28 Ocak 2020 Salı 13:07
Çocuk yaşta evliliği savunan Prof. Bedri Gencer hem Kuran’a hem de bilime iftira etti!

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Bedri Gencer, Elazığ’da meydana gelen 6,8 şiddetinde ki depremin hemen ardından, öyle bir paylaşım yaptı ki, bu paylaşımı yapan kişinin bir Prof. Ünvanlı olduğuna inanılamadı...

Gencer, hem Kuran’a hem de ilme ve bilme resmen iftira attı. Kuran, çocuk yaştaki evliliği yasaklarken, sözde Prof. Bedri Gencer Allah’ın, çocuk yaştaki evliliği helal kıldığını söyledi. Gencer ‘’Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım’’ dedi…

Hemen bur da şunu parantez içinde vurgulamamız gerekir. Kuran evlilikte Mehir’i şart koşar. Mehir, evlenilecek kadına, çiftin boşanma durumunda kadının kimseye muhtaç olmadan, kendi durumunu toparlayana kadar verilen maddi teminattır, servettir. Yani bir bayanın evlenme yaşı, kendisine verilen o serveti değerlendirebilme, çevirebilme, kimseye akıl danışmadan icabında işyeri açma veya çalışabilme kabiliyetinin oluşması gerekmektedir. Kuran’da anlatılan Mehir şartı budur. Bu durumda değil çocuk yaştakilerin evlendirilmesi, 18-19 yaşında ki ve hatta günümüz gençlerinin birçoğunu göz önünde bulundurduğumuz zaman 20-22 yaşlarında ki gençlerin bile evlenebilmesi sorgulanır duruma gelmiştir.

BULUĞ ÇAĞI İLE MEHİR VERME ÇAĞI-YAŞI (EVLİLİK YAŞI) FARKLI KAVRAMLARDIR

Ayrıca buluğ cağı ile Mehir verme çağı-yaşı farklı kavramlardır. Kuran, buluğ çağına gelmiş gençlerinizi evlendirmede kolaylık sağlayın DEMEZ. Mehir’i verebilecek, yani serveti teslim edebilecek yaştaki gençleri evlendirmeye teşvik ediniz der… Ki buda Allah’ın bir emri değil, kullarına verdiği bir nasihattir. Ama bu konuda bir sürü uydurma hadisler-masallar vardır. Kendine yeni bir din inşa eden kişilerde, İslamiyet öncesi bu Arap kültürünü meşru gösterebilmek için, kendi uydurdukları hadislerin, masalların arkasına sığınmışlardır. (Konu hakkında Allah’ın Kuran’da neler dediğini, Mehir’in Kuran’da nasıl geçtiğini ve tüm soruların cevaplarını Kuran ışığında öğrenmek için burayı tıklayabilirsiniz)

Bedri Gencer, yaptığı paylaşımda şunları söyledi;

"Gayretullaha dokunmak edebiyat değildir. AIDS, ebola virüsü… Avustralya, Çin gayretullaha dokundu azap geldi. Maazallah, biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı." Dedi…

Gencer’in yaptığı paylaşıma bakarak, sanki Allah çocuk yaştaki evlilikleri helal etmiş de, bizlerde bu helal sayılanı haram etmişiz ve bu yüzden Allah bizim başımıza deprem felaketlerini veriyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışmış… Bir taraftan, bunca zamandır toplanan deprem vergilerini sorgulayan kişilere soruşturma açıldığı iddialarına yönelik haberler gözlere çarparken, sözde bu profesörün yaptığı, kışkırtıcı, suça teşvik eden bu söylemine karşı, hiçbir yerde ‘’Gencer’e soruşturma açıldı’’ diye bir habere veya bir bilgi paylaşımına rastlayamıyoruz.

SKANDALI SAVUNDU

Bedri Gencer, paylaşımıyla ilgili yeni bir açıklama yaptı. Çocuk evliliğiyle çıkışıyla ilgili, "Dinen meşru yaşta evlendikleri halde hapse atılan babaların çocuklarının âhının tutacağı uyarısında bulunduk" ifadelerini kullanan Gencer, paylaşımını şu sözlerle savundu: ‘’hapse atılan babaları savundum. Millet olarak kalbimizin Elazığ hüznü, duası ve gayreti ile dolu olduğu bu günlerde bu konu hakkında açıklama yapmak zorunda kaldığım için hakkınızı helal ediniz. Aziz milletimizin başı sağ olsun, fedakâr kahramanlarımıza selam olsun. İlim adamının vazifesi, doğrular kadar yanlışları göstermek, haksızlıklara karşı çıkmaktır. Burada sık sık dinen meşrû yaşta evlendikleri halde hapse atılan babaların çocuklarının âhının tutacağı uyarısında bulunuyoruz. Maksadı belli bazı yayın organları tarafından hedef haline getirildiğimiz şekliyle, son mesajımızda eğer milletçe yüreğimizin yandığı Elazığ depremini kasd etseydik 'gayretullaha dokunduk' şeklinde bir ifade kullanırdık, 'gayretullaha dokunmayalım' değil. Buna rağmen haysiyet cellatları, depremle ilgisi olmadığı için, çarpıtılmaması amacı ile mesajı kaldırdığımız halde mesajımızı depremle ilişkilendirerek, şahsımı hedef haline getirdiler, getirmeye devam ediyorlar. Aziz milletimizin firaseti, elbette hakikatin tanığıdır. Bir kez daha tüm kayıplarımız için rahmet diliyor, kamuoyuna saygılar sunuyorum."

Bedri Gencer bu savunmasında hapse atılan babaların çocuklarının âhının tutacağı uyarısında bulunmuş.. O zaman bizde şöyle soralım… O zaman neden suriye’de, Afrikada, bazı arap ülkelerinde, Filistin’de, Türkmenistan’da ki ölen mahsum çocukların ahından da bahs etmiyorsunuz.  Neden açlıktan ölen insanların ahının tutmadığından bahs etmiyorsunuz. Neden evlerinde kahvaltı yaparken bombalanarak ölenlerin ahının tutmadığını söylemiyorsunuz… Zira tutsaydı bu gün neden İsrail halen bu zulmü gerçekleştiriyor. Tutsaydı neden İngilizler Afrika’yı hala talan etmeye devam ediyor. Neden hala Esad hala ayakta…. Örnekleri çok… Söyleyecek son söz… Dünyanın an aptal insanı, karşıdakini aptal sanan insanlardır…

Son Güncelleme: 28.01.2020 13:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.