04 Temmuz 2020 Cumartesi 16:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan istese Ayasofya’yı ibadete açabilir mi? Danıştay ve muhalefet bu konuda ne diyor?

Birinci Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında yapılan Ayasofya, İktidarın 18 yıllık döneminde ilk defa bu kadar tartışılmaya başlandı. Tartışma konusu, Ayasofya Müzesinin ibadete açılması… Tartışmayı başlatanlar ise Cumhur ittifakı… Bir taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan diğer taraftan ortağı Devlet Bahçeli, Ayasofya’nın ibadete açılması gerektiğini savunurken, diğer taraftan bu isteğe karşı gelenlere sert eleştirilerde bulunuyorlar.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ’DEN AYASOFYA AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, Ayasofya’nın ibadete açılmasına karşı çıkan başta Yunanistan ve ABD’ye seslenerek ‘’ ‘’Biz nasıl başka ülkelerdeki ibadethanelere karışmıyorsak kimsenin de bizim ibadethanelerimize karışma hakkı yoktur. Ayasofya konusunda yöneltilen ithamlar doğrudan egemenlik haklarımıza saldırı amacı taşımaktadır…’’ dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise bugün "Ayasofya Camisi’nin ibadete açılmasıyla ilgili haklı beklentimizin hilafına, egemenlik haklarımıza yönelik, özellikle ABD ve AB kaynaklı şantaj ve saldırganlıklar bizim nazarımızda yok hükmündedir." dedi…

AYASOFYA’NIN İBADETE AÇILMASI CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİSİNDE

Cumhur ittifakının Ayasofya müzesini ibadete açma projesine yurt dışından sesler yükselirken, ülke içinde Erdoğan’ın bu talebine destek geldi. Başta CHP, İYİ Parti ve Saadet partisi Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda Erdoğan’a destek gelirken, eleştirilerde beraberinde geldi. Çünkü muhalefet kanadı, Ayasofya’nın camiye dönüştürülerek ibadete açma yetkisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkisinde olduğu, istese bir günde açılabileceğini düşünüyor. Bir gecede yayınlayacağı kararname ile Ayasofya’nın ibadete açılabileceğini, kendilerinin de destek vereceklerini bildiren muhalefet Erdoğan’ı dini değerler üzerinden siyaset yapmakla suçluyor. Gerekçe olarak ise, yetkinin kendisinde olmasına rağmen Ayasofya Müzesini ibadete açmayıp bunu bir tartışma konusu üzerinden gündemde tutması olarak gösteriliyor.

DANIŞTAY NE DİYOR?

Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılma konusunda tek merci olarak Danıştay’ı göstermişti. Danıştay karalarını bekleyeceğiz. ‘’Danıştay’ın vereceği kararlar doğrultusunda gereğini yapacağız’’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bu kes cevap, adres gösterdiği Danıştay’dan geldi.

Danıştay savcısı “Ayasofya hakkındaki karar geçmişte Bakanlar Kurulu’nca alınmıştır. Eski mevzuata göre işlem tesis edilmiştir. O tarih itibarıyla işlem hukuka uygundur. Ayasofya’yı açmak Cumhurbaşkanlığı’nın takdirindedir, bu nedenle davanın reddi gerekir” sözleri ile Ayasofya konusunda ki tek karar merciinin Danıştay değil, Cumhurbaşkanlığı olduğunu gösterdi.

NEDEN GÜNDEMDE TUTULMAYA ÇALIŞILIYOR?

Peki, tüm Ayasofya Müzesi tek bir kararname ile ibadete açılabilecekken, Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından neden gündemde tutulmaya çalışılıyor? Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesine muhalefette tam destek veriyor iken neden bu tartışmaların gündemde yer alması isteniyor?

Muhalefet, Türkiye’nin ekonomi sorunlarının üstünü örtebilmek için iktidarın suni gündemler yaratmaya çalışıldığını söylüyor. Bir tarafta Ayasofya müzesinin ibadete açılması, bir taraftan sosyal medya düzenlemesi gündemi meşgul ederken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ekonomide bir tsunami geleceğini öngörüyor. Akşener, gündemin Ayasofya üzerinden değiştirilmeye çalışılması konusunda şu ifadeleri kullandı;

‘’ Ayasofya’yı Sayın Erdoğan’ın ne Danıştay’a ne bize ne vatandaşa sormasına gerek yok. Buranın açılmasına karşı çıkan yok. O yün yumağını attı, kimse dolaşmadı kendisi buna dolandı. Ben olsam ağzımdan çıktıysa yapardım ama Erdoğan yapamaz. Yaparsa da tebrik ederim’’ dedi.

