17 Kasım 2018 Cumartesi 20:44
DİB Başkanı Erbaş'ın Tartışılan Ziyareti Hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Açıklama
Kamu Personeli

Hazreti Muhammed'in doğduğu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen "Mevlid-i Nebi Haftası" ile kutlanacak. Açlış töreni ise İstanbul'da bugün başladı.

Açılış töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çeşitli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu'na ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarında "Diyanet İşleri Başkanlığımızı siyasi tartışmaların malzemesi yapma girişimlerini tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları ise şöyle oldu:

Bir müslümanın peygamberimiz ile bağı ne kadar güçlü ise dini ile bağı da o kadar güçlüdür. Bu nedenle peygarmer efendimizin hayatnın her safhasını takip etmeliyiz.

Rabbime tertemiz varmak isterim diyerek bize kul hakkının önemini anlatmıştır.

Bu seneki Mevlid-i Nebi Haftasının temasının gençlik ve peygamer efendimzi olarak belirlenmesini fevkalade önemli buluyorum.

İnsanların soyları üzerinden üstünlük yarışına girdiği bir dönemde 'beyaz derilinin siyah deriliye, siyah derilinin de beyaz deriliye bir üstünlüğü yoktur' diyerek bize eşitliği öğretmiştir. Hepimizin Ümmet-i Muhammed'in tüm fertlerinin onun yaşantısından alması gereken dersler bulunuyor.

Gençliğimiz üzerinde yapacağımız çalışmalar bizleri geleceğe hazırlayacaktır

Gençliği ihmal eden, gençlerine sırtını dönen, onların ruh ve gönül dünyalarının imarı için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali ve istiklali tehdit altında demektir


Ülkenin camileri 18 yıl boyunca ezan-ı muhammediye hasret bırakılmıştır. Şimdi bu yeniden hortlatılıyor, asla başaramayacaksınız.

Millet olarak en zor imtihanla asıl şimdi yüzleşiyoruz. Gençlerimizi istikbale hazırlayamazsak emeklerin tamamı boşa gidecektir.

16 yıldır mesaimizin kahir ekseriyetini Türkiye'yi özgürleştirmek, medeniyet değerleriyle barıştırmak, yokların, yoksulların, yasakların ülkesi olmaktan çıkarmak yolunda kullandık.

2002'nin Türkiyesi ile 2018'in Türkiyesi'ni karşılaştırdığımızda, yasaklardan ziyade özgürlüklerin konuşulduğu, teröre ve şiddete bulaşmadığı sürece her türlü fikrin serbestçe dillendirildiği bir iklimde, böyle bir ülkede yaşıyoruz.

Bu ülke Kur'an eğitiminin dahi gizli verildiği karanlık yıllara şahitlik etti.

Bu ülkenin gençleri sağcı solcu denilerek birbirine kırdırıldı.

KamuPersoneli.net

Not: Aktif kaynak linki kullanarak haberlerimizden alıntı yapabilirsiniz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.