Havan mermisiyle vurulan 12 yaşındaki Ceylan'ın ailesine ödenecek tazminat Danıştay kararıyla bozuldu

Diyarbakır Lice'de hayvan otlattığı sırada, karakoldan atılan havan mermisinin isabet ettiği 12 yaşındaki Ceylan Önkol'un ailesine ödenecek tazminat hakkında flaş bir değişiklik meydana geldi. Danıştay davanın “kusursuz sorumluluk” veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmederek tazminat kararını bozdu.

Havan mermisiyle vurulan 12 yaşındaki Ceylan'ın ailesine ödenecek tazminat Danıştay kararıyla bozuldu

Danıştay, 2009 yılında Diyarbakır Lice'ye bağlı Şenlik'te Tapantepe Karakolu’ndan atılan havan mermisiyle 12 yaşında yaşamını yitiren Ceylan Önkol'un ailesine tazminat ödenmesi kararını bozdu. Danıştay 15’inci Dairesi, Önkol’un ölümünde idarenin eylemiyle zarar arasında nedensellik bağı bulunması nedeniyle davanın “kusursuz sorumluluk” veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetti.

Danıştay kararında, “ilk derece mahkemenin Önkol’un ölümünün idarenin eylemiyle meydana gelip gelmediğinin belli olmadığını, davacıların idarenin kusurlu/kusursuz sorumluğunu ortaya koyamadıkları, zararla idarenin eylemiyle illiyet bağı bulunmadığına ve tazminatı, yargısal ve bilimsel içtihatlarla oluşan “sosyal risk” ilkesi uyarınca 5233 sayılı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” kapsamında toplam 28 bin 208 TL ödendiği yönündeki kararına işaret ett.

Daha önce görülen davada mahkeme, maddi tazminat talebini kısmi olarak kabul etmiş, manevi tazminat talebini, “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’u” uyarınca karar vermesi nedeniyle reddetmişti.

"Sosyal risk ilkesi uygulanamaz"

MA’dan Aydın Atay’ın haberine göre, kararda, 5233 sayılı kanunun uygulama alanın yalnızca “sosyal risk ilkesi” uyarınca tazmini mümkün olan uyuşmazlıklarla sınırlı bulunduğunu, idari eylemle zarar arasında nedensellik bağının kurulduğu hallerde “sosyal risk ilkesinin” uygulanamayacağını, dolayısıyla idari eylemlerden doğan zararın hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazminin gerektiği tespitinde bulundu.

Genelkurmay Başkanlığı verilerine göre, 4 defa çatışma yaşandığı belirtilen kararda, patlamanın olduğu yerde köylülerin sürekli hayvan otlatmak için geçiş güzergâhı olarak, çocukların oyun alanı olarak kullandığını, sürekli kullanılan bir yerde patlamamış bir mühimmatın bulunmasının idarenin güvenlik hizmetini gereği gibi yürütmediğinden kusuru bulunduğu sonucuna varıldı.

"Kararda hukuki bir isabet yok"

Danıştay belirtilen nedenlerden dolayı, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin uyuşmazlığı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” uyarınca çözülmesi kararında hukuki bir isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozarak, yeni bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemeye gönderilmesine hükmetti.

Ceylan Önkal olayında ne olmuştu?

Lice ilçesine bağlı Hambaz mezrasında oturan 14 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da hayvan otlatırken gerçekleşen bir patlamada yaşamını yitirmişti. Lice Cumhuriyet Savcısı olayın “teröre müzahir bölgede” olmasını gerekçe göstererek güvenlik gerekçesiyle olay yerine gitmemiş ve köylülerden cesedi alıp en yakındaki Abalı Jandarma Karakolu’na getirmelerini istemişti. 6 saat sonra karakola getirilen ceset üzerinde yapılan otopside, Önkol’un el, ayak ve kollarında parçalanma olmadığı sadece göğüs kısmında parçalanma meydana geldiği belirtilmişti.

Olayın kamuoyuna yansıması ve gelen tepkiler üzerine Lice Cumhuriyet Savcısı Helikopter ile olayın olduğu yere gitmiş, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden gelen 2 bomba uzmanının yardımı ile bir kez daha keşif yapmıştı. Bulunan şarapnel parçaları bomba uzmanlarına incelenmek üzere teslim edilmişti ve dosya ile ilgili gizlilik kararı alınmıştı.

Dosya rafa kaldırıldı

Lice Cumhuriyet Savcılığı 24 Mart 2014 yılında soruşturma dosyasında, mühimmatın sabit durduğu, daha önce kim tarafından atıldığının belli olmadığı gerekçesiyle soruşturma dosyasında “daimi arama” kararı vererek dosyayı rafa kaldırmıştı.

Olayın ardından İnsan Hakları Diyarbakır Şubesi’nde yer alan avukatlar, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nde aile adına tazminat davası açmıştı. 100 bin lira maddi, 150 bin lira manevi tazminat talebiyle açılan davada mahkeme, 28 bin 208 lira tazminata hükmetmişti. Mahkeme, maddi tazminat talebini kısmi olarak kabul eden mahkeme, manevi tazminat talebini, “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’u” uyarınca karar vermesi nedeniyle reddetmişti.

Kamu Personeli

Sosyal medyada bizi takip edin. Kamu haberlerini ve gündemi birlikte yorumluyoruz..

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

instagram sayfamız için TIKLAYIN

Yasal Uyarı: KamuPersoneli.net özel haberleri için içeriğin bir bölümü yada tamamı izinsiz alıntılanıp başka mecralarda yayınlanamaz, yayınlayanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır. Ancak, kaynak olarak gösterilip KamuPersoneli.net anasayfasına veya haberin adresine aktif link kullanılarak içerikten alıntı yapılabilir.

YORUM EKLE