CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke: "Asgari Ücretliye, Emekliye Refah Payı Verilsin"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke CHP MYK toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda anayasa değişikliği teklifine, terör saldırılarına, emeklilere ve asgari ücretlilere değindi. Detaylar...

GÜNDEM 21.12.2016, 16:48 21.12.2016, 16:51
CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke: "Asgari Ücretliye, Emekliye Refah Payı Verilsin"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, "Şunun altını bir kez daha ısrarla çiziyoruz, Meclis'e getirilmiş olan anayasa değişikliği teklifi, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçmeyi hedefleyen bir sistem değişikliği teklifi değildir. Bu açıkça bir rejim değişikliği teklifidir. Bu teklif milletin iradesini bir kişiye teslim etme değişikliğidir." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Parti Sözcüsü Böke, toplantının ardından yaptığı açıklamada, El Bab'tan gelen şehit haberini hatırlattı. Şehit askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Böke, "Bu acılar gün geçmiyor ki kendini tekrar etmesin. Sadece 10 gün içinde terör saldırılarında 59 canımızı kaybettik." ifadesini kullandı.

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un hain bir suikast sonucu öldürüldüğünü anımsatan Böke, Büyükelçi Karlov'un ailesi olmak üzere, Rus halkına da baş sağlığı dilediklerini bildirdi.

Böke, "Diplomatlarını Asala terörüne kurban vermiş bir ülke olarak, Rus halkının acısını derinden hissediyor ve paylaşıyoruz." dedi.

Yaşanan bu olayın sıradan bir olay olmadığına vurgu yapan Selin Sayek Böke, şu değerlendirmede bulundu:

"Başkentin kalbinde en güvenlikli olması gereken bölgede, Rus Büyükelçisi, bir polis tarafından katledildi. Suikasta dair yaşananlar bir utanç zinciri barındırıyor. Çünkü Türkiye kendisine emanet edilmiş bir diplomatı koruyamadı. Çünkü, büyükelçinin katili bir polis. Çünkü, katilin canlı ele geçirilmesi mümkünken, böyle yapılmadı. Çünkü soruşturmayı Türkiye'nin sağlıklı yürütebileceğine dair bir güven oluşmuş değil. Rusya kendi ekibini gönderdi. Ortaya çıkan bu utanç zincirinin tek sorumlusu var, AKP. Böyle bir olay karşısında AKP ne yaptı? Her zamanki üst akıl lafına sığındı. Bu koşullarda dahi tek derdi kendi iktidarı olan bir saray rejimi inşa etmek olan AKP, yine döndü 'üst akıl' lafına sığındı. Bu kendi başına bir rezalettir."

AK Parti'nin 14 yıllık iktidarı sonucunda hiç kimsenin kendini güvende hissetmediğini anlatan Böke, Türkiye'nin birden çok terör örgütünün tehdidi altında olduğunu ve sınır güvenliğinin de kalmadığını öne sürdü.

- "İstihbarat ajanları cirit atıyor"

Ülkenin cihatçıların geçiş merkezine dönüştüğünü de iddia eden Böke, "MİT, sosyal medyada cumhurbaşkanına hakaret kovalıyor, diğer ülkelerin istihbarat ajanları Türkiye'de cirit atıyor. Ülkeyi 14 yıldır yönetenlerin bütün bu çöküşe karşı sığındıkları tek yalan var, üst akıl. Can veriyoruz, tek bir cevap geliyor, üst akıl." diye konuştu.

Böke, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Peki herkes Türkiye üzerinde madem istediği oyunu kuracak, siz ne yapıyorsunuz kardeşim, niye varsınız? Halk ölürken taziye dilemek için mi varsınız? Nutuk atmak için, hamaset yapmak için mi varsınız? Siz ne işe yarıyorsunuz? Kendi suçlarınızı örtbas etmek için sürekli başvurduğunuz bu üst akıl hikayesinden biz bezdik. Bu yalandan sıkıldık. Gerçeğin adını koymak zorundayız. 78 milyonun geleceği için bu gerçeği tarif etmek zorundayız. Türkiye'nin sorunu bir üst akıl sorun değildir. AKP'nin aklını yitirmesine yol açmış olan iktidar hırsıdır, saray rejimi hırsıdır. Türkiye'nin en büyük riski de, sorunu da işte AKP ve AKP'nin kendine tek hedef edindiği bu saray rejimidir. Bu katliamda tetiği çeken el, ister FETÖ, ister El Nusra olsun. Bu cinayetin işlenmesine yol açan durum, AKP'nin 14 yıldır bilerek, isteyerek yarattığı ideolojik atmosferdir. Tetiğin arkasındaki güç eğer FETÖ'yse, FETÖ'ye o tetiği çektirme imkanı veren laik cumhuriyetle hesaplaşmak için FETÖ'yü devletin başına bela edenler sizlersiniz."

İktidarın kendi içindeki FETÖ'cüleri korumak için FETÖ'yle gerektiği gibi mücadele etmediğini de ileri süren Böke, "Eğer tetiğin arkasındaki güç Nusra ise yıllardır Suriye'de rejim değiştireceğiz diye cihatçı örgütlere her türlü desteği veren de sizsiniz. Bu örgütlerin Türkiye'ye yerleşmesine göz yuman da sizsiniz." dedi.

Türkiye'de 14 yıldır hükümet eliyle yaratılmış bir ideolojik atmosfer olduğunu yineleyen Böke, o atmosferin üç gün önce Halep'te yaşananla ilgili insanları galeyana getirerek, Rusya'nın temsilciliklerinin önüne taşıdığını iddia etti.

