04 Ekim 2020 Pazar 10:28
İki il için yıkıcı deprem uyarısı yapıldı!

Türkiye’de corona virüsü salgınının yanında bu sene meydana gelen depremler de gündem olmaya devam ediyor. Bu sene Elazığ’da meydana gelen deprem çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Deprem uzmanları yeni depremlere karşı tedbirler alınması için çeşitli uyarılarda bulunuyorlar. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, kuzey Ege'de depremlerin devam ettiğini belirttiği açıklamalarında, Ganos fayı üzerinde 1912'den beri, Yedisu segmentinde ise 1944'ten bu yana deprem olmadığını söyleyerek, Tekirdağ ve Balıkesir'i etkileyebilecek yıkıcı depremlere karşı uyardı.

7 büyüklüğünde deprem beklentisi

Bölgede 100 yılı geçkin süredir yıkıcı depremin gerçekleşmediğini belirten Sözbilir, "Kuzey Anadolu fayı at kuyruğu gibi bir şekil göstererek çatallanır. Ganos fayının olduğu kesimlerde özellikle Tekirdağ'ın kara kısımlarında sismik suskunluk olduğu gözleniyor. Burası 1912'de kırılmıştı en son. O günden beri büyük ölçekli yıkıcı bir deprem yok. 100 yılın üzerinde süre geçmiş durumda. Yatay yönde yaklaşık 2 santimlik bir hareket söz konusu. Dolayısıyla bu bölgede 2 metreye yakın bir gerilim birikti. Bu da yaklaşık 7 büyüklüğündeki bir depremin beklentisini gösteriyor. Benzer sismik suskunluk Edremit ile Gönen arasındaki bölgede var. Son deprem 1944 yılında gerçekleşti. Deprem fayın batı kısmında gerçekleşti. Doğu kısmı henüz kırılmış değil. O yüzden burası da bir sismik boşluk niteliği taşıyor. Batıya ve doğuya göre gittiğimizde kuzey Anadolu fayının birçok kısmının kırıldığını görüyoruz. Kırılmayan çok az parçası kaldı. Ganos segmentinin olduğu, Marmara denizindeki yaklaşık 100 kilometrelik bir kısım kırılmış değil. Benzer şekilde Yedisu segmenti de sismik boşluk sınıfında değerlendirilen parçalar" ifadelerini kullandı.

Önlem almak gerekiyor

Suskunluğu olan segmentlerin Tekirdağ ile birlikte Edremit ve Gönen arasındaki bölgeyi yani Balıkesir'i etkileyebileceğini anlatan Prof. Dr. Sözbilir, bölgede çok sayıda köy ve ilçe yerleşimleri bulunduğunu söyledi. 'Fay yasası' kapsamında yakın gelecekte kırılması beklenen faylar üzerinde belli değerlendirmelerin yapılması gerektiğini anlatan Sözbilir, şöyle konuştu: "Buraların yapılaşmaya kapatılması, var olan yapılaşmanın depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. 1912 yılındaki deprem 7.3 büyüklüğündeydi. Daha aşağıda ise 1944 yılında yaklaşık 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bunlar yıkıcı deprem sınıfında değerlendirildiği için buralarda önlem almak gerekiyor. Şu anda devletin başlattığı 'İl Afet Riski Azaltma Planı' var. Bu planın mutlaka hızlı şekilde devreye girmesi gerekir." Dedi.

Binaların iyileştirilmesi gerekiyor

Kuzey Anadolu fayının son 500 kilometrelik batı kısmında meydana gelen depremlerin birbirini tetikleyecek şekilde geliştiğini kaydeden DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Marmara Denizi içinde kilitli fay niteliğindeki fay segmentlerinin üzerindeki stresin gün geçtikçe artığını belirtti. Sözbilir, Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) ile 'İl Afet Risk Azaltma Planları'nın (IRAP) tamamlanarak, olası yıkıcı deprem öncesindeki risklerin azaltılmasına dair uygulamalara geçilmesinin hayati önem taşıdığını da söyledi. Sözbilir, "Öncelikle sismik boşluk niteliği taşıyan illerdeki fayların üzerinde çalışılması gerekir. Fay zonların ortaya çıkarılıp, imar haritalarına işlenmesi gerekir. Tabi bu bölgede yapı stoku ve bina stokunu nedir, deprem senaryosu kapsamında hangi binalar hasar görecek, ortaya çıkarılmalı. Bunlarla ilgili çalışmaların deprem öncesinde tamamlanarak söz konusu binaların kentsel dönüşüm kapsamında iyileştirilmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.