03 Kasım 2019 Pazar 01:45
İtfaiyecilere yeterli destek veriliyor mu? İllere göre itfaiye eri personel sayısı hangi kriterlere göre belirleniyor?

Yanan akciğerlerimiz olan ormanlarımızı her türlü canı pahasına söndüren, sel felaketlerinde her türlü canını riske atarak canımızı kurtaran, bir kaza anında aracında sıkışan kişiyi kurtarmak için saniyelerle savaşan o itfaiyeciler, her ne kadar görsellerin görünmez kahramanları olsalar da en az her hayat kurtaran bir Prof. Doktor kadar ya da toplumun güvenliği ve huzuru için çalışan bir polis kadar kutsal bir iş yapıyorlar ama hayatlarını riske atarak. Peki onlara bu kutsal görevlerini daha iyi yapmaları için ne kadar olanaklar sağlanıyor? Ya da illere göre personel dağılımını doğru bir şekilde kadrolaştıra biliyor muyuz?

SİZCE HANGİ İLDE DAHA FAZLA İTFAİYECİ OLMASI GEREKİR?

Tarım ve Orman Bakanlığı OGM tarafından mı yoksa mevcut Belediye Başkanlığı tarafından mı illere ve şubelere göre itfaiye eri personel sayısı belirleniyor bilmem ama, şu bir gerçek ki; bir ilin orman alanı kapasitesine, nüfus sayısına ya da coğrafi şekillerine göre itfaiye personel sayısı ya da itfaiye araç sayısı belirlenmiyor. Çünkü rakamlara göre; Konya ili 492 bin 857 hektarlık orman alanına ve 2 milyon 205 bin 609 nüfuza sahip bir il iken, binin üzerinde itfaiyeci personel istihdam ediyor ama 2 milyon 426 bin 356 nüfuslu ve 1 milyon 146 bin 62 hektarlık orman alanına sahip Antalya ili 587 itfaiye personeline sahip.

ANTALYA VE KONYA İLİ İTFAİYE PERSONEL SAYISI

Antalya hem orman alanı bakımından hem de nüfus sayımı olarak Konya ilinden fazla iken, itfaiye eri sayısı ve araç sayısı hemen hemen yarı yarıya… Üstelik itfaiye araçlarının illerde ki orman arazileri için ne denli seçilmiş ve ne denli uyarlanmış araçlar olduğu da tartışma konusu. Neticede Konya ili genel olarak düz bir coğrafi yapıya sahipken, Antalya ili genel coğrafi bakımından engebeli ve sık ormanlık alanlarına sahip. Ama buna rağmen Antalya’nın ilçe itfaiye şubelerinde 1980’li yıllara ait itfaiye araçlarına rast gelebilirsiniz.

Antalya Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde, 1 İşletme Müdürü, 2 Müdür Yardımcısı, 8 İşletme Şefi, 2 Eğitim Şefi, 1 Kdm Şefi, 2 Atölye Şefi, 7 Mühendis, 5 Avukat, 1 Sayman, 57 memur, 36 orman muhafaza memuru, 10 4/C kadrosunda memur, 257 daimi işçi, 172 mevsimlik işçi olmak üzere toplam 561 personel çalışmaktadır.​

Orman İşletme Müdürlüğü 1943 yılında kurulmuş olup, Antalya ili Merkez ve Kemer İlçelerini kapsamaktadır. 210,708.8 Hektar sorumluluk alanına sahip, Orman İşletme Müdürlüğümüzün % 50.21’ini (105,809.7 Hektar) ormanlık alan, %49.79’unu (104,899.1) açıklık alan oluşturmaktadır. Ormanlık alanın % 72.35’ini (76,560.3 Hektar) Normal Koru, %27.65’ini (29,249.4 Hektar) Bozuk Koru niteliğindedir.

Müdürlüğümüz bünyesinde 8 adet Orman İşletme Şefliği, 2 adet Eğitim Merkezi Şefliği, 1 adet Kadastro Mülkiyet Şefliği, 2 adet Atölye Şefliği olmak üzere 13 şefliği bulunmaktadır.

İşletme Şefliklerimizden Antalya, Döşemealtı, Düzlerçamı, Asar, Çakırlar ve Doyran İşletme Şefliklerinin Kuruluş Merkezi Antalya il merkezi, Kemer ve Ulupınar İşletme Şefliklerinin Kuruluş Merkezi Kemer İlçesidir. Yine bu orman işletme şefliklerine bağlı olarak ormanların korunmasına hizmet etmek amacıyla çeşitli yerleşim yerlerinde kurulmuş olan 10 adet toplu koruma merkezi bulunmaktadır.

Konya Orman işletme Müdürlüğü bünyesinde 1 İşletme Müdürü, 2 Müdür yardımcısı, 10 işletme şefi, 3 ATM şefi, 1 KDM şefi, 2 mühendis, 1 sayman, 49 memur, 35 Orman muhafaza memuru, 2 4/C kadrosunda memur, 126 daimi işçi, 84 mevsimlik işçi olmak üzere toplam 314 personel çalışmaktadır.

