Başbakan: Anayasa Değişikliği Erdoğan İçin Değil, Her Doğan İçindir

Başbakan Binali Yıldırım, Amasya Yavuz Selim Meydanı'nda halka seslendi. Yıldırım, "Anayasa değişikliği Erdoğan için değil, her doğan içindir. Türkiye'nin geleceği için bu değişikliği yapıyoruz." dedi.

GÜNDEM 01.03.2017, 15:59 01.03.2017, 22:14
Başbakan: Anayasa Değişikliği Erdoğan İçin Değil, Her Doğan İçindir

Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak olan referandum için düzenlenen Amasya Yavuz Selim Meydanı'nda mitinge katıldı. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, "Cumhuriyeti milletle, milletin kararlılığıyla kurduk. Cumhuriyeti milletin alın teriyle, mücadelesiyle bugünlere getirdik. İlk mitingimizi buradan başlatıyoruz. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Bugün 'Söz milletindir, karar milletindir' diyoruz. Yetki milletindir. Millet ne derse, neyi uygun görürse o olur. Gerisi teferruattır." dedi.

AA'nın haberine göre, Yıldırım, Anadolu'daki ilk mitingin Amasya'da yapılmasının bir manası olduğuna dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığını, daha sonra Amasya'ya geldiğini ve Amasya Genelgesini buradan bütün dünyaya ilan ettiğini hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada çok önemli tarihi bir karar alındı. Türkiye'nin, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini, bugünlerini ilgilendiren o tarihi genelgenin kararı burada verildi. 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' denildi. Düşmana karşı ilk kararın verildiği yerdeyiz, Amasya'dayız. İlk adımı buradan attık. Bağımsızlık yolunda ilk vurguyu Amasya'da yaptık. Milli irade ilk defa 1919'da Amasya'da ifade edildi. Ondan sonraki bütün çalışmalar Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi." 

Vatandaşın kendilerini AK Parti Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan tanıdıklarını belirten Yıldırım, anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan için yapıldığının söylendiğini aktardı.

Yıldırım, "Unutmayın anayasa değişikliği Erdoğan için değil, her doğan içindir. Türkiye'nin geleceği için bu değişikliği yapıyoruz. Bizim benlik davamız yok, hepimiz faniyiz. Az yaşa, çok yaşa, ölüm gelir başa. Onun için milletimizden saklayacağımız, gizleyeceğimiz hiçbir şey yok. Sizin gündeminizden başka bir gündemimiz yok. Ne yaparsak, millet için yaparız, milletin dediğini yaparız. Bugün de ne yapıyorsak, sizinle yapıyoruz ve birlikte yapıyoruz." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, demokrasiyle yönetilen ülkelerde yasama ve yürütmenin gücünü milletten aldığına dikkat çekti. İçinde bulunduğumuz mevcut sistemde vatandaşın milletvekillerini seçtiğini ama hükümeti, hükümeti kimin idare edeceğini seçemediğini ifade etti.

Mevcut sistemde cumhurbaşkanının genelde en çok oyu alan partinin genel başkanına hükümeti kurma görevini verebildiğini ama bunan da bir şartı bulunmadığını, bazen tersi durumların yaşandığını da belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Çünkü bir şart yok, eğer yukarıdaki o partinin genel başkanını seviyorsa başkasına görev veriyor. Olmadı mı? 90'lı yıllarda DYP, Refah koalisyon hükümetinde olmadı mı? Oldu. Sonra 28 Şubat krizi gelmedi mi? O güzel kardeşlerimiz okul kapılarında ne kadar büyük eziyetler çekti, bunları gençlerin çoğu bilmez ama o yılları yaşayan üniversitede okuyan, imam hatiplerde okuyan gençler bunu çok iyi bilirler. Sonra hükümet kuruldu, kurulmadı, güven oyu aldı, almadı. Bekle zaman akıp gidiyor, ortada sonuç yok. Kurulsa da maalesef en fazla 3 ay, 5 ay, bilemedin 1,5 yıl. Türkiye'de 1960'dan beri kurulan hükümetlerin ömrü 1,5 yılı geçmiyor.

Şimdi neyi değiştiriyoruz? Vatandaş diyecek ki bu değişiklikle 'arkadaş ben öyle milletvekillerini seçeyim göndereyim, ondan sonrasını siz halledin. Ben hem milletvekillerini seçeceğim hem de Türkiye'yi bir daha ki seçime kadar yönetecek hükümeti ben seçeceğim. Sandıkta ben karar vereceğim, vekillere havale etmeyeceğim.' Bu daha iyi bir şey değil mi? Yani vatandaş işi sağlama alıyor. Bazen vekiller sizin istediğiniz gibi yapmayabilir, onun da telafisi yok, bir daha ki seçime kadar bekle. Zaman geçiyor, emekler boşuna gidiyor, beklentiler yerine gelmiyor. Onun için bu sefer iki tane sandık, burada bir sandık var, burada bir sandık var. Geleceksiniz birine cumhurbaşkanını seçecekseniz, en az yüzde 50, yüzde 50'den de fazla, birine de şehrin milletvekillerini seçeceksiniz."

Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun sözleri üzerine ise konuşmasında şöyle yer verdi:

"Kılıçdaroğlu, 'Gideceksiniz sandığa haysiyetinizle, şerefinizle, onurunuzla hayır diyeceksiniz.' diyor. Hadi oradan. Yani 'evet' dersek haysiyetimiz, şerefimiz, onurumuz gidecek. Yazıklar olsun. Benim vatandaşım, 79 milyon 'evet' de der 'hayır' da der, onurludur, şereflidir, haysiyetlidir. Ne karar verirse versin başımızın üstünde yeri vardır."

Başbakan Yıldırım, "Bunlar, halka güvenmek yerine, mahkemelere güveniyorlar, hep mahkemeler üzerinden iş çıkardılar bugüne kadar. Milletin, Meclis'in kararını mahkemelere taşıyarak, halkın iradesini yavaşlatmaya çalıştılar. Bunların Türkiye'nin hayrına hiçbir adıma 'evet' dediklerini biz görmedik. Türkiye'nin hayrına ne varsa, bunlar 'hayır' demeye devam ediyorlar, dün de devam ettiler, bugün de devam ediyorlar." şeklinde konuştu.

Kamupersoneli.net | ANKARA

Yorumlar (0)