19 Şubat 2019 Salı 20:58
Ülkede yargıya olan güven yüzde 20'lere düştü

TBMM Genel Kurulunda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde görüşmeler tamamlandı.

Görüşmelerde söz alan MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, yargıdaki iş yükünün fazlalığına işaret ederek, "Yargıda öncelikle sadece sayısal artış değil, kalifiye ihtiyacı da ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple, öncelikle mevcut yargı kalitesinin artırılması, sonrasında da bunun korunması önem arz etmektedir." diye konuştu. 

Öztürk, yargıda iş yükünü hafifletmek adına uygulamaya konulan arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının daha etkin hale getirebilmesi gerektiğini belirtti.

Hakim ve savcıların seçilmesinin meslek içi ve meslek öncesi eğitimle de ilintili olduğunu anımsatan Öztürk, "Mesleğe alım, sadece çoktan seçmeli bir sınav ve objektifliği tartışma konusu olan bir mülakat sistemiyle yapılmamalıdır. Genel kültürü ölçecek KPSS puanı sonrasında mesleki bilgi sınavı yapılması, mülakat aşamasında uzmanların desteğiyle psikoteknik testlerin uygulanması da yararlı olacaktır." ifadesini kullandı. 

Suçtan arındırılmış bir toplum bulmanın veya oluşturmanın imkansız olduğunu söyleyen Öztürk, şunları kaydetti:

"Suç işlenmeden önce suçu önleyici politikaları akademisyenlerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, kamu ve diğer sair kuruluşlarla masaya yatırmalıyız. Günümüzde etkin suç önleme ve topluma yeniden katılım programlarının geliştirilebilmesi, kişilerin suça karışma ya da cezaevinden çıktıktan sonra tekrar suç işleme ihtimalini ortadan kaldıran etkenlerin doğru bir şekilde belirlenebilmesine bağlıdır." 

"Ülkede yargıya olan güven yüzde 20'lere düştü"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'de artık yargı sisteminin çokça tartışılır hale geldiğini, hukuka güvenin iyice azaldığını savundu.

Türkiye Barolar Birliğinin yaptığı açıklamaya göre ülkede yargıya olan güvenin yüzde 20'lere düştüğünü aktaran Türkkan, "Hukuk sisteminin her daim delindiği ve göz ardı edildiği bir ortamda hukukçu olmak gerçekten çok zor." dedi. 

"Hukuku tanımamanın" hukuk sisteminin en önemli sorunu olduğunu belirten Türkkan, Danıştay'ın "Andımız" ile ilgili verdiği kararın uygulanmamasının hukukun tanınmadığına dair en önemli örnek olduğunu iddia etti. 

Türkkan, şunları kaydetti:

"Siz iktidarınızda 5 şeyi meşrulaştırdınız. Düşman hukuku ve düşmana her şey mübahtır anlayışını. Suçun şahsiliği ilkesine son verdiniz, koşul ne olursa olsun 'bizden' ve 'bizden olmayan' ayrımının tanımlanmasına gayret ettiniz, istismarın kurumsallaştığını itiraf ettiniz, taciz, tecavüz ve işkenceye, mafyaya hoşgörüyle bakan bir toplum haline getirdiniz. Ama şu da bir gerçek ki bugün hukuku çiğneyenler de zamanı gelince mutlaka hukukla yüzleşeceklerdir, hukuka ihtiyaç duyacaklardır. İşte o zaman hukuk sistemini delik deşik etmenin ne kadar kötü olduğunu görecekler."

Ankara ve İstanbul'da adliye binalarının birbirinden uzak noktalarda konumlanmasının avukatların işini zorlaştırdığını aktaran Türkkan, Adalet Bakanlığının adliyelerin birleştirilmesi yönündeki çalışmasının, bir an önce tamamlanması gerektiğini belirtti.

Adliyelerde, dosyaların raflara sığmadığını, raflardan taşan dosyaların koridorlarda dizildiğini söyleyen Türkkan, bundan dolayı avukatların istedikleri bir dosyaya ulaşmakta zorluk çektiğini öne sürdü. 

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Türkkan'ın sözleri üzerine yaptığı konuşmada, adliyelerin eski halini, yeni halini, dağınık olduğu zamanları, şimdi bir araya gelmiş hallerini iyi bildiklerini belirtti. 

Adliyede dosya aramanın zor bir iş olduğunu ancak UYAP ile artık dosya aramanın başka bir formata geçtiğini dile getiren Zengin, şunları kaydetti:

"Özellikle 15 Temmuz ile beraber yargı camiası çok ağır bir darbe aldı. Yaklaşık 5 bine yakın hakimini kaybetti ve geçmişte de Türkiye, adalet üzerinden çok imtihan oldu. Bu yaptığımız çalışmaların hepsi adalet sisteminin çok daha iyi çalışması içindir."

