09 Ekim 2020 Cuma 17:39
Pınar Gültekin cinayetinde kan donduran detaylar ortaya çıktı! Ara ara giderek yanıp yanmadığını kontrol ettim!

16 Temmuz'da yaşanan korkunç olayda, Pınar Gültekin'e yumruk atarak yere düşürmesine rağmen vurmaya devam ettiğini belirten zanlı, genç kızın boğazını bir süre daha sıktıktan sonra bedenini yaktığını itiraf etti. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Cemal Metin Avcı ile ilgili Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan iddianame düzenlendi.

İDDİANAMESİ HAZIR

Pınar Gültekin'e ulaşamayan aile 18 Temmuz tarihinde kayıp ihbarında bulunmuştu. Cemal Metin Avcı, ilk ifadesinde hiçbir şey bilmediğini söylese de sonra korkunç olayı tek tek anlattı.

Rüya Park AVM'nin önünden Pınar'ı aldığını ve Karabağlar bölgesindeki bağ evine götürdüğünü belirten zanlı, aralarında çıkan tartışma sonunda genç kızı dövüp, boğduktan sonra varilin içinde yaktığını söyledi.

BOYNUNA HALAT DOLAMIŞ

Konuyla ilgili yapılan inceleme sonucunda şüphelinin genç kızın boyununa 6 defa halat doladığı ve hata 7. düğümü dişlerinin arasından geçirerek boğduğu ortaya çıktı.

BOĞAZINI 15 - 20 SANİYE SIKTIM

Pınar'ın kendisinden ayrılmak istediğini, ilişkiyi kızına ve ailesine söylemekle tehdit ettiğini belirten Avcı, şu sözleri kullandı:

"Pınar ile bir gün önce WhatsApp'tan buluşmak istediğini yazdı. Ertesi gün buluşmayı kabul ettim amacım ilişkimi bitirmekti. Yanımda yüklü para vardı. O parayı verip tamamen kurtulmak istiyordum. Kötekli’den 48 ADJ 946 plakalı Ford Cuorn tarzı bir araçla gelip, AVM’nin karşısında bulunan ışıklardan Pınar’ı aldım. Saat 15.00 sıralarıydı. Karabağlar Yaylası’ndaki babamın evine gittik. 'Benden ne istediğini' sordum, tartıştık. Pınar çantasında getirdiği bıçağı çıkarıp, önce knedi boğazına sonrasında da benim boğazıma doğru yaklaştırınca, yumruk attım. Yere düşüp, başını çarptı. Sanırım başının arka kısmını yere çarptı. Biraz kan aktı. Yerdeyken yüzüne bir yumruk daha attım. Hatırladığım kadarıyla yere düştükten sonra bir kere vurdum. Hareket etmediğini fark ettim ve boğazını 15-20 saniye kadar sıktım. Nefes alıp almadığını, tepki verip, vermediğini kontrol ettim ancak nefes almıyordu. Sonrasında ne yapacağımı bilemedim. Yerde yatar vaziyette duruyordu, 5-10 dakika bir şey yapmadan bekledim. Herkesin öğrenmesinden çok korktum. Ne yapacağımı bilemedim"

"EVE GİDİP, TİŞÖRTÜMÜ VE SORTUMU DEĞİŞTİRDİM"

Avcı, açıklamasına şu şekilde devam etti:

"Aklıma ailem geldi. Ne yapacağımı düşünmeye başladım. Aklıma bahçedeki varil geldi. Bu varil bahçedeki çöpleri ve benzeri şeyleri yakmak için kullandığımız bir varildi. Varili evin içerisine getirdim. Pınar'ı varilin içerisine koymak istedim ancak elimden kayıyordu. Sabit tutmak için orada bulunan ipi boğazına sardım. Bir elimle ayaklarından diğer elimle de boğazına sardığım ipten tutarak varilin içerisine koydum. Bu sırada Pınar'da herhangi bir hayat emaresi yoktu. Daha sonra varili evin içinde, üzerine odun atmak suretiyle yakmaya çalıştım. Evin içi duman doldu, varili tuvalet tarafına götürdüm. Varil evin içinde yanmayınca ve evi duman kaplayınca endişeye kapıldım. Varilin evde yanmayacağını anladım. Sonra Pınar'ın telefonunu yanıma alıp, bezin almak için aracıma bindim. İlk önce yayla tarafına gittim, ne yapacağımı bilemeden korkarak geri döndüm. Pınar, Akyaka'da kalıyordu. Telefonu 'Akyaka'da sinyal versin' diye oraya doğru yola çıktım. Akyaka Kavşağı'na vardığımda alt geçitten yeni yapılan yerden geri döndüm. Kavşağa yaklaşık 1-2 kilometre kala Pınar'ın sim kartını telefondan çıkardım ve dişimle ısırarak kırdım, parça parça camdan attım. Muğla'ya döndüm. Eve gidip, tişörtümü ve şortumu değiştirdim. Sonrasında deterjan ile tişörtü çitiledim"

"ARA ARA GİDEREK YANIP YANMADIĞINI KONTROL ETTİM"

"Tekrar yaylada bulunan eve döndüm. Evin içindeki varili bahçeye çıkardım. Varilin içerisine biraz tahta parçası attım, üzerine benzin döküp, yaktım. Benzini bir anda dökmemle alev yükseldi. Bahçede bulunan asma çardağının bir kısmı ve ağaç yaprakları yandı. Alevleri, yan komşu Melek teyze gördü ve 'Ne yaptın yangın çıkacak' dedi. 'Plastik kasalar var onları yaktım' deyince, 'Bu havada yangın çıkar yakma' dedi ve gitti. Ben de daha sonra iş yerime geldim, çalıştım. Ara ara giderek yanıp yanmadığını kontrol ettim"

"HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ EVE GİTTİM"

İfadesinin sonuna gelen Avcı, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

"Gece saat 23.00 gibi gittiğimde varilin içerisine su dökerek söndürdüm ve palet yardımı ile üç basamak aşağıda olan depo gibi bir yere koydum. Sonra evime gittim, yattım. Olanları kimseye anlatmadım. Ertesi gün saat 15.00 -16.00 gibi dükkandan yemek için çıktım. Yaylaya gittim. Aracı yanaştırmıştım, kapılarını da kimse görmemesi için açmıştım. Balyozla, varilin ağzını küçültmek için yamulttum. Varili paletin üzerine yerleştirdim. Paleti varille birlikte kaldırarak aracın içerisine ittim. Varili aracın arka kısmına yerleştirdim ve beton döktükten sonra ağzını yumdum. Arabaya binip, Dirgeme yoluna varmadan Gülağzı tarafına ayrılan yola döndüm. 1-1.5 kilometre sonra yolun sağ tarafına yanaştım. Aracı geri geri yanaştırdım. Arkasını dereye doğru verdim. Arka kapıları açtım ve yine palet yardımı ile varili indirdim. Sonra hiçbir şey olmamış gibi eve gittim. Pınar'ın arkadaşları beni aradı birkaç gün sonra. Ben de Pınar'ı hiç görmediğimi söyledim"

Son Güncelleme: 09.10.2020 17:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.