26 Aralık 2018 Çarşamba 18:51
Fırat Kalkanı Ve Zeytin Dalı Harekatlarından Sonra Ülkesine Dönen Suriyelilerin Sayısı Belli Oldu
Kamu Personeli

 İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Fırat Kalkanı Ve Zeytin Dalı harekatlarından sonra ülkesine dönen Suriyeliler'in sayısı 291 bin 790'dır." dedi.

Bakan Soylu, Edirne’de düzenlenen Düzensiz Göçle Mücadele 2. Koordinasyon Toplantısında, batı sınırlarındaki illerde gerçekleştirilen göç faaliyetlerindeki koordinasyonu arttırmak amacıyla toplantının gerçekleştirildiğini söyledi.

Geçen hafta planlanan toplantının Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi'nin şehit edilmesi nedeniyle bu hafta gerçekleştirildiğini ifade eden Soylu, Verdi'ye Allah'tan rahmet ve sevenlerine başsağlığı diledi.

Soylu, dünyanın hiçbir zaman, herkesin kendi toprağında ilanihaye yaşayacağı kadar huzurlu ve barış dolu bir yer olmadığını belirterek, insanların hep bir şeylerden kaçtıklarını, bir yerlere göç ettiklerini veya sürüldüklerini, bazen can güvenliği, bazen işgal, bazen açlık ve kuraklık sebepleriyle göç olgusunun tarihin her anında var olduğunu dile getirdi.

21. yüzyılın göç fotoğrafında ise 244 milyon göçmen bulunduğunu ve bunların 71,4 milyonunun mülteci ya da zorla yerlerinden edilmiş insanlar olarak tarif edildiğini aktaran Bakan Soylu, şöyle devam etti:
"Oysa göçmenlerin sayısı 1990 yılında 153 milyon, mültecilerin sayısı ise 2000 yılında 21,1 milyon kişiydi. Öyleyse bu fotoğrafta medeniyetin ilerlemesine rağmen, insanlık adına, insanın huzur ve refah içinde yaşama hakkı adına, çok da bir şey değişmedi. Bu fotoğrafta Anadolu açısından da bir şey değişmedi. Anadolu tarihin her döneminde, dünyanın her köşesinden göç alan, insanların hayatta kalabilmek için akın ettikleri bir yerdi. Geçenlerde bir konuşmamda da ifade ettim, İkinci Murat zamanında Avrupa’dan zulümden kaçıp bu şehre, Edirne’ye yerleşen Hahambaşı Sarfati, Avrupa’daki cemaatlere yazdığı ünlü mektubunda diyor ki 'Türkiye’nin yolu, hayat yoludur, siz beni dinlerseniz tembellik etmeyiniz Türkiye’ye geliniz.' Bu önemli bir tespittir, anlamlı da bir tespittir."

Soylu, burasının tarih boyunca böyle kanaatlerin oluştuğu, böyle çağrıların yapıldığı bir huzur ve güven vahası olduğunu vurgulayarak, "Hem topraklarımızın bereketi sebebiyle böyle olmuştur, hem de buradaki milletin asaleti sebebiyle bu böyle olmuştur. Ancak dünden bugüne değişen bir şey var ki o da şudur, eskiden Anadolu göçün hedef yeriydi, şimdi ise hem hedef hem de geçiş yeri. Yani bir kısım insanlar Orta Doğu’dan kalkıp Türkiye’ye geliyorlar ve burası onlar için yeterli oluyor, kalmak istiyorlar. Belki de ilk fırsatta geri dönebilmek için daha batıya gitmek istemiyorlar. Mesela Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarından sonra ülkesine dönen Suriyelilerin sayısı 291 bin 790'dır. Bir kısmı ise hayatını tamamen Avrupa'ya taşımak istiyor. İşte bu toplantıyı bugün Edirne’de yapıyor olmamız daha ziyade bu ikinci grup insanla ilgilidir, çünkü Türkiye’nin doğusu, göçün ülkemize geldiği, batısı ise ülkemizden dışarıya gittiği sınırlarımıza sahiptir. Toplamda 481 kilometre olan batıdaki kara sınırlarımız ve Ege Denizi'ndeki sorumluluk alanımız, elbette ki düzensiz göç için ciddi bir cazibe alanıdır. Bunların içinde, ülkeye girerken de kaçak yollarla girenler olduğu gibi, ülkemize uluslararası koruma statüsüyle girip kaçak olarak batıya geçmeye çalışan insanlar da bulunmaktadır."

