Emine Bulut Cinayetinde Acı Gerçek Ortaya Çıktı !

Kırıkkale'de eski eşi Fedai Varan tarafından 10 yaşındaki kızının gözü önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut cinayeti hakkında acı gerçek ortaya çıktı. Emine Bulut'un 2014 yılında Varan'a açtığı 'hakaret' ve 'tehdit' davasında, ceza alıp, işsiz kalmasından endişe ettiği için şikayetini geri aldığı ortaya çıktı.

GÜNDEM 28.08.2019, 09:15
Emine Bulut Cinayetinde Acı Gerçek Ortaya Çıktı !

18 Ağustos'ta meydana gelen olayda Emine Bulut, Makine ve Kimya Endüstrisi'nde güvenlik görevlisi olan 6 yıl önce boşandığı Fedai Varan tarafından bir kafede kızının gözü önünde bıçaklandı.

Emine Bulut olayın ardından hastaneye kaldırıldı ve tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Emine Bulut'un yaralı halde kafeden çıkarılırken 'ölmek istemiyorum' diye feryat ederken çekilen ve sosyal medyada paylaşılan videosu, infiale yol açtı.

Meydana gelen bu olayın ardından kaçan Fedai Baran polis ekipleri tarafından yakalandı. Ayrıca Baran çıkarıldığı Mahkeme tarafından tutuklandı. Mahkemece kabul edilen iddianamede Varan hakkında, 'canavarca hisle tasarlayarak adam öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.

ACI GERÇEK ORTAYA ÇIKTI

Konu hakkında hazırlanan iddianamede  yer verilen bilgilere göre 2006 yılında Fedai Varan ile evlenen Emine Bulut, gördüğü şiddet nedeniyle 2013 yılında boşandı. Emine Bulut, ayrıldıktan sonra kendisine rahatsız etmeye devam eden eski eşi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Tüm bunların yanı sıra Fedai Varan hakkında uzaklaştırma cezası verilirken, Kırıkkale 4'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'tehdit' ve 'hakaret' suçlarından da dava açıldı. Emine Bulut, daha sonra eski eşinin ceza alıp, işsiz kalmasından endişe ederek şikayetinden vazgeçti.

Bu konu hakkında acı gerçek ortaya çıktı Emine Bulut'un "Ne olursa olsun kızımın babası, işsiz kalmasın" dediği ve şikayetini geri çektiği bu bağlamda dosyanın düştüğü belirtildi.

Yorumlar (4)
Insan 3 hafta önce
Vefalı olmak işe yaramıyormuş. Caniler kadın düşmanları her yerde.......
Çiçek 3 hafta önce
Sen bu kadının zerrece merhametini hak etmemişsin adi k.pek
Misafir 3 hafta önce
Önce boşanmaların önüne geçelim

