Deniz Baykal: Kurultay Girişimi İçerisinde Değilim

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Deniz Baykal katıldığı bir televizyon programında siyasi gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

GÜNDEM 11.05.2017, 01:13
Deniz Baykal: Kurultay Girişimi İçerisinde Değilim

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Deniz Baykal Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın  programına katıldı. Katıldığı programda siyasi gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın açıklamalarının satır başları şu şekilde, 

'' BU YENİ BİRŞEY DEĞİL''

''İşaret ettiğiniz gibi referandumdan sonra katıldığım bir programda bir yol haritası önerdim ve 10 gündür falan Türkiye onunla meşgul. Şimdi bunun hem iyi hem de iyi olmayan tarafları var. Türkiye'de çok önemli bir dönemin arifesindeyken, böyle bir tartışmaya girilmesi kadar doğal bir şey yok. 10 gündür hala tüm siyasi çehreler, medya, bu tartışmaların içinde. Demek ki bir ihtiyaca cevap veriyormuş. O bakımdan bu, gündeme gelmiş. Herkesin bilmesini istiyorum; bu konuları ben, Türkiye'nin önündeki, önem verdiğim bir konu olduğu için bu kadar ilgiyle, heyecanla takip ediyorum. Bu yeni bir şey de değil. Referandum süreci daha başlamadan, Meclis'teki müzakereler bile daha başlamadan bu konuda ilk açıklama yapıldıktan sonra yine size konuk olmuştuk. Ben büyük bir heyecanla bunun kabul edilemez bir şey olduğunu söylemiştim. Ve 'tek adam anayasası' sözünü de ilk orada kullanmıştım.''

'' 2019'A KADAR BU HEYECANIMI GÖTÜRECEĞİM''

''Sayın Bahçeli ile sayın Binali Yıldırım'ın birlikte çıkıp 'Biz şu doğrultuda anayasayı değiştireceğiz' dediği andan itibaren ben büyük bir heyecanla, ilgiyle herkesi harekete geçirmeye çağırırak hemen Meclis'e gittim. Oradaki arkadaşlarla 'Yeni bir dönem başlıyor' diyerek yaptığım tartışmaları hatırlıyorum. O andan şu ana kadar hatta 2019'a kadar ben bu heyecanımı götüreceğim. Bu heyecanım kendimle ilgili değil. Ben bu anayasa çıkmasın diye uğraştım. Bu anayasa çıksa, ne bu anayasanın bugün konuşacağımız cumhurbaşkanlığı konusu önümüze gelecek ne başka bir şey gelecek. Bunu ben Türkiye'de ciddi bir kırılma olarak görüyorum. Millet egemenliğini ortadan kaldıran bir 'tek adam' düzenini Türkiye'ye getiren bir proje diye görüyorum ve bunu çok sakıncalı buluyorum. Ve bunu önlemenin yaşamsal bir görev olduğuna inanıyorum.''

'' KURULTAY GİRİŞİMİ İÇERİSİNDE DEĞİLİM''

''Kurultay girişimi içinde değilim, çözümü mutabakatta görüyorum. Evet bir değişime ihtiyaç var. Ben bunu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na defalarca söyledim. 'Referandum sürecine bunu yaparak girelim' dedim. Önümüzdeki konu parti içi tartışma konusu değil. Böyle bir çaba içinde değilim. 'Türkiye bu anayasa dayatmasından nasıl kurtulur' ona bakıyorum. Ben parti içi kavga anlayışı içinde konuşmuyorum.''