YURTDIŞINDA BULUNAN TARİHİ CAMİLERİN KİLİSEYE DÖNÜŞTÜRÜLME İHTİMALİ

Peki, oldu da Ayasofya Müzesi camiye dönüştürülerek ibadete açıldı. Peki, o zaman, yurtdışında bulunan ve şuanda müze olarak kullanılan tarihi Osmanlı camileri kilise yapılmak istenirse ne olacak? Bizler buna karşı çıktığımız da diğer ülkelerde bizlere Erdoğan’ın ‘’ ’Ayasofya’ konusunda yöneltilen ithamlar doğrudan egemenlik haklarımıza saldırı amacı taşımaktadır…’’ söylemleri gibi karşı çıkmaz mı? Siz ne karışıyorsunuz demez mi? Üstelik yurtdışında 1,464, 1484, 1500’lü yıllardan kalan ve şu anda müze olarak kullanılan tarihi Osmanlı camilerinin sayısı bihayli fazla. Bunlardan bazı örneklerini şu şekilde sunabiliriz;

YENİ CAMİ (SELANİK)

1902 yılında Selanik’te son yapılan Osmanlı camisi Yeni Cami’dir. Cami, Hacı Hayrı Paşa Caddesi (bugün arkeoloji müzesi caddesi) ile Sezai Paşa Sokağı (bugün Praxitelous sokağı) kavşağında Yahudilikten Müslümanlığa geçen cemaat (dönme, Sabetaycı) tarafından yapılmıştır. 1925’ten sonra arkeoloji müzesi yapılmıştır. Mimarlara göre bu cami mimarisi, İslam kültürü, Avrupa kültürü ve camiyi kuranların kimliklerini yansıtan bir etki ve tarzların karışımı, Doğu Roma, İslam ve neoklasik etkileri gösteren bir eserdir.

SÜEYMANİYE CAMİİ (RODOS)

1808 tekrar inşa edildi. 1522’den kalma yapısı yıkılmıştı. Şu anda müze olarak kullanıyor.

ALACA İMARET CAMİİ

Selanik’te yer alan XV. yüzyılda yapılan Osmanlı dönemi camilerinden biridir. 1484 yılında İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır.

1978 yılındaki Selanik depreminde hasar gören cami, Yunanistan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. 1986 yılından bu yana Selanik Belediyesi tarafından sergi, konser ve benzeri kültürel etkinliklerde kullanılmaktadır. Selanik’in 1997 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin mekânları arasında yer almıştır.

OSMAN ŞAH CAMİİ LARİSSA 1550-60

Boş, türbesi müze olarak kullanılıyor. Uzun zaman harabe olan bina restore edildi.

CİZDERİYE CAMİİ

Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Monastiraki meydanında yer alan 18. yüzyıldan kalma bir Osmanlı camisidir. Camii 1759 yılında dönemin Atina’daki Osmanlı valisi Cizderiyeli Mustafa Ağa tarafından inşa ettirilmiştir. Camii inşaasında kullanılan yakınındaki Hadrian Kütüphanesi’nin bir sütunu, uğursuzluk getireceğinden korkulduğu için Mustafa Ağa’nın valilikten alınması ile sonuçlanmıştır.

Camiinin minaresi yıkılmıştır. Osmanlı’nın Atina’yı terk etmesinden sonra camii ibadete kapatılmış ve günümüze dek çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Bunlar arasında 1834 yılında, Yunanistan’ın ilk kralı olan Danimarka kökenli Otto’nun caminin içinde verdiği bir balo da vardır. 1915 yılında mimar Anastasios Orlandos tarafından restorasyondan geçerek 1918’de Yunanistan Elişleri Müzesi olarak açılmıştır. 1923-1973 yılları arasında ise Yunan Dekoratif Sanatlar Müzesi olarak kullanılmıştır. 1966’da Suudi Kralı’nın Atina’ya ziyareti sırasında kendisine ibadet etmesi için camii olarak tahsis edilmiştir. Bugün Yunan Halk Sanatları Müzesi’nin ek binası olarak kullanılmaktadır, içinde seramik el sanatları sergilenmektedir.

Son Güncelleme: 04.07.2020 16:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.