Konya Orman İşletme Müdürlüğü, Konya İli Meram, Selçuklu, Karatay, Ilgın, Akşehir, Doğanhisar, Kadınhanı, Güneysınır, Bozkır, Yalıhüyük, Ahırlı, Akören, Hadim, Cihanbeyli, Kulu, Derbent, Çumra,Yunak, Sarayönü, Çeltik, Tuzlukçu, Taşkent, ilçelerini kapsamaktadır. 2.966.494,5 Hektar sorumluluk alanına sahip, Orman İşletme Müdürlüğümüzün % 43’ünü (314.147,5 Hektar) ormanlık alan, % 57’ sini 2.652.347 Hektar açıklık alan oluşturmaktadır. Ormanlık alanın %49 ‘ u ( 90.313,5 Hektar.) Normal Koru, %51’ i (223.834,0) Bozuk Koru niteliğindedir.

Müdürlüğümüz bünyesinde 10 adet Orman İşletme Şefliği, 3 adet ATM Şefliği ve 1 KDM, 1 Emlak şefliği olmak üzere 15 Şefliği bulunmaktadır.

İşletme Şefliklerimizden Güneysınır, Konya Orman İşletme Şeflikleri, Konya Ağaçlandırma ve Toprak Muhafaza ve Konya Kadastro Şefliklerinin kuruluş merkezi Konya il merkezi, Hadim, Bademli İşletme Şefliği ve Hadim Ağaçlandırma ve Toprak Muhafaza Şefliğinin Kuruluş Merkezi Hadim, Bozkır İşletme Şefliğinin Kuruluş Merkezi Bozkır, Ilgın, Aşağıçiğil, Kadınhanı Orman İşletme Şefliğinin Kuruluş Merkezi Ilgın, Doğanhisar Orman İşletme Şefliğinin kuruluş merkezi Doğanhisar, Akşehir Orman İşletme Şefliği ve Akşehir Ağaçlandırma ve Toprak Muhafaza Şefliğinin Kuruluş Merkezi Akşehir İlçeleridir. Yine bu orman işletme şef liklerine bağlı olarak ormanların korunmasına hizmet etmek amacıyla çeşitli yerleşim yerlerinde kurulmuş olan 12 adet toplu koruma merkezi bulunmaktadır.

Bu tanımlanan iller arası kıyaslama, sadece Antalya ve Konya illeri içindi. Peki Muğla ile bir başka ili kıyasladığımız zaman, veya daha fazla orman alanına sahip bölgelerin, orman alanına sahip olmayan bölgelere göre itfaiye personel sayısı ve ekipman sayısı ne kadar doğru orantılı olduğu hususu; bu da tartışma konusudur! 

Çünkü yaptığımız değerlendirmede şu veriler gözlere çarpmaktadır;

ANTALYA İLİ İÇİN

Antalya nüfusu 2018 yılına göre 2.426.356 nüfuza sahip.

Büyükşehir Yasası ile birlikte Antalya İtfaiye Daire başkanlığı, 31 olan araç sayısını bugün itibari ile 172'ye çıkardı. Antalya genelinde 42 tane istasyon, 587 tane personel ve 172 araçla Antalya'ya hizmet veriyor. (Not: 2019 verisi ile)

Antalya 1 milyon 146 bin 62 hektarlık orman alanına sahip.

Gönüllü İtfaiyecilik Yönetmeliği kapsamında 20 bin kişiye Gönüllü İtfaiyecilik eğitimi verildi

KONYA İLİ İÇİN;

Konya nüfusu 2018 yılına göre 2.205.609 nüfuza sahip bir şehir.

492 bin 857 hektarlık orman alanına sahip,

31 ilçede 108 merkezde bin personelle hizmet veren, 50 olan itfaiye aracı sayısını, Büyükşehir Yasası ile birlikte 252’ye (2015 yılı verisine göre) yükselten, (Not: 2019 Konya itfaiye araç sayısı verisine maalesef ulaşılmadı), gönüllü İtfaiyecilik Yönetmeliği kapsamında 6 bin 499 kişiye Gönüllü İtfaiyecilik eğitim veren bir şehir.

Burada hemen dile getirmemiz gereken bir konu var ki o da şudur;

Antalya ili, Dünyaca ünlü tarihi antik yerlere ev sahipliği yapıyor ve birçok antik kenti (Perge antik kent gibi) kendi doğal yapısında barındırıyor. Ve bu antik kentleri bir taraftan milyonlarca turist ziyaret ederken, bu antik kentlerin bulunduğu yerler ormanlar içerisinde yer alıyor. Yani bu şehir özellikle İtfaiye kurumlarınca güvence altına alınıyor. Ama biz Türkiye olarak bu değerlere ne kadar önem veriyoruz, bu gerçekten bir muamma olmuş durumda….

