Tarım ve Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2017 yılında 35 bin dekar alanda 148 bin 858 ton patates üretimi yapıldığını belirtti.

CHP’li Şahin, ‘‘Patates üreticileri son yıllarda hastalık ve iklim değişikliği nedeniyle üretim yapamadıklarını, ürünlerini ekemediklerini, patates ekimlerinin neredeyse yarı yarıya azaldığını yaptıkları eylemlerle ifade etmiş ve bu konuda yetkililerden yardım istemişlerdir. Örneğin geçtiğimiz Haziran ayında Hatay’da patates üreticileri hastalık nedeniyle verim kaybı yaşadıklarını belirtmiş, üreticilerin isyanları basına da yansımıştı. Bu yasaktan yaklaşık 3 hafta sonra bugün öğreniyoruz ki Cumhurbaşkanı kararıyla patatesten gümrük vergisi kaldırılıyor ve patates ithalatının önü açılırken yerli üretici üvey evlat muamelesi görüyor, zarar ettiriliyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik krizi ancak üretim ekonomisine dönerek atlatabiliriz. Ancak AKP hükümeti ısrarla bu hatasından dönmeyip üretimi baltalayan, yerli üretici ve çiftçiyi bitirmeye yönelik politikalar izliyor. Verimli toprakları olan ülkemizin patatesini değil ithal edilecek olan patatesi yemeye zorluyorlar milletimizi. Patatesten gümrük vergisinin sıfırlanması milyonlarca çiftçinin toprağını ekemez halde geçim sıkıntısı içine düşecektir. İthal ederek yabancılar ile yandaşların kazanacağı, yerli çiftçinin iflasa zorlandığı politikalar mı milliliktir? Milletimiz bu yerli üretim düşmanlığı politikalarının hesabını AKP’ye sandıkta en iyi şekilde soracaktır.’’ ifadelerini kullandı.

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin’in Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği sorular ise şöyle;

1. Hatay il ve ilçelerinde hangi bölgelerde patates dikim yasağı kararı verilmiştir? Bu yasağın gerekçesi nedir?
2. Dikim yasağı uygulanması sonucunda Hatay ve ilçelerinde kaç çiftçi mağdur olmuştur? Üreticiler yıllık ne kadar zarara uğramıştır? Üreticilerin zararlarının karşılanması konusunda bir çalışma yapılacak mıdır?
3. Patates üretiminin teşvik edilmesi yerine yasak uygulanmasının nedeni nedir?
4. Patates üretimi konusunda geçmiş yıllarda da benzeri bir yasak uygulanmış mıdır? Uygulanmışsa bu yasağın maliyeti ne kadar olmuştur? Yasak uygulandığı zaman patates üretimi ne kadar olmuş, o dönemde yapılan patates ithalatı ne olmuştur?
5. Hatay il ve ilçelerinde patates üretiminde tespit edilen hastalıklar hangileridir? Bu hastalıklar ilk olarak ne zaman tespit edilmiştir? Hastalıkların ortaya çıkış sebebi nedir? Hastalıklar ilk tespit edildiği günden bu yana ne kadar bir alana yayılmıştır?
6. Eskiden yaylalarda yapılan patates tohumu üretimine devam edilmekte midir? Bu konuda yürütülen çalışmalar nelerdir? Patates tohumunun ne kadarı bu yolla ne kadarı ithal olarak temin edilmektedir?
7. Patateslerde ortaya çıkan hastalıkların ithal tohumlarla ilişkisi nedir? Bugüne kadar ithal edilen patates tohumlarında benzer hastalıklar tespit edilmiş midir?
8. Hastalık yayılana kadar önlemek için hangi çalışmalar yapılmış, ne gibi önlemler alınmıştır? Üst üste ekim, kültürel önlem gibi yöntemler denenmiş midir? Yapılan çalışmaların sonucu ne olmuştur?
9. Dikim yasağı uygulanan üreticiler için herhangi bir çözüm üretilmiş midir? Münavebe ve alternatif üretime yönelen çiftçi olmuş mudur? Bu çiftçilerin sayısı nedir? Bu çiftçilere ne kadar destekleme ödemesi yapılmıştır?
10. Üretim yasağı sonucunda ülke içi tüketim için oluşabilecek patates açığı için ithalat yoluna mı gidilecektir? Gidilecekse önümüzdeki yıl için öngürülen ithalat miktarı kaç tondur?

Konu ile ilgili, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'de Yapmış olduğu seçim mitinginde patates üretimi yasağı'na deyindi. 25 ilde patates ekim yasağı karşısında, patates gümrük vergisinin sıfırlanmasını ve ardından. patates ithalini McCain Food isimli şirketten yapılacak olmasını ve Bakan Pakdemirli'nin de daha önceden McCain Food isimli şirkette danışmanlık yaptığına dikkati çekti. 

McCain Food isimli şirket kimdir?

Bekir Pakdemirli’nin Tarım ve Orman Bakanı olmadan önce bir dönem danışmanlık yaptığı Kanada merkezli McCain Food, patates konusunda dünyanın en büyük şirketi olarak biliniyor. Dünyada dondurulmuş patatesin dörtte birini tek başına gerçekleştiren şirket, farklı markalarla 160 ülkede ürünlerini satışa sunuyor. 2018 yılı cirosu 9.5 milyar Kanada Doları olan şirketin dünya çapında 21 bin çalışanı var. McCain Food’un Türkiye pazarında ise herhangi bir ürünü olmadığı biliniyor.

Yorumlar (0)