Danıştay'ın "Andımız" ile ilgili kararına iyi bakmak gerektiğini ifade eden Zengin, "Milli eğitimin ilkeleri doğrultusunda araştırılarak bunun kaldırılması daha iyi olurdu' diyor Danıştay. Geriye dönüp baktığımızda, zaten bu maddenin içinde olduğu yönetmeliği 2014'te kaldırmışız, böyle bir yönetmelik yok zaten. Böyle bakıldığı zaman 'Okumak zorundasınız' diye bir ibare yok, bir tabir yok. Danıştay da böyle bir karar veremez zaten."

Şık ve Zengin arasında "secde" tartışması

HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, AK Parti'nin yasa hazırlama şeklini ve getirilen torba kanunlara yönelik eleştirilerini dile getirdi. 

Yargının sorunlu halinin bugüne ait bir problem olmadığını söyleyen Şık, "Bugünkü kadar eleştiri konusu edilip güven duyulmayan bir aygıta dönüşmesi ise tamamıyla sizin eseriniz." iddiasında bulundu.

15 Temmuz kalkışması sonrasında kadrolarının üçte birinin ihraç edilerek birçoğunun tutuklandığı yargıda, "cemaatten" doğan boşluğun iktidarın kadrolarınca doldurulduğunu ileri süren Şık, şunları kaydetti:

"Aslolan liyakat değil biat. Geçmişte hocaefendiye secde edilirdi, şimdi 'reis' dediğiniz liderinize ediliyor. Bu yüzdendir ki liyakatle sahip olunamayan makam ve mevkilerde oturanlar var güçleriyle adaletsizliğe tutunuyor, hukuksuzluğa göz yumuyor, hukuksuzluk üzerine kurulu bir düzenin suç ortağına dönüşüyor."

AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, Şık'ın "Geçmişte hocaefendiye secde edilirdi, şimdi 'reis' dediğiniz liderinize ediliyor." sözlerine tepki gösterdi. 

Zengin, "Biz kimseye secde etmiyoruz, siz ediyorsanız bilemiyorum, siz başkalarının sözünden çıkamıyorsanız bilemiyorum ama biz, arkadaşlarımız sadece Allah'a secde ediyoruz, kimseye secde eden durumda değiliz. Hayatımız boyunca, siyaset yaparken de hiç kimseye, hiçbir hocaya, hiçbir şahsa asla ve kata secde etmedik ve etmeyeceğiz." ifadesini kullandı. 

"Afrika ülkelerinin bile gerisine düştük"

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Türkiye'nin Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde son sıralarda yer aldığını, bazı Afrika ülkelerinin bile gerisine düştüğünü savundu.

Yargı bağımsızlığı olduğu sürece hukukun üstünlüğünden söz edilebileceğini vurgulayan Antmen, "Yargı bağımlı ve tarafsız değilse hukuk sistemi neye göre karar verecek, siz kendinizi güvende hissedebilecek misiniz, halk huzurlu olacak mı ekonomi düzelecek mi?" diye sordu.

Hakim ve savcılık sınavında 70 barajının kaldırıldığını, şimdi tekrar getirildiğini söyleyen Antmen, barajın daha da artırılmasını istedi. Antmen, İngiltere'de hakim olmak için 15 yıl avukatlık şartı arandığını, 30 yıl hukukçu olmayan birinin ise ağır ceza hakimi olamadığını söyledi.

En nitelikli hukukçuların seçilip yetiştirilmesi, meslek içi eğitime önem verilmesi gerektiğini kaydeden Antmen, hakim ve savcı sınavlarında mülakatların sözlü ve yazılı olarak kayda alınmasını istedi.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, siyasetin yargıya müdahale ettiği sürece Türkiye'de demokrasi, yargı bağımsızlığı, hakimlerin tarafsızlığı olamayacağını, savunma hakkı ihlallerinin had safhaya varacağını belirtti.

Çok güzel adliyeler yapıldığını, adliyelerin saray haline getirildiğini ifade eden Bülbül, "Ama içini dolduramadınız. Saray talimatıyla, saray yargısıyla yargı bağımsızlığını ortadan kaldırdınız. " dedi.

AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, son 15 yılda yargıda etkinliğin, verimliliğin artırılması, yargılamanın makul sürelerde olması amacıyla çeşitli düzenlemeler yapıldığını anlattı.

Bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinin faaliyete geçtiğini, isabetli kararların ve yargılamada makul sürelerin olduğunu ifade eden Gazel, yüksek mahkemeler ile ilk derece mahkemelerinde iş yükü fazlalığının yargılama sürecinin uzamasına, yargıda güvenin azalmasına neden olduğunu belirttti.

Gazel, istinafın hayata geçirilmesinin en kapsamlı yapısal değişikliklerden biri olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından teklifin 1. bölümü üzerinde görüşmelere geçildi.

Kamu Personeli
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.