6 BİN KİŞİYE 1 İTFAİYECİ DÜŞÜYOR

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 52’nci maddesine dayanılarak Resmi Gazete’nin 21 Ekim 2006 tarihli sayısında İçişleri Bakanlığı’nca yayınlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliği kapsamında iş ve işlemleri tanımlanan itfaiyecilerin Türkiye genelindeki sayısı, Türkiye Belediyeler Birliği’nin rakamlarına göre, 32 bin 7 kişidir. Gelişmiş ülkelerde nüfusa oranla 1.000-1.500 kişiye 1 itfaiye personel düşerken, Ülkemizde 5.000-6.000 kişiye 1 itfaiye personelinin düştüğü belirtilmektedir. İtfaiye müdürü, daire başkanı, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadrolarında istihdam edilen itfaiye personelinin bir kısmının, itfaiye daire başkanlığında değil de belediyelerin başka birimlerinde görevlendirildiği, ne yazık ki bilinen bir gerçektir. Personel sayısının azlığından kaynaklı bir itfaiyecinin müdahale ettiği olay sayısındaki artış, zaten riskli olan işlerindeki risk oranı da kaçınılmaz olarak daha da artırmaktadır. İtfaiyeciler, duman zehirlenmesi, yüksek ısıya bağlı yanıklar, kimyasal maddeye maruz kalma gibi sağlık risklerinin yanı sıra düşme, göçük altında kalma, travma ve trafik kazalarıyla da yüz yüzedir.

SON DERECE TEHLİKELİ BİR İŞ KOLU

Son derece tehlikeli bir iş kolunda görev yapan, yaptıkları görevi canla başla ifa eden itfaiyeciler, maalesef birçok haktan mahrumdur. Ülkemizde kanunlarda itfaiyecilik ayrı bir meslek sınıfı şeklinde tanımlanmamaktadır. İtfaiyecilik, 2016 yılında Ulusal Meslek Standartları düzenlemesi kapsamında belli kriterlere bağlanmasına karşın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda öğretmen, sağlıkçı, asker ya da polisler gibi ayrı bir meslek değildir. İtfaiyeciler, söz konusu kanunun ‘Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’nda gösterilmektedir. Bu durum itfaiyecilerin kademe ilerlemesinin 3’üncü derecede kalmasına, ek ödemeler ile tazminatlarının düşmesine neden olmaktadır. İtfaiye teşkilatı bünyesinde görev yapan ve kadroları 2009 yılında ‘itfaiye şoförlüğü’nden, ‘itfaiye personeli’ne dönüştürülen kişiler, söz konusu sorunu katmerli yaşamaktadır. Bu konumdaki itfaiyecilerin kademe ilerlemesi 5’inci derecede kalmakta, özlük hakları daha da eksilmekte. İtfaiyecilerin, ayrı bir meslek olarak tanımlanma talepleri, eğitim alanındaki uygulamalar dikkate alındığında daha da haklılık kazanmaktadır. Bazı Anadolu meslek liselerinde ‘İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümü’ ile birçok meslek yüksekokulu bünyesinde ‘Sivil Savunma ve İtfaiyecilik’ bölümü bulunmakta; diğer bir ifadeyle mesleki eğitim altyapısı söz konusuyken, mevzuatta meslek sayılmamakta.

İTFAİYECİLERİN FİİLİ HİZMET SÜRELERİ

İtfaiyecilerin bir başka önemli sorunu, ‘fiili hizmet süresi zammı’yla ilgilidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde ‘Fiili Hizmet Süresi Zammı’ başlığı altında düzenlenen ve madde kapsamında belirlenen işlerde çalışanlara, her yıl 60 ile 180 gün üzerinden verilen ek hizmet süresinden itfaiyeciler, alt sınır olan, 60 gün yararlanmaktadır. Bu sürenin hesaplanması ise ayrı bir sorundur. Bir itfaiyecinin 60 günlük ‘fiili hizmet süresi zammı’ndan yararlanması, yangında geçirdiği saatler esas alınarak hesaplanmaktadır. Devlet sanatçıları, balerinler, polisler ve askerler, böyle bir kritere tabi olmaksızın her yıl 90 günlük ‘fiili hizmet süresi zammı’ndan yararlanırken, itfaiyecilerin karşılaştığı muamele hukukun eşitlik ilkesine aykırıdır.

MECLİS ARAŞTIRSIN

Yangın ya da acil müdahale gerektiren herhangi bir durumda, canları tehlikeye girme pahasına işlerini yapan itfaiyecilerimizin çalışma koşulları ve özlük haklarındaki sorunlar, evrensel uygulamalar ile sosyal devlet anlayışıyla çelişki taşımaktadır. İtfaiyecilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, özlük haklarının gelişmiş ülkelerin standartlarına kavuşturulması bir Meclis Araştırması açılması yerinde olacaktır.”

Son Güncelleme: 03.11.2019 13:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.