29.08.2019


Yücel Koç
Tüm Yazıları

Önce boşanmaların önüne geçelim

Türkiye’de 2016-2017 yılları arasında boşanma oranındaki artış yüzde 1,8 idi.
2018’de bu oran kaça çıktı biliyor musunuz?
Yüzde 10,9.
Yani, puan bazında altı kat hızlanmış!
Sayılarını da verelim…
2017’de 128 bin 411 çift yollarını ayırdı...
2018’de 142 bin 488.
Bu yıl ne çıkar, göreceğiz.
***
Bu rakamlar Türkiye İstatistik Kurumunun.
Peki yılda kaç çift evleniyor, merak ediyor musunuz?
Onu da söyleyeyim.
2016’da 594 bin 493 iken, 2017’de yüzde 4,2 azalarak 569 bin 459’a düşmüş.
Geçen sene ise 553 bin 202’ye inmiş.
Hülasa…
Türk aile yapısının gittiği yer, facia...
Kötü örnekleri gören gençler ise hızla evlilikten uzaklaşmakta.
***
Emine Bulut cinayetiyle tekrar alevlenen kadına yönelik şiddet olaylarının ortak noktası, dikkat ediyorsanız ya boşanma öncesi ya da sonrası...
Nedense bu hadiseler konuşulurken, üzerinde pek durulmayan ayrıntı da burası.
Elbette her boşanan eşini katletmiyor ama, ortada görünen bir gerçek var.
Biz sadece sonucu gündemde tutup, sebebi görmezden gelirsek nereye varacağız?
Boşanmalarda ne oluyor ki iş bu denli bir cinnete varıyor, bunu hiç konuşmayacak mıyız?
Tabii ki hiçbir gerekçe bu vahşeti masumlaştıramaz…
Lakin sadece polisiye tedbirler çözüm olmuyor, görüyoruz.
Mesela, kadına süresiz nafakayı öngören 6284 sayılı kanun bir ara tartışıldı, sonra unutuldu gitti.
Bir ay, hatta bir gün evli kaldığı kadına ömür boyu nafaka ödeten kanunların bu cinnet hadiselerinde payı nedir, niye Meclis’te bunları tartışmayız?
Kadın dernekleri çok hassas, o yüzden üzerine tekrar basa basa söylüyorum, hiçbir gerekçe bir kadının canına kıyılmasını masumlaştırmaz…
Fakat bu yol yol değil belli ki…
Acaba bu kanunlarla kadınlara kötülük mü ediyoruz?
***
Birilerinin ezber bozması lazım.
Zengin kocasından milyonlarca dolar boşanma tazminatı alıp, sonra da kadın-erkek eşitliğinden dem vuranları, ekranlardan bunun propagandasını yapanları bir yana bırakalım.
Normal vatandaşı anlamaya, çöken ahlaki yapımızı yeniden toparlamaya uğraşalım.
Ninelerimiz dedelerimiz Türkiye’nin yokluk yıllarında gül gibi geçinirken, n’oldu ki bunca nimetin içinde boşanmalar bu denli arttı, sorusunun cevabını bulalım.
Kendinizi şöyle bir adamın yerine koyun misal;
Vakti gelmiş, evliliğe niyetlenmiş.
Türkiye’de evlenmek az buz şey değil.
Gönüller bir olunca samanlığın seyran olduğu da koca bir yalan bu devirde.
Sözüydü, nişanıydı, takısıydı, eviydi, eşyasıydı, düğün salonuydu, yemeğiydi, çalgısıydı, çengisiydi…
Külliyatlı bir masrafı göğüsleyip nihayetinde yuvasını kurmuş.
Şimdiki kızlar eskisi gibi değil…
En ufak bir problemde, gözü anasının evinde.
E bu zamanda erkeği de, kadını da filmlerde, sosyal medyada takip ettiği rüya gibi hayatların peşinde.
Bir tarafta düğünden kalan borç, öbür tarafta yaşanmak istenen hayal.
Acı gerçeklerle yüzleşince karşılaşılan hayal kırıklıkları, gerilen ilişkiler ve yıkılan yuvalar…
Zar zor geçimini temin edip, düğün borcu ödemeye çalışırken, bir de yuvası yıkılan genci anlamaya çalışın şimdi…
Üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeyeceğini hesaplayın bir de…
Hele ki ortada kötü muamele, şiddet falan yok, bu boşanma eften püften bir sebeple gerçekleşmişse…
Üstüne üstlük o genç adam ahlaki veya dinî değerlere sahip biri olarak yetiştirilmemişse sonuç ne olur?
Allah rızası için gençliğimizi kültüründen, dinî ve ahlaki değerlerinden uzaklaştıranların goygoyunu bırakın da, şu meseleyi ‘insan yetiştirmekten’ başlayarak, yeniden ele alın.
Başka diyeceğim yoktur.
Mehmet 3 hafta önce
Bunlar nasıl bir insan çocuğa kadına savunmasız insana nasıl şiddet uygulanır benim aklım duruyor.