O temsilciliklerin önünde cihat bayrakları açıldığını vurgulayan Böke, "OHAL var deyip, hiç kimseye demokratik hakları kullandırılmazken, cihatçı bayraklarıyla protesto gösterileri yapılmasına izin verildi. 15 yıl önce Türkiye'de böyle bir polis olmazdı. Türkiye'de bir ülkenin temsilciliklerin önünde cihat bayrağı açılmazdı." diye konuştu.

- Suriye'de çözüm için imzalanan ortak bildiri

Türkiye'yi Suriye'de batağa sokanın da AK Parti'nin bu ideolojik yaklaşımı olduğunu öne süren Böke, "10 milyon kişinin kendi ülkesini terk etmesinde de AKP'nin bu ideolojisinin bir payı vardır. Bu ideolojik tercihin şekillendirdiği AKP'nin Suriye politikasının iflası, dün resmileşti." dedi.

"Dün, Rusya, İran ve Türkiye arasında imzalanan anlaşma, bölge halkları, Suriye ve dünya için hayırlı olmuştur." ifadesini kullanan Böke, şöyle konuştu:

"Anlaşma AKP'nin yıkıcı, mezhepçi Suriye politikasının başarısızlığa uğradığının açık tescilidir. 6 yıldır Suriye'de rejimi değiştirmeyi hedefleyen AKP siyaseti bugün itibarıyla Suriye rejimini ayakta tutmaya söz veren bir konuma gelmiştir. Madem bu noktaya gelinecekti, madem bizim 6 yıl önce söylediğimiz bu değişiklik yapılacaktı, neden Türkiye'nin son 6 senesini, kısıtlı kaynaklarını, uluslararası saygınlığını heba ettiniz? Ne uğruna? Suriye'de kendi siyasi hayallerini gerçekleştirmek uğruna Türkiye'nin itibarını heba edenler, şimdi de adına başkanlık dedikleri bir diktatörlük tasarısı ile cumhuriyetimizi ve demokrasimizi hedefe koyuyor. Şunun altını bir kez daha ısrarla çiziyoruz, Meclise getirilmiş olan anayasa değişikliği teklifi, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçmeyi hedefleyen bir sistem değişikliği teklifi değildir. Bu açıkça bir rejim değişikliği teklifidir. Bu teklif milletin iradesini bir kişiye teslim etme değişikliğidir. Bu bir diktatörlük önerisidir. Bu diktatör her şeye dokunabilir ama kendisine asla dokunulmaz. Bu teklif Meclis'i ve demokrasiyi fiilen yok etme teklifidir."

Teklifin, hukuk devletini ve özgürlükleri tamamen yok etme, Türkiye'yi sürekli OHAL'e mahkum etme teklifi olduğun da savunan Böke, "Kısacası, savaşla, bu ülkenin vatandaşlarının direnişiyle kurulmuş olan bildiğimiz anlamdaki cumhuriyeti yok etme teklifidir. Bu açıkça bir rejim değişikliği teklifidir. Türkiye'nin savaşla, hep beraber, devrimle kurulan cumhuriyetini el kaldırıp indirerek yok edeceğini sananlara buradan bir çağrımız var, karşınızda Türkiye Cumhuriyetine canla başla sahip çıkacak milyonları bulacaksınız." diye konuştu.

Selin Sayek Böke, Meclis'i fiilen yok etmeyi amaçladığını ileri sürdüğü teklife karşı, gerek Mecliste, gerekirse meydanlarda her türlü mücadeleyi vermeye devam edeceklerini de bildirdi.

- "Asgari ücretliye, emekliye refah payı verilsin"

Türkiye'nin ekonomik bir felaketin eşiğine sürüklendiğini savunan Böke, istatistiklerin değil, 6 milyon asgari ücretlinin, 11 milyon emeklinin, Türkiye ekonomisinin ne durumda olduğunu bildiğini aktardı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışmalarına devam ettiğini anımsatan Böke, Hükümete, "Sendikaları dinleyin, insanların ihtiyaçlarına kulağınızı açın." çağrısında bulundu.

Böke, istatistiklerle çizilen pembe tabloların kimsenin karnını doyurmadığını kaydederek, "Eğer adına 'revizyon' dediğiniz, milli gelir hesaplamaları sonrasında ortaya koyduğunuz büyüme rakamlarına göre, Türkiye son 4 yıl içesinde ortalama yüzde 3 değil, yüzde 6 büyüdüyse, o zaman o büyümenin paydaşı olan 6 milyon asgari ücretliye, o büyüme için emeğini vermiş emeklilere refah payını verin, hemen bugün." diye konuştu.

Böke, zorunlu bireysel emekliliğin kaldırılmasını da istedi.

"Rusya'nın Ankara Büyükelçisinin öldürülmesi, Türkiye-Rus ilişkilerini bozar mı?" sorusu üzerine Böke, "Türkiye Cumhuriyeti'nin hak ettiği gücü ve esasında var olan potansiyelini, diplomatik masalara taşıyabildiği bir Türkiye hayal ediyoruz. Büyükelçinin öldürülmediği, öldürüldüğü zaman telaşla açıklama yapılması gerekmeyen bir Türkiye hayal ediyoruz. Bu ortaya çıkmış olan tablodan, Türkiye'nin gücünü eksik gösterecek hiçbir yorumun yapılmasını doğru bulmuyoruz. Ortaya çıkmış tablonun sorumlusu AKP'dir, bu sorumluğu Türkiye'ye değil, AKP'ye yüklemenin, Türkiye'ye verdiğimiz değeri yansıtması açısından çok önemsiyoruz." yanıtını verdi.

Kamupersoneli.net | AA
Yorumlar (0)