İzmir'e 'pamuk eller cebe' çağrısı: İzmir Fuarında konsere gelin, yangın uçağını alalım!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yangın söndürme çalışmaları için uçak alacaklarını belirtti. İzmirlilere çağrıda bulunan Soyer, 9 Eylül günü İzmir Fuarı’nda gerçekleşecek olan gelirle yangın uçağı almak istediklerini belirtti.

GÜNDEM 03.09.2019, 11:14
İzmir'e 'pamuk eller cebe' çağrısı: İzmir Fuarında konsere gelin, yangın uçağını alalım!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Fox TV’de yayınlanan Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Gündemde ise büyük orman yangını ve Soyer’in göreve geldiği günden bugüne yaptığı icraatlar vardı.

“3 BİN 800 HEKTAR AĞAÇLANDIRACAK ALAN BULDUK”
Büyük orman yangını ile ilgili gelen soruya yanıt veren Soyer, “Karşıyaka ilçesi büyüklüğündeki alan yandı. İzmir tarihindeki en büyük yangınlardan biri. Çaresizlik yaşıyorsunuz. Gözünüzün önünde günlerce süren bir yangın var. Bu bir kader değil. Biz hep çıra ekip yangın ekiyoruz. Daha neler yapabiliriz de kader olmaktan çıkartabiliriz buna kafa yormaya başladık. Orada bir kampanya başlatalım istedik. Halk buluşması gerçekleştirdik. Herkesin önerilerini aldık. Aynı noktada daha sonra Büyükşehir meclis toplantısı yaptık. Gel, gör, koru adıyla yaptık. Bir dizi karar aldık. Vatandaşın önerdikleri, sosyal medya, mektupla ulaşan önerileri mecliste karar aldık. Örneğin, bundan sonra İzmir’de doğan her çocuk için ağaç dikeceğiz. Çocuklar ağaçlarıyla büyüyecek. Vefat eden, evlenenler için de fidan dikeceğiz. Köylerimiz de yangın istasyonların kurulması gibi fikirler geldi. Ormandaki ağaç desenini değiştirme yönünde fikirler gelişti. Yangına dayanıklı, bitki örtüsüne uygun ağaçlar dikilecek. Dibinde ot biten ağaçlar dikeceğiz. Bunlara kafa yoruldu. 9 Eylül’de bu öneriler ışığında kampanya başlatacağız. 3 bin 800 hektar ağaçlandırılacak alan bulduk. Yeni bir orman yaratacağız”

İMARA AÇILMA ÇIKIŞI: İZMİRLİLERLE ZIRH GİYECEĞİZ!
Yangın ardından Soyer’in yaptığı “imara açtırmayacağız” çıkışı tartışmalara yol açmıştı. AK Parti cephesinden gelen eleştirilere yanıt veren Soyer, “Yanan alan asla imara açılmayacak. Yasal düzenlemeler imara açılamayacağını söylüyor ama yasalarımız adam öldürmeyi de yasaklıyor ama adam öldürülüyor. Bu konuda çelik zırh gibi İzmirlilerle duracağız. Asla izin vermeyeceğiz. Buraları koruyacağız. Her sene ağustos ayında bu yangınları yaşamak istemiyoruz, Portekiz de geliştirilmiş bir yöntem var. Sensörler kullanıyorlar. Ağacın, fidanın siyaseti olmaz. Bunlar ortak değerlerimiz. Çok kafa karıştırıcı açıklamalar yapıldı. Onların net bir açıklaması lazım. Bu memleketin insanları son derece duyarlı. Büyük bir hassasiyet taşıyorlar. Bizim atalarımızın canları pahasına korudukları toprakları onların anısına layık olabilmek için topraklara nasıl sahip çıkacağımızı konuştuk. Atalarımızın bize bıraktığı bu topraklara yanmasına izin veremeyeceğiz”

YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI İÇİN PAMUK ELLER CEBE!
Büyükşehir olarak yangına müdahale uçakları almak istediklerini söyleyen Soyer,  “Hedefimiz uçak almak. Ama ne kadar bağış toplayacağımızı öngörmek mümkün değil. 9 Eylül’de büyük bir konser olacak. İzmirliler o duyarlılığı gösterirlerse niyetimiz helikopteri, uçağı İzmirlilere getirmek olacak. Bunu araştırıyoruz” dedi.

HİKÂYENİN ARKASINDAKİ HİKÂYE: EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET
Büyükşehir’de “eşit işe eşit ücret” prensibi ile yeni bir sistem oturtmak istediklerini söyleyen Soyer, “Türkiye’de belediyecilik mevzuatı tuhaf bir düzenleme yapıyor. Biz işveren onlar çalışan. Ama biz birlikte onlarla çalışıyoruz. Başka bir İzmir, Türkiye mümkün. Siyasetin dili, kültürü değişecek. Bu değişmeye başladı bile. Kibirden uzak, mütevazı, hesap veren, yönetime insanları katan siyaset şekli… Bu olacak. Bu olurken bunu çalışanlarla yapacaksınız. Önce İzmir Büyükşehir Belediyesi değişecek. Çalışanlar aşkla çalışmalı ki başka bir İzmir yaratabilsin. Eşit işe eşit ücret… Hikâyenin arkasındaki hikâye bu. Biz aynı işi yapan memur ve işçilerimizle eşit ücretlendirme sistemi getirmek zorundaydık. Aynı biri işi 2’ye biri 5’e yapıyor. Bu bir toplu sözleşmeyle çözülecek bir şey değil. Birkaç yıl içerisinde bunu tamamen oturtacağız” dedi.

