Alexa

Yazılımın yazgısının belirleneceği mülakata çağırdılar.  Yolculuğum nasıl geçti diye soruyorlar; Belediyenin bir adımlık yer bulduğum hınca hınç dolu otobüsünde, arkadaşımdan ödünç aldığım elbisemin, yırtılmaması için verdiğim mücadeleyi nasıl anlatayım şimdi?   Gözlerini gözümün içine dikmiş  tombul yüzlü beyefendiye son model spor arabam lamı geldim  diyeyim?  Nasıl anlatayım  elbisem yırtılmasın ve ütüsü bozulmasın diye otobüsten iki durak önce indiğimi?  Sürekli değişen adres tabelalarındaki yazanlarla kurumun internet sitesinde yazan adresin aynı olmadığını…

Sanki tıp okuyup mühendisliğe müracaat etmişim gibi, söyle bakalım üniversitede bu bölümü niye okudun diye sordular? Sanki herkes üniversitede istediği bölümü okuyor ya... Ben keyif adamıyım. Keyfimden okudum dememek için zor tuttum kendimi. Profesör tanıyor musun? Evet efendim dedim üniversitenin ikinci sınıfındaydı, sanırım birkaç  dersimize  profesör girmişti. Sonrasına hiç görmedim .Hangi sporları  seviyormuşum ? Ben golf severim. Sık sık arkadaşlarla golf oynarız diyecektim, o heyecanla gol dedim. Aslında simit satarken kaçtığım zabıtadan dolayı, atletizm en antrenmanlı olduğum spordu. Ne kadar zamandır iş arıyorsunuz diye sordu biri, ardından da neden işsizsiniz diye devamını getirdi? Sanki iş vardı da ben çalışmadım. İş bulup karın doyuracak para buldum  da ben haytalık yaptım, beğenmedim. Üniversitenin kapısından çıktığımdan beri işsizim. Talip olduğunuz iş pozisyonunu hak ettiğinize inanıyor musunuz diye söylendi ukala beyefendi ?  Beyim  siz oturduğunuz bu koltukta hak ettiğiniz için mi oturuyorsunuz? Ahbabım evimin kedisidir. Ondan gayrısı da bana yabancıdır. Hak ise yiyenin kursağında kalandır. Bana başarı ve başarısızlığı soruyorlar. Başarı akşam sermayeyi zabıtaya kaptırmadan eve ekmek götürebilmektir. Başarısızlık ise üniversiteyi iyi bir dereceyle bitirip yazılı sınavlarda yüksek not alıp mülakatta elenmektir. Başarısızlık karşınızda duran umutları yitik resimdir.    

Sanki Fm bandı radyo frekansı gibi 77.7 ve elendi.  Yedi günde yedi ananın duasını aldım da, yetmiş yedinin yanında ki ben bu yediyi anlamadım. Terazi bu kadar hassas tartıyor da neden bizim hikayemiz böyle yarım kalıyor? Ayna da duran unutkan siluetin . Nereden geldiğini unutur, nereye gideceğini hiç düşünmezsin. Çok sıkılınca utanmaz, kat merdivenlerinin sayısını  sorarsın. Sordun mu kendine acaba sen ne kadar insansın? Ne kadar adil , ne kadar merhametli, ne kadar vefakarsın? Yaptığın işten dolayı vicdanı rahat uyuyan mısın?

Hangi yüzüne konuşmalı şimdi?  Hangi yüzünle mülakat yapmalı?  Ahbap çavuş ilişkisiyle yenen hakları şimdi nerede  aramalı? Yazılı kağıtlarında verilen cevapları, mülakatta nasıl bulmalı? 

Elimi cebime attım, yarım simidimi kuşlarla paylaştım. Sana da  mülakattan pulsuz bir mektup yazdım. Açarsın okursun belki anlarsın. Hakkıyla davranmak için Hakk’ı unutmazsın.

Farkındalığımızın bütüne şifa olması dileklerimle. Selametle…

Yazar Rıza CEYLAN 

NLP Master Practitioner / Eğitim Koçu    

rizaceylan@kamupersoneli.net

KAMUPERSONELİ.NET - ÖZEL

NOT: BU HABERİN/MAKALENİN İZİNSİZ, AKTİF LİNK VERİLMEDEN, BİR BÖLÜMÜNÜN ALINMASI VEYA TAMAMININ KOPYANIP KULLANILMASI DURUMUNDA HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAKTIR...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner631