Feyzioğlu'ndan Barış Pınarı Açıklaması: O çukurlara gömeriz!

Son zamanlarda yaptığı açıklamalar ve sergilemiş olduğu tavırla bazı kesimlerin hedefi haline gelen Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Barış Pınarı Harekatı hakkında herkesin dikkatini çeken bir açıklama yaptı. Feyzioğlu, Barış Pınarı Harekatı'na sessiz kalanların aksine, "Kendi şehirlerimizde, kendi açtıkları çukurlara gömdük, yine o çukurlara gömeriz." ifadelerini kullandı.

GÜNDEM 11.10.2019, 22:24 11.10.2019, 22:34
Feyzioğlu'ndan Barış Pınarı Açıklaması: O çukurlara gömeriz!

Türkiye'de bir çok kesim tarafından zaman zaman ağır eleştirilere maruz kalan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Suriye'de başlatılan Barış Pınarı Harekatı hakkında bir çok kişinin gösteremeyeceği kararlıkla çok sert bir açıklama yaptı.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Konya Barosu tarafından düzenlenen "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru Çalıştayı" sonrasında Selçuklu Kongre Merkezi'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

TÜM DÜNYA BİLSİN!

"Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Türkiye Cumhuriyetini hain, sevimsiz propagandalarla sıkıştırmaya ya da diz çöktürmeye çalışanlar bilsin ki biz bu propagandayı yapanları daha önce kendi şehirlerimizde, kendi açtıkları çukurlara gömdük, yine o çukurlara gömeriz. Kimsenin bunda tereddütü olmasın" ifadelerini kullanan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu,"Bu kara propaganda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivillere yönelik ağır zarar verdiği iddiasını yayıyor. Bunlar sahte fotoğraflar, bizimle ilgisi olmayan görüntüler. Tüm dünya bilsin, PKK, YPG, PYD bir ve aynıdır. Hastaneleri, okulları kendine siper ederek sivillerin, çocukların arasından havan topuyla ilçelerimize saldırmaktadır. PKK, bizim bebeklerimizi öldürmektedir. Bizim insanlarımızı şehirlerimizde katletmektedir." dedi.

Türkiye'nin doğru bir dış politika izlediğini söyleyen Feyzioğlu, "Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Türkiye Cumhuriyetini hain, sevimsiz propagandalarla sıkıştırmaya ya da diz çöktürmeye çalışanlar bilsin ki biz bu propagandayı yapanları daha önce kendi şehirlerimizde, kendi açtıkları çukurlara gömdük, yine o çukurlara gömeriz. Kimsenin bunda tereddütü olmasın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, uluslararası hukuktan kaynaklanan, meşru savunma hakkını kullanmaktadır. Bu hakkın kullanılmasına karşı, kimsenin ama hiçkimsenin söyleyecek bir sözü yoktur, olamaz. Avrupa Birliği de hiçbir söz söyleyemez, ABD'de hiçbir söz söyleyemez." ifadelerini kullandı.

Feyzioğlu Suriye'de kararlılıkla devam ettirilen Barış Pınarı Harekatı hakkında şöyle konuştu:

Bundan sonra hiç kimse terör örgütüyle Türkiye Cumhuriyetini de ordusunu da karşılaştırmaya kalkmasın. Bugüne kadar kim karşılaştırmaya kalktıysa hüsrana uğramıştır, uğrayacaktır. Türkiye kendi meşru savunma hakkını kullanıyor. Hala PKK'ya, ya da PYD'ye 'Onlar terör örgütü değildir' diyenler, bunu o bebeğin ailesine anlatsınlar, Akçakale'de havan mermileriyle şehit düşen vatandaşlarımızın ailelerine anlatsınlar. PKK, alçak bir terör örgütüdür, hain ve korkak bir terör örgütüdür. Türkiye olarak başaracağız. Yeter ki milli birlik içerisinde olalım. Milli birlik, bir tek ülkede adalet sistemine güven üst seviyeye çıkarılırsa kalıcı olarak sağlanabilir. İşte yargı reformunu yapmamızdaki gaye de adalete güveni ülkemizde üst seviyeye çıkarmak ve milli birliğimizi kalıcı hale getirmektir.

FEYZİOĞLU'NDAN FLAŞ YARGI REFORMU PAKETİ AÇIKLAMASI:

TBMM'nin açılmasının ardından en fazla merakla beklenen Yargı reformu paketi hakkında da açıkalamalarda bulunan Feyzioğlu, "En önemlisi sınavı elde ettik, hukuk mesleklerine giriş sınavı. Keşke mevcut öğrencileri de kapsasaydı diye uğraştık, olmadı. Siyasi partiler ortak önerge veremedi bu noktada. Dört sene sonra olacak ama en az sınav kadar önemli bir şey de geçti strateji belgesinde yazan. Sessiz sedasız geçti. YÖK Genel Kurulu, hukuk fakültelerindeki barajı 190 binden 125 bine çekti. Bu, inanılmaz bir kalite getirecektir hukuk fakültelerine. Önümüzdeki sene birinci sınıftan itibaren hukuk fakültelerinin kalitesinde bir bu kadar artış olacaktır. Sosyal devlet ilkesi gereği KDV indiriminin gelmiş olması da önemli sayıda davada vatandaşlarımızı ferahlatacaktır." şeklinde konuştu.

"Düşünce özgürlüğüne ilişkin her suç tipinin istinaftan sonra temyize tabi olması müthiş bir gelişmedir." diyen Feyzioğlu, "Bazıları diyor ki 'Eskiden öyleydi, sonra kaldırıldı'. Hayata sürekli olumsuz bakarsanız, her çözüme bir sorun üretirsiniz. Hayata olumlu yönünden bakacağız ki ilerleyeceğiz. Bugün düşünce özgürlüğüne ilişkin suç tipleri istinafta kesinleşmekteyken bu kanun salı günü çıkıp Cumhurbaşkanımızca yürürlüğe konduktan sonra temyize tabi olacaktır. Neden önemlidir? Çünkü bu suç tiplerinde Yargıtay'ın 80 küsür yıllık içtihadı ve bundan sonra üreteceği içtihat ilk derece hakimlerine yol gösterecektir. Bu fevkalade önemlidir. insanların boş yere canının yanması, 'Yargıtay denetimi olacak' diye önlenecektir. Yargıtay denetimine daha sıra gelmeden önlenecektir. Örneğin Cumhuriyet Gazetesi'nin önceki yazarlarından bir kısmı, istinafta cezaları kesinleşti diye şu anda infazlarını çekmekte. İşte onların üzerine atılmış olan suç kesinleşmiş olsa da temyiz yolu açıldığı için hepsi yararlanacaktır. Türkiye'de bu durumda olan 10 bin kişi vardır. Af değil bu, işin esasının yargıtay tarafından da değerlendirilmesini sağlamak. Bu suç tiplerinde toplam yararlanacak kişi sayısı yılda 150 bin. Bir ülkede düşünce özgürlüğünün kısıtlandığına dair bir algı yayılırsa, insanlar kendi kendilerini kısıtlamaya başlarlar ve bu gerçek kısıtlamadan daha ağır neticeler verir. O açıdan da önemli bir adım atılmıştır." dedi.

Yorumlar (0)