Bu yıl 251 bin 794 düzensiz göçmen yakalandı

Bakan Soylu, bu yıl 251 bin 794 düzensiz göçmenin yakalandığının altını çizerek, "Geçen yılın ilk 11 ayına göre yüzde 56 artış var. Ancak karada emniyet ve jandarmamızın, denizlerimizde de Sahil Güvenlik Komutanlığımızın yoğun çabaları sonucu bu artışı batıya olduğu gibi yansıtmıyoruz. Özellikle Sahil Güvenlik Komutanlığımız, kapasitesinin neredeyse 4’te 3’ünü düzensiz göçle mücadelede kullanmaktadır. Şu anda Türkiye’de 3.6 milyon uluslararası koruma statüsünde olmak üzere yaklaşık 4,5 milyon yabancı var, Afganistan ve Pakistan üzerinden de ciddi bir düzensiz göç baskısı altında bulunuyoruz." dedi.

Gerek entegre sınır güvenlik sistemlerini geliştirerek gerekse ilgili ülkelerle iş birliğini pekiştirerek tedbirlerin artırıldığını vurgulayan Soylu, mayıs ayında alınan batı illerinde yakalanan düzensiz göçmenlerin serbest bırakılmaması kararının alındığını anımsattı.

Bakan Soylu birimlere batı illerinde yakalanan Suriye uyrukluların Karkamış ve Suruç geçici barınma merkezlerine sevklerinin sağlanması, kimlik kontrollerinin ardından ihtiyaç halinde Hatay Geri Gönderme Merkezleri'ne gönderilmesi talimatı verildiğini, mayıs ayına oranla kasım ayında batı illerinde yakalanan Suriye uyruklu yabancı sayısının yüzde 70,3 oranında azaldığını belirtti.

Türkiye'ye geldikten sonra yakalanan düzensiz Afgan göçmen sayısının 96 bine ulaştığını aktaran Soylu, "96 bin Afgan göçmen. Bunların toplam 30 binini geri gönderdik. Afganistanlı olup yakalanan 96 bin kişinin 30 binini geri gönderdik. Dünyada böyle bir rakam yok. Yani düzensiz göçün azalabilmesi için elimizden gelen bütün politikaları uyguluyoruz. Bilmenizi istiyorum." diye konuştu. 

"Mülteci insan, sahipsiz insan demek değildir"

Bakan Soylu, Türkiye'ye sığınan düzensiz göçmenlere insani şekilde davranıldığını, bunu da tüm dünyanın gördüğünü vurguladı.

"Avrupa ülkelerinin bize medeniyet öğretmeye çalışırken maalesef sığınmacılara karşı tavırlarının hiç insani olmadığını görüyoruz." diyen Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu kabul edilebilir değildir. Bunu kendi vicdanları ve kendi merhametleriyle kabul etmemektedirler. Bir taraftan Avrupa'nın en temel meselelerinden bir tanesi kayıp çocuklar meselesidir. Bu onları elbetteki zora düşürecektir. İsmine geri itme vakıaları dediği uluslararası sisteme tamamen aykırı dünya göç kabullerine aykırı bir şekilde geri itme vakıalarını da hep birlikte yaşıyoruz. Bu konuda da bazı insani olmayan davranışları da görüyoruz. Bunu karşılaştığımızda muhataplarımız da aynı şeyleri söylüyor. Mülteci insan sahipsiz insan demek değildir.

Bunu böyle görmek, böyle davranmak ne yüzyılımıza ne de vicdanlarımıza yakışmaz. Gerek Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerek komşularımızda hem de göçün hedef ülkelerinden biraz daha fazla hassasiyet beklediğimizi ifade etmek isterim. Ben Yunanlı muhatabımla zannediyorum son 1,5 ayda 5 ya da 6 defa görüşmüşümdür. Hem de temel meseleleri yukarıdan aşağıya tek tek, tek tek irdeleyerek görüştüm. Arkadaşlarımız da muhataplarıyla görüşüyor. Bunu insani bir şekilde yönetme sorumluluğumuzu, evet önleme değil, yönetme sorumluluğumuzu ortaya koyma konusundaki politikalarda bir noktaya gelebilmek adına."

İçişleri Bakanı Soylu, Türkiye'nin batı ve doğu sınırının coğrafyanın en güvenli bölgesi haline geleceğini vurguladı.

KamuPersoneli.net

Not: Aktif kaynak linki kullanarak haberlerimizden alıntı yapabilirsiniz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.