Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun Karşılığını Türkiye'de Göreceksiniz!

Cumhur Başkanı Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı’nın Haliç Kongre Merkezinde katıldığı 46. genel kurul toplantısında konuştu.

GÜNDEM 20.03.2017, 08:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunun Karşılığını Türkiye'de Göreceksiniz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı'nın Haliç Kongre Merkezi'ndeki genel kurul toplantısında konuştu. Batı'nın Türkiye'ye karşı mücadeleyi yeni bir safhaya taşıdığını dile getiren Erdoğan, Avrupa'nın imza attığı rezaletleri hatırlattı, “Son günlerde Avrupa'da yaşananlar, ülkemizde ve davamıza karşı yürütülen mücadelenin yeni bir safhaya geçtiğini gösteriyor. Şimdiye kadar maşalarıyla silah verdikleri, sırtını sıvazladıkları terör örgütleriyle, bir dolara satın aldıkları ajanlarıyla bizi sıkıştırmaya çalışanlar artık bizzat sahaya indiler. Kardeşlerim, maskeli balo sona erdi" ifadesinde bulundu. İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları:

BUNUN KARŞILIĞINI TÜRKİYE'DE GÖRECEKSİNİZ

“Şu anda Avrupa’da, oralara giden bakan arkadaşlarımızı, milletvekili arkadaşlarımızı konuşturmuyorlar. Niye? PKK’yı konuşturuyor, FETÖ’cüleri konuşturuyor. Türkiye’den Barolar Birliği Başkanı, oraya gidiyor, bu terör örgütünün uzantılarıyla beraber orada toplantılar yapıyor. Kim bu? Barolar Birliği Başkanı. Sözde hukukçu, sözde profesör... Türkiye’den mesela, açık net konuşacağım. Daily Sabah’ı Avrupa Parlamentosu’na sokmak istemeyenler var. Onlar burada milli, yerli olan bir gazetemizi oraya sokmuyorsa, o zaman siz de bunun karşılığını Türkiye’de göreceksiniz. Arapların güzel bir sözü var ‘Men dakka dukka’ karşılığını göreceksiniz.''

14 YILIN KAYBEDENLERİ KİMLER?

'Her yarışın her mücadelenin kazananı olduğu gibi bir de kaybedeni vardır. Milletimiz zenginleşirken gariplerin yüzü gülerken elbette birileri de büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Son 14 yılın kaybedenleri kimler? Sandık yoluyla iktidara gelmek yerine tankların namluları, bunlarla iktidar hayali kuran kifayetsiz muhterisler kaybetti. Kürt kardeşlerimizin hayatlarını hendekle çukurla silahla karartan, onların evlatlarının kanı üzerinden kendilerine sefahat düzeni kuran terör baronları kaybetti. Ekonomisi çökmüş maliyesinde para kalmamış üç kuruş için boynunu bükmek zorunda olan eski Türkiye’yi sömürenler kaybetti.''


''Tarihi kahramanlıklarla dolu bu milleti ‘takunyacı, gerici, makarnacı, göbeğini kaşıyan’ diye aşağılayanlar son 14 yılda yaşanan değişimin manasının çok iyi farkındalar. Sizlerle beraber yürüdüğümüz bu zorlu yolculukta vesayet güçleri ile manşetlerle iftiralarla çarpışa çarpışa bu günlere geldik. Gece yarısı internete konan bildirilerin hukukun ayaklar altına alındığı kapatma davalarının bizi yıldırmasına asla izin vermedik.''

BATI HAYIR KAMPANYASI YAPIYOR

''(Avrupa’ya) Demokrasi, toplantı özgürlüğü, fikir hürriyeti, kadın hakları, insan onuru gibi sözüm ona kutsallaştırdıkları ne kadar değer varsa hepsini de ayaklar altına almaktan çekinmiyorlar. Türkçe manşetlerle doğrudan açıkça Batı hayır kampanyası yapıyor. Elhamdülillah Türkçe öğrenmeye başladılar. En büyük salonlarını, en merkezi medyalarını hayır diyen teröristlere sonuna kadar açarken, evet sözcüğüne tahammül dahi edemiyorlar. Hollanda’da bizi sayımızı azaltmakla tehdit ediyorlar. Ben de Hollanda’daki kardeşlerime diyorum ki, Türkiye’de en az 3 çocuk diyorum. Siz en az 5 yapın. Bundan ciddi manada rahatsız olmuşlar. Ya senin vatandaşın. Üç de yapar, beş de yapar.

Bütün mesele bunlara gerçekten şuurlu bir yaklaşım gösterildiği zaman bunlar hopluyorlar. Bunun için utanmasalar inanın yeniden gaz odalarını, toplama kamplarını gündeme getirecekler. Ama şimdilik ona cesaret edemiyorlar. Biz Srebrenitsa’yı unutabilir miyiz? İşte bu zihniyet bu Hollanda zihniyeti budur.”

TEK ADAM YANITI: ‘GAZİ MUSTAFA KEMAL’E HAKARET EDİYORSUN’

''İKİDE bir tek adam, tek adam, tek adam. O zaman Gazi Mustafa Kemal’e hakaret ediyorsun ya. Gazi Mustafa Kemal İnönü ile anlaşabildi mi? Anlaşamadı. İstifasını istedi mi? İstedi. Daha sonra İnönü Cumhurbaşkanı oldu. O da bir başka tek adamdı. Aksini söyleyebilir misin? Çık bunu açıkla. O da yine Başbakanı ile anlaşamadı. Arkadan Celal Bayar aynı şekilde. Ve Celal Bayar’dan sonra dönem bitti ve çok başlı diyelim, veyahutta cumhurbaşkanıyla, başbakanıyla yeni bir süreç başladı. O süreç de işte bize kadar geldi. Ama dertli olanlara baktığımız zaman, bakıyorsunuz merhum Demirel bu konudan rahatsız, merhum Özal bu konudan rahatsız, merhum Erbakan bu konudan rahatsız, Türkeş bu konudan rahatsız, Muhsin Yazıcıoğlu bu konudan rahatsız, hepsi rahatsız. Elimizde belgeleri, bilgileri her şeyi var. Niye? Bunu damdan düşen bilir.

Kimse bize Amerika şöyle, Latin Amerika böyle demesin. Biz Türk tipi bir cumhurbaşkanlığı sistemiyle geliyoruz. Bizim geleneklerimiz var, göreneklerimiz var. Biz bu geleneklerimizden de istifade etmek suretiyle üzerinde çalıştık yerli ve milli bir sistem oluşturduk. Bizim başkanlık sistemimiz, ey ana muhalefet, tercüme bir sistem değildir.'' 

YALANLARDAN BIKTIK 

''İşte birileri çıkıyor ne diyor? ‘Bu sistem parlamentoyu fesih eden bir sistemdir.’ Cumhurbaşkanına fesih yetkisi veren bir sistemdir. Bakıyorsun sıfatı avukat. Dürüst ol. Böyle internet sitelerinde dolaşmak suretiyle bu yalanları söylemeyin. Ana muhalefetin başındaki zatın zaten yalancılığına alıştık da yani o ‘Cumhurbaşkanı fesih yetkisi alıyor’ gibi laflar ediyor da ya siz de aynı lafları etmeyin. Güya okumuşsunuz. Cumhurbaşkanının fesih yetkisi yok. Bu yalanlardan hakikaten biz bıktık.''

KAMUPERSONELİ.NET

Yorumlar (0)