ARKA MAHALLELER İÇİN KOLLAR SIVANDI
İstihdam ve kreş ihtiyaçları için kolları sıvadıklarını belirten Soyer,  “İlk masal evimizi Toros Mahallemizde yaptık. Gerçekten kampanya boyunca altını çizdiğimiz şey arka mahalleri, sokaklarına yönelmekti. İzmir’in ön mahallerinde, körfez kenarında ne varsa ‘arka mahallerinde de o olacak’ dedik. Seferihisar’da yaptığımız masal evi projemiz var. Hem kreş hem istihdam yaratan proje. 0-5 yaş çocuklar kreşte eğitiliyorlar, çocukların anneleri için iş kuruyoruz. Kimi çamaşır yıkıyor kimi başka bir şey yapıyor. Bir yandan eğitim bir yandan istihdam yarattığım proje… En az 20 tane derhal yapacağız. Toros Mahallesi’nde 40 anneye istihdam yarattık. Bunu bütüncül fotoğraf içinde oturması gerekiyor. Eğitimle birlikte istihdamı çözmüş oluyorsunuz. Gençlik merkez konusunda büyük ihtiyaç var. Gençlerin gidecek, sosyalleşecek yerleri yok! Ellerinde hiçbir şey yok. Bu büyük bir eksiklik. Gençlerin hoşça vakit geçirecekleri bir yandan eğitilecekleri mekânlara ihtiyaç var. Bu kararlılığımızda hiçbir değişiklik yok. Kampanya döneminde söylediğimiz heyecan içinde söylüyorum. Bu sihirli değnekle yapılacak bir şey değil. Önceliğimizi arka mahallere veriyoruz, vereceğiz. Bu değişim gözle görülür hale gelecek” dedi.

PATATES PARA ETMİYOR, CİPS YAPMAK LAZIM
Büyükşehir’in kırsal kalkınma çalışmalarını tam gaz sürdüreceğini belirten Başkan Soyer, “üretimi teşvik edecek çareler bulmak zorundayız. İzmir ve Ege bereketli tarım toprakları üzerine kurulmuş bir coğrafya. Ne yazık ki tarımdan giderek uzaklaştığımız için üretimden bir kopuş var. İşsizlik ve ekonomik olarak küçülüyoruz. Tarımı, turizmi büyütmemiz gerekiyor. Bizim ayağa kalkmamız için üretim yapmamız şart. Topraktan alıp ürettiğiniz patates hiçbir yerde para etmiyor. Onu cips yapmak lazım. Zeytini, zeytinyağı haline getirmemiz gerek. Ürünlerin pazarlama açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun için biz kooperatiflere çok önem veriyoruz. Hem demokratik bir yönetim hem de katma değer kazandıran bir sistem. Batı bile artık kooperatifleşmeye yöneldi. Onlar da birliktelikten yana bir tavır yürütüyor” dedi.

100 GÜNDE YAPTIĞIMIZ EN ÖNEMLİ ŞEY HALK BULUŞMALARI
Göreve geldiği gün den bu yana katılımcılığı esas aldıklarını belirten Soyer, “Bizim 100 günde yaptığımız en önemli şey halk buluşmalarıdır. Tarım, ulaşım, kültürpark ve yangın gibi önemli konularda buluşuyoruz. Açık şeffaf bir şekilde çalışma yapıyoruz” dedi.

Yorumlar (7)
B777 4 ay önce
Adam herşey söyledi ama ormanları yakan pkk'nın Allah belasını versin demedi, diyemedi, diyemez. Sıkıysa pkk'ya tek kelime etsin.
Hasan 3 ay önce
B777 pkk mı ranta aciyor buraları
B777 4 ay önce
Patates para etmiyormuş, az daha bekle önümüz kış, stok yapar paraya para katarsın sivrizeka soyer. Bu beyinle de ancak izmirin içine edersin.
Rris 3 ay önce
Bunları Tayyip Erdoğan söylese eleştirilere baksen ama tunç dayı söyleyince şey yok
Dobra 3 ay önce
Pamuk eller cebe çok doğru bir yaklaşım, yeterli para toplanırsa THK. dan kiralanır, daha az toplanırsa satın almak en iyisi.
Nnn 3 ay önce
Oturduğu eve harcadıkları ile alınabilir miydi acaba. İlla milletin cebine girsin. Siz ne fedakarlık yaptınız. Ne yakana laf edildi. Ne ettirene. Hadi yaa git
Osman akkaya 3 ay önce
Siz önce İzmirlilerin işe alın. Bırakın artık pkk ve sol tererist örgütleri. Ondan sonra İzmire birşeyler yapmaya başlayın. Eminim ki. Şuan ki çalışanların yüzde 90 İnsan daha faydalı biriyimdir. Ama gel gelelim bizi almazsınız işe. Dersiniz yandaşlara peşkeş çekmek her imkanı