11. Kalkınma Planı Hakkında CHP'den Eleştiri

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak 11. kalkınma planı hakkında açıklamalarda bulundu. Öztrak açıklamalarında 2013 yılında bu ülkede kişi başına düşen gelirin 12 bin 480 dolar olduğunu ifade etti.

GÜNDEM 10.07.2019, 16:25
11. Kalkınma Planı Hakkında CHP'den Eleştiri

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, TBMM'ye sunulan, 2019-2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Öztrak açıklamalarında bu planın ülkemizin ekonominin içsel dayanıklılığını artırmak yerine, ülkemiz ekonomisini dış müdahalelere karşı çok daha dayanıksız hale getirdiğini vurguladı.

Bunun yanı sıra Öztrak açıklamalarının devamında bu plan ile ülkemizin ayakları yere basan tutarlı güven verecek ufuk sunacak, herkese umut verecek bir programa olan ihtiyacının giderilemediğini vurguladı.

Öztrak açıklamalarının devamında Türkiye'nin çok derin bir ekonomik kriz yaşadığını, cüzdanların, tencerelerin boşaldığını, mutfakta büyük yangın olduğunu, işsizliğin rekor kırdığını, ödenmeyen çekler, senetler, borçların vatandaşları perişan ettiğini ifade etti. Ayrıca Öztrak herkese güven verecek, ufuk sunacak, derli toplu bir plana, programa duyulan ihtiyacın her gün biraz daha arttığını ifade etti.

FAİK ÖZTRAK'IN AÇIKLAMALARI

Öztrak söz konusu açıklamalarının devamında şu ifadelere yer verdi:

"2019 ekonomik programı ve bütçesi geçtiğimiz yıl Meclisten geçmiş ve bütçeyi 7 aydır uyguluyoruz. Bütçeye uygun olarak hazırlanması gereken On Birinci Kalkınma Planı daha Meclise evvelsi gün geliyor. Yani saray, doğmamış çocuğa don biçmiş. Ucube tek adam rejiminin yeni bir ucubeliğiyle karşı karşıyayız."

"Planın 288. maddesinde 'yüksek faizin, yüksek enflasyona neden olduğu, faizin düşürülmesine yönelik adımlarla enflasyonun da düşeceği' ifade ediliyor. Oysa Türkiye gibi sermaye hareketlerinin serbest olduğu dışa açık bir ekonomide faizlerin düşmesini istiyorsanız iki şeyi birlikte yapma becerisini göstermeniz lazım. Birincisi, politikalarınıza güveni sağlayıp, faizin içerdiği risk primini düşüreceksiniz. İkincisi de hem makro dengelerinizi, hem de yapısal dönüşüm politikalarınızı enflasyonist baskıları ortadan kaldıracak biçimde tespit edeceksiniz. Yani enflasyonu düşüreceksiniz ki faiz düşsün. Ancak bu suretle kısır döngüyü kırabilir, sağlıklı bir döngüye dönüştürebilirsiniz. Yatırımı, üretimi refahı artırırsınız. Milletin yüzünü ancak böyle güldürebilirsiniz. İşe Merkez Bankası'na faizleri düşürterek başlamaya kalkarsanız, buradan tam tersi sonuçlar alabilirsiniz. Enflasyonun sorumluluğunu sadece Merkez Bankası'na yıkarak bu işin içinden çıkamazsınız."

Yorumlar (0)