Alexa

Bir zaman gelmiş kaplumbağa ülkesinde su tükenmiş. Ne yapacağız diye düşünürlerken, aralarında en yaşlı olanı, en bilgin olanı  demiş ki; “ Şu dağı görüyor musunuz? O dağın arkasında büyük bir göl var.”

Eee, koca dağı hepsi birden aşamazlar. Aralarında çok yaşlı olanlarda var. Bunun üzerine oraya gidip su getirmeleri için, aralarından en genç iki kaplumbağa seçilmiş.

Genç kaplumbağalar 20 yıl sonra göle ulaşmışlar. Çok demeyin, ancak çıkmışlar dağı. (Kaplumbağalar açlığa dayanıklı ve 150 yıl kadar yaşayabilen hayvanlardır.) 

Bir de fark etmişler  ki,  suyu alıp götürmek için yanlarına kap almayı unutmuşlar. Kaplumbağalardan biri; “ Eeee ne yapacağız şimdi ? Birimizin gidip kap alması lazım. Diğerimiz de burada beklesin ki kimse gelip  içmesin sudan.” En iyisi sen git.

“ Olmaz… Ben gideceğim ama sen ya suyu içersen? O zaman köy susuz kalır ve hepimiz ölürüz susuzluktan.” 

“Yok valla  yemin ederim ağzımı  sürmeyeceğim. Sen git al gel kabı bekleyeceğim. Söz veriyorum.”

Bunun üzerine diğer kaplumbağa yola çıkmış. Orada kalan da beklemeye başlamış. Aradan 25 yıl geçmiş. 40 yıl ..50 yıl. Sonunda bekleyen kaplumbağa  bu böyle olmayacak demiş. Galiba gelmeyecek bu. Köydekiler de susuzluktan öldü herhalde . En iyisi ben biraz su içeyim de bari ben hayatta kalayım. Kaplumbağaların soyu devam etsin. Tam eğmiş kafasını  göle doğru, bir yudum su alacakken çalıların arkasından bir ses duyulmuş.

“Bak böyle yaparsan gitmem amaaa!”

Gülümseten bu hikayede olduğu gibi, güvensizlik yıllarca olduğumuz yerde saymamıza neden olabilir. Son yıllarda ülkemizde yaşanan birçok üzücü olayın temelinde , ailelerin dağılmasında , kurumların  amaçlarına ulaşamadan kapanmasında güven eksikliği yatmaktadır. 

Kişiler ve kültürler arasındaki iletişimin büyük ölçüde medya üzerinden gerçekleştirildiği bir çağda yaşıyoruz. Yeni neslin teknolojinin içerisinde doğması , kuşaklar arasındaki farklılıkların açılmasına, teknolojiyle birlikte değerlerimizden, uzaklaşmamıza  neden olmaktadır. Ailesine ve topluma dair değerlerinden uzaklaşan insan diğer insanlara dair güven duygusu zedelemekte , giderek kendi özüne ve toplumuna yabancılaşan bir insan haline gelmektedir.

İnsanlar genellikle yapamayacakları ya da yapmak istemedikleri şeylere odaklanma eğilimindedirler. Bu da başarısızlıkla birlikte olumsuz bir sonuç oluşturur. Bize hep sakınmamız gereken şeyleri hatırlatırlar. Şu an birisi size ‘’ arkana bakma!’’ demiş olsaydı, eminim hemen arkanıza bakardınız. Bir şeyden gerçekten sakınmak istiyorsak o şey üzerinde  düşünüp olumlu cümlelerle yanıtımızı vermeliyiz. Arkana bakma gibi olumsuz bir cümle yerine, ileriye doğru bakın gibi…

Toplum hayatında her daim olumsuz cümleler sarf eden, yapılan işi beğenmeyen, sürekli eleştirisel yaklaşımla, diğer insanların morallerinin bozulmasına sebep olan insanlara rastlamak mümkündür. Bu insanlar sözleri ve davranışlarıyla kendilerini zehirlediklerini yetmiyormuş gibi, çevresindekileri de zehirlemeye çalışırlar. Söze dair manayı kavramadıklarından, konuştukları davranışlarına yansır ve bir süre sonra da konuştukları gibi düşünmeye başlarlar. Hep anlatılan hikayedir, biri bir yalan söyler, kulaktan kulağa yayılan yalan, bir süre sonra yalanı ilk söyleyene ulaşır. O yalana da en fazla, yalanı ilk söyleyen inanır.

Yaşantınızda kendinizi nasıl tanımlarsanız, nasıl inanırsanız öyle davranır ve yaşarsınız. Eğer, kimseye güvenmeyen bir insan olduğunuza inanıyorsanız, her zaman her şeyden şüphe eder ve aldatılmayı beklersiniz. Başkaları da bunu hisseder ve sizinle oynamaya çalışır.  “Kendini kanıtlayan önsezi’’  ya da “Kendini kanıtlayan kehanet” deyimi bunu anlatır. Kendinizle ilgili neye inanıyorsanız başınıza o gelir.

Kadılar kadısı olarak da bilinen Fıkıh alimi Mâverdî;   “Kader, söylediklerinizle müvekkeldir. Söylediğiniz kelimeleri murakabe edin. Söylediklerinizi kendi nefsiniz karşılayacaktır. Allah’tan dünya ve Ahiretiniz için en iyi kelimeleri seçin” demiştir. 

Söylemlerinizin özünüze hitap eden,  sevgi saygı ve güvene dair, baldan tatlı cümleler olması dileklerimle…Selametle…

Yazar Rıza CEYLAN - NLP Master Practitioner / Eğitim Koçu     

rizaceylan@kamupersoneli.net

NOT: BU HABERİN/MAKALENİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.