''BEN PARTİ İÇİ HESAPLA MEŞGUL DEĞİLİM''

''Millet nasıl aday çıkaracak? Bir defa siyasetçi olacak. 'Ben tarafsızım' denilecek iş değil. Bu siyasal bir iştir. İktidar ve ana muhalefet merkezli bir siyasal yapılanmaya gitmek zorunda. 10 gün sonra Tayyip Bey genel başkan olunca seçim süreci başlayacak sen ister katıl, ister katılma. Erken çıkan yol alır. Bana 'erken' diyeceğine Tayyip Bey'e 'acele etme' desenize! O ne yaptığını biliyor. Bu mücadele, referandum sürecinin devamıdır. Öyle götürürsek başarıya gider. 'Tarafsız, iyi niyetli, sevimli, sıcak tam ortada duran birisi alır' düşüncesi hayaldir. Tayyip Bey'in karşısında o mücadeleyi verecek biri olmalıdır. Aday üretme sorumluluğu CHP'nindir. CHP'ye düşen şimdi 'hayır' diyenler başta olmak üzere, onların ötesindeki bir kesimin de destek vereceği demokratik bir süreci yönetmektir. Aday olmak isteyen herkes aday olsa Ramazan'dan sonra mesela. Güvenilir bir seçim yöntemi organize edelim. Bir an için düşünün. Bunu yapmayı teklif etse bütün oylar kullanılsa ve oradan bir aday çıkarsak, işler değişir. Kişisel saplantıların dışında hiçbir engel yoktur. 'Biz yapacağız' diyenler varsa buna gerek duymayabilirler. Ciddi bir aday arayışı içinde iseler bunu düşünsünler. Böyle bir yöntem ile seçim kazanma konusunda en ciddi adımı atmışsınız demektir. Ben bir modelin peşindeyim. Bir modeli anlatmaya çalışıyorum. Ahmet Hakan arkadaşımız o ismi telaffuz etti 'Buna ne dersin' diye. Ben modelin penceresinden baktım. Kendi duygularım, tercihlerim penceresinden bakmadım. Ben 'Evet uygundur, ben aday olarak öngörüyorum, olabilir' gibi bir şey demedim. Ben model ortaya koydum. 'O modele Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin temelini oluşturduğu bir 1,5-2 milyonluk seçmen kitlesine 'hayır bloku'nun sözcüsü olmaya aklını yatırır, buradan bu oyu alabilirse düşünülür' dedim. Benim tercihim olarak değil. Benim öyle bir tercihimin olmadığı çok açık. Ben ikide bir görüş değiştiren bir insan değilim. Nitekim o cevabımda sayın Gül de diyor ki "Biz onun tutumunu biliyoruz geçmişten" Doğrudur biliyor ben aynı noktadayım. Hiçbir şekilde benim cumhurbaşkanı adayım değildi. Benim böyle bir önerim olamaz. Ama ben kendi tercihimi orada ifade etme durumunda değilim. Ben bir modeli anlatıyorum. O modelin içinde Saadet Partisi'nin sayın Genel Başkanı da olabilir 'Ben de adayım' diye, başkası da olabilir. Bu, benim onu desteklediğim anlamına gelmez. Bakın şimdi işbirliği yapmak için cuma günü sayın Genel Başkan, Saadet Genel Başkanı'nı ziyaret edecek. Saadet Partisi'nin anlayışına saygı duyuyoruz. Ama ben o anlayışı cumhurbaşkanlığına taşıma niyetinde değilim. Bu ayrı bir iş. Bunu Saadet Partisi'nin Genel Başkanı da bilir ama ben onun duyarlılıklarına saygı duyarım. Onun inancına saygı duyarım. Onun kendisini ifade etme imkanını olabildiğince sahiplenirim. Cumhurbaşkanlığı kurumunun onun anlayışıyla etkilenmesini doğru karşılarım. O da çünkü o sürecin bir parçasıdır benim gözümde, o ayrı bir iş. Ama Abdullah Bey ile hiç böyle bir ilişkimiz yok. O bakımdan doğrudur ama sayın Gül'ün 'Ciddiye almadım' sözleri kendi takdiridir. Onu ciddiye alanlar belli, onun ciddiye aldıkları belli. O dünyaya ilişkin bir şey söylemem. Ben parti içi hesapla meşgul değilim''

Kamupersoneli.net - ANKARA

Yorumlar (0)